Menu
Anasayfa » Göz Sağlığı » Kornea Hastalıkları ve Kornea Nakli

Kornea Hastalıkları ve Kornea Nakli

Kornea tabakası nedir? İşlevi nedir? Kornea Hastalıkları Nelerdir? Kornea nakli gerektiren durumlar nelerdir? Kornea nakli kimlere önerilir? Kornea nakli nasıl yapılır? İki göze aynı anda kornea nakli yapılabilir mi? Kornea nakli yapılan hastalarda görme ne oranda düzelir? Her hastada yüzde 100 başarı oranı sağlanır mı? Keratokonus nasıl bir hastalıktır? Kaç yaş grubunda görülür? Yaygınlığı nedir? Kişi gözünde keratokonus olduğunu anlayabilir mi? Keratokonus belirtileri nelerdir? Korneanın reddi gibi bir durum söz konusu olabilir mi?

Dünya Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu bu soruların yanıtlarını Sağlığım İçin Herşey’de verdi.

. Kornea tabakası nedir? İşlevi nedir?
‘‘Kornea tabakası, gözün renkli kısmının önünde bulunan kubbe şeklindeki merceğin adıdır. Gözdeki en büyük mercektir. Işığın ve göze gelen görüntünün, retinaya yani film tabakasına odaklanmasını sağlar. Bu merceğin şeffaflığında ya da şeklindeki bozuklukta, görmede kalıcı olarak hasar meydana gelebilir.’’

KORNEA HASTALIKLARI

. Kornea Hastalıkları Nelerdir?      
‘‘Kornea hastalıkları arasında en sık karşılaşılan, enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar göz nezlesi, alerjik hastalıklar, kuru gözler ve gözyaşının yetersiz olması gibi durumlarda karşımıza çıkabilir. Ayrıca korneanın şeklinin bozulduğu hastalıklar vardır. Bunlar;

. Keratokonus: Gençlerde fıtıklaşmayla ortaya çıkan durumdur.

. Distrofi: Kalıtsal bazı hastalıklardan dolayı korneada bazı madde birikintileri olabilir. Birtakım metabolizma bozukluklarında da şeffaf dokuda bir takım maddeler birikir. Kornea, zaman içinde bu maddelerin birikmesiyle bulanık görebilir ya da kullanılan ilaçlar kornea dokusunda birikip görmeyi azaltabilir.

Bunların dışında şeffaflığın yitirildiği durumlar söz konusudur. Buna ülserler sonucu olan lekeler, kazalar, kimyasalla yaralanmalar neden olur. Evde kullanılan çamaşır suları, yüzey temizleyiciler, asitler ve kezzap gibi maddeler dikkatli kullanılmalıdır. Bu maddeler göze sıçrarsa anında gerekli müdahaleler yapılmalıdır. Bazı hastalıklarda dokunun kendi şeffaflığını sağlayan hücreler azaldığında ya da katarakt ameliyatlarında, göz tansiyonları ve glokom gibi hastalıklarda meydana gelen ödemlerden dolayı, şeffaflık bozulup kornea buzlu cama dönebilir. Bu durumlarda da görme kalıcı olarak hasar görebilir.’’

Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu

Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu

KORNEA NAKLİ GEREKTİREN DURUMLAR

. Kornea nakli gerektiren durumlar nelerdir? Kornea nakli kimlere önerilir?
‘‘Kornea, şeffaf bir dokudur ve şekli kubbe gibi olmalıdır. Kornea hastalıklarını, şeffaflığı bozan hastalıklar ve şekil bozukluğunun olduğu hastalıklar diye gruplandırabiliriz. Keratokonus  gibi birtakım şekilsel bozukluklar ya da kaza sonucu oluşan lekelerde, korneanın bombeliği bozulduğu zaman kişi net göremez. Gözlüklerle yeterli görüş alınamadığında ise kornea nakline ihtiyaç duyulur. Gözdeki lekeler, ülser, yara sonucu leke, kaza sonucu ya da yaralanma sonucu oluşan tüm lekelerde de görme kalıcı olarak bozulur. Ödem neticesinde doku su alıp şişerse, bu dokuda kalıcı buzlu cam görüntüsü oluşabilir. Korneada damar bulunmaz ve korneanın iç yüzeyinde gözü besleyen su vardır. Korneanın arka yüzeyinde pompa görevi gören hücreler bulunur. Bunların sayısı azaldığı zaman doku su alıp şişer yani bir tür rutubet oluşur. Bu durumlarda nakilleri üç başlık altında toplayabiliriz.’’

KORNEA NAKLİ NASIL YAPILIYOR?

. Kornea nakli nasıl yapılır?
‘‘Eski dönemlerde hastalar kornea naklini göz nakli olarak düşünürdü. Yapılan işlem göz nakli değildir; gözün önündeki şeffaf tabakanın yani kornea dokusunun değişmesidir. Korneanın yapısını basit olarak şeffaf bir duvar gibi düşünebiliriz. En dıştaki yapıya stoma denir. En altında, duvar kâğıdı gibi bir tabaka vardır. Eskiden tümüyle değiştirilir; dikişler konulurdu. Dikişler 1-2 yıl kalırdı ve hastal yüksek astigmat, dikiş problemi, dokunun kaza sonucu yeniden kopması gibi ciddi problemler yaşardı. Hastalıkların büyük çoğunluğunda dokunun duvar kâğıdına bakılır. O duvar kâğıdı ve üzerindeki hücreler sağlamsa o zaman duvar kâğıdı yerinde bırakılıp ön tarafı değiştirilir. Eğer sadece hücreler bozulmuşsa arkadan küçük bir delikten gözün içine girilip arka yüzeydeki hücreler soyulur. Oradaki delikten endoskopik bir ameliyat gibi yeni doku koyulur ve havayla yapıştırılır.’’

. Bağışlanmış korneaya ihtiyaç oluyor mu?
‘‘Tüm ameliyatlar korneadan yapılıyor. Doku miktarında ya tüm doku kalınlığı ya da sadece incecik bir zar tabakası kullanılır. Ön tarafı değiştirildiğinde ön lameller denilen keratoplasti tekniği kullanılır. Bunlarda doku ret ihtimali sıfırdır. Tüm organ ve doku nakillerinde eğer tek yumurta ikiziniz değilse doku reddedebilir. Ancak korneada damar olmadığı için vücut yabancı dokuyu tanımakta şanslı davranır. Tabii her zaman ret ihtimali vardır. Ret ihtimalini azaltmak için hücreleri yerinde koruyup ön tarafı değiştirirseniz kendi hücreleriniz o dokuyu beslediği için vücut o dokuyu hiç yabancı olarak algılamayacak ve ömür boyu o doku yerinde kalabilecektir.’’

‘‘İKİ GÖZE AYNI ANDA KORNEA NAKLİ YAPILMAZ’’

. İki göze aynı anda kornea nakli yapılabilir mi?
‘‘İki göze aynı anda kornea nakli kesinlikle yapılmaz. Her ameliyatın potansiyel riskleri vardır. Ameliyat sonrasında doku reddi olmasa dahi iyileşme süreci, hastanın görmesine kavuşma süreci ya da enfeksiyon gibi birtakım riskler mevcuttur. Bu risklerin olmaması için yapılan ameliyatın tekniğine göre 3-6 ay arasında beklemek gerekir. Arka nakillerde ise iyileşme süreci çok hızlıdır. Dikiş konulmadığı için sadece arka duvarı değiştirilir. Hastalar 1 hafta -1 ay arasında normal hayatlarına dönebilirler ve hemen görmeye başlayabilirler.’’

. Kornea nakli yapılan hastalarda görme ne oranda düzelir? Her hastada yüzde 100 başarı oranı sağlanır mı?
‘‘Koyulan doku, şeffaf olarak fonksiyonuna devam ederse bu başarı olarak kabul edilir. Hastalar kornea naklini eğer görmek için olmuşlarsa, bu durum iyi görme açısıyla kıyaslanırsa gözün diğer dokularının da (film tabakasının, sinirlerinin, damarlarının) normal olması gerekir. Orada bir aksaklık varsa hasta o aksaklığın izin verdiği kadar görecektir. Keratokonus gibi sadece şekil bozukluğu ya da ülser gibi leke olduğu durumlarda sağlam hastanın potansiyel olarak ne kadar görebileceği kestirilebilir. Sonuçta kornea dışında tüm dokular özellikle sinirler ve retina tabakası sağlamsa hedefimiz yüzde 100 görmektir.’’

‘‘KERATOKONUS, 10-15 YAŞ GRUBUNDA BAŞLAYABİLİR’’

. Keratokonus nasıl bir hastalıktır? Kaç yaş grubunda görülür? Yaygınlığı nedir? Kişi gözünde keratokonus olduğunu anlayabilir mi? Keratokonus belirtileri nelerdir?     
‘‘Keratokonus, uzak görmeyi bozarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Gözde, gözlükle düzelmeyen bir görme bozukluğu vardır. Eskiden bu hastalık çok iyi teşhis edilemediği zaman tembellikten söz edilirdi. Günümüzde özellikle 10’lu yaşlardan sonra 10-15 yaş grubunda başlayabilir. Astigmatı olan bir hastada yüzde 100 görme elde edilemiyorsa, aksi ispat edilene kadar bu keratokonus olarak kabul edilebilir. Teşhisi kolay bir hastalıktır. Koroner tomografi filmi çekildiğinde, hastalığın başlayıp başlamadığı görmeyi etkilemeden anlaşılır. Keratokonus, akrabalar arasında, özellikle kardeşler arasında görülür. Bir kardeşte varsa diğer kardeşte görülme riski 5 katı artar. Babadan oğula, anneden oğula geçebilen bir hastalık olarak değerlendirmemek gerekir. Kardeşlerin birinde bir keratokonus varsa ailenin diğer bireylerini de taramak gerekir.

Korneanın merceği, dışarı doğru sürekli fıtıklaştığı için korneanın ön tarafı kubbeli özelliğini kaybeder ve hastalar bu şekilde gözlükle net göremezler. Keratokonus ilerleyici bir hastalıktır. 40’lı yaşlara kadar ilerleyebilir. Hastalar gözlükle net göremezler. Günümüzde tedaviyle ilerleme durdurulabilir. 10 yıldan beri Crosslink denilen kornea dokusunu güçlendiren bir tedavi mevcuttur. Daha önce hastalık doğal seyrinde gidiyordu. Bugün hastalığı durdurma tedavisi yüzde 90-95 oranında başarılıdır. Hasta gözlüklerle iyi göremezse kontakt lens ya da sert gaz geçirgen lens verilir. Hasta, lenslerle de rahat edemeyip onları takamazsa kornea içine halka denilen başka tedavi uygulanır. Hasta tüm bu tedavi şekillerinde hâlâ iyi göremiyorsa sonuç nakil olur.’’

KORNEANIN REDDİ SÖZ KONUSU MU?

. Korneanın reddi gibi bir durum söz konusu olabilir mi?
‘‘Korneanın reddi, yabancı dokunun vücut tarafından farkedilip, onu atma çabasıdır. Bu durum gribal bir enfeksiyona benzetilebilir. Gözde kızarıklık, bulanık görme, ağrı, ışık hasarı gibi problemlerle ortaya çıkar. Eğer hasta erken gelirse hasarın yüzde 90’ı ilaçlarla tedavi edilir. Her doku, ret atağı yetmezliğiyle sonuçlanmaz. Hastalar doku reddi konusunda bilgilendirilir. Görmede azalma, kızarıklık veya ışık hassasiyeti olursa doktoruna başvurmalıdır. Erken müdahaleyle ret ihtimali yüzde 90 durdurulabilir. Doku reddederse, reddeden sadece hücreler olduğu için hücre nakli yapılabilir. Hücre nakli ile tüm dokunun değişmesine gerek kalmadan hasta tekrar görür hale getirilir.’’

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

5 Adımda Doğru Güneş Gözlüğü Seçimi

SAHTE GÜNEŞ GÖZLÜKLERİNE DİKKAT! Ozon tabakasındaki incelme nedeniyle güneşin zararlı ışınları gözlerimizi her geçen gün ...