Menu
Anasayfa » Tiroit Hastalıkları » Tiroit Hastalıkları

Tiroit Hastalıkları

Tiroit kanserinin Türkiye’de görülme oranı nedir? Daha çok kaç yaşındakilerin sağlığını tehdit eder ve ne sıklıkla rastlanır? Tiroit kanserinin risk faktörleri ve belirtileri nelerdir? Elle muayene sırasında hangi durumlar şüphe uyandırır? Fazla nodülü olan kişilerde ince iğne biyopsisi yüzde kaç oranında doğruyu gösterir? İyi huylu nodüllerin zaman içinde kanserleşme riski var mıdır? Nodülü tiroit kanserli hastaya yaklaşım nasıldır? Ameliyatın yeri nedir? Atom tedavisi daha çok hangi vakalara önerilir? Ameliyatta kanserleşen lobun çıkarılmasına nasıl karar verilir?

Memorial Şişli Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan İşgör tiroit hastalıkları, tiroit nodülleri, tiroit kanseri ve tiroit cerrahisi konusunda merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

. Tiroit kanserinin Türkiye’de görülme oranı nedir? Daha çok kaç yaşındakilerin sağlığını tehdit eder ve ne sıklıkla rastlanır?
“Türkiye’de tiroit kanseri ile ilgili istatistik veri yok. Ama birkaç yıl önce Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı bir araştırmada tiroit kanserinin Türkiye’de kadınlar arasında 3. sıraya geldiği gösterilmiştir. Bu dünyada da aşağı yukarı aynıdır. Tiroit kanseri dünyada 1.5-2 kat kadar artış göstermiştir. Tiroit kanseri ön sıralara doğru gelmeye başlamasına rağmen ölüm oranlarına bakıldığında listede yoktur. Bu, tedavisi etkin yapılabilen kanser türlerinden birisi olduğunu gösterir. Tiroit kanserlerinin en çok görülen tiplerinde yüzde 80 oranında iyi sonuçlar alınmaktadır.’’

RADYASYON ALIMI EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ

. Tiroit kanserinde risk faktörleri nelerdir?
“Tiroit kanserinin hemen hemen tam ispatlanmış nedenlerinden biri radyasyon alımıdır. Ancak ne kadar radyasyon alınırsa tiroit kanseri riskinin arttığı bilinmemektedir. Özellikle çocuk çağından itibaren sık film çekilenlerde veya tomografi cinsi filmlerde tiroidi korumakta yarar vardır. İyot eksikliği, iyot fazlalığı, ailesel geçiş, bazı maddelerin aşırı tüketilmesi gibi nedenler de vardır ancak bunlar ispatlanmamıştır. Guatrojenik maddeler, tiroidi büyüten maddelerdir. Hücreleri bölerek fazla, büyütürler. Bir hücre bölünürken DNA’sında birtakım genetik değişiklikler olur. Normal şartlarda bu değişiklikleri vücut farkedip yok eder. Ama bunu farkedecek gende de bozukluk olduysa farkedemez. Dolayısıyla o gende değişimler (mutasyon) olur. Eğer bu gendeki değişim hücreyi çoğaltan bir gene aitse hücreyi sınırsız çoğaltmaya başlar.’’

“HEMEN HEMEN HİÇ BELİRTİSİ YOK’’

. Tiroid kanserinin belirtileri nedir?
“Küçük bir tiroit kanserinin hemen hemen hiç belirtisi yoktur. Özellikle son zamanlarda tarama testleri, hastaların merak edip kendilerine ultrasonografi yaptırmaları nedeniyle tümörler çok küçük çaplarda görülmektedir. Örneğin bir santimlik bir nodül kanser olsa bile yaratabileceği bir semptom yoktur. Ancak çok büyümüş, etraf dokulara yapışmış olanlar belirti verir. Bu belirtiler ses teli eğer kısarsa ses kısıklığı, yemek borusuna basıyorsa yutma güçlüğü, nefes borusuna basıyorsa solunum problemleri, zor nefes alıp vermedir.’’

. Elle muayene sırasında hangi durumlar şüphe uyandırır?
“Nodül görülme oranı çok yüksek olmasına rağmen bunların hepsi kanser değildir. Büyük bir kısmı iyi huyludur. Muayene sırasında bazı nodüller yerleşim veya çapı nedeniyle elimize gelmeyebilir. Elimize gelen nodüllerde şüphelendiren 3-5 bulgu vardır. Bunlardan bir tanesi çok sert olabilir, ikincisi hareket etmiyor olabilir. Veya boyundaki lenf bezinin muayene sırasında pek de normal olmadığı görülür. Ancak kanser şüphesi uyandıran bu belirtileri kesinleştirmek için ultrason, arkasından gerekirse iğne biyopsisi yapmak gerekir.’’

Prof. Dr. Adnan İşgör

İĞNE BİYOPSİSİ

. Fazla nodülü olan kişilerde ince iğne biyopsisi yüzde kaç oranında doğruyu gösterir?
“İğne biyopsisi rastgele kullanılan bir yöntem olmamalıdır. İğne biyopsisi daha çok ultrason bulgularına göre kullanılır. Eğer ultrason bulgularında bu nodül iyi olmadığı konusunda bazı kriterleri taşıyorsa onlara iğne biyopsisi yapılır. Aynı şey çok nodülü olanlar için de geçerlidir. Örneğin ultrasonda 5 nodül var ve biri şüpheli ise diğerleri bırakılıp bir tek ona iğne biyopsisi yapılır. Eğer hepsi aynı özellikte ise en büyük birine iğne yapılır. Ancak mesela 3 tane büyük nodül varsa onların üçüne de yapılır ama daha fazlasına yapmak çok mantıklı değildir. Çünkü bunun sınırı yoktur.’’

NASIL TANI KOYULDUĞU ÖNEMLİ…

. İyi huylu nodüllerin zaman içinde kanserleşme riski var mıdır?
“Bir nodül baştan beri iyi huyluysa ileride kötü huyluya döneceği konusu çok iyi bilinmemektedir. Çünkü bu kadar uzun süreli takipler elimizde bulunmamaktadır. Ancak nasıl tanı koyulduğu önemlidir. İğne biyopsisinde nodül iyi huylu çıkabilir ama her iğne biyopsisinin belirli bir yanılma payı vardır. Dolayısıyla eğer o yanılınan gruptaysa ileride kansere döndüğü söylenebilir. Bir hastanın iyi huylu olan bir ya da birden fazla nodülünde izlemler sırasında ultrasonografi veya muayenede karakterinde değişme varsa yeniden biyopsi yapmak gerekir. Dolayısıyla biyopsi temiz çıksa da kontrollere devam edilmelidir. Ama bu 6 aydan önce yapılmamalıdır. Eğer ultrason bulguları ve iğne biyopsisine çok güvenilirse bir sene yeterli bir süredir.’’

. Tiroid cerrahisinde teknik olarak ne tür gelişmeler var?
“Bugün temelde, tiroid cerrahisinin babası olarak adlandırılan Theodor Kocher’in 1900’lerde tarif ettiği teknik kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bunda ufak tefek değişiklikler olmuştur. Günümüzde damarları kapatıp kesebilen daha iyi cihazlar vardır. Mesela büyüten gözlükler kullanmaya başladık. Son 10 senedir de sinir monitorizasyonu devreye girmiştir. Bu sayede ameliyat bitmeden hastanın sesinin ne olacağı ya da bu sinirde bir problem çıkıp çıkmayacağı önceden tahmin edilmektedir. Ama sonuçta aynı damarlar kesilip bağlanmakta, aynı sinir ve paratiroit korunmaktadır.’’

KANSERLİ NODÜLE YAKLAŞIM…

. Nodülü tiroit kanserli hastaya yaklaşım nasıldır? Burada ameliyatın yeri nedir? Atom tedavisi daha çok hangi vakalara önerilir?
“Bugünlerde, 1 cm’den küçük kanserli nodülü ameliyat edelim mi sorusu gündemde ve çalışmalar da yapıldı. 8-10 yıllık sonuçlar da yavaş yavaş alınmaya başlandı. Bu süre içinde bu hastaların yüzde 35-40’ına ameliyat gerekti. Hastalık ilerlemedi. Ancak bunun en az 25-30 sene takip edilmesi gerekir. Çünkü tiroit kanseri metastaz yapan, kolay öldüren bir kanser değildir. Şuanda ameliyat altın standarttır. Ameliyattan sonra atom tedavisi verilmesi tamamen hastanın ameliyattan sonra çıkan patolojine bağlıdır. Eğer hasta yüksek ya da orta riskte ise atom tedavisi verilir.’’

. Ameliyatta kanserleşen lobun çıkarılmasına nasıl karar verilir?
“Standart yaklaşım, kanser ister bir tarafta ister iki tarafta olsun cerrahın gözle görebildiği bütün dokuları çıkarmasıdır. Son zamanlarda sadece kanserli taraf da çıkarılmaktadır. Ancak bu vakaların iyi seçilmesi gerekir. Klasik tipli kanserse ve hastada radyasyon öyküsü yoksa artık tek taraflı ameliyat uygulanmaktadır. Ama hastanın iyi takip edilmesi gerekir.’’

. Tek taraflı ameliyat yapıldığında hastanın yine ilaç alması gerekir mi?
“Hastaların önemli bir bölümünün düşük de olsa ilaç alması gerekir.’’

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Tiroid Cerrahisi ve Tip 2 Diyabet Ameliyatları

Tiroid bezinin az ya da çok çalışmasının bulguları nelerdir? Kilo verememe sorununun altında tiroid hastalığı ...