Menu
Anasayfa » Esra Kazancıbaşı ile Sağlık » Hastanelerin Otelcilik Hizmetlerinin Kalitesini Belirleyen 7 Nokta!

Hastanelerin Otelcilik Hizmetlerinin Kalitesini Belirleyen 7 Nokta!

Sadece deneyimli ve alanında uzman doktorları istihdam etmek yetmez. Tetkik ve tedavilerde tıp teknolojisinin en yeni, en gelişmiş cihazlarıyla hizmet vermek de. Hasta memnuniyeti yaratılmasında otelcilik hizmetlerindeki kalitenin büyük önemi de inkar edilemez. Doktorlarından, ameliyathanesinden veya yoğun bakım hizmetlerinden çok memnun kaldığınız bir hastaneye otelcilik hizmetlerindeki memnuniyetsizliğiniz yüzünden bir daha atım atmak istemeyebilirsiniz. Günlerinizin, belki de haftalarınızın geçtiği hastanede, kendinizi evinizdeki gibi rahat, güvencede ve mutlu hissedebilmeniz her şeyin önüne geçebilir.

1.Hastalara ve refakatçilere sunulan yemeklerin kalitesi, tadı nasıl? Miktarı doyurucu mu?

Bir hasta ve refakatçisi için en önemli konulardan biri, sağlık kuruluşunun sunduğu yemek ve kahvaltıdır. Hem sağlıklı beslenmeniz, hem de damak tadına sahip, yeterli öğünler almanız lazım. Ancak uygulamada, ameliyat geçiren hastaya gazlı bir besin olan nohut yemeği veren hastanelere de rastladım. Akşam yemeğini çay saati olarak bilinen 17.00’de dağıtan, haftada dört-beş öğün burgulu makarna  servis eden hastanelere de… Bir yakınımın bu yüzden artık burgulu makarna bırakın yemeyi, görmeye bile tahammül edemediğine ben tanığım.

2.Otopark ve vale hizmetleri bulunuyor mu?

Düşünün muayene olmak için gittiğiniz hastanede arabanızı park edecek yer bir türlü bulamıyorsunuz. Sokak sokak dolaşıyor, uygun bir yer arıyorsunuz. Muayene saatinizin  yaklaşmasının ve hala arabanızı park edecek bir yer bulamamanızın yarattığı stres de cabası. Aynı sorun yatarak tedavi gören hastaların ziyaretçileri için de geçerli.

3.Hastanenin havalandırma sistemi iyi mi? Odayı soğutma veya ısıtma sistemleri çalışıyor mu?

Havalandırma sistemi çalışmayan, yaz sıcağında hastaların buram buram terleyerek fenalaştıkları hastaneler olduğu ne yazık ki bir gerçek. Bir yataklı sağlık kurumunun hem havalandırma sistemi iyi çalışmalı, hem de hasta odalarının camları tehlike yaratmayacak şekilde açılıp içeri dışarıdan oksijen girmesi sağlanmalı.

4.Hastanede saç, sakal, kuaför hizmeti var mı?

Özellikle bu konu, hastanede üç günden uzun süre yatan hastalar açısından büyük ihtiyaç. Bazı hastaneler kendi kadrolarında kuaför hizmeti sunan kişileri istihdam ediyorlar. Hastaya saç, sakal hizmeti için dışardan eleman çağıran sağlık kuruluşları olduğu gibi, bu hizmeti vermeyen hastaneler olduğu da unutulmamalı.

5.Hastanenin kafeteryası 7/24 hizmet sunuyor mu?

İşte, önemli bir kriter daha! Çünkü hastanelerin kafeleri hasta yakınlarının ve ziyaretçilerin bekleme, dinlenme ve soluklanma yerleridir. Hastasının başında kimi zaman hiç uyumadan sabahı eden, arkadaş ve dostlardan gelen tüm telefonları yanıtlayan hasta yakınları yorgunluk ve uykusuzluktan düşen kan şekerlerini dengelemek amacıyla gecenin bir vakti bir şeyler yemek ya da  streslerini azaltmak için çay veya kahve içmek isteyebilirler.

6.Hasta odaları nasıl? Banyo ve tuvalet bakımlı ve temiz mi?

“Sterildir” tanıtımına inanıp hasta odalarını halıyla kaplayan hastanelere bile rastladım. Sondadaki bir problem sonrasında idrar ya da kan olan halıların süpürge ile temizlendiğine de bizzat gözlerimle şahit oldum. Banyosundaki eski naylon perdenin özellikle alt kısımlarının pislikten kahverengiye dönüştüğünü de üzülerek gözlemledim. Sadece bunlar mı? Tuvaletinde hastalar için tutunma yeri bulunmayan , camlarından içeri soğuk ve aşırı ses giren hasta odaları da bulunuyor. Hasta ve hasta yakını memnuniyeti için,  hasta odalarının bakımlı olması ve tedavi görenlerin kendilerini evlerindeymiş gibi hissedecekleri bir ortam sağlanması gerekiyor.

7.Hastanenin imkanları ve odanızın kullanımı konusunda yeterince bilgilendirildiniz mi?

Hasta odalarında teknolojiyi ve bilişim sistemlerini kullanarak hizmet sunan modern hastanelerimiz de bulunuyor. Mesela duvara yerleştirilen ekrandan dokunmatik olarak perdeleri veya ışığı açıp kapatabiliyorsunuz. Taburcu olmadan önce yol durumuna bakabiliyorsunuz. Bu tür olanaklar oldukça güzel ama hastaya mutlaka nasıl kullanılacağının da detaylı olarak gösterilmesi ve öğretilmesi gerekiyor.

Esra Kazancıbaşı Öztekin

sagligimicin@gmail.com

Not: Bu yazı 17 Mart 2018 tarihinde Yenibirlik Gazetesinde yayımlandı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Migren Hastalarına Mektup!

Sabah migren ağrısıyla uyandım. Kahvaltı sonrası ilaç almama rağmen ağrım bir türlü geçmedi. Başımda öyle ...