Menu
Anasayfa » Diyabet » Şeker Hastalarında Göz İçi Kanamaların Tedavisi

Şeker Hastalarında Göz İçi Kanamaların Tedavisi

Diyabet göz sağlığını nasıl etkiler? Şeker hastalığı gözle ilgili ne tür sorunlara yol açar? Diyabetlilerde katarakta daha mı sık rastlanır? Şeker hastalarında gelişen görmeyle ilgili problemler hangi yöntemlerle nasıl tedavi edilir?

Merak edilen tüm bu soruları Nazif Bağrıaçık Diyabet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Avni Sanisoğlu Esra Kazancıbaşı ile Sağlığım İçin Herşey’de yanıtlıyor. İşte, şeker hastalarını, yakınlarını ve diyabet açısından risk grubuna girenleri ilgilendiren söyleşinin ayrıntıları:

ŞEKER HASTALARINDA KATARAKT SIK GÖRÜLÜR

. Şeker hastalığı göz sağlığını nasıl etkiler?
“Günümüzde dünyada 120 milyon diyabetli olduğu düşünülüyor. 2030 yılında bu sayının 350 milyona çıkacağı varsayılıyor. Bu oldukça yüksek bir oran. Diyabet, bilindiği üzere vücutta insülin eksikliği veya insülinin görevini yapamaması sonucu şekerin hücre içine girip fonksiyonunu icra edememesiyle oluşan bir rahatsızlıktır. Diyabetin gözdeki en önemli belirtisi ise, kılcal damarlarda yapmış olduğu tahribatlardır.”

. Şeker hastalarında diyabetik retinopati dışında katarakt gibi göz hastalıklarına da rastlanıyor mu?
“Glikoz metabolizma bozukluğu sonucu şeker hastalarında diğer kişilere oranla daha sık katarakt gelişebilmektedir. Bu tür hastalarda katarakt ameliyatı sırasında çok dikkatli olunması gerekir. Çünkü ameliyatın diyabetik retinopatiyi arttırıcı bir etkisi vardır. O yüzden muayeneyi engelleyecek kadar katarakt ilerlediği takdirde ameliyat düşünülmelidir. Ameliyat sonrasına da bu tür hastaların çok yakından takip edilmesi gerekmektedir. Görme merkezinde ödem oluşumu en sık rastlanan olumsuzluktur.”

DİYABETLİ BİR HASTADA KOLESTEROL VE TRİGLİSERİD YÜKSEKLİĞİ DE VARSA..

. Diyabetik retinopati ne tür belirtilere yol açar?
“Gözün diğer organlardan muayene açısından farkı damarların direkt görülebildiği yegane organ olmasıdır. Diyabette de asıl problem damarlarda oluşur. Şeker hastalığı, damar dokusunda, damarın iç yüzeyinde ve dış duvarında bozukluk yapar. Damarın iç yüzeyinde yapmış olduğu bozukluk damar tıkanıklığına neden olurken, hem iç yüzey hem de dış duvar bozukluğuna bağlı olarak da damarın geçirgenliği artar.

Bunun sonucunda öncelikle görme merkezinde sıvı oluşur. Hastanın kolesterol ve trigliseridi yüksekse sıvıya ilaveten yağ birikintileri de görülür. Yağ birikintilerin varlığı görmeyi çok daha olumsuz etkileyen ve tedaviye zor cevap veren bir durumdur.”

Op. Dr. Hüseyin Avni Sanisoğlu

Op. Dr. Hüseyin Avni Sanisoğlu

“ANİ GÖRME KAYBI BİLE OLABİLİR”

. Görme nasıl etkilenir?
“Gözlüğe rağmen görmede azalma görülür. Hasatlar, öncesinde gözlükle net görebildikleri yazıları artık gözlük kullansalar dahi görememeye başlar. Bu görme merkezindeki sıvı birikimine bağlı olan şikayetlerdir. Daha ileri safhalarda damar tıkanıklığına bağlı retinada beslenemeyen bölgeler vegf hormonu salgılar. Bu hormonun iki önemli etkisi vardır; Bunlar yeni anormal damar oluşumunun ve damar geçirgenliğinin artmasıdır. Damar geçirgenliğinin artması görme merkezindeki ödemi fazlalaştırır ve görmeyi daha kötüleştirir.  Damar tıkanıklığı sonucu gelişen anormal damarlanmalar da zamanla kanamalara neden olarak ani görme kayıplarına sebebiyet verebilir.”

. Ani görme kayıplarının geri dönüşü olabilir mi?
“Eğer tedavi için geç kalınmaz ise çoğunlukla geriye dönüş mümkündür. Kanamanın birkaç hafta açılması beklenir. Açıldıktan sonra lazer tedavisi ve gerekirse bahsettiğim vegf hormonunu baskılamak için anti-vegf tedavisi uygulanır. Eğer açılma olmazsa ameliyatla müdahale edilir.” . Şeker hastalığına bağlı göz hastalıkları Tip 1ve Tip 2 diyabetlilerin hangisinde daha yoğun görülür? “Tip 1 diyabet hastaların neredeyse yüzde 80’inde görülür. Tip 1’lerde çok daha kısa sürede gözle ilgili şikayetler ortaya çıkar. Tip 2 diyabette ise göz problemleri daha az görülür ve daha uzun sürede ortaya çıkar. Örneğin Tip 1 diyabetli bir hastada 10 yıl içerisinde gözle ilgili sorunlar gözüküyorsa, Tip 2 diyabetli şeker hastasında 15-20 yıllık bir süre zarfında gelişir. Ayrıca şeker hastalığının gözle ilgili komplikasyonları Tip 1 diyabette çok daha dramatik seyreder.”

“KAN ŞEKERİNE DİKKAT EDİLMEZSE SONUÇ KÖRLÜĞE KADAR GİDİLEBİLİR.”

. Kan şekerinin dengede olması tedavinin başarısını nasıl etkiler?
“Öncelikle hastalığın sistemik tedavi yapılmalıdır. Bu tedavi de diyabet doktorlarının üstelendiği bir durumdur. Hemoglobin A1C dediğimiz üç aylık şeker ortalamasının normal sınırlarda olması gerekir. Aynı şekilde tansiyonun ve kan yağlarının da normal değerler içinde olması lazım. Eğer bunlar normal seyrediyorsa yapacağımız tedavide istediğimiz sonucu almamız mümkündür. Aksi takdirde görme merkezinde yeniden kanama görülecektir. Sonuç da dikkat edilmezse körlüğe kadar gidebilir.”

ŞEKER HASTALIĞINA BAĞLI GÖRME SORUNLARININ TEDAVİSİ

. Diyabete bağlı gözde gelişen komplikasyonların tedavisi nasıl yapılır?
“Lazer tedavisi ile oluşan anormal damarlanmaları geriletilebilir. Olumsuz etki olarak da görme alanında daralmalar ve gece görmesinde zamanla bir miktar azalma gelişebilir.  Fakat tedavinin kazancını dikkate alırsak bu çok önemli bir kayıp değildir. Lazer tedavisi ayrıca görme merkezinde oluşan ödemin ve damardaki  baloncuklarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

Bir diğer yöntem de son yıllarda devrim niteliğinde olan anti-vegf tedavisidir. Bu tedaviden de olumlu sonuçlar alınmaktadır. Tedavinin olumsuz yanı ise tekrarlanması gereksinimidir. Tedavi göz içine enjeksiyon ile yapılır. Gözün renkli kısmının 3-4 milimetre uzağına, beyaz kısım içine çok küçük bir iğne ile ilaç enjekte edilir. Oldukça etkili bir tedavidir. Bu tedavide şekerin dengede olması çok önemlidir. Şekerin dengesi iyi değilse yapılan tedaviden alınacak yanıt da maalesef iyi olmaz. Yanıt alınsa  bile hastalık yeniden nüksedebilir.

Göz içine kortizon tedavisi de yapılabilmektedir. Ancak kortizonu daha seyrek kullanılmaktadır. Çünkü etkisi daha uzun sürer. Senede 2-3 kere yapılması yeterli olmaktadır.  Dezavantajı ise katarakt oluşumu ve geçici de olsa göz içi basıncını arttırıyor olmasıdır. Eğer anti-vegf tedavisinden istenilen cevap alınamazsa kortizon tedavisi ikincil alternatif olarak uygulanabilmektedir. Bunların hiçbirinden cevap alınamayan, gözünde kanama, anormal zarımsı yapılar olan hastalarda ise ameliyat gündeme gelir. Vitrektomi tedavisi ile gözün içine 3 yerden 0.5 milimetre çapında küçük borucuklar sokulur. Bu şekilde göz içindeki kanamalar ve zarımsı yapılar temizlenir. Beraberinde lazer uygulaması yapılır.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Diyabet Tedavisinde Egzersiz İlaç Değerinde

En sık fazla kilolu ve hareketsiz kişilerde görülen diyabetin önlenmesinde kilo kaybı ve düzenli egzersiz ...