Menu

Fısıltı ve Tuğla

Hayatı hızla yaşamak için o kadar çok neden yaratıyoruz ki çoğu zaman çevremizde olup bitenleri takip edemiyoruz. Oysa çevremizde yaşanan detaylarda hayatın o kadar önemli değerleri yüklü ki. Çeşitli nedenlerle karşılaştığımız o değerler bazen olgunlaşmamıza, bazen de hayatı bir kez daha gözden geçirmemize neden olabilir.

Yıllar önce beni çok etkileyen bir yazıyı arşivime kaydetmiştim. Geçenlerde arşivimi tekrar gözden geçirirken rastladığım aşağıdaki kısa hikayeyi aynı duyguları sizin de yaşayacağınızı düşündüğümden paylaşmak istedim.

“Genç ve başarılı bir yönetici, yeni Jaguarıyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavaşça geçerken etrafta kimse yoktu fakat arabasının kapısından gelen sesten bir şey atıldığını fark etti. Aniden arabasını durdurarak sert cismin fırlatıldığı yere geri döndü. Arabadan indi, arabasına bir tuğla atıldığını gördü ve orada bulunan küçük çocuğu tuttuğu gibi park etmiş bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı. “ Bunu neden yaptın? Sen de kimsin? Ne yaptığının farkında mısın? “ İyice sinirlenerek devam etti. “ Bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu tuğla bana çok pahalıya mal olacak. Bunu neden yaptın? “ . Çocuk yalvararak cevap verdi. “ Lütfen efendim, çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum. Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı.” Park etmiş arabanın arkasını işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu. “ Kardeşim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü. Ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz? Benim için çok ağır.” Bu durumdan son derece duygulanan genç yönetici, boğazında büyüyen yumruğa rağmen zor da olsa yutkundu. Yerdeki genci kaldırarak tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle çizik ve yaraları sildi ve adamın ciddi bir yarasının olup olmadığını kontrol etti. Küçük çocuk genç yöneticiye dönerek, “Teşekkür ederim efendim, Allah sizden razı olsun” dedi. Genç yönetici küçük çocuğun abisini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. Uzun ve yavaş yürüyüştü. Genç yönetici kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküğü, hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı. Tanrı ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazen dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise, size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı dinleyin , ister tuğlayı … Tercihi sizin.”

Ramazan Baş
Türkiye Omurilik Felçilileri Derneği Başkanı
www.tofd.org.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...