Menu
Anasayfa » Görüntüleme Yöntemleri » Mamografinin Meme Kanserindeki Yeri

Mamografinin Meme Kanserindeki Yeri

Mamografideki kanser riski nedir? Mamografinin meme kanserindeki yeri nedir? Kadınlar meme taramasında ne sıklıkta mamografi ya da ultrasona girmelidir? Ailede meme kanseri riski bulunmasının ve yaşın bu taramalarda önemi nedir? Meme MR’ı neyi gösterir? Tomosentez yöntemi nedir? İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Radyoloji Klinikleri Koordinatörü Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş mamografi ve bilgisayarla tomografi hakkındaki sorularımızı Sağlığım İçin Herşey’de yanıtladı.

‘‘MAMOGRAFİDEKİ ZARARLI IŞINLARIN ETKİSİ ÇOK DÜŞÜK’’

. Mamografideki kanser riski nedir? Mamografinin meme kanserindeki yeri nedir?
“Dünyada kadınlardaki en önemli ölüm nedeni meme kanseridir. Meme kanseri kanserler arasında birinci sıradadır. Bütün kanserler arasında da bazı ülkelerde erkekler de dahil olmak üzere ikinci sıradadır. Bir kadında hayatı boyunca meme kanseri olma riski vardır. Her sekiz kadından biri meme kanseri olabilir. Amerika’da her yıl 180 bin kişi meme kanserine yakalanıyor; 40 bin kişi de meme kanserinden ölüyor. Ancak sevindirici bazı gelişmeler de yaşanıyor; Amerika’da 2.5 milyon meme kanseri hastası tamamen sağlığına kavuşmuştur. Bu insanlar sağlıklarına mamografi sayesinde kavuştu. Çünkü erken teşhis özellikle kanser için hayat kurtarır. Mamografi, meme kanserini klinik olarak saptanmadan iki sene önce fark etmeyi sağlar. Bu dönemde ameliyat edilebilirse, meme koruyucu cerrahiden başlanarak kemoterapi, radyoterapiye kadar hastalar meme kanserinin yıkıcı etkisinden kurtulabilirler. Yapılan çalışmalar mamografideki zararlı ışınların kanser yapıcı etkilerinin ihmal edilebilecek kadar düşük olduğunu göstermiştir.”

‘‘40’IN ÜZERİNDEKİ HER KADIN YILDA 1 KERE MAMOGRAFİ KONTROLÜNDEN GEÇMELİ’’

. Kadınlar meme taramasında ne sıklıkta mamografi ya da ultrasona girmelidir? Ailede meme kanseri riski bulunmasının ve yaşın bu taramalarda önemi nedir?
“Türkiye’de yaşı 40’ın üzerinde olan her kadın 70 yaşına kadar yılda bir kere mamografi kontrolünden geçmelidir. 70 yaşından sonra meme kanseri olunmayacağı anlamına gelmez; ancak sağlık ekonomisi açısından 70 yaşı üzerinin taranması şu an için uygun görülmemektedir. 40 yaşın altındaki kadınlar, çocuk doğurma yaşında olduklarından salgı bezleri daha fazladır. Mamografi, dens olarak tarif edilen yoğun memeleri gösteremez. Bu yaş grubunda radyasyonun zararlı etkileri daha fazla, meme kanser riski de oldukça düşüktür. Ancak meme kanserine yol açtığı bilinen bazı genetik durumlar eğer hastada varsa mamografi muayenesi 20 yaşına kadar düşebilir. Ailede, mesela annede meme kanseri gelişmişse, annenin meme kanseri olduğu yaştan 10 yaş öncesinde mamografi kontrolleri başlar. Hasta çok sık mamografi çekilmesin diye bir MR bir yıl mamografi çeken yerlerde bulunmaktadır.”

Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş

Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş

‘‘BAZI LEZYONLAR SADECE MR’DA GÖRÜLÜR’’

. Meme MR’ı neyi gösterir? Tomosentez yöntemi nedir?
“Tomosentez esasında bir mamografidir. Mamografiler eskiden konvansiyonel mamografiler olarak adlandırılırdı: Bu cihazlardan Türkiye’de hemen hemen hiç kalmadı. Sağlık Bakanlığı çok sayıda yeni cihaz aldı. Mamografiler eskiden filmlere çekilirdi; daha sonra dijital mamografi çıktı. Dijital mamografi film kullanmayan sadece dedektör kullanan röntgen cihazlarıdır. Bunlardan alınan doz yüzde 30 oranında daha düşüktür. Tomosentez, mamografi cihazına özel bir eklentidir. Mamografi cihazı tomosentez ile hızla, sağdan sola doğru hareket eder ve memeye birer milimetrelik kesitlerle her bir kesitin içine bakılabilir. Tomosentez mamografinin bir ileri teknolojisi ise kontrast mamografidir. Hastaya damardan bir ilaç verilir. Bazı lezyonlar mamografide gözükmez; sadece MR’da görülür. Bir memesinde kanser olan bir kadının diğer memesinde de kanser olma ihtimali çok fazladır; buna çok odaklılık denir. Mamografide bir kitle tespit edildi, biyopsi yapıldı ve kanser tanısı varsa; ameliyattan önce meme MR’ı çekilerek başka yerde ya da öbür memede de ya da aynı memenin birçok yerinde var mı bu tespit edilir.”

‘‘DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ TELE-TIP PLATFORMUNA SAHİBİZ’’

. Merkezi röntgen uygulaması başladı. Bu kapsamda İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde mamografi çektiren bir kadının Fatih Sultan Mehmet Devlet Hastanesi’nde de sonuçlarını görebiliyorsunuz. Başka neler yapılıyor?
“Tele-tıp uygulaması çıktığında dünyanın en büyük ve en ileri tele-tıp uygulamasıydı. Dünyada 7 milyon kişinin görüntüleri ile bütün tıp kayıtlarını bir sistemde birleştiren ve internet ortamında görülmesini sağlayan hiçbir sistem yoktu. Bu sistem iki yıl önce Türkiye’de pilot çalışmalar yürütüldükten sonra Sağlık Bakanlığı e-nabız sistemine dönüştü. E-nabız sisteminde tüm hastanelere erişim sağlandı. Artık her zaman, her yerden, her şekilde hastaların laboratuvar verilerine, görüntülerine EKG’lerine yani dijital hale çevrilebilen her şeye doktorlar ve hastalar sahip olabilirler. Dünyanın en gelişmiş, 80 milyon kişiyi kapsayan tele-tıp platformuna sahibiz. Türkiye’de dijitalleştirme oranı yaklaşık yüzde 100’e yaklaşmış bulunmaktadır. E-nabız sistemi tam fonksiyon göstermeye başladığı zaman herkes bu sitemleri kullanacak. Elektronik sistemler bütün bu israfların önüne geçecek.”

. Kişiler, kendi görüntüleme yöntemlerinin arşivini nasıl tutmalılar? Görüntüleme yöntemi ve teknolojinin geldiği nokta açısından önerileriniz nedir?
“Hastaların kayıtları merkezi sağlık otoritesi tarafından Bakanlık’ta tutulmaktadır. Bunlar için çok büyük sistemler kurulmuştur. Sağlık verileri bizim tutamayacağımız kadar büyük verilerdir. Vatandaşlar veri saklama konusunda endişe etmemelidirler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Gebelikte Röntgene Dikkat!

Gebelik, gerek anne gerekse bebek sağlığı için oldukça dikkat gerektiren bir süreç. Bu dönem, hem ...