Menu
Anasayfa » Zayıflama Yöntemleri » Ameliyatsız Obezite Tedavisi: Bariatrik Embolizasyon

Ameliyatsız Obezite Tedavisi: Bariatrik Embolizasyon

Girişimsel radyoloji uzmanlarının uyguladığı bir yöntemle ameliyatsız obezite tedavisinin mümkün olduğunu biliyor muydunuz?  Dünyada bugünü kadar obezite sorunu olan 600 civarında kişiye uygulanan yöntem, Türkiye’de de bir süredir aşırı kilolu hastalara yapılıyor. Tıp dilinde, “bariatrik embolozisyon” ya da ”sol gastrik arter embolizasyonu” olarak bilinen yönteme halk dilinde “girişimsel ameliyatsız obezite tedavisi” deniyor.

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) tarafından düzenlenen “13. Girişimsel Radyoloji Yıllık Toplantısı”nda konuşan Dr.Fahrettin Küçükay, yöntemle ilgili şu bilgiyi verdi:

“Başta kalp rahatsızlıkları olmak üzere, birçok hastalık için kapı aralayan obezite; kişinin hareketsiz kalmasına, nefes darlığı çekmesine ve hayat kalitesinde düşüşlere sebep oluyor. İşlenmiş gıdaların aşırı şekilde tüketildiği günümüz dünyasında önemli bir problemi ifade eden obezite için birçok tedavi araştırması yapılıyor. Bu araştırmalar neticesinde ortaya çıkan ve hala uzun süreli etkileri araştırılmaya devam eden “sol gastrik arter embolizasyonu”, iştah hormonunun daha az üretilmesini sağlayarak doğal bir kilo verme sürecini mümkün kılıyor.

Dr. Fahrettin Küçükay

OBEZİTEDE YENİ TEDAVİ: DAMAR İÇİ AMELİYATSIZ ÇÖZÜM

Obezite nedenleri içerisinde hormonal bozukluklar yer alıyor. Bu hormonlar içinde en önemlisi; iştah artıran veya açlık hissi yaratan “ghrelin” hormonudur. Kişilerde, ghrelin hormonunun fazla salgılanması aşırı açlık hissine neden oluyor. Bu hisse başa çıkamayanlarda obezite oluşumu başlar. Ghrelin hormon salgısının azaltılması neticesinde, obeziteye yakalanmış kişiler için zayıflama süreci başlar. Dünya üzerindeki obezite hastaları için yeni uygulanmaya başlayan damar içi ameliyatsız çözüm; iştah artırıcı hormon olarak bilinen ghrelinin daha az salgılanması için yapılmaktadır. Kesi gerektirmeden yapılan tedavi sonrasındaki ilk 6 ay, mevcut kilolarda yüzde 10-20 kayıp yaşanmaktadır. Yöntem şöyle uygulanmaktadır:

“Midenin fundus denilen kısmından üretilen ghrelin hormonunun daha az salgılanması için fundus kısmını besleyen atardamarda tıkama işlemi yapılır. Genel anestezi gerektirmez. Hastalarımız ile konuşarak, hatta monitördeki görüntüye bakmalarını isteyip, neler yaptığımızı anlatarak yaptığımız bir uygulamadır. Kesi gerektirmeyen işlemde; ince tel ve borular kullanılarak midenin sol kısmındaki atardamara ulaşılır. Mikroküreciklerle yapılan tıkama işlemi, geleneksel cerrahi yöntemlerinin doğurduğu riskleri ve komplikasyonları içermez. Ancak her tedavi gibi ghrelin hormon salgısını azaltan damar içi tıkama işleminin de riskleri bulunmaktadır. Söz konusu riskler; yaşa ve sağlık durumuna göre değişiklik göstermektedir. İşlem sonrasında ortaya çıkma durumları az da olsa, görülebilecek komplikasyonlar; İşlem yapılan yerde ağrı, yüzde 2 ihtimalle apse, yüzde 4 ihtimalle iskemi, hedeflenilen bölge dışında tıkama işlemi ve kanamadır.”

OBEZİTE TEDAVİSİNDE BARİTRİK EMBOLOZİSYON KİMLERE UYGULANMALI?

Peki, bu yöntem aşırı kilo problemi olan herkese uygulanabilir mi? Dr.Fahrettin Küçükay, bu soruya  “Şu an oldukça yeni ve deneysel tedavi yöntemi olan bu işlem öncelikle morbid obezite nedeniyle ameliyat olması gereken ve fakat yüksek riskler nedeni ile ameliyat olamayan hastalarda uygulanabilmektedir” şeklinde yanıt veriyor.

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Halil Öztürk ise, şöyle konuşuyor:

“Boyun karesinin vücut ağırlığına bölünmesiyle oluşan vücut kitle indeksi 35’in üstünde ve sistematik hastalığı olan hastalar ile  vücut kitle endeksleri 40’ın üzerinde olan hastalara bu yöntem uygulanabilir. Bizim değerlendirmelerimize göre aşırı şişman olarak kabul etmediğimiz hastalardan çok fazla talep geliyor. ‘Hastalara evet biraz şişman olabilirsiniz ancak tedavi gerektirecek kriterleriniz oluşmamış’ diyoruz fakat hastalarımız bu konuda çok ısrarcı davranıyor. Bu tedavideki temel kriter vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan insanlara uygulamak. Çünkü yapılan çalışmalara göre şişman insanlar daha az yaşıyorlar ve normal kilolu bireylere göre diyabet, kalp gibi sağlık problemleriyle daha çok karşılaşıyorlar.

Kriterlere uyan hastalar çok ayrıntılı bir şekilde değerlendiriliyor. Ekibimizin için de psikolog, endokrinoloji uzmanı ve genel cerrahlar genel cerrahlar ve gastroenteroloji uzmanları var. Ekip olarak değerlendiriyoruz. Hastaya herhangi bir yöntem önerirken avantajlarını da,  dezavantajlarını da çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu yüzden farklı branşlardan hekimlerin katılımıyla konseyde ortak karar alınması gerektiğini düşünüyoruz.”

Prof. Dr. Mehmet Halil Öztürk

SOL GASTRİK ARTER EMBOLİZASYONUNUN OBEZİTE CERRAHİSİNDEN FARKLARI…

. Obezitenin tedavisinde cerrahi tekniklerin uzun bir geçmişi var. Dünya dünya çapında 2014’lü yıllardan itibaren rutine girdi. Giin rişimsel yöntem çok yeni bir uygulama olduğu için dünyadaki deneyimler henüz 600 civarında hastayla sınırlı.. Obezite cerrahisi geçiren hastaların hızla kilo verebiliyorlar. Örneğin zayıflama ameliyatından sonraki 1-2 ay içinde 20-30 kilo verilebiliyor. Buna karşın girişimsel yöntemde daha yavaş kilo kaybediliyor. Ortalama olarak altında ayda yüzde 11 kilo kayı gözlemleniyor.

. Obezinin cerrahi tedavisi uzun zamandır obez hastalara  uygulanıyor. Girişimsel yöntem ise çok yeni bir uygulama olduğu için sonuçlarıyla ilgili kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak girişimsel radyoloji uzmanlarına göre cerrahiye göre ölüm ve komplikasyon oranı daha az olan bir bir yöntem. Güvenlik ve etkinlik  konusunda sağlıklı bir karşılaştırma yapabilmek için zamana ihtiyaç var. Çünkü oldukça yeni bir yöntem.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Ramazan Kutlu ise, şunları söyledi:

“ Siz istediğiniz kadar başarılı cerrahi yapın, eğer hasta yemeye devam ediyorsa sonuç alınamayacaktır. Hastanın yemek yeme alışkanlığını değiştirmesi lazım. Evet ameliyat sonrasın da bazı vitaminlerin takviyesinin verilmesi gerekiyor. Neden? Çünkü o ilgili kısımları almış oluyorsunuz. Cerrahi geriye dönüşümsüz bir işlemdir. Bariatrik embolizasyonun başarısız sonuçlanması halinde  hastaya obezite  cerrahisi uygulanabilir. Siz hastaya cerrahiden önce bu teknikle ameliyatsız bir şans tanıyorsunuz. Tabii, bunun tersine obezite ameliyatı olmasına rağmen yeterli kilo veremeyen hastalarda da bu işlemlere tamamlayıcı olarak başvurabilme ihtimali var. Dolayısıyla bariatrit embolozisyon; cerrahiye mani değil, hastaya ameliyat olmadan fazla kilolarından kurtulma şansı veren bir işlemdir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Mide Botoksu Nedir?

İştahınız yüzünden diyet yapamayanlardansanız üzülmeyin! Botoks sadece kırışıklığa iyi gelmiyor aynı zamanda zayıflatıyor. VM Medical ...