Menu
Anasayfa » Alerji - Göğüs Hastalıkları » Kirli Hava Koah Riskini Artırıyor

Kirli Hava Koah Riskini Artırıyor

Çağdaşlaşma süreci içinde şehirleşme ve endüstriyelleşme hava kirliliğine yol açıyor ve bu durum ilk olarak akciğerleri etkiliyor. Doğal bir koruma mekanizmasına sahip olan akciğerlerin, havada bulunan zararlı gazlara, partiküllere ve sigaranın oluşturduğu kimyasal etkilere sürekli maruz kalması KOAH için zemin hazırlıyor. En sık görülen belirtileri nefes darlığı ve öksürük olan KOAH hastalığı toplum tarafından hala yeterince bilinmiyor. KOAH’ın ilk evrelerinde tedavisinin başlaması, hastalığın ilerlemesini engelleyebilmek adına büyük önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Yaman, KOAH hastalığı ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

KOAH HASTALIĞI ASLINDA TAM OLARAK BİLİNMİYOR

KOAH, yaygın olarak görülen ama henüz toplum tarafından çok iyi bilinmeyen müzmin bronşitle amfizemin birlikte olduğu bir hastalıktır. Nefes alındığında hava bronşlarla alveol denilen keseciklere kadar iletilir. KOAH hastalığı işte bu bronşların ve alveol bölgelerinin hastalığıdır. Hava yollarını daraltan ve nefes darlığı yapan hastalık daima ilerlemektedir. İltihabi ve kronik bir hastalık olması nedeniyle, kişinin yaşamı boyunca devam etmektedir. Çevre ve hava kirliliği, sigara, ev içi kirlilik ve mutfakta yemek pişirmek için kullanılan yakıtların gazları KOAH’a neden olabilmektedir. KOAH, ölüme yol açan hastalıklar arasında dünyada 4. Türkiye’de ise 3. sırada yer almaktadır. KOAH’LI insan sayısı her geçen gün giderek artmaktadır.

AKCİĞERİN ELASTİK YAPISI ZAMANLA BOZULUYOR

Akciğer bir sünger gibi düşünülürse, sünger suyla doldurulduğunda şişer, sıkıldığında ise su boşalır ve sünger eski haline döner. Sünger kullanıldıkça bir müddet sonra artık deforme olmaya ve fonksiyonunu yapamaz hale gelmektedir. Akciğerin elastik yapısı da çok yavaş bir şekilde bozulur. 20 yaşındaki birinin boyu ve kilosuna göre olan solunum kapasitesi 70 yaşındaki biriyle aynı olmamaktadır. Solunum kapasitesi, hastanın kilosu, cinsiyeti ve yaşına göre olması gereken fonksiyon hedef alınıp ölçülmektedir. Normalde solunum farkında olmadan yapılmaktadır. Başlangıçta kişi gündelik hızlı yürüyüşünde nefes darlığı hissetmiyorsa problemi yoktur. Fakat kişi artık gündelik işlerini yaparken bile nefes nefese kalıyorsa, hızlı yürümeye başladığında “Ben eskiden daha iyi bir efor kapasitesine sahiptim, neden düştü?” diyorsa mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına gidip solunum fonksiyon testi yaptırmalıdır.

KOAH SİGARA İÇEN 5 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR

KOAH’ın hafif, orta, ileri ve çok ileri olmak üzere 4 seviyesi bulunmaktadır. Erken dönemde hastalığın geriye dönüşü mümkündür. Kişi 40 yaşının üstündeyse, sigara, çevresel faktörler veya çalışma ortamı solunum yollarını etkilemektedir. Eğer kişide öksürük, balgam ve nefes darlığı varsa mutlaka göğüs hastalıkları uzmanına görünmelidir. Bazı insanlarda, genetik yatkınlıkları da varsa KOAH’a doğru evrilen süreç başlamaktadır. Sigara içmek KOAH’ın önemli sebeplerinden biridir. Sigara içen 5 kişinden birinde KOAH görülmektedir. Ayrıca hiç sigara içmemiş birinde de KOAH görülebilir. Bir diğer faktör son senelerde Türkiye’de giderek artan obezitedir. Obez insanların bir bölümünde akciğerde KOAH gelişme potansiyeli ortaya çıkmaktadır. Ayrıca KOAH kişiyi herhangi bir operasyon için alınacak anestezi sırasında oluşabilecek her türlü komplikasyona açık hale gelmektedir. O yüzden bu hastalar KOAH dışında diğer oluşabilecek problemler açısından da ciddi risk oluşturmaktadır. Her türlü anestezi öncesi KOAH hastaları bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmeli ve risk değerlendirilmesi mutlaka yapılmalıdır.

BRONKOSKOPİK YÖNTEMLERLE NEFES KALİTESİ ARTABİLİYOR

Solunum fonksiyon testleri sonucu nefes darlığı için ilaç tedavisi önerilmektedir. Örneğin kişi 40 yaşında ve uzun süredir sigara içiyorsa ama durumu ilaç tedavisiyle düzeliyorsa bu kişi KOAH’ın son evrelerine ilerlemeden yakalanmış olmaktadır. Ve bu kişi sigara gibi maddelerden kendini arındırabilirse geriye dönüşü mümkün olabilmektedir. KOAH’ın genel olarak ana tedavisi var olan veya daralmış olan hava yollarını açacak ilaçlardır. Ayrıca balgam sökücü bir takım ilaçlar, enfeksiyon oluşursa antibiyotikler tedavi kapsamında verilmektedir. Son yıllarda özellikle KOAH’ın amfizem ve kronik bronşit formları bronkoskopik, volüm azaltıcı metotlarla tedavi edilebilmektedir. Diyafram göğüs kafesiyle batın arasındaki yer alan solunumda çok önemli bir kastır. Bazı durumlarda akciğer şişer ve diyafram aşağıda, kasılıp akciğeri pasif hale getirebilir. Bu metotlarla şişkin olan bölgelerin volümü azaltılarak akciğerin sağlam kısımlarının solunuma katkısı artırılmaktadır. Uygulama sonrası ciddi şekilde nefes darlığı çeken hastalar nefeslerini rahatça alarak daha konforlu hayata kavuşabilmektedir.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu: “Astımda Tam Kontrol İle Hastalar Normal Hayatlarına Devam Edebilir”

GSK Türkiye tarafından 7 Mayıs Dünya Astım Günü kapsamında gerçekleşen basın toplantısında, Celal Bayar Üniversitesi ...