Menu
Anasayfa » Beyin - Sinir - Omurilik Hastalıkları » Beyin Tümörü Tedavisindeki Seçenekler

Beyin Tümörü Tedavisindeki Seçenekler

Beyindeki her kitle kanser midir? Tümörün bulunduğu bölgeye, cinsine ya da evresine göre ne tür şikayetler görülür? Kimler risk grubuna girer? Kalıtımın etkisi var mıdır? Hastanın öyküsü alındıktan sonra ne tür laboratuar ya da görüntüleme teknikleri istenir? Bir kanser beyne metastaz yaptığında ne tür yakınmalara yol açar? Beyin tümörlerinden farklı bir belirti olur mu? Beyin tümörünün tedavisinde ne tür seçenekler vardır? Ameliyatın yeri nedir? Tedavide kararı etkileyen nelerdir? Cerrahi teknik alanında ne tür yöntemler var? Beyin cerrahisinde kısmen kapalı ameliyatlar mümkün müdür?

Memorial Şişli Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Akdemir beyin tümörlerini, risk faktörlerini, teşhis ve tedavi yöntemlerini Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

. Beyindeki her kitle kanser midir?
“Beyindeki tümörlerin çoğunluğu iyi huyludur. Beyin tümörleri tüm kanserler içerisinde daha az görülür. Her başı ağrıyan ya da her beyninde sıkıntısı olan insanın beyin tümörünü düşünmesi en son noktadır. Fakat beynin içerisinde bir kablo ağı vardır. Bir de bu ağlara destek sağlayan hücreler ve beynini dışını kaplayan bir zar bulunur. Tümörler genellikle bu kablo ağından değil beyni ve kabloları destekleyen hücrelerden ve beyin zarından kaynaklanır. İkinci sıklıkla görülen ise özellikle sigara içen erkeklerin akciğerlerinde ve kadınlarda memede kanser varsa o beyine atlamaya meyillidir. İnsanlar tümör olduğu zaman hemen paniklememelidir. Çoğunluğunun çaresi vardır ve tedavisi mümkündür.”

BEYİN TÜMÖRÜ ŞİKAYETLERİ

. Tümörün bulunduğu bölgeye, cinsine ya da evresine göre ne tür şikayetler görülür?
“Beyin yaklaşık bir buçuk kilo ağırlığındadır. Bütün vücudu koruyan, yöneten bir sistemdir. Beyin kafatasının içerisindedir. Bu, beyni travmadan ve zedelenmelerden korur. Ama aynı zamanda bir dezavantajdır. Çünkü kafatasının içerisinde 2-3 santimetreküplük bir tümör hemen baş ağrısına neden olur. Beyin içinde genişlemek için yer bulamadığından baş ağrısı yapar. Beynin içerisinde tümör gibi bir lezyon olan durumlarda en önemli şikayet baş ağrısıdır. Çok çeşitli baş ağrıları vardır. Strese girince, göz bozulunca da baş ağrısı görülebilir. Ama beyin tümörünün baş ağrıları genellikle sabah kalktığında şiddetli olur. Günün ilerleyen saatlerinde biraz azalır ama yine de devam eder. Genellikle bulantı ya da kusma eşlik edebilir. Süreklidir. Bir hafta baş ağrır, bir ay ağrımazsa endişelenmek gerekmez. İkinci olarak kişide hiç nöbet yokken bir anda nöbet geçirmeye başlıyorsa bu da önemli bir uyarıcı belirtidir. Üçüncüsü ise kişinin kol ve bacaklarında kuvvetsizlik olmasıdır. Ama bu kuvvetsizlik sürekli ve ilerleyici olmalıdır. Beyin tümöründe felç denilen, yavaş ilerleyen ve giderek artan bir kuvvetsizlik ya da hissizlik varsa bu da bulgulardan bir tanesidir.”

KİMLER RİSK GRUBUNA GİRER?

. Kimler risk grubuna girer? Kalıtımın etkisi var mıdır?
“Bazı genetik hastalıklarda, kalıtım bağlamında beyin tümörüne rastlanır. Oransal olarak bu çok azdır. Cep telefonu veya internet ortamına çok yakın olmakla ilgili epey şüphe vardır. Fakat cep telefonu 1990’ların başından beri kullanılan bir araçtır. Bununla ilgili herhangi bir artış henüz gözlemlenmemiştir. Tabii 10 yıl sonra çıkar mı bilinmez. Endişelenmeye çok gerek yoktur ama olabildiğince az telefon kullanılabilir. Belirgin başka bir risk faktörü yoktur. Sigara, enfeksiyon, genetik, çevre gibi nedenler sıralandı. Ama bir tek radyasyona maruz kalmanın etkisi olduğu düşünülmektedir. Onun için çocukluk çağında ufak düşmelerde ve kazalarda hemen bilgisayarlı tomografi istenmemelidir. Böyle bir durumda aileler ilerde tümör gelişme riskini azaltmak açısından biraz daha imtina etmelidir. Çok sık çekilen tomografiler de tümör riskini arttırabilir.”

. Hastanın öyküsünü aldıktan sonra ne tür laboratuar ya da görüntüleme teknikleri istiyorsunuz?
“Hastanın öyküsü alındıktan sonra bir daha öykü almak gerekir. Öykü bizim için çok önemlidir. Hastanın şikayetlerini sırasıyla anlatması, iyi bir nörolojik muayenenin yapılması ile az çok bir fikir sahibi olunur. Ülkemizde çok gelişmiş teknolojiler kullanılmaktadır. Normalde gerekli öykü ve muayeneden sonra doğru tetkik istenir. Hastalar sakin olmalı hemen MR ya da tomografi çekilmesi isteğinde bulunmamalıdır. Bizim için en iyi tetkik yöntemlerinden bir tanesi MR’dır. Anlaşılamayan durumlar varsa MR’ın alt gruplarına bakılır. Böyle tümörün tanısı da konulur.”

Prof. Dr. Gökhan Akdemir

Prof. Dr. Gökhan Akdemir

TEDAVİDE KARARI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

. Bir kanser beyne metastaz yaptığında ne tür yakınmalara yol açar? Beyin tümörlerinden farklı bir belirti olur mu?
“Yerleşim yerine göre değişebilir. Daha çok alın kısmına yerleşirse kişilik değişikliği, şakak kısmına yerleşirse konuşma bozukluğu, daha yukarıda yerleşirse felç inmesi görülebilir. Ama genel olarak yerleşim yeri itibariyle diğer beyin tümörlerinden farklı değildir. Çok neşeli bir insanken kişi bir anda çok depresif bir hale geliyorsa mutlaka şüphelenilmelidir. Çok durgun, oturaklı bir insansa bir anda acayip şakalar yapmaya başladıysa bu da kişilik değişikliğinin belirtisi olabilir. Bu açıdan bir nörolog ya da beyin cerrahına muayene olunmasında yarar vardır. Hastanın kendini bilmesi kadar yakınlarının, iş arkadaşlarının da birbirini bilmesi bu tarz değişikliklere duyarlı olunmasını sağlar.”

. Beyin tümörünün tedavisinde ne tür seçenekler vardır? Ameliyatın yeri nedir? Tedavide kararı etkileyen nelerdir?
“Beynin kafatası içerisinde korunmuş ve çok dar bir genişleme alanının olması nedeniyle en ufak bir tümör beyni rahatsız eder. Beyin cerrahları da kafatasının ya da beynin içerisinde olan tümörden çok hoşnut olmazlar. Bu hem hastaya çok zarar verir hem de hastanın beyninin fonksiyonlarının yapılmasına engel olur. O nedenle görülen tümörleri çıkarmak isteriz. Ama özellikle görüntülemedeki son teknolojilerle hastaya en az zararı verecek ve hastanın beyninin fonksiyonlarının devamını sağlayacak bir cerrahi ya da tedavi yöntemi düşünülür. Bazen beyin tümörü çok küçüktür ve hastaya hiç zarar vermiyordur. İyi huylu olduğu konusunda da hem fikirizdir. O zaman bu hasta 6 ay-1 yıl aralıklarla takip edilir. Film istenir ve tetkikler yapılır. Ama bazı tümörler hemen ameliyat olunmasını gerektirir. Bu ancak hastanın öyküsünün iyi bir şekilde alınması, iyi bir muayene ve teknolojik görüntüleme teknikleri kullanılarak mümkündür. Hastaya doğru karar verildikten sonra tedavi yapılır.”

BEYİN CERRAHİSİNDE KISMEN KAPALI AMELİYATLAR

. Cerrahi teknik alanında ne tür yöntemler var? Beyin cerrahisinde kısmen kapalı ameliyatlar mümkün müdür?
“Türkiye’de yetişen beyin cerrahları, özellikle yurt dışına gidiş gelişlerinin çok olması, büyük hocalarının yol açması doğrultusunda beyin cerrahisinde üst düzey bir hizmet vermektedirler. Hekimlerin çoğu her türlü ameliyatı her türlü hastane koşullarında yapmaktadırlar. Ayrıca teknolojik gelişmeler beyin cerrahlarına çok yardımcı olmaktadır. Tümörün hemen hepsini çıkarmaya yönelik çabalar olmaya başlamıştır. Kafatasını daha küçük açarak, mikro invaziv denilen küçük aralıklardan girip tümörün çıkarılması hedeflenir. Bu, hastaların uzun süre hastanede kalmasını engeller. Bunun yanında kozmetik açıdan; şekil bozukluğu, cilt, saç ve yüz açısından daha iyi sonuçlar alınmasına neden olur. Normal dokuya da böylece daha az zarar verilir.

MR ve nöro-navigasyon denilen ameliyata giderken nereyi nasıl tedavi edeceğimize dair yol gösterici bir takım araçlar kullanılır. Bu araçlar tümörün göz siniriyle olan uzaklığına, ana damarla olan yakınlığına dair bilgiler verir. Hastaya ameliyat yapılırken nöro-monitörizasyon o bölgelerde sinyaller verir. Biz de o bölgelerde daha dikkatli cerrahi işlem uygularız. Hasta önce uyutulur, sonra gerekli işlemler yapılıp uyandırılır ve hasta ile konuşularak ameliyat yapılır. Hastaya bir takım kartlar gösterilir hatta şarkı söylettirilir. Onlarda en ufak bir tekleme olursa hassas bölgeye geldiğimizi anlar, dikkatli oluruz. Bütün amaç, sağlam dokuya zarar vermeden tümörü çıkarmaktır. Bu hem hastaların güvenliğini sağlar hem de hekimlerin rahat çalışmasına imkan verir.”

BEYİN AMELİYATLARINDAKİ BAŞARI

. 20 yıl öncesi ile kıyaslandığında beyin cerrahisi ameliyatları Türkiye’de ve dünyada başarı oranlarını ne ölçüde arttırdı?
“Eskiden beyin cerrahisinde ameliyat olan kişiye ölecek diye bakılırdı. Şimdi ise ameliyat sonucunda ölme oranı çok düştü. Türkiye beyin cerrahları olarak çok başarılı sonuçlarımız var.”

. Beyin ameliyatı olmaya en çok hangi ülkelerden hastalar geliyor?
“Bulgaristan, Kosova, eski Yugoslavya, Rusya, Ukrayna ile Orta Doğu ve Afrika’dan hastalar gelmektedir. Beyin cerrahlarının temel işlemi sadece ameliyat değildir. Onkologlar, radyoterapistler, ağrı, yoğun bakım ve fizik tedavi uzmanları ile tam bir ekip olarak çalışılır. Genellikle hasta tanısını almış olarak gelir. Hasta muayene edildikten sonra tedavisi yapılır ve bütün sonuçlarını alarak ülkesine geri döner.”

ŞİFACILARA DİKKAT!

. Bazı hastalar bu kadar gelişmeye rağmen şifacılarda çözüm arıyorlar. Bu konuda beyinle ilgili ameliyat geçirmesi gereken, beyinde bir tümörü olan hastalara ve hasta yakınlarına neler önerirsiniz?
“Cerrahi, tedavi ve kemoterapi açısından güvenilir durumdayız. Beyin dışındaki kafatası ile özel bir koruma sistemine sahiptir. Bu bariyeri yıkmakta bazen çok zorlanılır. Damardan ilaç verildiğinde o ilacın kan beyin bariyerini geçmesi mümkün olmamaktadır. Tümör ilaçlarını kullanırken bile çok seçiciyizdir. Özellikle şifacıların kullandığı bir takım ot, mantar ve ilaçların kan beyin bariyerini geçmesi mümkün değildir. Ayrıca bizim tedavimiz çok pahalı bir tedavidir. Bu kadar kolaysa neden gelişmiş ülkeler bu ilaçları alıp kendi ülkelerinde kullanmıyor diye düşünmek gerekir. Şundan emin olunmalıdır ki; beynin bir kan beyin bariyeri vardır ve bu bariyeri geçen çok az ilaç ve bitki vardır. Günümüz koşullarında bilim iyi bir cerrahi, iyi bir radyoterapi ve kemoterapinin kullanılmasını göstermektedir.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Kalçanızdaki Ağrı Dinlenmeyle Geçmiyorsa

Ağrı ile kendini gösteren ve omurgayı etkileyen romatizmal hastalık “Ankilozan Spondilit”, belirtileri nedeniyle genellikle bel ...