Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » Uyku Tıbbı

Uyku Tıbbı

Tıp bilimi son yıllara kadar organizmanın fonksiyonlarını ve hastalıkları uyanıklık sırasında incelemiş, ancak son 50 yıl içinde görülmüştür ki, yaşamımızın üçte birinin geçtiği uyku sırasında, organizma farklı reaksiyonlar vermekte  ve  fizyolojimiz uyku sırasında farklılaşmaktadır. Bu güne kadar gündüz yaptığımız incelemelerde açıklayamadığımız birçok mekanizma uyku sırasında yaptığımız incelemelerle anlaşılabilir hale gelmiştir.

Yaklaşık 50 yıl önce REM uykusunun bulunmasının ardından non-REM ,REM fazlarının gece uykusu boyunca sıklık olarak değişiminin keşfi, standart uyku skorlama tekniğinin oluşturulması ,obstrüktif uyku apne sedromunun tanımı mekanizmaların anlaşılarak tedavi yaklaşımlarının getirilmesi ,narkolepsinin geninin bulunması parasomnilerin farkına varılarak epilepsilerden ayırt edilebilir ve tedavi edilebilir hale gelmesi, insomi tedavisinde farmokoterapi alanındaki gelişmeler,  iş hayatı verimlilik ve trafik kazaları ile uyku ve uyku bozukluklarının ilişkilerinin ortaya konması uyku ve bozukluklarının  ayrı bir disiplin olmasında önemli kaldırım taşlarını oluşturmuştur.

UYKU TIBBI  NE İLE  UĞRAŞIR

Genel anlamda Uyku Tıbbı nın alanını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz :
• Uykunun kendisine ait hastalıklar
• Uykuda ortaya çıkıp uyanıklık fonksiyonlarının bozulmasına sebep olan hastalıklar
• Uyanıklıkta ortaya çıkıp uykuyu etkileyen hastalıklar bu bilim dalı içerisinde incelenir.

Uyku tıbbı geniş bir hastalık yelpazesine sahip olması nedeniyle nöroloji göğüs hastalıkları psikiyatri KBB iç hastalıkları( kardiyoloji, gastroentoloji, endokrinoloji,geriatri ) ve pediatri başta olmak üzere birçok bilim dalını ilgilendirmektedir. Ancak bugün uyku tıbbının geldiği noktada, uyku ve hastalıkları ile ilgili  bilgilerimiz çok yoğunlaşmış ve yukarıdaki uzmanlık alanlarına sınırlarını aşmıştır. Uyku tıbbı, temel bilimları de içine alacak şekilde, çeşitli bilim alanları hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Bu doğrultu içinde ABD de uzun süredir 2 senelik bir üst ihtisas olarak kabul edilmiş ve uzun yıllardır uyku tıbbı uzmanları yetiştirilmeye başlanmıştır.

Önümüzdeki yıllarda benzer gelişmelerin ülkemizde ve Avrupa ‘ da da gerçekleşmesi planlanmaktadır.

Uyku tıbbının neden son yıllarda hızla gelişerek uyku bozuklukları merkezlerinin her hastanede yer alan  merkezler haline geldiğini bazı çarpıcı rakamlar daha iyi açıklayacaktır.

Uykusuzluk toplumun yüzde 90’ın hayatının bir döneminde yaşadığı  bir problem olup 2 aydan uzun süre ve haftada 2-3 geceden sık olarak bu problemi yaşayanların başka bir deyiş ile kronik uykusuzlukların oranı yüzde 30 dur. İnsanların yüzde 10’ nu kronik uykusuzluk için ilaç kullanmaktadır.

Uykusuzluk sebeplerinin yüzde 30 unu oluşturan huzursuz bacaklar sendromu ve uykuda periyodik hareket bozukluğu, spesifik tedavisi olan ve uyku bozuklukları merkezlerinde tanı konulabilen hastalıklardır

Obstrüktif uyku-apne sendromu toplumda en az yüzde  4-5 oranında görülen bir sendromdur. Bu sıklıkta görülen septompları ve koplikasyonları nedeni ile hastanın yaşıtlarından 8-16 misli daha fazla sağlık harcaması yapmasına sebep olan ve maalesef tanı konulana kadar ortalama 8 sene zaman kaybedilen başka bir hastalık yoktur. Obstrüktif uyku-apne sendromu hipertansiyonlu hastalarda  yaklaşık % 50 oranında görülmekte, aynı şekilde Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda yaklaşık % 50 oranında hipertansiyon bulunmaktadır. Obstrüktif uyku-apne sendromu vasküler hastalar için bilinen tüm risk faktörlerinden daha önemli olması ve diğer risk faktörlerini de bünyesinde bulundurması dolayısı ile ayrıca önem kazanmaktadır. Miyokard infarktı veya inme nedeniyle izlenen  hastaların % 60- 70 inde obstrüktif uyku-apne sendromunun varlığı saptanmıştır.

Son olarak trafik ve iş kazalarında obstrüktif uyku-apne sendromunun rolü anlaşılmıştır. Dünyayı sarsan büyük facialarda ve trafik kazalarının hemen hemen yarısında uyku-apne sendromlu hastaların uykularının sorumlu olduğu kesinleşmiştir.Bu nedenle dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de tedavi olmamış uyku-apne sendromlu hastaların sürücü belgesi alması kanunla engellenmiş, ancak pratik uygulamaya sokulamamıştır.

Son yıllarda ABD de uyku tıbbı alanında yaşanan hızlı gelişmeler 2005 yılında uyku bozukluklarının  yeni bir sınıflamasının yapılması ile gelişmiştir. Bu son sınıflama ile hastalıkların gruplar halinde tarifi yapılmış, tanı kriterleri belirlenmiş, dolayısı ile uyku hastalıklarının sınırları netleştirilmiştir. Aşağıda bu hastalık gruplarının başlıklarını bulacaksınız :

İnsomniler: uykusuzluklar

Uykuda solunum bozuklukları

Solunum bozukluğu dışında aşırı uykululuk yapan hastalıklar

Sirkadiyen ritm bozuklukları

Parasomniler ( Uykuda ortaya çıkan anormal davranışlar )

Uykuda hareket bozuklukları

Geçtiğimiz yıl yine ABD de yayınlanan yeni uyku ve uyku ile ilişkili bozuklukların skorlanması ile ilgili manüelde, uyku tetkiklerinin yapılması, değerlendirilmesi ve raporlanması ile kurallar netleştirilmiş ve yavaş yavaş tüm dünya da uygulamaya konulmaya başlanmıştır.
Sonuç olarak artık uyku tıbbının sınırları net olarak ortaya çıkmıştır.

Uyku tıbbı ile uğraşan hekimlerin nasıl bir eğitim almış olması gerektiği bilinmektedir. Bu hekimlerin hangi hastalıklarla ilgilenecekleri de bellidir. Bu hastalıkların ne tür merkezlerde, ne tür cihazlarla ve nasıl tedavi edileceği de bellidir. Bundan böyle hekimlere düşen bu hastalıkların tanınması ile ilgili çalımasıdır. Bu çalışmaların gelişmesi uyku tıbbı kadar ilgili diğer tıp alanlarının da başarısını da beraberinde getirecektir.

Sağlıklı ve mutlu uykular dilerim.

Prof. Dr. Hakan Kaynak
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi

www.uykum.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Öğrenciler Depresyonda…

Gördüğüm kadarıyla öğrencilerin çoğu depresyonda. Bu çocukları dinlediğiniz zaman içinizi ciddi bir çaresizlik hissi kaplıyor. ...