Menu
Anasayfa » Enfeksiyon Hastalıkları » Hepatit B Taşıyıcılığı ve Yaşam

Hepatit B Taşıyıcılığı ve Yaşam

Liv Hospital-Samsun Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hepatit B hastalarının iş yaşamlarında karşılaştıkları sorunları anlattı.

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, ülkemizde hepatit B hastalarının, işe alımını, devlet memuru olmasını, herhangi bir okulda öğrenim görmesini kısıtlayan bir kanun maddesi bulunmadığını; ancak Hepatit B hastalarının başkalarına bulaşmaması için gerekli özeni göstermeleri ve önlem almaları gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, kişisel koruyucu önlemleri şöyle sıraladı:

KİŞİSEL KORUYUCU ÖNLEMLER

  • Kişilerin hastalıkları hakkında eşlerine bilgi vermeleri gerekir.
  • Cinsel eşine hepatit B’yi bulaştırmamak için, eşi eğer bağışık değilse, hepatit B’ye karşı aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı sağlık ocaklarında risk gruplarına ücretsiz olarak yapılmaktadır.
  • Eğer cinsel eşi bağışık değil ise veya bağışıklık durumu bilinmiyorsa her cinsel ilişkide kondom kullanılmalıdır.
  • Birlikte yaşadığı bireyler de hepatit B’ye karşı aşılanmalıdır.
  • Diş fırçası, traş bıçağı gibi kanla bulaşma riski olan kişisel eşyaları başkaları ile paylaşılmamalıdır.
  • Kan, organ, sperm bağışlayamazlar.
  • Eğer açık yara var ise kapatılmalıdır.
  • Kişinin kanı başkasının açık yarasına veya mukozalarına temas ederse hemen o bölge yıkanmalı ve vakit geçirmeksizin bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
  • Damar yolu ile ilaç tedavisi veriliyorsa, kullanılan şırınga, serum gibi materyaller başkası tarafından kullanılmamalıdır.
  • Eğer yere kan dökülürse 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile temizlenmelidir.

GÜVENLİKLE İLGİLİ İŞLER

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu’nun verdiği bilgiye göre, güvenlikle ilgili işlerde hepatit B konusundaki düzenlemeler kişinin kendi sağlığını öncelikleyen düzenlemeler ve bu düzenlemeler şunları içeriyor:

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Madde 5

B) HBs antijeni (+) pozitif olanlar veya HBV DNA’sı (+) pozitif olanlar öğrenciliğe kabul edilmez, ancak sağlık kurulu raporu ile inaktif hepatit B enfeksiyonu olduğu belirlenenler öğrenciliğe kabul edilir. İnaktif hepatit B enfeksiyonu kararı aşağıdaki şekilde verilir;

1- İlaç tedavisi ile regüle edilebilen durumlarda inaktif hepatit B enfeksiyonu kararı verilemez.

2- Anlık ölçülen HBV DNA sonucu ile inaktif hepatit B enfeksiyonu kararı verilemez.

3- HBsAg pozitif olanlarda inaktif hepatit B enfeksiyonu kararı verilebilmesi için kişinin en az 6 ay süreyle takip edilmesi, bu takiplerde;

– HBV DNA’nın 2000 IU/ml altında saptanması, (Altı aylık süre içerisinde en az 3 ay ara ile en az iki kere HBV DNA’nın ölçülmesi ve bu ölçümlerde HBV DNA’nın 2000 IU/ml’nin altında saptanması koşulu aranır)

– ALT düzeyinin normal olması (Altı aylık süre içerisinde en az 3 ay ara ile en az iki kere ALT’nin ölçülmesi ve bu ölçümlerde ALT’nin normal düzeylerde saptanması koşulu aranır)

– Karar verme anında yapılacak olan karaciğer biyopsisinde (İshak skorlamasına göre) fibrozis evresinin F0 veya F1 saptanması gerekmektedir.

4- HBs Ag (+) bulunduğu anda, bu madde hükümlerini karşılayacak şekilde en az 6 aylık sağlık özgeçmişini gösteren sağlık raporlarının bulunması durumunda, mevcut enfeksiyonun inaktif hepatit B enfeksiyonu olduğuna dair karar verilebilir.

5- HBs Ag (+) bulunduğu anda, kişinin en az 6 aylık sağlık özgeçmişini gösteren sağlık raporlarının bulunmaması durumunda o anki giriş raporu “öğrenci olamaz” kararı ile sonuçlandırılır. Bu karardan sonra, aynı veya başka bir sağlık hizmet sunucusunda kişi takiplerini yaptırabilir. Bu takipler, bu madde hükümleri çerçevesinde yapılır. Bu süreç sonrasında kişiler inaktif hepatit B enfeksiyonu açısından yeniden değerlendirilebilir.”

Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği madde 83; “Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak sivil personel ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Türk Silahlı Kuvvetlerine naklen atanacak sivil personelin sağlık yeteneği, yapacakları göreve engel olmayacak, rahatsızlığı zamanla artmayacak nitelikte olmalı ve bu nitelikteki adayların, HIV enfeksiyonu, kronik Hepatit B ve C enfeksiyonu, sekelli veya sekelsiz  iyileşmiş veya aktif tüberküloz, sifiliz ve diğer kronikleşme özelliğinde bulaşıcı hastalıkları bulunmamalı ve refraksiyon değerleri A diliminde olmak şartıyla görmeleri her iki gözde de tashihle tam olmalıdır” ifadesine yer verilmiştir.

Askere alınma ile ilgili sağlık koşullarını düzenleyen;

Madde 52 B.

  1. Komplikasyonla seyretmiş, sekel bırakarak iyileşmiş bakteriyel, viral, paraziter ve mikotik infeksiyonlar.

Madde 52 D.

  1. Sekel bırakmış menenjit, meningo-ensefalit, ensefalitler ve tüberküloz menenjit.
  2. Doğrulama testleri ile kanıtlanmış HIV infeksiyonları.
  3. Kalıcı organ fonksiyon bozukluğuna yol açan sistemik infeksiyonlar.
  4. Tedavisi mümkün olmayan veya tedaviye yanıt vermeyen, lâboratuvar bulguları ile saptanmış infeksiyonlarla komplike diğer her türlü konjenital veya edinsel immün yetmezlik sendromları ve hastalıkları.mevcut işe kişiler askere alınmamaktadır.

 

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu

SEKS İŞÇİLERİ

‘‘Hepatit B’nin kan yoluyla, cinsel yolla ve anneden bebeğine bulaşma şeklinde başlıca üç bulaş yolu göz önüne alındığında hepatit B taşıyıcı seks işçileri ile bulaş riski vardır. Bu kişilerin; hepatit B yönüyle aşılanması, korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi, cinsel ilişki sırasında kondom kullanılması, KHB yönünden gerekirse tedavisi sağlanmalıdır’’ diyen  Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, şöyle devam etti:

‘”Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü”‘ne Madde 32/b’ye göre, Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 129 maddesinde sayılan hastalıklar tespit edilen kişilerin çalışmaları yasaklanmaktadır. Bu kanun maddesinde her ne kadar hepatit B sayılmamış olsa da Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen sair hastalıkların mevcudiyeti halinde çalışmaları yasaklanabilmektedir. Bu kişilerin sağlık durumları hakkında partnerlerine bilgi vermemeleri ve gerekli koruyucu önlemleri almamaları hukuki, cezai durumlara neden olabilir. Bu kişilerin çalışmasının yasaklanması da kayıt dışı çalışmalarına neden olmakta ve hastalığı bulaştırma riskini arttırmaktadır.’’

SAĞLIK ÇALIŞANLARI

Sağlık çalışanlarının da gerekli koruyucu önlemleri aldıkları takdirde çalışmalarına bir engel bulunmadığını belirten Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, ‘‘Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’de eğer çalışmada akut hepatit B var ise hastalığın seyri boyunca çalışmayacağına, eğer kişi kronik taşıyıcı ise gerekli üniversal önlemeleri alarak çalışabileceğine ve çalışmasına kısıtlama getirilemeyeceğini belirtmektedir’’ dedi. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, gıda sektörü hakkında da şu bilgiyi verdi:

GIDA SEKTÖRÜ

‘‘Sıklıkla gıda alanına çalışmak isteyen bir kişide hepatit B olmasının çalışmasına engel durum olup olmadığı şeklinde durum rapor talep edilmekte olup, bu durumda da hepatit B’nin gıdalarla bulaşma olasılığı olmadığı, bu nedenle gıda işinde çalışmasına engel bir durum olmadığı şeklinde rapor düzenlenmektedir.’’

İŞ AKDİNİN FESHİ

Hepatit B’nin, iş akdinin feshi için geçerli bir neden olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, ‘‘Bir işçinin iş sözleşmesinin işverence feshi İş Kanunu’nun 25. maddesine göre hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması ve ancak işyerinde çalışmasında sakınca olması halinde mümkündür. Bu durumda da hepatit B taşıyıcılığı iş akdinin sonlandırılması için geçerli bir neden olarak öne sürülemez. Bu şekilde işten çıkarılan kişiler de işe iade davası açabilirler’’ dedi. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hepatit B hastalarına ikametgah izni ile ilgili de şu bilgileri verdi:

İKAMETGAH İZNİ

‘‘Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’te vize verilmeyecek yabancılar için ‘Madde 17/2. Kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıkların belirlenmesinde, hastalığın 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu’nda belirtilen hastalıklardan olup olmadığının yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü’nün Sağlık Tüzüğü’nde tanımlanan salgın potansiyeli olan hastalıklar ile bulaşıcı veya bulaşıcı parazit hastalıklardan olup olmadığı göz önünde bulundurulur’ kuralına yer verilmiştir. Bu madde kapsamında değerlendirildiğinde Umumî Hıfzıssıhha Kanunu’nda “hepatit B” kamu sağlığını tehdit eden hastalıklar arasında sayılmamıştır. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün Sağlık Tüzüğü’nde tanımlanan salgın potansiyeli olan hastalıklar için belirtilmiş kriterlere de uymamaktadır.

NE YAPILABİLİR?

Bir hastalığın günlük yaşamda halk sağlığını tehdit etmesi için örneğin damlacık yolu ile bulaşabilen, aktif tüberküloz, kızamık vb veya kuş gribi salgına neden olan hastalıklar veya akut hepatit A, kolera gibi fekal oral yolla bulaşan hastalıklar olması gerekir. Bu hastalıklarda izolasyon (karantina) gerektiren hastalıklardır. Bu kapsamda değerlendirildiğinde bu kişilerin muayene ve laboratuvar incelemesi sonucu sağlık raporuna ‘ilgili hastalık (HBV/HCV/HIV) sosyal olağan (mutad) ilişkiler ile bulaşıp halk sağlığını tehdit eden hastalıklardan biri değildir’ yazılabilir.

Kan yolu veya cinsel yolla bulaşan bu etkenleri taşıyan kişiler günlük davranışları sırasında eğer kontrol önlemlerine uymazlar ve riskli davranışlar yapıyorsa (birden fazla cinsel partner, korunmasız cinsel ilişki vb.) toplum sağlığı açısından risk oluşturabilirler ama bunu tespit etmek ve rapora yansıtmak da hekimin görevleri arasında değildir. Eğer toplum sağlığını tehdit eden bir hastalık rapor edilecek ise iş göremezlik raporlarında olduğu gibi bu bir heyet tarafından gerçekleştirilmelidir. Hem ulusal hem uluslararası kurallara göre ‘hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar’ın sınır dışı edilemezler. Bu sorun her ne kadar sağlıkla ilgi bir sorun olsa da, daha çok mevzuata dayalı bir sorun olarak Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanlarının gündemine girmiştir. Bu nedenle durumun açıklığa kavuşturulması için dernekler aracılığıyla veya çalışılan kurum aracılığıyla Sağlık Bakanlığı’na görüş sorulması yararlı olacaktır.

Sonuç olarak; günümüzde Hepatit B hastalarını iş yaşamlarında karşılaştıkları sorunların çözümü için gerek sağlık gerekse iş güvenliği ile ilgili kanun ve yönetmeliklerde, güncel bilimsel bilgiler ışığında yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır.’’

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Aşıyı Reddederek Çocuğunuzu ve Toplumu Riske Atmayın!

“Aşı karşıtlığı; toplum bağışıklığının aksamasında ve buna bağlı aşıyla korunabilen hastalık ve salgınların oluşmasındaki en ...