Menu
Anasayfa » Tüp Bebek - Kısırlık » Tekrarlayan Düşüklerde Tüp Bebek Tedavisi

Tekrarlayan Düşüklerde Tüp Bebek Tedavisi

Tekrarlayan düşükler ve tekrarlayan düşüklerde tüp bebek tedavisi sürecini Fertijin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir Sağlığım İçin Herşey’e anlattı.

BİR KEZ DÜŞÜK YAPMAK NORMALDİR

Tekrarlayan düşük nedir? Her hamilelikte her kadının bir kere düşük yapması normal bir durum mudur?
Birçok hamilenin düşük ya da ona benzer bir öykü yaşandığını biliyoruz. Bu yüzden kadınların bir kez düşük yapmaları normaldir. Tabi burada kadının yaşı, evlilik süresi önemlidir. Her hasta kendi özellikleri içerisinde farklı değerlendirilmelidir; fakat genel hatlarıyla tanımlayacak olursak 20. haftadan önce üç kez düşük yaşanması tekrarlayan düşük olgusu olarak değerlendirilir. Bu problemi yaşayan çiftlerin bir daha gebe kalmadan önce mutlaka detaylı incelemelere girmesi gerekir. Düşüğe neden olabilen tıbbi bir faktör tespit edebiliyorsak ve bunun bugünkü tıbbi koşullarla tedavi edilme imkânı varsa bu tedavi yapılmalı ve sonrasında gebeliğine müsaade edilmelidir. Çünkü yaşanan her düşük dezenformasyonlara neden olur. Birçok düşük faktörünü kombine şekle sokmaktadır. Örneğin immün sistemden kaynaklanan düşük söz konusuysa; yaşanan her düşük rahim ağzı yetmezliğini de beraberinde getirir. Artı bağışıklık problemi ve servikal yetmezlik bir arada olabilir. O nedenle üçten fazla düşük yaşanan bir olgu varsa bu Habituel Abortus veya ciddi bir problemdir ve mutlaka dikkatli olarak ele alınmalıdır. Çünkü bu anne adaylarında da ciddi psikolojik travmalar olabilir. Çalışmalar, hiç çocuğu olmayan annelerle karşılaştırıldığında tekrarlayan düşük problemi yaşayan annenin çok daha psikolojik travmaya maruz kaldığını gösteriyor.

Tüp bebek sırasında tüp bebekten kaynaklanan düşükler tüp bebek sırasında olan düşükler farklı mı değerlendirilir?
Tüp bebek tedavisinde, tedaviye aldığımız gruplar aslında bir riskli grup; yani bir infertilite grubunun tedavisini yapıyoruz. Dolayısıyla bunlarda tespit edilemeyen birtakım problemlerin olabileceği düşünülmelidir. Düşük olgusu, bu hasta gruplarına bakış açımızla, kendiliğinden rahatlıkla gebe kalan hastalarda yaşanan düşüklere göre daha farklı olarak ele alınabiliyor. Özellikle tüp bebek tedavisinde yaşanan düşüklerde çok daha dikkat edilmesi gerekir. Biliyoruz ki; tüp bebek başlı başına zaten hastalara psikolojik, maddi olarak bir yük. Bir de bunun üzerine tekrarlayan düşük olgusunun yaşanması gerçekten birçok kişinin kaldıramayacağı bir ağırlık haline dönüşüyor ve psikolojik olarak olumsuz etkilenebiliyorlar. Halbuki birçok çift, tekrarlayan düşük olgusu tedavisinden fayda görecekken yılgınlık, bitmişlik sendromuyla tedaviyi bırakıyorlar.

Bu hastalara moral gerekiyor. Bu konuda onları mutlaka detaylı olarak aydınlatıp, son yıllarda çağdaş tıptaki uygulayan tekrarlayan düşüklerdeki tedavi metotları kendilerine sunulmalıdır. Tekrarlayan düşüğün birçok problemi tespit edilebiliyor. Bunlar en basitinden sayalım;

  1. Tiroit hormon dengesizliği
  2. Şeker problemi
  3. Diyabet problemi
  4. Aşırı kilo
  5. Pıhtılaşma problemleri
  6. Rahimde miyom
  7. Rahim içerisinde perde

Çok rahatlıkla bugünkü tıpta tedavi edebildiğimiz grup olabildiği gibi artı genetik bir problemden kaynaklanıyorsa tüp bebek artı genetik incelemeyle çözebiliyoruz. Bununla ilgili bir problem yoksa da yüzde 50-60’ındaki bağışıklık probleminin olduğu bugün artık tıbben kabul edilmektedir. Buna yönelikte birçok immün sistemi destekleyici bağışıklık tedavileri ve intravenöz immunoglobulin veya intravenöz lipit tedavilerinin takviyesiyle bu tekrarlayan düşük olgularında yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Tedavilerin mutlaka bu hastalara bilinçli bir şekilde uygulanması gerekir.

 

Op.Dr.Seval_Taşdemir

EMRİYO TRANSFERİ SONRASI KANAMALAR ÖNEMLİ Mİ?

Düşük dediğiniz tabloda ne tür belirtiler ortaya çıkar? Burada da kadınların biraz daha duyarlı olması gerekli olması gerekli herhâlde değil mi?
Hastalar, tüp bebek tedavisinde genellikle tedirginlik yaşıyor. Örneğin; embriyo transferi yapıldıktan sonra gebeliği beklerken oluşan en ufak lekelenmeyi hastalar düşük olarak algılıyor. Halbuki bebeğin, anne rahmine yuvalanma kanaması dediğimiz kanamalar olabiliyor. Kendiliğinden hamile kalan birçok kadın gebeliğinden haberdar olmadığı için bu yuvalanma kanamalarından rahatsız olmaz. Ama tüp bebek hastalarının durumu farklıdır. Embriyo transferi yapılmıştır. O gebeliğini bekliyordur, en ufak kanama düşük algısı yaratır ve büyük bir panikle bizi ararlar, bizim tüp bebek hekimleri olarak onları rahatlatmamız gerekir. Ayrıca diğer önemli bir konu bu gerçekten düşüğün ayak sesleri olabilir mi? Eğer düşüğün ön bulgularıysa ve biz hasta tarafından uyarıldığımız için hastayla iletişimimizin koparmaması gerekir. Eğer bu kanamanın süresi ve miktarı uzarsa, bu düşük olarak algılanmalı ve buna yönelik progesteron hormon takviye tedavisi yapılmalıdır. Hastaya mutlaka seansta yatak istirahati önerilmeli, hidraysan tedavisi yapılmalı gibi birçok destekleyici tedaviler verilmelidir.

Kan pıhtılaşması olan hastalarda kan sulandırıcı ilaçların kullanımı konusunda dikkatli davranılması gerekir. Bir yandan kanama var bir yan kan sulandırıcı ilaçların kullanılmasına nasıl karar verilmeli? Tabi bu tedaviyi yöneten çok rahatlıkla idare edebilir ve bu destekleyici tedavilerle de birçok hastanın düşük probleminin önüne geçebiliriz. Bu tedbirleri aşan daha önemli problemler olabiliyor. En başında ise genetik problemlerdir. Genetik problemlerin çözüm noktası tüp bebek artı genetik incelemedir.

GENETİK İNCELEME NE ZAMAN GEREKLİ? 

Tüp bebek artı genetik inceleme nasıl bir yöntemdir? Özellikle tekrarlayan düşük yapan kadınların bebek sahibi olmalarında nasıl yardımcı olan bir tekniktir?
Genetik incelemenin, son yıllarda tüp bebek tedavisinde önemi artmıştır; çünkü tüp bebek tedavisinde genetik inceleme ile artık birçok problemi çözebilir duruma geldik. Buna yönelikte çok güzel sonuçların elde edildiği çalışmalar var. Defalarca tekrarlayan düşük olgusu yaşamış kişi, yapılan bütün destek tedavilerinde sonuç elde edilememiş hatta kişilerin kendi kromozom yapıları analiz edilmiş onlarda normal çıkmış. Ancak tüp bebek tedavisinde embriyoları genetik incelemeye aldığımızda sayılı, sağlıklı embriyo yapısıyla karşılaşılıyor. Bunların transferini gerçekleştirdiğimizde de tüp bebek tedavisinde başarıyı yakalayabiliyoruz. Çiftlerin sağlıklı embriyoya sahip olmasını sağlıyor yanı sıra da düşük problemi ortadan kaldırılıyor.

Tüp bebek ve genetik incelemenin yapılmadığı dönemlere döndüğümüz zaman bu tedavi mucizevi tedavi şekli gibi oldu. Biz bu şekilde birçok hastanın problemini çözebildik. Hastalar bize tekrarlayan düşük olgularıyla geliyorlar. Anne-baba adayı araştırılıyor genetikleri sağlam, biz bunun yanına bağışıklık tedavilerini de ekliyoruz; çünkü tekrarlayan düşük olgularında birçok faktör bir arada olabiliyor. Tüp bebek tedavisiyle de gebe kalabilen hasta grupları var. Kendiliğinden gebe kalamayan hastalar da var. Sperm problemi var, spermleri düşük, kadında kanallar tıkalı bu hastalar mutlaka tüp bebek tedavisine girmek zorunda. Bu hastalarda da tedaviye başlamadan önce mutlaka bütün tedbirler alınmalıdır. Tüp bebek tedavisinde “biz bunu yaptık, bu sefer düştü, bir dahaki sefere bir başka tedbiri alacağız” demek çok doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü tüp bebek başlı başına zaten bir hasta için maddi manevi külfet getiren bir tedavidir. Bu nedenle tekrarlayan düşük olgularında hastayı tüp bebek tedavi programına almadan önce bütün kontroller sağlanmalı, tedbirler alınmalı ve bundan sonra tüp bebek artı genetik incelemeyi yapılmalıdır. Bu şekilde hastaya en faydalı tedavi imkânı sağlamış olur. Bu şeklide de birçok hastanın tedavisini gerçekleştirdik.

PREİMPLANTASYON GENETİK TARAMA TANI YÖNTEMİ

Tekrarlayan düşük yaşayan kadınlarda altta yatan neden biraz olsun bilindiğinde farklı yöntemlerle onları da çocuk sahibi yapabilmek mümkün. Bunlardan biri de Preimplantasyon Genetik Tarama Tanı Yöntemi, bir de embriyonun rahime tutunmasını daha kolaylaştırıcı birtakım yöntemler de var. Tekrarlayan düşüklerde de uygulanan bu yöntemleri de biraz sizden dinleyelim.
Embriyonun dış çeperi vardır ve buna zona tabakası denilir. Bu tabakanın inceltilmesi lazerli en son teknolojiyle yapılıyor. Lazer, tüp bebek tedavisinde anne rahmine tutunmasını sağlar. Dinlenmiş rahim tekniği de önemlidir. Tüp bebek tedavisini uyguladığımız halde ister istemez ilaçların kullanımıyla vücutta hormonlar yükselebiliyor. Dolayısıyla bu da embriyonun tutunması üzerinde bir dezavantaj oluşturuyor. Bu embriyoları oluşturduğumuz dondurma programına alıp koyuyoruz. Anne vücudundaki hormonları atıyor, bir sonraki ay da sadece rahmini hazırlıyoruz ve embriyoları dondurma programından çözdürüyoruz. Sağlıklı embriyoyu anne rahmine yerleştirerek embriyoların tutunmasına daha çok imkan sağlamış oluyoruz. Bir de embriyolar 5. gün blastokist taşımasına kadar gelebiliyorsa bu embriyoların da tutunma aşaması yüksektir. Mümkünse eğer hastanın fazla embriyosu, kaliteli embriyosu varsa blastokist transferinin yapılması gerekir. Bunlar özellikle son yıllarda embriyonun tutunmasına imkân sağlayan önemli tedavi noktalarıdır.

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Üreme Sağlığı Nasıl Korunabilir?

Üreme sağlığı nasıl korunabilir? Kanser tanısı almış kişilerde üreme sağlığı nasıl korunur? Üreme sağlığı konusunda ...