Menu

Hipertansiyon Nedir?

Kan basıncının 150/90mmHg üstünde ölçülmesi hipertansiyon tanısı için yeterli olabileceği kanaati vardır.

Hipertansiyon kalp-damar hastalıklarının önlenebilir, önemli bir sebebidir. Tedavi edilmezse, kalp, beyin ve böbrek hastalıkları için önemli risk faktörü olup, yaşam beklentisini kısaltır.

Şeker hastalığı, kan yağları fazlalığı, sigara içme gibi diğer risk faktörleriyle birlikte tansiyon yüksekliği birbirlerinin etkisini artırırlar.

Küçük (diastolik) ve büyük (sistolik) tansiyon artışlarının her ikisi de vücuda aynı zararı verirse de 50 yaşın üzerindeki kişilerde büyük tansiyon komplikasyonlar için daha iyi belirleyicidir.

Hipertansiyon belirlendiğinde, her ikisini de normal değerlerine düşürmek için tedavi hedefi olmalıdır.

Çoğu kişide kan basıncı değerleri kolay yükselebilir ama belirtilerle beraber olmayabilir. Fiziki aktivite, heyecan veya korku ile kan basıncının geçici artışlarında yüksek tansiyon hastalığı tanısı koyulmaz fakat bu durumu ciddiye alıp değerlendirmek gerekir. Yirmi dört saatlik tansiyon takibi ve dökümü yapan cihazlardan faydalanılabilir.

Her hipertansiyon vakasında kişiye göre risk faktörlerinin belirlenmesi gerekir. Hemen ilaç başlamadan durum değerlendirilmesi yapılmalıdır.
Yaşlılarda görülen özellikle sistolik (büyük) tansiyon yüksekliği, enfaktüs ve felçler için risk teşkil eder.

65 yaşından yüksek kimselerde özellikle izole sistolik tansiyon yüksekliği görülebilir.

Hipertansiyonun yapabileceği hasarlar görülmeyen kimselerde, tedaviye başlamadan önce “yalancı tansiyon yüksekliği” durumu ekarte edilmelidir.

Hipertansiyon hastalarının yüzde 95’inde sebep belirlenemez (primer hipertansiyon). Diğer kısmı ise çeşitli sebeplere bağlı olan sekonder hipertansiyondur.

Kan basıncı seviye ve tipine göre de; hafif, orta dereceli ve şiddetli olarak seviyesine göre adlandırılır. Ayrıca tedaviye zor cevap veren ve direnen tansiyon tipleri vardır.

Hipertansiyonun 20 yaşından önce ve 55 yaşından sonra başlaması nadirdir.
Genç yaşlarda tansiyon yüksekliği olursa, böbrek ve damar hastalığı yönünden ana sebep araştırması yapılmalıdır.

Yapılan çalışmlar, tansiyonu yüksek olupta tedavi edilmeyen kişilerde; kalp yetmezliği, kalp – damar hastalığı, beyin kanamaları ve çevresek damar hastalıkları oranı yüksek görülmektedir.

Ayrıca, yaşla kan basıncı yükselmesinde, ağırlık artışının, aşırı tuzlu, düşük potasyumlı ve düşük kalsiyumlu diyetin, ailede hipertansiyon öyküsünü bulunmasının, kişilik yapısı veya psikolojik faktörlerin rolü olduğunu, çeşitli çalışmalar göstermiştir.

Yaşlanma ile kan basıncı artışlarının yüzde 30’unda genetik faktörler ve geriye kalanında ise çevresel faktörler bulunmuştur.

35-55 yaşları arasında yavaş yavaş başlayan tansiyonda psikojenik faktörler önde gelir.

Tansiyonı yüksek fakat diğer kalp damar hastalık risk oranı düşük olan hastalarda 8 yıl içinde damarsal hastalık gelişme riski yüzde 5 civarında iken, aynı yaşta fakat başka risk faktörleri (sigara içimi, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı..v.s.) bulunan kişilerde ise bu risk yüzde 70 olarak bulunmuştur.

TANSİYONUN NEDENLERİ

1. Yüzde 95 civarı – primer (esansiyel veya sebebi bilinmeyen, halk arasında asabitansiyon denen tip)

2. Sekonder (çeşitli hastalıklara bağlı)
• Böbrek hastalıkları
• İç salgı bezi hastalıkları
• Gebeliğe bağlı
• Sinir sistemine (nörolöjik) bağlı
• Ani stres durumları
• İlaç, kimyasal madde ve gıda alımına bağlı
• Bazı tadavilerin komplikasyonları
Hipertansiyunun, göz, kalp, böbrek ve damarlarda yaptığı hasarın derecesi de kişiden kişiye değişiklik gösterir.
Hipertansiyonda kalp damarları beslenme zayıflığı ve enfaktüs geçirme riski artar.

Ağırlık kontrolü, tuz kısıtlaması, egzersiz ve dinlenme hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

Hipertansiyonda çok yüksek veya yüksek riskli hastalarda hemen ilaç tedavisinde başlamak gerekir.
• Kilolu kişilerde hipertansiyon daha sık gelişir.
• Günlük 40gr.’dan fazla alkol (ethanol) tüketenlerde tansiyonu kontrol etmek güç olabilir.
• Sigara içimi, nikotinin etkisiyle sinir uçlarında norepinefrin maddesini uyararak kan basıncını yükseltir.
• Tedavi görmemiş primer hipertansiyonlu kişilerde, tansiyonu normal kişilere oranla 5 kat daha fazla görülür.
• Östrojen içeren doğum kontrol ilaçları sekonder hipertansiyonun muhtemelen en sık sebebidir.
• Kan basıncı sessiz, sakin ve ılık bir ortamda, hasta 10 dakika veya daha fazla dinlendikten sonra ölçülmelidir. Başlangıçta kan basıncı her iki koldan alınmalıdır.
TEDAVİSİ

• Tedavide tuz kısıtlaması yapılmalı
• Kilo verme sağlanmalı
• Kan yağları kontrol altına alınmalı
• Alkol, sigara, fazla kahve içimi kısıtlanmalı
• Stresten uzak durumalı
İlaç tedavisi: doktoron, hastanın yaşına, tansiyonun çeşidine ve kişinin sahip olduğu risk faktörlerine göre tedaviyi düzenlemesi gerekir.

HİPERTANSİYONLA İLGİ EN ÇOK MERAK EDİLENLER

• Tansiyon kış aylarında soğuk havanın da etkisi ile daha yüksek olmak eğilimindedir.
• Tansiyon hastalığı % 100 olmasa bile kalıtımla ilgilidir.
• Tansiyon gün içinde, yatmak, kalkmak, iş yapmak, seviç, korku, gibi durumlarda değişebilir.
• Tansiyon ilacına ihtiyaç duyuluyorsa ömürboyu alınmalıdır. Tansiyon ilacı aspirin ile birlikte alınabilir.
• Bazı romatizma ilaçları tansiyonu yükseltebilir.
• Kolesterolü yüksek olan hipertansiyonlu hastalarda kalp – damar hastalığına yakalanma riski yüksektir.
• Kabızlık, kronik bir hal almış ve zorlanmalar var ise tansiyonu yükseltebilir.
• Telaşlanmak ve tartışmalı ortam tansiyonu yükseltir.
• Egzersiz yapmak, hipertansiyon riskini azaltır. Hipertansiyon hastalrının yapabileceği en iyi fizik egzersiz, yürüyüş ve yüzme olabilir, dalış yapmak tehlikelidir.
• Tansiyon sabahları en yüksek düzeydedir. Ensede ve başın arka tarafında ağrı ile uyanılabilir.
• Tansiyonunuz normale inince tansiyon ilacı kesilmemelidir.
• Uzun süre tansiyon ilacı kullanmak zararlı değildir.
• Bazı tansiyon ilaçları boğazda gıcık yapabilir. Bazende potasyum ve kalsiyum düşmesine bağlı kramplar görülebilir.
• Tansiyon ilacınızı, eş, dost tavsiyesine göre değiştirmeyiniz. Bazı ilaçların birden bırakılması ani tansiyon yükselmesi yapabilir.
• Bazı grip ilaçları damarları büzerek tansiyon yükseltebilir.
• Tansiyon ilaçlarına karşı vücutta alışkanlık gelişmez.
• Genellikle tansiyon ilaçları sabah alınmalıdır. Çabuk etki etsin diye aç karnına alınması önerilebilir.

Prof. Dr. Koptagel İlgün
Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı
www.acibademhastanesi.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...