Menu
Anasayfa » Anne Çocuk Sağlığı » Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Sağlıklı Çocukların En Önemli Göstergelerinden Biri Normal Büyüme Hızı

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aydın, 15 Nisan Büyüme ve Gelişimin İzlenmesi Günü sebebiyle yaptığı açıklamada, çocukların boy ve kilo artışının düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti ve sağlıklı büyüme için spor, uyku ve beslenmenin önemine dikkat çekti.

Çocukların bebeklik döneminde en hızlı, daha sonra giderek azalan hızlarda, ama ergenliğin sonuna kadar sürekli büyüyen fidanlar olarak düşünülebileceğini belirten  Prof. Dr. Murat Aydın, çocukların yaşa göre büyüme ortalamalarını şöyle özetledi: “Doğumda ortalama boy 50 cm kadardır. İlk yıl 25 cm, ikinci yıl 12-14 cm, üçüncü ve dördüncü yılarda 8-12 cm boy kazanır. Dört-beş yaşından sonra büyüme hızı nispeten sabit hızda ilerler ve yılda 5-8 cm boy uzar. Ergenlik döneminde ise artan seks hormonlarının etkisiyle büyüme tekrar hız kazanır. Ergenlik dönemi boyunca kızlar toplam 20-25 cm erkekler 25-30 cm uzar.”

YETERSİZ BESLENEN VE SIK HASTALANAN ÇOCUKLARIN BÜYÜME HIZI DÜŞEBİLİR

Büyümenin, sağlıklı olmanın en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Aydın şunları söyledi: “İştahsız olup beslenme sorunları yaşayan, kronik hastalıkları olan ya da sık hastalanan çocuklarda büyüme hızı kötü yönde etkilenir. Alınan enerjinin büyük bölümü mevcut hastalıklarla mücadelede kullanılır ve çocuğun boyu  yaşıtlarından geri kalmaya başlar. Çocuklar bulundukları yaşa uygun büyüme hızı gösteremeyebilirler. Yeterli büyüme için yeterli beslenme gerekir. İştahsız çocukların büyümesi yavaş olur. Boyları giderek yaşıtlarından kısa kalmaya başlar, ergenlikleri gecikir. Geciken ergenlik o yaşlarda boylarının daha da kısa kalmasına yol açar. Yapısal boy kısalığı dediğimiz bu durum geçicidir. İlkokul yada ortaokulda kısa olup sonradan boy atan çocuklar bu gruptadır. Son boyları genellikle normaldir. Çölyak hastalığı, kistik fibrozis gibi barsaktan besin emilimini etkileyen hastalıklarda, ağır iştahsızlık durumlarında ise büyüme kalıcı olarak kötü yönde etkilenir.”

KARDEŞLER VE KUZENLER ARASINDA BOY KIYASLAMASI YAPILMAMALI

Doğum ağırlığının da büyümeyi etkileyen faktörler arasında olduğunu belirten Prof. Dr.  Murat Aydın doğum ağırlığı düşük olan çocukların yaklaşık yüzde 15-20’sinin yeterli yakalama büyümesi gösteremediğini ve boylarının hep normalin alt limitleri arasında seyrettiğini belirterek, genlerin önemine dikkat çekti: “Saç rengimiz, yüzümüz, ellerimiz anne ve babamıza nasıl benzerse, boyumuz da anne ve babamızdan aldığımız genlerden etkilenir. Anne ve baba uzunsa çocuklarının da uzun, kısa ise çocuklarının da kısa olmasını bekleriz. Tek yumurta ikizleri dışında her birimiz ayrı genler taşıdığımız için kız kardeşler ya da  erkek kardeşler genellikle aynı boyda değillerdir. Erkek kardeşler, kız kardeşler ve kuzenlerin arasında boy kıyaslaması yapılmamalıdır. Aralarında 12- 15 cm kadar fark olabilir.”

ÇOCUKLARIN BÜYÜME HIZI DÜZENLİ OLARAK TAKİP EDİLMELİ

Prof. Dr. Murat Aydın, büyüme takibinin önemini vurgulayarak şöyle konuştu: “Büyümeyi izlemenin en kolay yolu doğumdan sonra düzenli olarak aile hekimlerine kontrole gitmektir. Aile hekimleri bebeklikten itibaren çocukların boy ve ağırlıklarını ölçerler ve standart tablolarda işaretleyerek büyüme hızını izlerler. Çocuk, anne ve baba boyuna göre hesaplanan hedef boy çizgisinde büyüyorsa sorun yoktur. Eğer boyu bulunduğu çizgiden uzaklaşıyorsa ya da standart çizginin dışında ise mutlaka altta yatan bir neden var mı diye araştırılmalıdır.”

SAĞLIKLI BÜYÜME İÇİN YETERLİ UYKU, DENGELİ BESLENME VE SPOR ŞART

Anne ve babadan alınan genlerle belirlenen büyüme potansiyeline ulaşabilmek için en önemli faktörün iyi beslenme olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aydın şu konulara dikkat çekti: “Evde pişirilen tencere yemekleri sağlıklı beslenmek için yeterlidir. Her  gün bir bardak süt içilmesi, haftada 3-4 gün yumurta tüketilmesi, meyve yenilmesi sağlanmalıdır. Büyüme hormonu geceleri, özellikle sabaha karşı salınır. “Uyusun da büyüsün” tabiri doğrudur. Erken yatılması ve iyi bir uyku büyüme hormonu salınımını artırır. Egzersiz ve spor yapılması büyümeyi olumlu yönde tetikleyen üçüncü faktördür. Kasların çalışması kemikler üzerinde uyarı etkisi yapar. Halter sporu gibi ağırlık kaldırma dışında hemen her spor büyümeyi olumlu yönde etkiler. Vücudun gelişmesi için çocuklar ağır antrenman gerektirmeyen sporları yapmaya teşvik edilmelidir.”

BÜYÜME SONLANMA YAŞI HER ÇOCUKTA FARKLI

Prof. Dr. Murat Aydın, çocuklarda büyümenin sonlandığı yaşa dair şu bilgileri verdi: “Kızlar erkeklere göre daha erken yaşta ergenliğe girerler ve büyümeleri erkeklere göre daha erken yaşta sonlanır. Ancak hem kızlar için hem de erkekler için büyümenin sonlandığı kesin bir yaş yoktur. Büyüme plakları her çocukta farklı zamanlarda kapanır. Erken gelişen bir kız çocuğunda büyüme 13 yaşında durabileceği gibi, bir diğeri 15-17 yaşına kadar uzayabilir. Benzer durum erkek çocuklar için de geçerlidir. Kızların adet görmesi büyümenin durduğunu gösteren bir kilometre taşı değildir. Genel olarak bu gözlem doğrudur; adet genellikle ergenliğin son döneminde olur ve bu dönemde büyüme plakları kapanmak üzeredir. Ama büyüme plakları henüz kapanmayan çocuklarda adetten sonra 4-6cm uzama görülebilir.”

BÜYÜME HORMONU EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARDA HORMON TEDAVİLERİ ÇARE OLABİLİR

Prof. Dr. Murat Aydın, büyüme hormonu tedavisi konusunda şunları söyledi: ”Boy kısalıklarının en sık nedenleri beslenme bozuklukları, kronik hastalıklar ve genetik faktörlerdir. Büyüme hormonu eksikliği saptanan çocuklarda ise büyüme hormonu tedavisi etkilidir ve boyu uzatır.  Büyüme hormonu sentetik olarak üretilebilmektedir ve büyüme hormonu eksik olan çocuklarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Bebeğinizin Kafasında Şekil Bozukluğu Varsa…

Doğum sırasında ya da ilerleyen aylarda bebeğin yatış pozisyonuna bağlı olarak gelişen kafatası şekil bozuklukları ...