Menu
Anasayfa » Genel Cerrahi » Obezite Ameliyatında Risk Sanılan Kadar Yüksek Değil

Obezite Ameliyatında Risk Sanılan Kadar Yüksek Değil

Son zamanlarda, obezite ameliyatları sonrasında hayatını kaybeden hastalara dair haberlerin medyada sıkça yer bulması üzerine, Genel Cerrahi Uzmanı ve Öğretim Üyesi Dr. Tuna Bilecik, obezite ameliyatlarının komplikasyon ve ölüm riskinin sanılanın aksine diğer cerrahi girişimlerden daha yüksek olmadığını belirterek, yanlış hasta seçimlerinin, ameliyat yapılan merkezlerin yetersizliğinin, ameliyat ekibinin tecrübesizliğinin ve kalitesiz malzeme kullanımının komplikasyon riskini artırdığını vurguladı. Dr. Tuna Bilecik sadece estetik kaygılarla obezite ameliyatına başvurmanın da doğru olmadığı konusunda da uyararak, gereken hususlara dikkat edildiği takdirde ameliyat sonrasında olumsuz sonuçlar yaşanma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

Dr. Tuna Bilecik obezite ameliyatları konusunda şu bilgileri verdi: “Obezite vakaları dünya genelinde bir salgın gibi hızla yayılıyor ve obezite tanısı alan hastaların sayısı katlanarak artıyor. Biz hekimler, obezite ameliyatlarını bu hastalığı ve hastalığa bağlı gelişen veya gelişebilecek komplikasyonları tedavi etmek adına yapıyoruz. Yani öncelikle obezite ameliyatlarının asıl amacının, estetik kaygısı olan insanları ameliyat edip onları zayıflatmak olmadığını önemle vurgulamak isterim. Zaman zaman bu ameliyatlara bağlı gelişen komplikasyonlar ve ölümler gündem haline gelse de, obezite cerrahisi sonrası oluşabilecek komplikasyon ve ölüm oranları sanılanın aksine diğer cerrahi girişimlerden daha yüksek değildir.”

OBEZİTE AMELİYATI SONRASI YAPILACAK TETKİKLER ÇOK ÖNEMLİ

Dr. Tuna Bilecik ameliyat sonrası görülebilecek sorunlar ve bunlara karşı alınabilecek önlemler konusunda şunları söyledi: “Literatüre bakıldığında bu ameliyatlardan sonra görülebilecek en ciddi komplikasyonların başında kanama ve kaçak (sızıntı) gelmektedir. Ameliyat sonrası kaçak görülme sıklığı deneyimli merkezlerde bile yüzde 2 ila 3 oranına kadar bildirilmektedir. Kanama görülme sıklığı ise yüzde 2 civarındadır. Bu oranları etkileyen faktörlerin başında uygun hasta seçimi, ameliyat yapılan merkezin yeterli donanıma sahip olması, ameliyat ekibinin tecrübesi ve kullanılacak malzemenin kalitesi gelmektedir. Bunların dışında önemli noktalardan biri de obezite ameliyatı sonrası hastaların belirli aralıklarla gerekli tetkik ve kontrollerinin yapılmasıdır. Oluşabilecek geç dönem komplikasyonları önleme adına hastaların sıkı takibi çok önemlidir.”

AMELİYAT SONRASINDA GELİŞEBİLECEK KOMPLİKASYONLARIN ERKEN FARK EDİLMESİ GEREKİYOR

Dr. Tuna Bilecik şöyle devam etti: “Bakanlığımız Ekim 2017’de bir genelge yayınlayarak obezite ameliyatları için belirli kriterler yayınlandı. Geçtiğimiz günlerde de TBMM Araştırma Komisyonu’na bir önerge verildi. Obezite ameliyatlarının hangi merkezlerde, hangi yeterliliklere sahip olan cerrahi ekipler tarafından yapılabileceği konusunda ihtiyaç duyduğumuz denetimin başlayabilmesi açısından, bu girişimleri çok olumlu buluyorum. Yukarıda da bahsettiğim gibi obezite ameliyatlarının taşıdığı risk, diğer cerrahi operasyonlardan daha fazla değil. Ancak ameliyat sırasında veya sonrasında bir komplikasyon gelişmesi durumunda, bu komplikasyonun erken fark edilmesi, nasıl yönetilebileceğinin bilinmesi ve bu yönetimin doğru bir şekilde yapılması çok önemli hale geliyor. Bu nedenle en önemlisi, bu ameliyatı yapacak cerrahın yeterli deneyime sahip olması gerekiyor.”

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Gelişmiş Ülkelerin Hastalığı: Ülseratif Kolit!

“İnflamatuar bağırsak hastalığı (İBH)” adıyla tanımlanan ülseratif kolit ve Crohn hastalığı, gizemli şekilde meydana geliyor. ...