Menu
Anasayfa » Göz Sağlığı » Damlasız Katarakt Ameliyatı Kimlere Uygulanır

Damlasız Katarakt Ameliyatı Kimlere Uygulanır

Yabancı ülkelerden Türkiye’ye hastalar hangi tedavileri olmaya gelir? Damlasız katarakt ameliyatı nedir? Katarakt ameliyatı olması gereken hastaya damlasız katarakt ameliyatı uygulanabilir mi? Yoksa belli gruplara mı daha çok uygulanan bir yöntem? Yöntemin yan etkisi var mı? Günümüzde lazerle ilgili ne gelişmeler var? Artık kaç dereceye kadar miyop, hipermetrop ve astigmatlara lazerle tedavi imkânı var? Presbiyopi denilen problemin tedavisinde gelişme var mı? Lazer dışında başka hangi tedavi imkânları var ve bu tedaviler kimler için?

İstanbul Cerrahi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı ve Bölümü Başkanı Op. Dr. Sinan Göker görmedeki kırma kusurlarının tedavisi ve damlasız katarakt ameliyatını Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

. Yabancı ülkelerden Türkiye’ye hastalar hangi tedavileri olmaya gelir?
“Yurt dışından hastalar ilk göz tedavisi için Türkiye’ye gelmeye başladı diyebilirim. 1998 yılında Almanya’da başladı sonra diğer Kuzey Avrupa ülkeleri ve Hollanda gibi birtakım ülkelere dağıldı ve çok sayıda hasta gelmeye başladı. Ülkelerinde sigortanın ödediği hastalıklar için hastalar Türkiye’ye gelmez. Kendilerinin ödedikleri tedaviler daha ucuz ve aynı kalitede ise Türkiye’ye gelirler. Bu hastalıklar içinde ise lazer tedavileri, diş, saç ektirme ve plastik cerrahi başı çekiyor.”

‘‘HASTANIN GÜNLÜK YAŞAM KALİTESİ ARTTI’’

. Damlasız katarakt ameliyatı nedir?
“Damlasız katarakt ameliyatı, katarakt ameliyatlarındaki en son gelişmedir. Bütün dünyada iki senedir 400’e yakın doktor tarafından uygulanıyor. Uygulayan doktor sayısı hızla artıyor. Katarakt ameliyatından sonra göze bir ay kadar kortizonlu, antibiyotikli, gözü korumak için gözyaşı damlaları gibi çok sayıda damla damlatılır. Bir ayda aşağı yukarı 400 kere damlatılır; bazen günde 12-15 defa damlatılması gerekir. Bu durum hastanın yaşam kalitesini düşürür. Ameliyat ağrısız ve kolay bir ameliyattır; 10 dakikada biter. Ertesi gün hastanın gözü açılır ve hasta görmeye başlar. İşine geri dönebilir fakat sonra bir ay damla damlatmak gibi bir zorluk vardır. İşte damlasız katarakt ameliyatıyla bu zorluk ortadan kalktı. Damlasız katarakt ameliyatında göze dışarıdan damlatılan damlalar, depo formu bir kombinasyon olarak yani ilaç olarak üretildi. Bu ilaç ameliyat bitiminde gözün içine enjekte edilir. Gözün içini vitreus denilen jel gibi bir madde doldurduğu için ilaçlar orada kalır ve yavaş yavaş salınır. Ertesi gün hasta kontrole geldikten sonra normal hayata döner ve artık hiçbir şekilde gözüne damla kullanmasına gerek kalmaz.

Gözün içine verilen ilaçların yoğunluğu dışarıda damlatılana göre daha yüksek olur. Koruyuculuğu da etkisi de daha fazladır. Dışarıdan damlatılan damla, gözyaşı kornea tabakasının içinden geçerek gözün içine gitmelidir. Ancak gözün içine çok az bir miktarı gidebilir; emilip gözün içine gitmesi için çok sayıda damla damlatmak gerekir. Damlaların içerdiği kimyasallar gözün ön yüzeyini bozar, gözü kurutur. Çok iyi bir ameliyattan sonra damlaların etkilerinden dolayı hastanın gözü kızarabilir, batabilir ve hastadan şikâyet gelebilir. Artık bu problemler ortadan kalktı. Hasta bir ay boyunca damla damlatmadığı için göz yüzeyinde bozulma sona erdi. Ayrıca hastanın günlük yaşam kalitesi de arttı.”

Op. Dr. Sinan Göker

Op. Dr. Sinan Göker

YAN ETKİSİ YOK

. Katarakt ameliyatı olması gereken hastaya damlasız katarakt ameliyatı uygulanabilir mi? Yoksa belli gruplara mı daha çok uygulanan bir yöntem? Yöntemin yan etkisi var mı?
“Hemen hemen herkese uygulanabilir. Çok önemli bir yan etkisi yoktur. Bazı hastalarda ilk gün için hafif bir göz tansiyonu çıkartabilir. Ama bunun önlemi alınıp hastaya göz tansiyonunu düşürücü ilaç verilir.”

. Günümüzde lazerle ilgili ne gelişmeler var? Artık kaç dereceye kadar miyop, hipermetrop ve astigmatlara lazerle tedavi imkânı var?
“Lazerde en iyi, en geçerli ve başarılı teknik, dünyada da yaygın olan, lasik ve femtolasik yani femtosecond lazerle kapak kaldırılarak yapılan yöntemdir. Uygulanan lazer profil olarak en iyi ve başarı oranı en yüksek teknik (wavefront)’tir. No touch, smile gibi başka teknikler de gelişti ancak bunlar lasik tekniğinin başarısını yakalayamadı. Lasik yöntemini, aşağı yukarı 10 numaraya kadar miyoplara ve 7 numaraya kadar astigmatlara yüzde 95 başarıyla uygulanmaktadır. Hipermetropları düzeltmek oldukça zordur; 4 numaraya kadar ameliyat yapılıyor ama ben özel teknikler kullanıyorum ve 7 numaraya kadar yüzde 95 başarıyla düzeltebiliriz.”

‘‘PRESBİYOPİDE AMAÇ UZAĞI BOZMADAN YAKINI DÜZELTMEKTİR’’

. Yaşa bağlı yakını görmekte zorlanan (presbiyopi) kişilerin tedavisinde gelişme var mı?
“Korneada hem yakını düzeltmek, hem uzağı bozmadan yakını düzeltmek çok zordur. Çünkü aynı korneada 1 tane optik yüzey vardır. Presbiyopi için yeni teknikler denendi fakat sonuç vermeyince başa geri dönüldü. Ama şu an Türkiye’de yeni bir yönteme başladık. Presbiyopide amaç uzağı bozmadan yakını düzeltmektir. Presbiyopi, normal lasik yöntemi gibi, her göze 5 dakika 5 dakika olmak üzere iki göze uygulanır. Sadece yakını göremeyenlere değil; uzakta problemi olup da 40 yaşından sonra bir de bunun üzerine yakın başlayan hastalara da yapılır. 2 numara uzak yakın gözlük kullanan hastaların da aynı seansta uzak ve yakını düzeltilebilir. Yüzde 90 başarıyla bu lazerle yapılır. Miyoplarda bu oran yüzde 97’yi bulabilir. Presbiyopi son 5 yılda yüzde 90 a gelebildi hatta yüzde 92 ye doğru çıkmaya başladı.”

LAZER DIŞINDAKİ TEDAVİLER

. Lazer dışında başka hangi tedavi imkânları var ve bu tedaviler kimler için?
“Lazerle 10 numaraya kadar miyop, yediye kadar da hipermetrop tedavi edilir. Bunun üzerindeki numaralara göz içi mercek lens takılır. Bu teknoloji de oldukça ilerledi. Eski göz içi lens ile aşağı yukarı 18 numaraya kadar miyoplar düzeltilirken yeni lens sayesinde 30 numaraya kadar miyoplar düzeltilmektedir. Eski göz içi lenslerle astigmatları 4 numaraya kadar düzeltebilirdik, yeni göz içi lens ile 7 numaraya kadar astigmatları düzeltebiliriz. Ayrıca 40 yaşın üzerindeki yüksek miyoplara da uygulayabiliriz. 50 yaşında, 15 numara miyop bir hasta ve kataraktı yok ise bu hastaya normal lens taktığımızda uzak sıfırsa 50 yaşında olduğu için okuma gözlüğü gerekir. Yakını da düzelten yüksek miyop göz içi lensleri çıktı. Başarı oranı da oldukça yüksektir. Aşağı yukarı 5 dakikalık bir operasyondur. Göz damlayla uyuşturulur, aynı anda astigmat da düzelir ve ertesi gün gözünü açtığımız hasta hemen görmeye başlar. Önce bir göz, ertesi gün diğer göz ameliyat edilir.

Yüksek miyoplarda retinadaki problemlerden dolayı görme yüzdesi düşük olurdu. Mesela 15 numara miyop bir hasta normal bir insan gibi yüzde yüz göremez, maksimum yüzde 60 görür. Bu hastalara göz içi lens takıp numarasını da sıfırladığınız zaman görmesinde yüzde 50-60-70-80 artış olur. Aşağı yukarı 30 puana kadar görme arttırılır. Sadece kozmetik olarak numarası düzlemiş olmaz görme kalitesi ve yüzdesi artar. Daha önce göremediği küçük cisimleri, daha uzağı görebilir.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Coronavirus’ün İlk Belirtisi Gözde Olabilir

Yeni Coronavirus (COVID19) sorununun giderek büyüdüğü son günlerde bu virüsün solunum sisteminin yanı sıra göz ...