Menu
Anasayfa » Diyabet » Diyabetin Tedavisi ve Takibi Ekip İşidir!

Diyabetin Tedavisi ve Takibi Ekip İşidir!

İnsülin eksikliği ya da insülin etkisindeki yetersizlik sonucu karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmalarında bozukluk ile gelişen, sürekli tıbbi bakım gerektiren kronik bir metabolizma bozukluğu olan diyabet; kalp, böbrek, periferik sinir, damarlar ve gözde de ciddi sağlık problemlerine yol  açabilir. Böylesine önemli bir sağlık problemi olan diyabette, hastalar ne sıklıkla, hangi sağlık kontrollerini yaptırmalı? Şeker hastalarının sadece ilgili hekimlere kontrollere gitmesi yeterli mi?

“Diyabet tanısı konulduktan sonra takibi ve tedavisi bir ekip tarafından yürütülmelidir” diyen Türk Diyabet Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. İlhan Tarkun, şu bilgileri veriyor:

“Gerek diyabetin birçok sistemi etkilemesi, gerekse tedavide diyet, egzersiz ve psikolojik unsurların önem taşıması, ekip yaklaşımını gerekli kılmaktadır. Diyabetli hastaların takibinde ve eğitiminde yer alan ekipe; endokrinolog veya diyabet tanı ve tedavisinde uzman ilgili hekim, diyabet hemşiresi, beslenme uzmanı, kardiyolog, göz hastalıkları uzmanı, podolog, psikolog bulunmalıdır. Bu ekibe ihtiyaç duyulduğunda egzersiz fizyoterapisti, nörolog ve nefrologlarda katılmaktadır.

DİYABET HASTALARI “TEPEDEN TIRNAĞA” MUAYENE EDİLMELİ!

Diyabetli hastanın tanı ve takibinde iyi bir öykü alınması ve detaylı bir fizik muayene şarttır. İlk muayenede; diyabet tanısı ile ilgili belirti ve bulgular, yeme alışkanlıkları, beslenme durumu, kilo öyküsü, hastanın daha önceki tedavi programlarının ve egzersiz alışkanlıklarının detayları, kronik komplikasyonlar ilişkili belirtiler, iskemik kalp hastalığı için risk faktörleri (sigara, hipertansiyon, lipid bozuklukları, aile öyküsü) sorgulanmalıdır. Diyabet takip ve tedavisini etkileyecek yaşam tarzı, alkol kullanımı, hastanın kültürel, psikososyal ve ekonomik durumu, aile geçmişi, üreme ve seksüel yaşamı da detaylı olarak sorgulanması gereken konular arasındadır. Yine fizik muayene esnasında diyabet ve oluşturduğu komplikasyonlar ile ilişkili tüm organ sistemlerini içeren detaylı bir fizik muayene de yapılmalıdır. Burada “tepeden tırnağa” deyimi diyabetli hastanın değerlendirilmesi için çok uygundur. Değerlendirme, baş-boyun muayenesi ile başlayıp, ayak ve tırnakların kontrolü ile son bulmaktadır. Bu aşamadan sonra hastanın daha detaylı irdelenmesi açısından laboratuar testleri yapılır. Burada hastanın tanısı, kan şeker kontrolü ve diğer organ sistemlerini etkileyebilecek komplikasyonların değerlendirilebilmesi amacıyla kan, idrar, EKG, akciğer grafisi ve gerekli olabilecek diğer testler istenir. Bu testler, öykü ve fizik muayene bulgularına göre her hasta için değişebilir. Bundan sonraki aşamada, hastanın tedavi planlamasında ekip yaklaşımı devreye girmektedir:

. Tıbbi beslenme tedavisi için beslenme uzmanı

. Diyabet farkındalığı, öz bakım ve kan şekeri takip eğitimi için diyabet eğitmeni

. Göz dibi muayenesi için göz hastalıkları uzmanı

. Davranış tedavisi gerekiyorsa psikolog veya psikiyatrist değerlendirmesi

. Ayak muayenesi için podolog (ayak bakım uzmanı)

. Üreme çağındaki kadınlarda aile planlaması için jinekoloji

. Diyabete bağlı gelişebilecek komplikasyonlarının kontrolü için kardiyoloji, nöroloji, nefroloji ve gerektiğinde diş hekimi değerlendirmesi istenilmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında bu detaylı değerlendirme tanı esnasında yapılmalı ve gerek duyuldukça tekrarlanmalıdır.

Prof. Dr. İlhan Tarkun

EVDE KAN ŞEKERİ ÖLÇÜM SIKLIĞI HASTAYA GÖRE BELİRLENİR

. Tip 2 diyabet hastalarına kan şekeri kontrolü açısından her 3-4 ayda bir muayene ve değerlendirme önerilmektedir. Kan şekeri kontrolü 3-4 aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HgbA1c ölçümü ve hastanın evde kendi başına yaptığı günlük kan şekeri ölçümleri ile yapılmaktadır.

. Evde kendi kendine glikoz ölçüm sıklığı hastaya göre belirlenmelidir. Bazı hastalarda günlük 1-2 ölçüm yeterli gelirken, bazen günlük 7-8 ölçüm gerekli olmaktadır.

. Son yıllarda gelişen teknoloji ile devreye giren sürekli glikoz ölçüm sistemleri kan şekeri izlemini önemli ölçüde kolaylaştırmıştır.

. Eğer, kan şekeri kontrolü sağlanmamışsa hasta daha sık aralıklarla değerlendirilmeye devam edilmelidir. Başlangıçta yapılan komplikasyonlarla ilgili değerlendirmede bir olumsuzluk saptanmamışsa bu kontroller yıllık olarak tekrarlanmalıdır. Aksi halde komplikasyonlarla ilgili değerlendirme ve tedavi sürecinin izlenmesi daha sık aralıklarla yapılmalıdır.

. Tip 1 diyabet hastalarında ise komplikasyonlar ile ilişkili değerlendirme tanı sonrası beşinci yılda yapılmalı ve her yıl tekrarlanmalıdır.

“DİYABET HASTALARI KONTROLLERİNİ ZAMANINDA VE EKSİKSİZ YAPTIRMALI”

“Hastaların, diyabetin olumsuz sonuçlarından korunmak ve diyabet ile birlikte sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için tıbbi kontrollerini zamanında ve eksiksiz yaptırmaları çok önemlidir. Diyabetli hastalarda sağlıklı bir hayat için sadece kan şekeri değil, tansiyon, lipid, psikolojik durum gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi ve gerekirse tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle ülkemizde diyabetli hastanın ihtiyacı olan multidisipliner yaklaşımı sağlayacak olan diyabet merkezlerinin sayısının çoğalması büyük önem arz etmektedir.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Covid-19’a Karşı Diyabet Hastalarına 3 Kritik Uyarı!

Ülkemizde koronavirüs (Covid-19) pandemisinde vakaların düşüşe geçmesiyle birlikte yeni normal sürecine start verilirken uzmanlar her ...