Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » Kanser Köşesi » Kanserde Port Uygulaması

Kanserde Port Uygulaması

Uzun süreli kemoterapi gören hastalarda damar yolu ile ilgili tedavinin aksamasına neden olabilecek kadar ciddi problemler görülebilmektedir. Bu durum, zaten önemli bir hastalığa karşı mücadele vermekte olan hasta için oldukça can sıkıcı olabilir.

Görülen problemlerin en hafif şekli enjeksiyon sırasında damar boyunca hissedilen ağrı ve yanmadır. Bazen de damarların ve üzerindeki cilt tabakasının zarar görmesine
hatta doku kaybına varan durumlar ortaya çıkabilir.

Damar yolu sorunlarının yaşandığı diğer bir hasta grubu da kronik böbrek yetersizliği nedeni ile uzun süreli diyalize gereksimi olan hastalardır. Bu hastalarda işlemin
yapılabilmesi için uygulanan geçici diyaliz kataterleri ve a-v shunt (sant)’lar berberinde pek çok sorunu da getirdiği için diyaliz seanslarının aksamasına neden olabilmektedir.

Yaşanan bu tür sorunları önleyebilmek için, yapılan araştırmalar sonucunda geliştirilen modern port katater sistemleri bir alternatif olmanın yanı sıra çoğu zaman soruna kalıcı çözüm getirmektedir.

Böylelikle aktif yasamı engellemeksizin önemli tedavilerin sürdürülmesi mümkün hale gelmiş olmaktadır.

Klinik uygulamada çok sayıda komplikasyon ve sorunla karşılaşıldığı için, bu ürünlerin fonksiyonel şekilde bakımlarının yapılması çok önemlidir. Portun uzun süreli kullanılabilmesi ve komplikasyonların en aza indirgenmesi sorunların önceden ve doğru olarak
saptanabilmesi ile olasıdır.

. PORT nedir?
Port, kelime anlamı olarak kapı, giriş kapısı demektir, yani portun vücudunuza yerleştirilmesi ile damar sisteminize bir giriş kapısı sağlanmış olur. Tabiki bu kapı sizin kontrolunüz altındadır. Değisik tipleri olan portun tamamı titanyumdan ve ya plastikten ya da haznesi titanyum, dıs kısmı plastikten yapılmıs olabilir.

. Port-Kateter Sistemi nasıl çalısır?

Kalbe giden ana toplardamara ince bir tüp (kateter) yerleştirilir. Kateterin diğer ucu içine ilaçların enjekte edilebildiği bir porta (hazne) bağlanır. Port, hiçbir surette ağrı olmadan enjeksiyon yapılabilecek şekilde vücudun seçilecek uygun bir bölgesinde cilt tabakasının altına açılan bir cebe yerleştirilir. Böylece porta enjekte edilen ilaçlar kateter boyunca ilerleyerek direkt kan akımına karışır.

. Port-Kateter sistemi nasıl implante edilir?
Port, vücudunuzda önceden kararlaştıracağınız bir bölgeye (sıklıkla sağ ve ve ya sol göğüs bölgesi), kolayca bulunabilecek, ancak dışarıdan fark edilemeyecek şekilde yerleştirilir.

Operasyon lokal anestezi ile yapılır ve 20 – 30 dakika kadar sürer. Geriye sadece kolayca iyileşen, ince ve küçük bir cilt kesisi kalır. Port ve yerleştirileceği bölge kişiye uygun olarak seçilir, böylece sizi rahatsız etmez ve başkaları tarafından dışarıdan görülmez.

Port cilt altında yer alır. Kateterin bir bölümü cilt altında bir bölümü de ana  toplardamar içinde kalır. İlaçları kendi kendinize bile kolayca, güvenle ve ağrısız olarak uygulayabilirsiniz.

. Port, günlük yaşamı kısıtlar mı?

Sistemin enfeksiyonlardan ve diğer etkilerden korunacak şekilde cildin hemen altında yer alması nedeniyle, özgürce hareket edebilir, duş ya da banyo yapabilirsiniz.

Tamamen histokompetibl (dokuya dost Materyeller ) materyelden imal edilmiş olması nedeniyle istenirse port vücudunuzda çok uzun süre kalabilir.

Port membranı yaklasık 1 cm kalınlığında blok silikondan oluşmaktadır ve bu iş için geliştirilmiş özel iğne kullanıldığı ve hijyenik kurallara uyulduğu sürece her injeksiyondan sonra iğnenin açmış olduğu delik otomatik olarak kapanır ve membran sağlam kalır.

. Port iğnelerinin özelliği nedir?

Bu amaç için geliştirilmiş olan ve port membranına zarar vermeyen özel iğneler kullanılmalıdır. Bu iğneler membranda daha sonra silikonun elastikiyeti nedeni
kolayca kapanan çok küçük delik açarak geçer.

Porta kesinlikle başka bir iğne batırılmamalıdır. Normal enjektör iğneleri port membranını keserek geçer ve silikon membrandan parça koparabilir. Bu nedenle kesinlikle kullanılmamalıdır.

. Enjeksiyon Yapılacağında nelere dikkat edilmesi gerekir?

•    Önce portun üzerindeki cilt, bir antiseptik ile iki kez temizlenmelidir.
•    Enjektöre serum fizyolojik çekilir.
•    Özel iğne ucuna dokunmamaya özen gösterilerek steril paketinden çıkarılır ve enjektöre takılır (enjektör en az 10 ml.lik olmalıdır).
•    İğneyi yukarı doğru tutarak enjektörün içindeki hava boşaltılır.
•    Dezenfekte edilmiş olan enjeksiyonun yapılacağı noktaya dokunmadan, boştaki elin parmakları ile cilt altındaki port hissedilir.
•    Port işaret ve baş parmaklarının arasında sıkıca tutulur.
•    İğne, porta dik olarak batırılır. Cilt ve port membranına batırıldıktan sonra, iğnenin ucunun haznenin dibine dokunuşu hissedilene kadar ilerletilir.
•    Önce enjektörün pistonu hafifçe geri çekilerek kan gelip gelmediği kontrol edilir. Kan geliyorsa iğnenin ucu doğru yerdedir.
•    Bu aşamadan sonra, yavaş ve dikkatli enjeksiyon veya infüzyon ile ilaç uygulanabilir. Enjeksiyon sırasında kesinlike ağrıı olmamalıdır. Ağrı hissedilirse enjeksiyon derhal durdurulmalıdır.
•    Enjeksiyondan sonra sistemi yıkama işlemi için serum fizyolojik kullanılır. Kullanılan solüsyonda heparin bulunmasından çok yıkama işleminin doğru şekilde yapılması, önemlidir. Yıkama işlemi için, ilaç verilen enjektör kullanılmamalıdır.
•    Eğer kısa aralıklarla tekrarlayan enjeksiyonlar yapılacaksa iğne steril bir pansuman ile yerinde bırakılabilir. İğnenin portun üstünde kalış süresi beş günü geçmemelidir.
•    Portun içi yıkandıktan ve serum fizyolojik ile doldurulduktan sonra enjektörün pistonu yavaşça itilirken iğne çekip çıkarılır.
•    Çıkarılan iğne atılır hiçbir zaman ikinci kez kullanılmaz.
•    Bütün bu işlemlerin steril tek kullanımlık eldiven ile yapılması önerilmektedir.

. Ortaya çıkabilecek sorunlar, olası komplikasyonlar nelerdir?

Enjeksiyona engel olan tıkanıklık:

Yetersiz yıkamaya bağlı olarak katater ucunda pıhtı oluşabilir.

Doktor konrolünde fibrinolitik (pıhtı çözücü) ilaç yapılabilir.

İğne silikon membranı tamamen geçip hazneye girememiş olabilir

İğnenin pozisyonu tekrar kontrol edilmelidir.

İğne seti klempe edilmiş veya katlanmış olabilir.

Seti kontrol ediniz.

Enjektöre kanın geri gelmemesi:

Tıkanıklığa neden olan olayların dışında kateter ucu damar cidarına dayanmış olabilir.

Hastaya pozisyon vererek tekrar denenir.

Portun pozisyon değiştirmesi:

Cilt altındaki cebin içerisinde portun yeri ve pozisyonu değişebilir. Port, ters dönebilir.

Bu durumda, bazen tekrar müdahale gerekebilir.

Enfeksiyon veya doku reaksiyonu:

Port normalde hiçbir şekilde ağrıya neden olmaz, portun oluşturduğu hafif kabarıklığın
dışında yaygın bir şişlik olası değildir, bu bölgede kızarıklık ve ısı farkı da olmamalıdır.

Porta ait enfeksiyon veya doku reaksiyonu portun bulunduğu bölgede ağrı, zonklama, şişlik, kızarıklık ve sıcaklık ile kendini gösterir. Derhal ilgili doktora başvurulmalıdır.

Florence Nihgtingale Kadıköy Hastanesi
Anesteziyoloji Bölümü

www.florence.com.tr
www.fikretkutlu.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...