Menu
Anasayfa » Göz Sağlığı » Gözde Kırma Kusurlarının Tedavisindeki Gelişmeler

Gözde Kırma Kusurlarının Tedavisindeki Gelişmeler

Gözdeki kırma kusurlarının lazerle tedavisi ve gözü lazere uygun olmayan kişilere uygulanan tedavileri Batıgöz Altunizade Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Methiye Önder Sağlığım İçin Herşey’e anlattı.

Gözdeki kırma kusurlarında uygulanan lazer tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler nelerdir?
Gerek uzak görmede gerekse uzak ve yakın görme bozukluklarında lazer ameliyatlarını artık daha yaygın olarak yapabiliyoruz. Öncelikle şunu söyleyelim artık lazer tedavisinde bıçak kullanımı yok. Tamamen her şeyin lazerle yapıldığı tedaviler var. Yaklaşık 15 yıldır femtosaniye lazerin bu konudaki faydaları nedeniyle artık her şey çok daha kontrol altında devam ediyor. Herhangi bir kesi yapılmadan gerçekleşen smile lazer; yani güldüren lazer tedavileri de var. Çok daha güvenli, çok daha rahat, ameliyat sonrası konforu çok daha yüksektir. Hatta femtosaniye lazerle yapılamayan hasta gruplarına örneğin kuru göz grupları veya çok yüksek numarası olan hastalarda veya hasta gözünde herhangi bir kesi istemiyorsa bu gruptaki hastalara smile lazer uygulanabilir.

Lazer ameliyatı olması gereken; ancak korkan hasta grubu için de smile lazer teknolojisi çok büyük yenilikler getirdi. Çünkü hastada herhangi bir kesi yapılmıyor. Lazer kendi ayarıyla kornea içerisinde oluşturduğu dokuyu hazırlıyor ve hekim de çıkarıyor. Ve ertesi gün itibariyle kesisiz lazer olduğu için hasta normal yaşamına başlayabiliyor. Arabasını kullanabilir, saunaya bile girebilir. Yine kesi olmadığı için göz yaşı fonksiyonları etkilenmiyor. Yani kuru göz gelişimi bu hastalarda diğer sistemlere göre son derece minimum olasılıktadır. Dolayısıyla bugün lazerde gerçekten çok iyi bir noktadayız. Görüntülenme sistemleri çok iyi bir noktada. Gözlük kullanan hastaların yüzde 95’ini bugün artık tedavi edebiliyoruz.

SMILE LAZER KİMLERE UYGULANIR?

Gözü lazere uygun olan her hastaya smile lazer uygulanabilir mi? En etkili olduğu grup hangi hastalardır? Uygulanamadığı bir grup hastada bulunmakta mıdır?
Smile lazerin kullanılabildiği hasta grubu, miyoplar ve astigmatlardır. Dolayısıyla hipermetroplar; yani yakını göremeyen hastaların bugün için smile lazer ile tedavi şansları yok. Yakında bu da oluşacak. Uygulanamayan bir başka grup da numarası çok küçük olan hasta grubudur. Bu hastalar başta farklı yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılır. Kişinin uygun olup olmamasına ayrıntılı bir muayene sonrası karar veriliyor. Bugün en çok smile lazer kullanılıyor. Bu teknoloji çok farklı, makineleri farklı, lazer cihazı farklıdır. Bu ameliyatı yapan ekibin, doktorun eğitimi farklıdır. Son 10 yıldır kullanılan smile lazer tedavisinin kullanımı dünyanın birçok yerinde hızla artmaktadır.

Bugün gözü kaç dereceye kadar olan miyop, hipermetrop, astigmatlara lazerle tedavi imkanı söz konusu?
Genel anlamda miyoplarda 8 dereceye, hipermetroplarda 6 dereceye, astigmatlarda 6 dereceye kadar tedaviler lazerle gerçekleştiriliyor. Ancak kesin kararı hastayı muayene ettikten sonra vermek daha doğrudur. Örneğin yüksek numaradır, kornea dokusu yetersizdir. Bu durumda lazer ameliyatı yapılamayabilir. Başka seçenekler sunabiliriz. Esas olan muayenedir. Ama bugün için lazer tedavi sınırları gerçekten gözlük kullanan hasta grubun en az yüzde 80’ini teşkil etmektedir.

LAZERSİZ TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?

Gözü lazere uygun olmayanlara ne tür tedaviler uyguluyorsunuz? Gözlüklerden nasıl kurtulabiliyorlar?
Gözlükten kurtulma tedavileri sadece lazer tedavileri değildir. Göz içi müdahaleler özellikle de göz içi lensine yapılan müdahaleler yine gözlükten kurtulmanın etkili yollarından bir tanesidir. Örneğin, 40 yaştan sonra hastalarımızda uzak-yakın görme bozukluğu varsa gözlükler iki tane veya üç tane ise bu hasta grubunda kendi merceği iş görmüyor. Kendi merceği saydam olabilir; ancak 40 yaşından sonra uyum mekanizması bozulduğu için yakını görme problemi ortaya çıkıyor. Dolayısıyla mercek değişim ameliyatı yapılabilir. Bugün en sık bilinen ismiyle akıllı mercekler kullanılabilir. Akıllı merceklerin uzak, yakın ve orta mesafeleri gözlüksüz olarak gösterme üstünlüğü var. Bunları hastanın kendi merceğiyle değiştirip bunları göz içine yerleştirdiğimizde sonuç kalıcıdır.

Lazer tedavileri ile yakın ve uzak problemleri tedavi edilebiliyor. Bugün özellikle 40-50 yaş arası grup presmiyop dediğimiz yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Fakat yaşa bağlı olarak yakın görme bozulmaya devam ettiği için 65 yaşa kadar mevcut olan bu bozukluk ortadan kaldırdığında, yıllar içerisinde hastanın tekrar küçük de olsa yakın gözlüğe dönüşü söz konusu olabiliyor. Fakat göz içi merceği değiştirilirse; yakın görmeyi bozan şey göz içi merceği olduğu için, bu mercek değiştirildiğinde akıllı mercekle sonuç kalıcı oluyor. Yani ömür boyu hastalar bütün mesafeleri gözlüksüz olarak görerek yaşamlarını idare edebiliyorlar.

Op. Dr. Methiye Önder

LAZERE ENGEL OLAN DURUMLAR

Lazer ameliyatını engel teşkil eden durumlardan biri de keratokonus denen bir hastalık. Keratokonus nasıl bir hastalıktır?
Gözün en ön tabakası korneanın, gözün yuvarlaklığıyla birlikte kubbe şeklinde olması beklenir. Bu tabaka eğer bir nedenle incelip öne doğru sivrileşmeye başlarsa bu duruma keratokonus denilir. Genellikle genç ve çocukluk yaş grubunda başlayan bir hastalıktır. Alerjisi olan, gözü kırmızı olan çocukların ve sürekli ovalama yapan çocukların hastalığıdır. Çünkü kornea 500 mikron kadar çok ince bir yapıdadır. Göz ovalamasıyla da çok büyük bir basınç uygulanır. Korneanın şekli değişip öne doğru sivrilip, incelebilir. Bu durum sonrasında kişilerde öncelikle gözüm bozuldu uzağı net göremiyorum, miyop-astigmat şeklinde bir tanı alabiliyorlar. Göz muayenelerinde de atlanabiliyor. Normal miyop, astigmattan tamamen farklıdır. Bütün hadise korneanın yapısının bozulmasıdır. Bu nedenle görme bozukluğu olan, ilk defa gözlük alacak çocuklarda ve gençlerde mutlaka kornea haritalarının çekilmesi ve incelenmesi gerekir.

Kerotokonus, lazerin yapılmaması gereken bir durumdur. Çünkü hastalığın kendisinde kornea inceliyor ve sivrileniyor. Lazer tedavilerinde de kornea şekillendirilir. Dolayısıyla korneanın normal kalınlıkta veya normalden daha az kalın olması gerekir. Bu hastalara lazer yapılamaz. Bu hastalara ne yapılabilir? Bu hastalıkta iki büyük problemimiz var; bir hastalık ilerleyici bir kez başlayınca giderek artıyor, numaralar yükseliyor. Daha da kötüsü hastalar gözlükle de göremez duruma geliyorlar. Ve daha da ilerlerse tanı konmazsa hastada biraz duyarsız davranıp durumu kabul etmezse kornea o kadar şekil değişikliğine uğrayabiliyor ki, artık işlev görmez hale geliyor. Bu durumda da kornea nakli gündeme geliyor. Halk içinde göz nakli olarak bilinen aslında gözümüzün en ön tabakası korneanın değişimiyle gerçekleşen ameliyattır. Keratokonus hastalarında bütün hedefimiz; hastalığın durdurulması, kaybın artık devam etmemesi ve görmenin sağlanarak hastanın görerek yaşamının devamıdır. Başka korneaya gerek duymadan kendi korneasıyla yaşamaktır. Burada erken tanı esastır. Ne kadar erken tanı alınırsa  o kadar erken müdahale edilir ve keratakonus tedavi edilebilir.

Gözlük numarasının çok kısa sürelerle sürekli değişmesi neyi gösterir? Bu tür vakalarda ne yapmak gerekir? 
Öncelikle bu normal bir süreç olabilir. Vücudumuz büyüdükçe çocuk yaştan gençliğe kadar 18-20 yaşlarına kadar göz numaralarımızda da artışlar ortaya çıkabiliyor. Bu normal miyopide olabiliyor. Fakat kornea yapısının göz yapısının bozulmasıyla giden keratokonusta da aynı durum söz konusu. Yani iki durum da aynı şekilde seyrediyor. Numaralar giderek artıyor, hızlı artıyor ve keratokonusta farklı olarak hasta gözlükle de çok iyi göremiyor. Bazen bu hastalar göz tembelliği olarak tanı alıyorlar. Ve tamamen yanlış tedavi ile yılları boşa geçiriyoruz. Dolayısıyla burada tanı çok önemli. İyi bir göz muayenesi, gözlük kullanan bütün çocuklarda ve gençlerde kornea yapısının göz haritasının çekilerek incelenmesi gerekir. Erken tanı ile keratokonus durdurulabilir ve görme sağlanabilir.

LAZER AMELİYATLARI NE KADAR SÜRÜYOR?

Yurtdışındaki hastalar yaz tatillerinde Türkiye’ye gelmeyi düşünüyor olabilirler. Lazerle göz ameliyatı olup gözlük ve kontak lens kullanmaktan kurtarılmayı da isteyebilirler. Bu tür ameliyatlar ne tadar sürer? Ne kadar zamanlarını ayırmaları gerekli?
Lazer ameliyatı olmayı düşünen ve yurtdışından gelecek olan hastaların 2 gün ayırmaları yeterlidir. Bir gün muayene ve ameliyat, bir gün de ertesi gün kontrolleri içindir. Eğer smile lazer ile gerçekleşmişse kontrolden sonra denize girmek dahil her türlü aktiviteye izin verilir. Dolayısıyla hastalara düşen görev başvurdukları kurumun bütün teknolojilere sahip olup olmadığını sorgulamaktır. Ameliyatlar çok kısadır. Gerçek ameliyat süresi göz başı iki dakika gibi bir süredir. Ameliyathaneye giriş çıkış 15 dakikadır. Kesinlikle hasta hiçbir şey hissetmez. Ameliyatlarda ağrı, acı yoktur. Ameliyat sonrası çok kısa süre batma, ağrı, bulanık görme olabilir; ancak ertesi sabah itibariyle hasta araba kullanacak kadar iyi bir seviyeye gelir. Konforu çok yüksek ameliyatlardır. Hasta ertesi gün itibariyle her şeyi yapabilir. Normal yaşantısına başlayabilir. Herhangi bir kısıtlama yoktur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Üveit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Üveit nedir? Üveit açısından kimler risk grubuna giriyor? Üveit tedavisi nasıl yapılır? Batı Göz Altunizade’den ...