Menu
Anasayfa » Ağrı Tedavisi » Kalça ve Diz ağrılarına Son Veren Yöntemler

Kalça ve Diz ağrılarına Son Veren Yöntemler

Kalça ve diz ağrılarına hangi hastalıklar yol açar? Ağrı tedavisinde PRP nasıl uygulanır? PRP tedavisiyle ağrılardan kurtulmak mümkün müdür? Hangi ağrılarda PRP tedavisi etkilidir? Kalça ve diz ağrılarının tedavisinde ameliyatsız yöntemler nelerdir? Fibromiyalji ağrılarına son veren yöntemler nelerdir? Fibromiyaljiye bağlı ağrılardan nasıl kurtulabilirsiniz? Ağrı tedavisindeki gelişmeler nelerdir? Ağrı tedavilerinde Türkiye’nin dünyadaki yeri nedir?

Ağrı (Algoloji) Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan, kalça ve diz ağrılarında kök hücre ve PRP tedavisini Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

. Kalça ve diz ağrılarına hangi hastalıklar yol açar?
‘‘Doğduğumuzdan itibaren genetik birtakım özellikleri, doğum sırasındaki birtakım sağlık ile ilgili problemleri belli yaşlarımıza kadar taşırız. Üzerine şeker hastalığı, travmalar, kazalar, kilo, spor yapmama, hareketsizlik gibi diğer yaşamsal birtakım olumsuzluklar da eklenirse  kalçamızda ve dizimizde birtakım yıpranmalar olur. Kalça ve diz ağrısı, baş ağrısı ve bel ağrısından sonra üçüncü sırada en sık görülen ağrılardır. Kadınlarda daha sık görülür. Kalça ve diz ağrılarını travmalar, çocukluk yaştaki deformatiler (ortopedik birtakım problemler) ve geçirilen ameliyatlar arttırır.’’

AMELİYATSIZ YÖNTEMLER

. Ameliyatsız ağrı tedavisi yöntemleri hangi hastalara önerilir? Hangi kalça ve diz ağrılarına ameliyat gerekir?
‘‘Kalça ve dizde, ağrıdan da öte, hareketle ilgili bir sıkıntı varsa ameliyat gerekir. Ağrı uzmanları o kalçaya ya da dize dokunmaz. Ama ilk etapta, ortopedistler önce hastaları bize gönderirler. Çünkü kalça ve dizi kesmeden, kanatmadan, dokuyu herhangi bir şekilde zedelemeden, bizlerin yöntemlerine başvurulmasını isterler. Bu yöntemlerin amacı hastayı ameliyathanenin kapısından geri döndürmektir. Çünkü kalça ve diz protezi ameliyatları çok büyük ameliyatlardır. Ve arkasından derlenme süreçleri de oldukça meşakkatlidir. Ağrı uzmanının amacı, kalçada ve dizde, çocuklukta veya daha sonra edinilen travmalarla ortaya çıkan yıpranmayı tedavi etmektir. Yaralanan dokuyu iyileştirmeye çalıştırmaktır. Ya da dokuda kayıp varsa, o kaybı yerine koyacak, birtakım oraya enjeksiyonlar ya da tedaviler yapılır. Bu yöntemler ozon tedavisi, PRF tedavisi, radyofrekans (halk arasında lazer) tedavisi, proloterapi, nöralterapi gibi tedavilerdir. Sırayla önce birisine başlanır, daha sonra alınan yanıta göre bir diğeri uygulanır. Örneğin; PRP tedavisi ve kök hücre tedavisi şu anda çok gündemdedir. İkisi birbirinden çok farklıdır. PRP, kandan alınarak ayrıştırılan bir kan ürününün enjeksiyonudur. Kök hücre ise; kemik iliğinin karından ya da kemiğin özel bir bölümünden alınarak, biraz daha uzun süreli üretilerek uygulanan bir yöntemdir. Ama ikisinin de temel amacı, oradaki yıpranmış olan kıkırdağın ya da eklem aralığındaki birtakım bağ dokularının tekrar gençleştirilmesi ya da tekrar eski haline getirilmesidir.’’

PRP TEDAVİSİ

. PRP tedavisi nasıl uygulanır?
‘‘Öncelikle belli görüntüleme yöntemlerinden sonra, hastanın yaşı ve cinsiyeti de gözönüne alınarak, bir ya da üç seansa kadar, hastanın kendi kanı ameliyathane şartlarında alınır; özel bir makine ile ayrıştırılır. Bu yöntemde amaç, oradaki bağ dokusunun canlanmasını hızlandırmaktır. Hastanın kendi kanından ayrıştırılan özel bir kan oraya enjekte edilir. Ondan önce ya da sonra da lazer tedavisi uygulanır ve hasta takibe alınır. Bu takip yaklaşık üç hafta ile bir buçuk ay kadardır. Arkasından hastanın bize geri dönüşüne göre, ikincisi belki üçüncüsü yapılır. Tüm bunların yapılmasına rağmen hastanın istediği konfor sağlanamazsa bir sonraki aşamada kök hücre tedavisi uygulanır.’’

Prof. Dr. Emine Nur Tozan

KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

. Kök hücre tedavisi nasıl yapılır? Kaç seans uygulanır?
‘‘PRP, genellikle üç seans, kök hücre ise bir seans yapılır. Ama neticede yaşımız kaç olursa olsun, ömrümüzün sonuna kadar buradaki yıpranmalar devam edecektir. Eğer hasta spor yapamıyor, kilo veremiyor, şekerini kontrol altına alamıyor ya da düşüyor-kalkıyor ve o bölgelerdeki travmaları devam ettiriyorsa bu tedavileri tekrarlamak gerekebilir. Kök hücrenin hazırlanması, PRP’den daha zor ve daha uzun sürelidir. Dizlere uygulandığında bir tanesi bağ dokusunun yıpranan kısımlarını tamir edip canlandırırken, öbürü tekrar bir bağ dokusu oluşturur. İkisinin de amacı ve tedavi görüntüsü farklı olduğu için alınacak sonuçlar da birbirinden farklıdır. Kök hücreden daha fazla, daha hızlı ve yüzde 50-60’lara varan daha güzel geri dönüşler alınmaktadır. Kök hücre daha pahalı, PRP çok daha ucuz bir yöntemdir.’’

. Kök hücre tedavisinin hastaya sağladığı avantajlar nelerdir?
‘‘Sabah yataktan kalkarken doğrulamadığını, dizlerinin ve kalçasının ağrısıyla namazını kılamadığını, yürüyüp oturamadığını ya da oturduğu yerden istediği gibi hızlı kalkamadığını söyleyen hastaların, bu tedavilerden sonra hem istirahatte iken hem de hareketteyken tüm yapabilecekleri yüzde 50’den daha fazla artmaktadır. Ama hasta hem dizine hem de kalçasına bu tedaviler yapıldığı halde örneğin kilosuna dikkat etmez, şekerini kontrol etmezse hiçbir faydası olmaz.’’

OZON TEDAVİSİ

. Ozon tedavisi nasıl bir yöntemdir? Kaç seans uygulanır?
‘‘Ozon tedavisi, kök hücre, PRP ve radyofrenkansın alt amacı aynıdır. Bozulan hücrenin yenilenmesi, inflamasyonun ya da yaranın iyileştirilmesidir. Ozon tedavisi genelde bir seans, maksimum iki seans yapılır. Çoğunlukla daha fit, daha kaslı, daha hızlı hareket etmesi gereken sporculara yapılır. Ozon tedavisinin sonuçları PRP’den çok daha hızlıdır; o anda görülür. Ozonun bir makinesi vardır; belli dozlarda belli eklemlere enjektöre hava çekilir. O hava ultrason eşliğinde dize ya da kalçaya özel bir röntgen cihazı ile bakılarak verilir. Eklem araları görülerek verilir.’’

LAZER TEDAVİSİ

. Kalça ve dizdeki ağrılardan lazer yöntemiyle nasıl kurtulunur?
‘‘Özellikle ileri yaştaki kalça protezi olması imkansız olan hastalar, şu anda o bölgelerin sinirleri tamamen bloke edilerek tedavi ediliyorlar. Hasta az yürüyebiliyor ama ağrısı olmuyor. Biraz daha genç hastalarda, aynı PRP ve kök hücredeki gibi, yine lazer iğneleri ile eklemin içine girilip, oraya özel bir ısı verilerek tedavi sağlanır. Lazer tedavisi ile oradaki dokulardaki iltihap büzüşür ve ödem geri çekilir.’’

NÖRALTERAPİ VE PROLOTERAPİ TEDAVİSİ

. Nöralterapi ve proloterapi nasıl yöntemlerdir? Nasıl uygulanırlar?
‘‘Nöralterapi ve proloterapi içerisinde lokal anestezik ya da şekerle özel bir serumun olduğu daha çok kas dokularına yapılan tedavilerdşr. Diz ya da kalçanın etrafında sıkışan, spazma uğramış olan kasları gevşetecek tedavilerdir. Bu tedaviler en az beş ya da on seans kadar uygulanır. Buradaki amaç ise, o sıkışmaları ortadan kaldırmaktır. Eklem içerisine uygulanan tedaviler değildir.’’

. Türkiye dünyada ağrı tedavisinde nerededir? Ağrı tedavisi için Türkiye’ye gelmeyi tercih eden kişiler kaç günlerini ayırmalılar?
‘‘Ağrı tedavisinde Avrupalı ve Amerikalı meslektaşlarımıza kurs verebilecek kadar ileri düzeydeyiz. Eksiğimiz yok, fazlamız var. Ağrı tedavisi için gelecek olan kişi ortlama 3-5 günü ayırmalıdır.’’

EKLEMLERİMİZİ NASIL KORURUZ?

. Kalça ve diz eklemlerimizi korumak için ne yapmak gerekir?

‘‘* Günde en az10 bin adım atmak gerekir.

* Kilo ve şeker kontrolü yapımalıdır.

* Topuklu ayakkabı konusunda biraz dikkatli olunmalıdır.

* Hasta, doktorunun öğrettiği oturup kalkarken yapacakları hareketlere uymalıdır.

* D vitamini düzeyi önemlidir.

* Bağırsaklarımızı koruyabilecek probiyotikler şu an çok gündemdedir.

* Ağrı kesicileri bir hekime danıştıktan sonra, o hekimin direktifi doğrultusunda kullanmalıdır.’’

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Kanser Ağrılarına Mahkum Değilsiniz!

Kanser tanısı alan kişilerin neredeyse yüzde 90’ı ağrı şikayeti yaşıyor. Yaşamı tehdit eden bir hastalık ...