Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » Kapsül Endoskopi

Kapsül Endoskopi

20. yüzyılda da teknolojik gelişmeler modern tıbba katkıda bulunmaya devam ediyor. Teknoloji ile birlikte hayatımıza giren tomografi, stentler, ultrasonografi gibi yeniliklerle hastalıkların teşhisinde büyük ilerlemeler kaydediliyor. Gastroenterolojide yüzyılın en önemli gelişmelerinden biri ise ince bağırsak incelemesini mümkün kılan kapsül endoskopi.

Gastrointestinal (mide-bağırsak kanalı) sistem hastalıklarının bir kısmının görüldüğü ince bağırsak, anatomisi açısından incelenmesi çok zor bir bölümdür. Bu nedenle ince bağırsak bugüne kadar gastrointestinal sistemin “kara kutusu” olmuştur. Nedeni bilinemeyen kanamaların yüzde 10’unun ince bağırsak kaynaklı olduğu düşünülürse incelenmesinin önemi ortaya çıkar.

İnce bağırsak incelenmesinde şimdiye kadar kullanılan kontraslı grafiler, mukozada kabarıklık yapmayan lezyonları, örneğin kanayan bir damarsal oluşumu gösteremekdedir. Son yıllarda geliştrilen enteroklizis (ince bağırsakların kontrast maddelerle doldurulması) yönteminin de duyarlılığı mukozal yöntemler için beklenilen yükseklikde olamamıştır ve yerini bilgisayarlı tomografi almıştır. Bu yöntemle de 1 cm.’den büyük lezyonlar ancak yüzde 80 oranında görüntülenebilmekdedir. Magnetik rezonans inceleme de yine mukozal olaylarda sınırlı kalmakdadır.

Gastrointestinal sistemi en iyi inceleyen yöntemler kuşkusuz mukoza ve bağırsak boşluğunun  değerlendirilmesine olanak sağlayan endoskopik yöntemlerdir. Ancak ince bağırsak normal konvansiyonel endoskopik yöntemlerle incelenmemekdedir. Yaklaşık 4 metredir ve teknik olarak çok zordur. İnce bağırsakda push enteroskopi (itilerek yapılan endoskopi) denilen bir yöntemle ince barsağın sadece proksimal (en yakın) kısmı incelenebilmekdedir. Yamamato’nun (Dr. Hironori Yamamoto) geliştirdiği tüm ince barsağı inceleyebilen çift balon endoskopi ise hem sınırlı merkezde bulunmakda hem de işlem ancak çok deneyimli endoskopistler tarafından yapılabilmekdedir. Bu işlemin anestesi gerektirdiği, bazen 4 saate yakın sürebildiği düşünülürse daha az girişimsel ve hasta açısından daha rahat yöntemlere gereksinim bulunmakdadır.

Tam bu noktada 2000’li yılların başında geliştirilmiş kapsül endoskopi önemli bir açığı kapamıştır. İsrailli ve İngiliz bilim adamları tarafından geliştirilen kapsül endoskopi gerçekden bir antibiotik büyüklüğündedir. 11×26 mm boyutlarındaki kapsül endoskopi çok gelişmiş lens sistemine sahipdir. Saniyede iki fotoğraf alınabilen bu sistemde fotoğraflar radyo dalgaları aracılığıyla belde taşınan bir alıcıya gönderilir. İşlemin sonunda bu beldeki alıcı bilgisayara bağlandığında işlem boyunca alınan  yaklaşık 50000-55000 görüntü video haline getirilip inceleme tamamlanır. İşlem yaklaşık 8 saat sürer. Kapsül, işlem sonrası doğal yolla, bağırsak yoluyla vücuttan atılır. 8 saatlik işlem sonunda elde edilen görüntüler 60-90 dakikalık bir videoya dönüştürülür.

Bu işlem poliklink bazında yapılabilinir. Yani işlemi hastanede yapmak gerekmemekdedir. İşlemden önce hastanın 12 saatlik açlığı genelde yeterlidir. Bazen işlemden önce laksatifle (bağırsakların boşalmasını sağlayan madde) bağırsak temizliği yapmak önerilir. Üzerinde tam görüş birliğine varılmamış bu yaklaşımda amaç özellikle ince bağırsakta olası dışkı ve koyu safrayı uzaklaştırıp görünürlüğü artırmaktır. Hastaneye aç olarak gelen hastaya vücudunun üst kısmına 8 alıcı (sensor array) ve beline alıcı (recorder) bağlandıkdan sonra hasta evine gidebilir.

İki saat sonra sulu, 4 saat sonrada katı yemek yiyerek rutin hayatına geri döner. Yaklaşık 8 saat sonra tekrar hastaneye gelip belindeki alıcı bilgisayar sistemine bağlanır ve kapsülün bağırsak içindeki yolculuğu incelenir.

BU İŞLEM KİMLERE ÖNERİLİR

Bu işlem öncelikle sebebi bilinemeyen gizli gastrointestinal sistem kanamalarında, Crohn (iltahabi bağırsak) hastalığında, şüphe edilen ince bağırsak tümörlerinde, açıklanamayan karın ağrılarında ve gluten enteropati (çölyak hastalığı) şüphesinde önerilir ve uygulanır. Eğer bağırsak içinde tıkanıklık ve daralmadan şüphe ediliyorsa kapsül kalacağından işlemden vazgeçilir. Bu sorunu çözmesi umulan ve kendi kendine eriyen patency kapsül geliştirilmiştir ama henüz rutin uygulamada değildir. Ayrıca defibrilatör (kalbin normal dışı hızlı atımını durdurarak tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan cihaz) ve kalp pili olan hastalarda da uygulanması söz konusu değildir.

Kapsül endoskopi ile hastanın patolojisi ortaya kondukdan sonra buna nasıl yaklaşılacağı tartışılır Bugün için ne yazık ki bu kapsüllerin lezyonları tedavi etmeleri ve girişim yapmaları mümkün değildir. Eğer kanamanın odağı bulunduysa yerine ve imkanlara göre çift balon endoskopi veya cerrahi yöntemle müdahale edilebilir. Aynı yaklaşım ince bağırsak tümörleri için de geçerlidir.

Bugün için özofagus (yemek borusu), mide, duodenum (on iki bağırsak) ve kolon için altın standart yöntem endoskopidir; gastroskopi ve kolonsokopidir. Ancak kolon incelenmesi için de kapsül endoskopi geliştirilmekdedir. Yine özofagus incelemesi için özellikle de Barrett (reflüye bağlı yemek borusu değişiklikleri) taraması için kapsül endoskopi Pillcam geliştirildi ama henüz tecrübeler çok sınırlıdır.

1966’da başrolde Raquel Welch’in oynadığı Fantastic Voyage filminde bir insan vücudunda yolculuk kavramı ilk olarak işlenmiştir. Bugün kapsül endoskopi ile bir şekilde bu gerçekleşmiştir. Hayallerimiz, fantazilerimiz buluşlarımıza öncülük etmektedir. Bakalım sırada hangi buluşlar bulunmakta? Emin olduğumuz en yakın zamanda gördüğü kanamayı durdurabilecek, polip alabilecek kapsüller geliştirilip kullanıma sokulacaklardır.

Doç. Dr. Feryal İlkova
Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı
Amerikan Hastanesi
www.amerikanhastanesi.com.tr

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Öğrenciler Depresyonda…

Gördüğüm kadarıyla öğrencilerin çoğu depresyonda. Bu çocukları dinlediğiniz zaman içinizi ciddi bir çaresizlik hissi kaplıyor. ...