Menu
Anasayfa » Genel Cerrahi » Ameliyatsız Rektum Kanserinin Tedavisi

Ameliyatsız Rektum Kanserinin Tedavisi

Rektum kanseri nedir? Toplumumuzda ne sıklıkta rastlanır? Daha çok hangi yaş grubundaki ve hangi cinsteki kişilerin sağlığını tehdit eder? Rektum kanseri ne tür belirtilere yol açar? Rektum kanserinin evresine göre ne tür tedavi seçenekleri vardır? Ameliyatsız tedavinin tüm tedavi seçenekleri arasında yeri nedir? Rektum kanserinin ameliyatsız tedavisinde ekipte kimler olur? Rektum kanserinin ameliyatsız tedavisinin hastaya sağladığı avantajlar nelerdir?

Liv Hospital Ulus Genel Cerrahi Kliniği Direktörü aynı zamanda hastanenin Medikal Direktörü ve İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu merak edilen soruları Sağlığım İçin Herşey’de yanıtladı.

. Rektum kanseri nedir? Toplumumuzda ne sıklıkta rastlanır? Daha çok hangi yaş grubundaki ve hangi cinsteki kişilerin sağlığını tehdit eder?
‘‘Rektum, kalınbağırsağın son kısmıdır. Rektum kanseri, makatın dışkılama fonksiyonunu üstlenmiş olan son kısmında görülen kanser türüdür. Kadın ve erkek cinsinde zaman zaman meme, prostat ve akciğer kanserleri yer değiştirse de dünyada ve ülkemizde 3. sıklıkla kolorektal kanserler gelir. Rektum kanseri bu nedenle çok önem kazanmış olan bir hastalıktır. Özellikle son kısımda yer aldığı için çok önemlidir. Çünkü o bölgede hem dışkılama fonksiyonları yer alır hem de o bölgenin hemen yanından cinsel ve işeme fonksiyonlarının sinirleri geçer. Sık görülen bir tümör cinsidir. Özellikle 5. ve 6. dekatlarda karşımıza çıkar. 50- 60 yaş grubunun hastalığı olsa da 80- 85 yaşında ve18-20 yaşında hastalarda da görülmektedir. Kadın ve erkek eşit oranda tutar.’’

REKTUM KANSERİNİN BELİRTİLERİ

. Rektum kanseri ne tür belirtilere yol açar?
‘‘Aslında 50 yaşını geçen kadın erkek herkesin kolonoskopi yaptırması zorunlu olmalıdır. Çünkü bunlar poliplerden gelişir; polip safhasında yakalanabilirse kansere dönüşmeden ortadan kaldırılmış olur. Daha çok tümör ortaya çıktığı dönemlerde karşımıza çıkar. Aslında ilerlemiş olur. Kalın bağırsağın son bölgesi olduğu için bu bölgeden geçerken dışkı, tümöre çarparak kanatır ve dışkının üzerinde çizgi şeklinde kan görülür. Veya ciddi anlamda kabız olunduğunda o sertleşmiş dışkı tümörü kanattığı zaman dışkılama öncesinde, esnasında veya sonrasında kan görülür. Sık tuvalete gitme ihtiyacı duyulur. Çünkü beyin, tümörü dışkı gibi algılar. O yüzden hasta tuvalete gider oturur ıkınır çıkaramaz ve yaklaşık 25-30 defa tuvalete gitme ihtiyacı doğar. Yine tümör oraları kapatacağı için dışkı tümörden geçemeyince kalem gibi incelir ve tesbih tanesi gibi dökülür. İnsanlar genellikle rektumla beraber çok ıkınmadan dolayı hemoroidal hastalık da olduğu için hep hemoroid olduğunu zanneder. Ayrıca hassas bir bölge olduğu için, muayenesinin parmakla ya da kolonoskopi ile yapılması kültürel olarak çok sıkıntılıdır. Küçüklükten beri yaşanan kötü espriler nedeniyle insanlar hekime gitmek istemezler ve hemoroid  ilaçlarıyla geçiştirmeye çalışırlar. Bu, hastalığın daha da ilerlemesine sebebiyet verir. Hastaların genelikle karşımıza ileri kanserlerle gelmesi bu yüzdendir.’’

Prof. Dr. Oktar Asoglu

AMELİYATSIZ TEDAVİ İLK BREZİLYA’DA GÜNDEME GELDİ

. Rektum kanserinin evresine göre ne tür tedavi seçenekleri vardır? Ameliyatsız tedavinin tüm tedavi seçenekleri arasında yeri nedir?
‘‘Rektum, bir yumurtaya benzer; bir kabuğu, beyaz kısmı ve sarı kısmı vardır. Kolorektal cerrahlar olarak, kırılınca saçılıp akmaması için, bu yumurtayı kırmadan çıkartmak üzere yetiştirildik. Dünyada ilk olarak 1980’lerde yumurta pişirilip lop haline getirilirse kırılsa da tümör hücrelerinin saçılmadığını; yani nüks etmezdiğini öğrendik. Hastalığın katmanlarını da görüntüleme yöntemi MR ile birebir gördük. Orada lenf nodları var mı; pozitif mi negatif mi diye evrelendirdik. İlaç ve ışın tedavisi ile de bu yumurta pişirildiği zaman tamamen kaybolan hasta gruplarında tümörün hiç nüks etmediğini görmeye başladık. Dünyada ilk olarak 1996’da Brezilyalı bir kadın cerrah bu tümörleri takip etti. Önce ameliyatsız tedavi olmaz diye büyük bir kuşkuyla karşılandı ve metadolojisi eleştirildi. Çünkü ilaç ve ışın tedavisinden sonra 6 hafta kadar beklenip sonra o bölge yumurta kırılmadan çıkartılıp patalojiye gönderiliyor. Bugün için standart tedavi protokolüdür ve oradan çıkan sonuçlara göre tedavi belirlenir.

AMELİYATSIZ TEDAVİ NASIL BELİRLENİYOR?

Eğer tamamıyla silinmiş tümörler varsa onlarda hiçbir zaman tümör gelişmiyor ve geriye gelmiyor. Rektum ya tamamıyla iptal ediliyor ve hasta ömür boyu kalıcı torbayla yaşamak zorunda kalıyor veya aşağıya, büzgen kasları denilen bölgenin hemen üstüne bağlanıyor.  Rektum geni bir organ, oraya ince bir boru olarak kalın bağırsak getiriliyor. Hastanın ameliyattan sonra dışkı kaçırmaları, iç çamaşırlarında kirlenmeler, ishal atakları, boşalamama gibi bir takım dışkılama fonksiyonel bozuklukları oluyor. İşeme ve cinsel fonksiyondan sorumlu sinirlere çok yakın olduğu için özellikle erkek hastalar problem yaşıyor. Dünyada bu nedenle hasta gruplarını önceden seçebilme gündeme geldi. Çünkü hep patoloji kağıdından bu şekle dönüştüğünü anlayabiliyorduk. Şimdi bununla ilgili Amerika’da yapılan bir çalışmasıyı biz de izledik. Bu protokolün önce her katmanda yapılıp yapılmadığını dikkatle izledikten sonra sorunun ameliyattan önce silinip silinmediğini, o yumurtada dilimlenmiş şeklini MR’da gördüğümüzde içindeki lenf nodu ve duvarını değerlendirip değerlendirmeyeceğimize karar vermek istedik. Onların protokülünü aldık ve modifiye ederek geliştirdik. Hastanın alması gereken tedavi protokülünü öne çektik; bekleme süresini uzattık ve hastaların hem endoskopik olarak hem MR’la sürekli duvarını izledik. Bunları kayıt altına aldıktan sonra hepsini ameliyat ettik. 15 vaka yaptıktan sonra yüzde 95 oranında kimin ameliyata gitmeyeceğini seçebilir hale geldik. Bu pilot çalışma bittikten sonra hastalara bu tedavi başlatıldı ve şu anda yüzde 52 oranında ameliyatsız bir şekilde koruyabileceğimizi öngördük.’’

. Rektum kanserinin ameliyatsız tedavisinde ekipte kimler olur?
‘‘Ekipte bir radyolog, bir nükleer tıp uzmanı, bu bölgeyi ışınlayan radyasyon onkoloğu,  kemoterapiyi veren medikal onkolog ve cerrahın olması gerekir.’’

AMELİYATSIZ TEDAVİNİN AVANTAJLARI

. Rektum kanserinin ameliyatsız tedavisinin hastaya sağladığı avantajlar nelerdir?
‘‘Özellikle aşağıya yerleşen tümörlerde kalınbağırsak çıkartıldığı için kalıcı torbayla yaşamak hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak bozar. Bu hasta gruplarının içerisinden yüzde 50’si bu durumdadır. Yüzde 50 gibi hasta grubunun da hiç ameliyat olmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri mümkündür. Ayrıca organı korunmuş olduğu için ameliyatın kendine göre getirdiği cinsel ve işeme fonksiyonları da yerinde kalır. Ancak bu hastalar çok yakın takip edilmelidir. Çünkü dünya literatüründe 2 yıl boyunca hasta her 2 ayda bir görülmeli; duvar  endoskopik yöntemle takip edilmelidir. Duvarın o dilimlenmiş kısmı MR ile görülmeli ve yılda bir kere PET çekilerek bütün vücut sistematiği taranmalıdır. Bu sıkı protokolü kabul etmeyen hastalara uygulanamaz ve yine bunun kararını kurul verir. 4-6 kişilik kurul olmadan o hastaya ameliyatsız tedavi olabilirsiniz denemez.’’

. Ameliyatsız tedavi yöntemi şimdiye kadar kaç kişide uygulandı? Yurt dışından ya da şehir dışından bu tedavi için başvurmak mümkün müdür? Bu hastaların takiplerinde bir sorun çıkar mı?
‘‘Takip protokolüne uyan vakalarla yürümek zorunda olunduğu için yurt dışından ya da şehir dışında gelen hastanın takibinde bir sorun olmaz. Dünyada bu tedaviyi uygulayan merkez sayısı çok azdır ama sonuçları çok üst düzeydedir. Dünyada toplamda 2 bin 200-2 bin 500 arasında vaka vardır. En fazla vakayı barındıran yerler Brezilya, ABD ve Hollanda’dır.’’

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Ülserin Belirtileri ve Tedavisi

Sindirim sistemini etkileyen ülser, mide dokusunda meydana gelen yaralar ve iltihaplanmalar olarak kendini gösteriyor. Hayat ...