Menu
Anasayfa » Sağlık Sohbetleri » Mine Teber Her Türlü Diyeti Denedim

Mine Teber Her Türlü Diyeti Denedim

SÖYLEŞİ: Demet DEMİRKIR

Geniş Aile dizisinin Muazzez annesi oyuncu Mine Teber, adeta beslenme ve diyet uzmanı… Hamileliği ile başlayan fazla kilolarıyla mücadele ederken; akapunkturdan sağlıklı beslenmeye, yanlış diyetten metabolizmayı düzenleyene varıncaya kadar her türlü diyeti denemiş.

Denerken araştırmış, araştırırken öğrenmiş “ama önemli olan kafaca diyet yapmaya hazır olmak” diyor. Yani her şeyi bilmenin diyet yapmak ve incecik olmaya yetmediğini ima ediyor. Mine Teber, “Zaten hayatımın hiçbir döneminde incecik olmadım” diyor.

Mine Teber için artık önemli olan sağlıklı beslenmek. Yoğurdunu, ekmeğini kendisi yapıyor; mümkün olduğunca. Hormonlu gıdalardan uzak duruyor ve yemek pişirmeyi çok seviyor, yemek yapmak onun için bir tür terapi.

Doğal yaşamdan yana olan Mine Teber, doğum konusunda da normal doğumdan yana. Kendisi sağlık sorunları nedeniyle son anda epidural yöntemle doğum yapmak zorunda kalmış, böyle olunca da kızını doğumdan hemen sonra değil de iki saat sonra görebildiği için hala üzülüyor.

“Sağlıklı beslenin, gerektiğinde psikolojik destek alın, sigara içmeyin, akapunktur ve diğer alternatif tıptan yararlanın, özellikle 40 yaşından sonra check-up yaptırın” önerilerinde bulunan Mine Teber; akapunktur ve diyet deneyimlerini, sağlıklı beslenme yöntemlerini, doğum kontrolüyle ilgili görüşlerini anlattı. İşte Teber’in sorularımıza yanıtları.


. İlk jinekolojik muayenenizi ne zaman yaptırdınız?

“İlk jinekolojik muayenemi kızıma hamile kalmak istediğimiz zamanlarda yani 30’lu yaşlarımda yaptırmıştım. Ama o güne kadar benim herhangi bir problemim olmadı. Bir sorun olmadığı içinde gitmeye gerek görmedim. Ama artık muayenemi düzenli olarak yaptırıyorum.”

. Her 8-10 kadından birinin meme kanserine yakalandığı ülkemizde siz meme kontrollerinizi yaptırıyor musunuz?

“Evet, meme kontrollerimi düzenli olarak yaptırırım. Yani düzenli derken 40 yaşından sonra belli bir periyodu var; bu periyoda uyuyorum. Hem ultrason hem mamografi çektiriyorum.”

“KIZIMI DOĞDUĞU AN GÖREMEMEK BANA HALA ÜZÜNTÜ VERİYOR”
. Normal doğum mu yoksa sezaryen mi daha iyi bir yöntem, siz doğumunuzu hangi yöntemle yaptınız?

“Mutlaka normal doğum diyorum. Ben de son ana kadar normal doğum diye umut ediyordum ama ben hamileliğimde gereğinden fazla kilo aldım; tam 28 kilo aldım. Bir sorun çıktı ve tehlike arz etmeye başladı. 38. haftamda sezaryene alındım.

Normal doğum olmasını çok isterdim ama kısmet değilmiş; epidural şekilde doğum yaptım. Belimden aşağısını uyuşturdular. Kızımı doğduktan bir, iki saat sonra görmem bana hep bir üzüntü vermiştir, ben anını yaşamak isterdim, neyse ki sağlıklı bir kızımız var.”

. Doğum kontrolü hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu görevi kadın mı, yoksa erkek mi üstlenmeli?

“Bunu bir tarafa yüklememek lazım çünkü bu iki tarafında görevi onun için karşılıklı anlaşmak lazım. Ama tabi ki kadında kontrol daha kuvvetli, eğer kadın isterse kesinlikle kontrol edebilir. Ama en sağlıklısı karşılıklı konuşup karar verilmesi.”

“HAYATIMIN HİÇ BİR DÖNEMİNDE ÇOK İNCE OLMADIM”
. Beslenme düzeninize dikkat eder misiniz, diyet yapmak istediğinizde bilinçli bir seçiminiz var mı?

“Ben hayatımın hiçbir döneminde çok ince olmadım. O yüzden çok çok uzun senelerdir her türlü diyeti denedim; özellikle doğumdan sonra. Hamilelikte çok kilo aldığım için ve sonrasında da o aldığım kiloları veremediğim için kilolar katlandı.

Belli bir yaştan sonra da metabolizma hızı azalıyor onun da çok büyük bir etkisi var. Ona ilave olarak birtakım rahatsızlıklarım var. Mesela benim hipotiroidim var ve metabolizmam çok az çalışıyor ya da bazen hiç çalışmıyor. Dışarıdan tiroit hormonu alıyorum onun dışında iki saatte bir kan şekerimi düşürmeyecek şekilde beslenmem gerekiyor.

Esasında bunlar benim için çok dikkat edilmesi gereken kurallar; kurallara uymadığım zaman sinir sistemim bozuluyor ve elim ayağım titremeye başlıyor ama açlıktan değil. Belki ağzıma bir şey atsam kan şekerimi düzende tutacak ama şeker hastası değilim, şekerle ilgili bir ilaçta kullanmıyorum sadece beslenme düzeniyle bunları ayarlamaya çalışıyorum ve gerçekten bu konuda neyin işe yarayıp neyin yaramadığını çok iyi biliyorum çünkü bu konuyu çok araştırdım. Ama önemli olan uygulamaya karar vermek. Psikolojim buna uygunsa kurallara uyuyorum.”

. “Beslenme ve diyet konusunda araştırma yaptım” dediniz. Sizi böyle bir araştırmaya iten neydi?   

“Biraz önce de dediğim gibi ben hiçbir zaman ince bedenli bir kadın olmadım. 23-24 yaşımdan beri akupunktura, diyetisyene başvuruyorum. Tiyatrocu olduğum için bir iki kilo bile benim için önemliydi.

Dolayısıyla doğru beslenme konusunda çok araştırma yaptım hatta kızımı doğurduktan sonra ana-çocuk programı yapmıştım. Annenin beslenmesi, süt veren annenin beslenmesi, emzirme öncesi vs… her dönemle ilgili beslenme konularında araştırmam vardı. İşte çoğu şeyi biliyorum ama demek ki kafam hazır değil ya da canım yapmak istemiyor.”

“ALTERNATİF TIBBA İNANIYORUM”
. Akupunkturun faydasını gördünüz mü, hala diyet yapıyor musunuz?

“Akupunkturun etkilerini gördüm. Alternatif tıbba da inanıyorum. Belki psikolojik etkisi oluyor ama sonuçta bir şekilde olumlu etkisi oluyor. İştah kesiyor, daha kolay diyet yapmamı sağlıyor, sinir sistemimi düzene sokuyor.

Akupunktur tedavisi esnasında yanlış diyetler de yaptığım oldu. Sadece su ve salatalıkla geçirdiğim günlerim oldu tiyatro zamanında. Nerdeyse bayılacak gibi oluyordum, yanlışlarım da var tabi ama hepsini birlikte öğrendim ben.

Ben bu yanlışları yaparak metabolizmamı bozdum. Şu an onu düzene sokmaya da çalışsam artık o bana inanmıyor. ‘Sen bana bunu bunu yapmıştın, o yüzden beni kandıramazsın’ diyor.”

. Yeniden akupunktur tedavisi düşünüyor musunuz?
“Düşünüyorum, zaten ara ara gidiyorum akupunktura. Ama uzun zamandır gitmedim zaten diyet de yapmıyorum, sadece yememe dikkat ediyorum çünkü benim de 17 yaşında bir kızım var. O da çok yoğun bir sporun ardından sporu bıraktı ve kilo almaya meyillendi. Normal kilosunun beş kilo falan üstüne çıktı. Ama tabi genç kız olduğu için morali bozuluyor. Biz de çok iyi bir beslenme şekliyle götürüyoruz işi.

Bazen o beni uyarıyor. ‘Anne, yemeğe çok yağ koymuşsun. Bir kiloya dört kaşıktan fazla koymamalısın” diye. Birbirimize bunları hatırlatıyoruz. Zaten abartılı bir beslenme şeklimiz yok.”

“YEMEK YAPMAK BENİM İÇİN BİR TERAPİ”
. Yemek pişirmeyi sever misiniz?

“Yemek yapmayı çok seviyorum, bu benim için bir tür terapi. Yeni bulduğum bir yemek tarifini mutlaka deniyorum. Eğer seviliyorsa hemen listeme geçiriyorum. Ama kesinlikle çok keyif alıyorum.

Mesela yoğurt yaparım. Benim çocukluğum doğal ortamlarda geçti. Her zaman evimizde doğal yoğurt yapılırdı. Kaldı ki ekmeği bile kendim yapmayı tercih ediyorum ve ekmeğe maya kullanmamayı tercih ediyorum. Gün içinde tabi ki dışarıda satılan yoğurtları da tüketiyoruz ama günlük süt bulduğum zaman mutlaka yoğurt yaparım.”

. Sağlıklı beslenmek, hormonlu gıdalardan uzak durmak için neler yapıyorsunuz?
“Uzmanlara kulak veriyorum özellikle ve örneğin resim gibi duran bir gıdadan korkuyorum, aynı torbadan çıkmış gibi aynı ölçüde görünen sebze ve meyvelerden korkuyorum. Artık yumurta bile alırken tereddüt yaşıyorum; yumurtanın sarısının olağanüstü sarı çıkması hatta turuncu çıkması beni çok korkutuyor.

Çocukluğumda çim yemiş tavukların yumurtaları bile öyle olmuyordu şimdi ise kırmızıya dönük bir renkteler. Bu yüzden de mutlaka katkı maddesi olduğunu düşünüyorum ama evde de tavuk besleyecek halimiz yok. Tavuk derseniz yine o da çocukluğumda saatlerce pişmek bilmezdi ama şimdi soğanlar pişmeden tavuk pişiyor. Bunlar çok korkutucu o yüzden bilmediğim şeyleri almamaya özen gösteriyorum.

Ben ota çok düşkünüm; dağda bayırda gezerken ot toplarım ve onlardan yemek pişiririm. Zencefil, bal ve bol limonu kaynatarak çay yaparım ve onu içerim. Keten tohumunu kaynatırım yine bal ve limonla, içine kekik de koyarım onu içerim.”

“GEREKTİĞİ ZAMAN PSİKOLOĞA GİDERİM”
. Ruhsal bir sorun yaşadığınız zaman ne yapmayı uygun görürsünüz?

“Ruhsal sorunumla eğer kendim baş edemiyorsam, ciddi bir sorun ise bir uzmandan yardım alma taraftarıyım. Eş ve dostlarla sorunları paylaşım, dertleşmenin ötesine gidemez, çözümü olacak bir şey istiyorsam ben mutlaka uzmana giderim.

Zaman zaman gittim psikoloğa danışmak için ve hala da gidiyoruz çünkü kızımız ergenlik çağında. Benim için mutlaka başvurulması gereken bir dal. Nasıl ki bir sağlık sorunumuz olduğunda iç hastalıkları uzmanına veya jinekoloğa gidiyorsak ruh sağlığımız sinyal verdiğinde de psikolojik destek almalıyız.”

. Sigara kullanıyor musunuz, uygulanmakta olan sigara yasağı hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Şu anda kullanmıyorum ama uzun bir dönem kullandım. Sigaraya 20 yaşımda başlamıştım ama kızıma hamile kaldığım zaman bıraktım. On sene kadar bir süre iyi bir içici oldum, günde üç pakete çıkacak kadar sapıttığım günler oluyordu. Ama kendim bıraktım çünkü bırakmam gerektiğini hissettim.

Şu an sigara içmediğim için yasağı destekliyorum ama bu işten hayatını idame ettiren restoranlar, kafeler var ve şu an bu işten para kazanamıyorlar. Dolayısıyla bence buna daha adil çözümler getirmelilerdi. Sigara içenler için ayrı bir bölüm açılması gerekiyor en azından haksızlık edilmemiş olurdu. İçmeyen insanlara da zarar vermelerini desteklemiyorum. Yasak her zaman tetikleyicidir ve bir insan bir şey yapacağı zaman kendi isteği ön plandadır.”

. Uykunuza dikkat eder misiniz, günde kaç saat uyumak sizi zinde tutuyor?
“Altı, yedi saat uyumak benim için gayet yeterli ama sekiz saati geçince dengem bozuluyor ve bana çok iyi gelmiyor. Vücut saatim bozulduğu zaman, bir yerlerden sinyal vermeye başlıyor. O yüzden olabildiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela bu sinyaller şöyle oluyor; migren şeklinde başlayan ve baş dönmesiyle devam eden rahatsızlıklarım meydana geliyor. Tam olarak neden olduğu bilinmiyor ama az uyuduğum zaman, çok stres yaptığım zamanlar bu rahatsızlıklar tetikleniyor.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Sağlık Hizmetlerinde İdeal Bir Çağrı Merkezi Nasıl Olmalıdır?

Sağlık hizmetlerinde çağrı merkezleri ne durumdadır? Sağlık hizmetleri sunumunda çağrı merkezlerinin önemi nedir? Çağrı merkezi ...