Menu

Sarı Nokta Tedavisi

Halk arasında Sarı Nokta denen, tıbbi adı ”makula dejeneresansı” olan hastalık, özellikle 50 yaşından sonra görülüyor. Nedenleri hala bilinmeyen sarı nokta hastalığında, yaklaşık 2 yıldır uygulanan enjeksiyon tedavisi olumlu sonuçlar veriyor.

Gözün arka kısmına enjekte edilen bir ilaçla hastalığı yapan hücreleri “etkisiz” hale getiren bu yöntemin başarı oranları % 80’lere varıyor. Enjeksiyon tedavisinden sonra otomobil kullanan, tekrar kitap okuyabilen, televizyon seyredebilen hastalar var.

SARI NOKTA HASTALIĞI NEDİR?
Halk arasında Sarı Nokta hastalığı denen, tıbbi adı ”makula dejeneresansı” olan hastalık, gelişmiş ülkelerde bir numaralı körlük nedenidir. Bu hastalık yaşla birlikte ilerleyerek görme kaybına neden olur. Hastalık 50 yaşından sonra ilerliyor. Gözün arkasındaki sarı noktada lekeler oluşuyor. Dünyada 50 yaş üzerinde bu hastalık yüzde 10 civarında görülürken, 70 yaş üzerinde sarı nokta hastalığı yaklaşık yüzde 70 oranında görülüyor. Çok yaygın bir hastalık.

Türkiyede ise 1 milyonun üzerinde kişi yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yakalanmış durumda. Bu insanlar yavaş yavaş görme kaybına uğruyor ve günlük yaşantıları kısıtlanıyor.

SARI NOKTA HASTALIĞININ NEDENİ NEDİR?
Nedenini tam olarak bilemiyoruz. Yaşa bağlı olarak ortaya çıktığını biliyoruz. Ayrıca güneşin,ultraviyole ışınlarının bu hastalığı tetiklediğini biliyoruz. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyonu olan ve sigara içen kişilerde bu hastalığa daha fazla rastlıyoruz. Ancak antioksidan ve çinko içeren vitaminlerin hastalığın seyrini yavaşlattığı bilimsel olarak kanıtlandı. Bu hastalık bir gözde başlar ve diğer göze geçme olasılığı iki sene içinde yüzde 90 oranındadır.

YAŞA-BAĞLI SARI NOKTA HASTALIĞI DIŞINDA SARI NOKTA HASTALIĞINA NEDEN OLAN DİĞER HASTALIKLAR HANGİLERİDİR?
Sarı nokta hastalığının toplumdaki en sık nedeni yaşa-bağlı makula dejeneresansıdır. Daha seyrek olarak şeker hastalığına bağlı makula ödemi (diabetik makulopati), miyopiye bağlı sarı nokta hastalığı (miyopik makulopati), ağ tabakasındaki damar tıkanıklıklarına bağlı makula ödemi, kalıtımsal sarı nokta hastalıkları (makula distrofileri), anjioid streaks hastalığı ve presumed oküler histoplasmozis sendromu (POHS) da sarı nokta hastalığına yol açarak kalitesiz görme ve körlüğe neden olabilir.

SARI NOKTA HASTALIĞININ ENJEKSİYON TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?
Yaklaşık 1 yıl önce gözün içerisine enjekte etmeye başladık.Toplam 24 ülkede bu yöntem uygulanıyor. Enjeksiyon yapılırken göz uyuşturuluyor. Gözün beyaz alanından gözdeki camsı sıvısının içine ilaç enjekte ediliyor.Bu ilaç hem görmeyi azaltan yeni damar oluşumunu engelliyor, hem de mevcut olan damarlar ortadan kalkıyor. Hastanın merkezi görmesi açılıyor.

ENJEKSİYON BİR KERE Mİ YAPILIYOR YOKSA BİRKAÇ SEANS GEREKİYOR MU?
Birkaç seans gerekiyor. Seans sayısı hastanın durumuna göre değişiyor.Hastaları sürekli takip ediyoruz. Ne zaman gerekirse o zaman enjeksiyon yapıyoruz.

ENJEKSİYON TEDAVİSİNİN BAŞARI ORANI NEDİR?
Enjeksiyon tedavisinin yüzde 80’lere varan başarı oranından söz etmek mümkün.Önünü göremeyen hastalarımız enjeksiyon tedavisinden sonra kitap okur,otomobil kullanır hale geldiler. Örneğin; 15 yıl önce hastalığı başlamış, yavaş yavaş görme kaybına uğramış ve sadece bir metreyi gören hastalarımız şimdi görüyorlar. Genç hastalarımızda var.Genç yaşta bir kaza sonucunda da bu hastalığa yakalanılabilir. Bu hastalarda da başarılı oluyor enjeksiyon tedavisi. Mevcut görmeyi korumak bizim için başarı.

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMAK LAZIM?
Yüzde yüz görme kaybı olduğunda yöntem maalesef işe yaramıyor. Göremede sorun yaşandığı an doktora başvurmak şart. Hastalık ülkemizde çok yaygın.10 hanenin 8’inde mutlaka bir sarı nokta hastası vardır.Bu nedenle biz sarı noktaya tümüyle ağırlık vererek,sadece bu hastalara özel merkez kurduk.

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
Goup  Florence Nightingale Hastaneleri
Göz Hastalıkları Bölüm Başkanı
(www.florence.com.tr)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...