Menu
Anasayfa » Tüp Bebek - Kısırlık » Çikolata Kistleri ve Polikistik Over Sendromu

Çikolata Kistleri ve Polikistik Over Sendromu

Yumurtalık kisti nedir? Kaç çeşit yumurtalık kisti vardır? Yumurtalık kistlerinin üremeye nasıl bir etkisi vardır? Kısırlığa yol açarlar mı? Yumurtalık kistleri tüp bebek tedavisine engel midir? Yumurtalık kistlerinde kapalı ameliyatlar nasıl yapılır? Tüp bebek tedavisindeki son gelişmeler nelerdir?

İstanbul Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın -Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Aret Kamar, çikolata kistleri, polikistik over sendromu ve kısırlık hakkında merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

ÇİKOLATA KİSTLERİ ULTRASONDA DAHA KOLAY ANLAŞILIYOR

. Yumurtalık kisti nedir? Kaç çeşit yumurtalık kisti vardır?
‘‘Öncelikle, ultrasonla bakılarak bir kistin gerçekten kist olup olmadığını anlamak çok kolay değildir. Ancak çikolata kistlerinde kolaydır. Çünkü çikolata kistlerinin diğer habis oluşumlu kistlere göre, belirgin bir yapıları vardır. Cidarları daha kalındır; içinde perdelenmeler, bölmeler, kesmeler, girintiler, çıkıntılar olur. İçlerindeki sıvı içeriği normal su şeffaflığında değil daha yoğundur. Bir kısım kistler ise normal yumurtalarla çok karışır ve en büyük kısmı da budur. Ultrasonla bakıldığında yumurtalıkta böyle basit özellikli, ince cidarlı, içinde perdelenmeler, bölünmeler, girintiler, çıkıntılar olmayan, içi normal sıvı ekosunda olan kist görüldüğünde onun mutlaka bir ay sonra kontrolü yapılmalıdır. Eğer normal yumurtlamayla ilgili bir yumurta kalıntısı ya da bir yumurta kisti ise bir sonraki ay geçecektir. Ama eğer gelecek ay ve sonrasında da varsa o zaman onun kist olduğundan bahsedebiliriz. Kist görüldüğünde ilk önce sağlığı tehdit eden bir şey olup olmadığına bakılır. Yumurtalıkta bulunsa da kadının sağlığına hiçbir zarar vermeyecek ya da doğurganlığını etkilemeyecek bir şey midir, bunu ayırmak isteriz. Özellikle doğurgan yaşta ve çocuk isteği olan kadınlarda rahim filmi çekilir ve o kistin boyutuna, tüplerde herhangi bir tıkanıklık yapıp yapmadığına bakılır. Buna göre kistin ameliyat edilip edilmeyeceğine ya da takibine karar verilir. Kadın bu kistle baş edebilir mi, yoksa gebe kalmadan evvel bu kisti mutlaka almak mı lazım, bunlara karar verilir. Eskiden hekimler başka ultrason yapanlar başkaydı. Şimdi jinekologların hepsinde bir ultrason var. Onun için iyi olan, jinekoloğun vajinal yoldan, bekar ise karın yolundan ultrasonu kendisinin yapıp yorumlamasıdır. Çünkü radyoloğun yorumu jinekoloğun yorumundan farklıdır. Jinekolog her zaman gördüğü için olaya daha vakıftır ve bir bakışta dermoid kisti mi, çikolata kisti mi, polikistik over mi, yoksa yumurta kalıntısı mı, yumurtlamadan sonra oluşan bir kist mi, bunların ayrımını çok daha kolay yapar.’’

KISIRLIĞA YOL AÇMIYORLAR

. Yumurtalık kistlerinin üremeye nasıl bir etkisi vardır? Kısırlığa yol açarlar mı?
‘‘Yumurta kistleri zaten yumurtlamanın neticesinde oluşan kistler olduğu için kısırlığa yol açmazlar. Bazen yumurtlama sırasında yumurtanın içerisine yumurta çatlarken o kadar çok kanama olur ki o yumurtanın atıldığı kesecik büyür kocaman olur. Ağrı yapabilir; hatta bazen o yumurtlama zamanında çok ciddi kanamalar olabilir. Nadir de olsa hastanede gözetim altında tutulmayı gerektirecek kadar kanamalar da olabilir. Ama bunların yumurtlamalarla ilgili olanların çoğu tedavi edildiğinde geçer. Normalde kadın bize, adet kanamasının 3. ya da 4. gün gelir. Ultrasonla bakılıp yumurtalıkların tedaviye uygun olup olmadığına karar verilir. Bazen bu ay büyüyen yumurtalar, çatlama olmadığı için zayıf olan özellikle iyi çalışmayan yumurtalıklarda adet zamanı geldiğinde hala sebat ederler. Tam tedaviye başlanacakken yumurtalıkta bir tane kocaman yumurtanın durduğu görülür. Bizim için onun kütlesinin hiçbir zararı yoktur. Bir kist ultrasonla bakıldığında beş santim bile görülse de eğer onun yumurta kalıntısı olduğuna inanılıyorsa hiçbir zararı yoktur. Eğer hormon salgılamayan bir kist ise tedaviye başlamamızı engellemez. Ama bazıları hormon salgılar; geçen aydan kalmasına rağmen hala aktivitesini yitirmemiş olur. Bunu anlamak için, adetli bir hasta geldiğinde estradiol ve progesteron hormonlarına bakılır. Eğer hormon salgılayan bir kist ise, o zaman yumurtalık, verdiğimiz ilaçlara olan cevabını değiştirebilir. O yüzden bazen bir ay tedavi ertelenebilir. Genelde hiçbir şey yapılmaz. Nadiren doğum kontrol hapı verilip kisti eritme yoluna da gidilebilir.’’

HANGİ DURUMLARDA TÜP BEBEK TEDAVİSİNE ENGELDİR?

. Yumurtalık kistleri tüp bebek tedavisine engel midir?
‘‘Özellikle çikolata kistleri, tüp bebek tedavisinin başarısını engelleyebilir. Normalde çikolata kistlerini, 6 santimin üstünde oldukları ya da çok ağrı yaptıkları (özellikle adet ağrısı ya da ilişki sırasında yaparlar) ya da tüpleri tıkayıp hidrosalpenks (tüpü tıkalı ve içi su dolu) dediğimiz duruma yol açtıkları zaman almak zorunda kalırız. Bazen çikolata kistleri çok ufakken bile tüpü tıkayabilir. Tüpü tıkadığı zaman rahimin bebek tutabilme şansını etkileyebilir. Dolayısıyla çikolata kisti görülen hastalarda rahim filmi mutlaka çekilir. Rahim filmi çekilen hastalarda, rahim filminden sonra kadın herhangi bir cerrahi girişim geçirmediyse 5 sene o rahim filmi geçerli kabul edilir. Ama çikolata kisti ilerler. 6 ay sonra film çekildiğinde tüpün bozulmuş olduğu görülebilir. Çünkü o kist büyüdükçe, yapışıklıklar yaptıkça tüpü de içine alır. Dolayısıyla çikolata kisti olan hastalarda çok dikkat etmek gerekir.  Filmi biraz daha sık çektirmek gerekir. Çünkü bugün açık olan bir tüp birkaç ay sonra kapalı hale gelebilir. Genelde 3-5 santim gibi ufak olan çikolata kistlerine, eğer rahim filminde tüplerle ilgili herhangi bir sıkıntı da yoksa müdahale edilmez. O şekilde tüp bebek yapmayı daha çok tercih ederiz. Çünkü çikolata kistleri kadın adet gördükçe büyür ve şiddetlenir ama kadın gebe kalıp adet görmediği zaman kistler ortadan kaybolabilir. Dolayısıyla çikolata kistinde bazen, tüplerde bir problem olmadığı takdirde, ameliyat yerine gebe bırakma yönünde bir tedavi uygulayabiliyoruz.’’

 

Op. Dr. Aret Kamar

YUMURTALIK KİSTLERİ KAPALI AMELİYATLA NASIL ALINIYOR?

. Yumurtalık kistlerinde kapalı ameliyatlar nasıl yapılır? İşe ya da günlük yaşama ne zaman dönülebilir?
‘‘Bugün sezaryen hariç hemen hemen bütün ameliyatları kapalı olarak gerçekleştirebiliyoruz. Kanser, kistler, rahim ameliyatları, rahim almak, rahimden miyomları temizlemek dahil hepsi laparoskopi ile yapılabiliyor. Laparoskopinin avantajı, karın kesilmediği için hastanın genellikle geldiği gün taburcu edilmesidir. En fazla bir gece yatar. Karın kesilmediği için ameliyat sonrasında ağrısı çok daha az olur. Çok daha çabuk normal hayatına döner. Laparoskopide bir optik, karın içine deliklerden girilerek koyulur ve kamera sistemiyle monitörden ne yaptığımızı izleyebiliriz. Normal ameliyatlarda cerrah, en azından bir yarım metre uzaktan ameliyatı yapabilir. Ama laparoskopide optik sayesinde olay yerinin dibine kadar görülebilir; çok ufacık bir ayrıntı bile kaçırılmaz. Hatta yeni sistemlerde, üç boyutlu dahi görebildiğiniz, dikiş atabildiğiniz, parça varsa parçaları küçücük deliklerden dışarıya çıkartabileceğiniz düzenekler vardır. Çikolata kistlerinde de aynı bir soğanın içindeki zar gibi kist önce mutlaka biraz yapışık olur. Yapışıklıklar temizlenip kistin içi açılır; o hastalığı yapan kistin içindeki zardır. O zar oradan soğanın içindeki zarı alıyormuş gibi soyulur. Sonra yumurtalık kapatılır ve ameliyattan çıkılır.’’

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE ÜREME SAĞLIĞI

. Polikistik over sendromu üreme sağlığını nasıl etkiler? Tüp bebeğin başarısına engel midir?
‘‘Polikistik over sendromu, hastaların kistle karıştırdığı bir durumdur. İçerisinde kistik kelimesi geçiyor diye kadınlar korkuyorlar. Polikistik overin tek problemi, içinde bol bol yumurta olması ama çoğunun düzensiz adet görmesidir. Düzensiz adet gördükleri için de kendi kendilerine kolay kolay hamile kalamazlar. Ama bir şeyin bolluğu her zaman daha iyidir. Dolayısıyla polikistik overli bir kadın diğer bütün çocuğu olmayanlara göre çok daha hızlı çok daha çabuk çok daha az tedavi görerek hamile kalabilir. Çünkü adı üstünde polikistik demek çok çok yumurta var demek. Sadece onlar düzgün yumurtlamıyorlar. Birazcık tedavi olmaları gerekiyor o kadar.’’

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELER

. Tüp bebek tedavisindeki son gelişmeler nelerdir?
‘‘Tüp bebek tedavisi dönem içerisinde çok gelişti. İlk tüp bebek yaptığımız zamanlarda yumurtaları bol bol toplar; bol bol da embriyo içeriye koyar; tutsun da ne olursa olsun gebe kalınca bakarız, diye düşünürdük. Hatta üçüzlerimiz, dördüzlerimiz, yedizlerimiz olurdu. Şimdi neredeyse artık ikiz olması bile tedavi başarısızlığı kabul ediliyor. Çünkü ikizlerin erken doğma ihtimali var. Genelde bir bebek koyalım, bir bebek ile yüksek gebelik şansına erişelim mantığı ile hareket ediliyor. Bir embriyo ile gebelik elde edebilmek tüp bebekteki başarıdır. Laboratuvar teknolojisinin ve dondurma teknolojinin ilerlemesi önemli gelişmelerdir. Eskiden embriyoları dörder dörder dondurup çözdürdüğümüzde bir – iki tanesi sağlam çıkardı; şimdi bir tane donduruyoruz, bir tane çözdürüyoruz sağlam çıkıyor. Bunlar hekimin hastaya daha kolay çocuk verebilmesini, hastayla daha rahat uğraşabilmesini sağlıyor. Özellikle dondurma teknolojisi başarıyı çok çok fazla arttırıyor. Tabii ki her bebek koyduğumuzda bir gebelik şansı olacaktır. Çünkü gebeliğin oluşması bizim bebeği koyana kadar olan problemlerden değil, bebeği koyduktan sonra bebeğin içeride ne kadar daha devam edebileceğine bağlıdır. Bunu da önceden bilmek mümkün değildir. Ama eğer bir kadının yumurtası çıkıyorsa, kocasının da spermi varsa ve rahim de doğurmaya elverişli ise kadının yaşı çok ileri olmadığı sürece gebelik şansı vardır. 43’lü yaşlardan sonra kadınların gebelik şansları ciddi şekilde azalır. Gebe kalmayı herkes bir denemede istiyor. Gebe kalınmadığı zaman uğraşıldığında, başvuran çiftlerin büyük çoğunluğunun ilk üç deneme içerisinde çocukları oluyor.’’

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Tüp Bebek Tedavisi İle İlgili Merak Edilen 10 Soru

Tüp bebek tedavi yöntemleri doktor ile hastanın ortaklaşa yürüttüğü oldukça hassas bir süreci kapsar. Bu ...