Menu

Tomografi Mi, MR Mı?

Teşhis ve tedavide büyük kolaylık sağlayan MR cihazının Türkiye’de geçmişi yaklaşık 25 yıl. O günden bu yana sürekli gelişen tıp teknolojisine paralel MR cihazları da gelişti.

Benim asistanlığımın ikinci senesinde 1982 de bir fizik hocamızın dersine gitmiştik. Hoca bir limonun kesilmeden, kesitlerinin nasıl alındığını göstermişti. Asistanlar olarak çok şaşırmıştık. Limon dilimini kesilmeden kesilmiş gibi görmek bizi çok şaşırtmıştı. Daha sonradan bunun insan vücudunda da yapılacağını konuşmuştuk. Bir süre sonra da bunu yapan bir cihaz Türkiye’de kullanılmaya başlandı.

Son yıllarda artık teşhisi kolaylaştıran MR cihazının geçmişi çok eski değil. O günden bu yana tıptaki teknolojinin ilerlemesi MR cihazlarında da kendini gösterdi. Şu anda manyetik alan gücü yüksek MR cihazları üretildi.  MR Türkiye’ye 0,5 tesla (manyetik alan gücü) ile girdi.

MR, öncelikli olarak beyin ve omurga sisteminin hastalıklarında kullanılan ve tomografide ulaşılamayan yerlerin bilgisini verirken zaman içerisinde tüm vücuttaki her türlü bilgiyi bize verir hale geldi. MR sayesinde hem kemik hem eklem görüntüleri olarak daha önce ulaşamadığımız bilgiye ulaşmış olduk. Bilgisayarlı tomografi ilk tıbba girdiğinde önemli bir gelişme olmuştu. MR’ın girmesi ile hastalıkların patolojisine ulaşma konusunda ciddi bir ilerleme daha olmuştur.

Hastalığa göre tetkik seçimi
Hemen hemen şu anda Türkiye ve dünyada en gelişmiş teknolojiye sahip MR cihazını kullanıyoruz. Beyinde kanamalar, iyi veya kötü huylu tümörler, doğmalık (konjenital) anomaliler, omurilik sorunları, bel ve boyun fıtıkları, damarla ilgili bir takım anevrizma gibi hastalıklar hakkında bize bilgi veriyor.

Her hastalık veya hastada MR tercih edilmemektedir. Hastanın durumuna göre tomografi ya da MR seçimi yapılır.Tomografi ile MR arasında gelişmişlikten öte çalışma prensipleri ile ilgili bir takım farklar var. Bazı hastalıklarda tomografinin üstünlüğü varken bazılarında MR’ın üstünlüğü var. Önemli olan bunun hangi durumda seçileceğini bilmek. Mesela damar tıkanıklığı (emboli, infarkt) için tomografi, 5-6 saat içerisinde sonuç verirken MR daha kısa süre içerisinde bize bilgi veriyor. Kireçlenmeler veya içinde kireçlenme olan bazı tümörlerin ayırımını tomografi ile saptamak mümkünken MR ile bunun ayırdedilmesi daha güç olmaktadır. O nedenle hangi durumda hangi cihazı kullandığınız önemli.

Beyindeki sinir liflerinin ve bölgesel fonksiyon farklarının görüntülenebilmesi bundan 5-10 sene önce mümkün değilken, günümüzde fonksiyonel MR sayesinde bunu görebiliyoruz. Beynin farklı bölgelerinin değişik fonksiyonlar göstermesi veya tıkanmada beynin o bölgesinde oluşan problemi yine MR üzerinde görebilmemiz için fonksiyonel MR gerekli. Beyin sapındaki tümörle ilgili olarak ameliyat öncesi hangi yerden girerek o tümör çıkartılırsa hasta en az zararı görür sorusunun cevabını beyin cerrahlarına aktarıyoruz. Daha sonra da ameliyat sonrası yapılan incelemede tümörün ne kadarının alındığı ve hastanın ne kadar hasardan korunduğunun kontrolü mümkün oluyor. Bu, hasta ve hekim açısından inanılmaz bir kolaylık sağlıyor.

Prof. Dr. Nevzat Gürmen
(Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı)
(www. yeditepehastanesi.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...