Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » Zehirli Guatr

Zehirli Guatr

Troid bezinin fazla hormon yapması ve bu fazla yapılan hormonların etkisiyle ortaya çıkan tabloya hipertiroid denilir. Halk arasında “zehirli guatr” veya “iç guatr” denilse de bu tanımlamalar doğru değildir.

Ellerin titremesi,
Ağız kuruması,
Çabuk sinirlenme etrafı kırma,
Yemek yediği halde zayıflama olması,
Kişiyi hipertiroidi yönünden şüphelendirmelidir.

Tiroid bezinin aşırı çalışmasına sebep olan hastalıkların kesin tanısı için kesin sebebin bulunmasında yarar vardır.

1- Bağışıklıklar sistemindeki bozukluktan kaynaklanan, Gravcs hastalığında tiroit uyaran hormonun reseptör antikorun kanda artması söz konusu olabilir. Bunun için özellikle şüphelenilerek tetkiklere başlanmalıdır.

2- Tiroid bezinde sıcak nodül olması bu nodül otonomi kazanması. Aşırı hormon salgılanmasına sebep olabilir. Salgılanan fazla hormonda klinik tabloyu oluşturur.

3- Tiroid bezindeki depo halde biriktirilen hormonun mikropsuz iltihap nedeniyle (Tiroidit) bir anda kana karışması haliki, daha çok önce hipertiroiditi tablosu oluşur, zamanla hipertiroiditi denilen tiroit bezi hormonlarının olmadığı tabloya dönüşür.

Kesin olmamakla birlikte hastalığın sebebi genetik olabilir. Ailede yatkınlık çevresel bir etken nedeni ile hastalığın ortaya çıkabileceği düşünülüyor. Boşanma veya ailedeki bir yakının ölümünün tetiklediği olgularla karşılaştığımız oluyor.

• Gözlerde ileri doğru fırlama her hastada olmayabilir. Ancak olduğunda mutlaka tedbir almak gerekir.
• Baldırının ön kısmında ödem olabilir.
• İştah iyi olduğu halde zayıflama olabilir.
• Bazı hastalarda boynun ön kısmında fark edilebilen veya ele gelen şişkinlik olabilir. Bu nodüller kendi denetimlerinde faaliyet yaparlar.
• Daha çok 20-50yaşları arasında bayan hastalarda gözükür. Ancak yüzde 15 gibi erkek hastalarda da gözüktüğü olur.

Tiroid bezinin fazla çalışması halinde hastanın fark etmesi için belirtilerin derinleşmesi gerekir. Günlük yaşamın doğal seyrinde her insanda olabilir.

• Kilo değişimi
• Sıcağa tahammülsüzlük
• Sinirlilik
• Çarpıntı
• Nefes darlığı
• Titreme
• Kas zayıflığı
• Barsak hareketlerinde değişiklik
• Adet düzensizliği
• Deri, saç ve tırnaklardaki değişiklik
• Boynunun ön bölümünde dolgunluk hissi gibi bulgular hastalığın habercisi olarak algılanmalıdır.

Tanının doğrulanması için mutlaka konunun uzman ile görüşülmelidir. Bu hastalığın süreklilik arz edeceği bilinerek hekimi ile yol arkadaşlığı yapılmalıdır.

Kesin teşhis konulduğunda tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesinde de hastanın imkanları takip süresince göz önüne alınarak tedavi protokolü yapılmalıdır.

Nükleer Tıp yönünden hastalığın tedavisinde Radyoaktif İyot kullanılabilir. Bir süre tıbbi tedavi ve cerrahi tedavi protokolleri vardır.

Dr. Necati Yılmaz
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...