Menu
Anasayfa » Ağız ve Diş Sağlığı » A’dan Z’ye Diş Estetiği

A’dan Z’ye Diş Estetiği

Tüm yönleriyle diş estetiği konusunda merak edilenleri Diş Hekimi Pertev Kökdemir Sağlığım İçin Herşey’e anlattı.

AYRIK YA DA ÇARPIK DİŞLERDE DİŞ ESTETİĞİ

Dişleri ayrık ya çarpık bir hasta geldiğinde vakaya yaklaşımınız nasıl oluyor? Hangi yöntemi kullanacağınıza neye göre karar veriyorsunuz?
İlk olarak hastanın beklentisi çok önemlidir. Hastanın beklentisini çok iyi anlamak gerekir. İkinci önemli konu kullanılacak malzeme konusudur. Hastanın beklentisi nedir? Çok açık renk diş istiyorlarsa, bembeyaz dişler olsun istiyorsa o zaman doğala en yakın malzemeyi kullanmak gerekir yani lamine veya zirkonyumlardır. Ama diş rengi çok açık olmasın kendi dişleri gibi hafif sarımtırak olması isteniyorsa metal destekli porselen yapılabilir. Ancak açık sarı olmasına rağmen çok doğal gözüksün isteniyorsa yine zirkonyum tercih edilebilir. Birçok kriter var. Malzemeyi seçerken bunları değerlendirmek gerekiyor. Dişlerin büyüklüğü de hastaları en çok endişelendiren, akıllarında soru işareti yaratan bir konudur. “Acaba dişlerim çok mu büyük olur, çok mu küçük olur, güldüğüm zaman gözükür mü yoksa gözükmemesi mi daha iyi olur, konuşurken alt dişlerim gözükmeli mi yoksa üst dişler mi fazla gözükmeli” bu soruların hepsini bize soruyorlar.

Dişlerin büyüklüklerini seçerken de birçok kriter var. Mesela hastamızın dudakları serbest pozisyondayken hastamızın yaşına göre ön iki dişi dudaklarından bir buçuk-iki milimetre kadar gözükmelidir. Bu yüzüne genç bir ifade katar. Bunun dışında göz bebeklerinden düz bir çizgi indirdiğimizde bunların köpek dişlerinin tepe noktasından geçiyor olması lazım. Buna dikkat edilir. Kişi gülerken alt dudağı dişlerin ucuna teğet geçmeli, köşelerde siyah karanlık üçgenler oluşmamalı. Bütün bunlara bakarak estetik bir gülüş tasarımı yapmaya çalışıyoruz.

Dişhekimi Pertev Kökdemir

LAMİNA VE ZİRKONYUM PORSELENLER

Gülüş tasarımında lamineler yani yaprak porselen dişler nasıl uygulanır? Ne tür avantajları, dezavantajları var?
Yaprak porselenlerde dişin sadece ön yüzeyi aşındırılıyor. Bunu uygulayabildiğimiz vakalar herhangi bir şekilde çeneleriyle ya da dişleriyle parafonksiyonel hareket yapmayan vakalardır. Kısacası gece diş sıkma veya gıcırdatma gibi alışkanlıkları olmamalıdır. Tırnak yeme, kalem arkası ısırma, dişle ip koparma gibi alışkanlıkları da olmamalıdır. Dişin sadece ön yüzeyi aşındırılır ve yaprak porselen yerleştirilir. Çok ince porselenleri dişin ön yüzeyine yapıştırarak kişinin dişlerini daha estetik bir hale getirebiliyoruz. Tabi bu porselenler yapışmamış haliyle çok sağlam olmayabilir; ama yapıştıktan sonra artık kırılmayacak hale geliyorlar. Parafonksiyonel hareketler ise dişten bütünüyle çıkmasına yol açabilir. Eğer kişinin bu tarz alışkanlıkları varsa ve vazgeçemiyorsa zirkonyum tavsiye edilebilir. Zirkonyumlar çok benzer bir materyallerden yapılıyorlar. İçlerinde hiçbir şekilde metal veya başka bir madde yoktur. Yarı şeffaf materyaller yapı olarak dişle birebir benzerlik gösteriyorlar. Zirkonyum uyguladığımız zaman kişinin dişi çepeçevre aşındırılması gerekiyor. Bu aşındırılan kısım yine zirkonyum ile tamamlanır. Yapıştırıcı olarak kullandığımız maddeler çürüğü engelleyici maddelerdir; yani sıradan bir sızıntı olsa bile dişin yapıştığı bölgenin çürümesi imkânsız hale gelir.

Kahve, çay gibi böyle renklendiren gıdalar içildiğinde, yenildiğinde renklenme olur mu?
Normal dişlerin bile zamanla bu tip renklendirici içecek ve gıdalardan etkilenebilir. Dişlerimiz yavaş yavaş rengi sararabilir, kahverengileşebilir. Porselenler de çok parlak cilalı bir yüzeye sahiptir. Üzerleri renklenebilir. Örneğin sigara içen bir kimsede bir ya da bir buçuk yılda, normal dişe göre daha uzun bir süre de renklenme olabilir. Ama kesinlikle içine rengi emmez.  Hastalarımız dişlerini günde bir iki kere güzel fırçalaması ve 6 ayda bir diş hekimine giderek renklendirmeleri temizletmesi rengini koruması için önemlidir.

DİŞ ETİ ESTETİKLERİ

Diş etlerine yönelik olarak da estetik olarak neler yapabiliyorsunuz?
Diş etinin gözükme miktarına bağlı olarak yapılacak işlemler değişiyor. Birincisi eğer az miktarda bir diş eti gözükmesi varsa bunu gingivoplasti dediğimiz bir işlemle diş etlerini bir miktar yukarıya taşıyarak diş etlerini görünmez hale getirmemiz mümkün. Tabi bu işlemler yapıldığında mutlaka zirkonyum veya lamineler varsa dişlerin boyutlarını da yeni diş eti pozisyonuna göre değiştirmek gerekir.

Eğer daha fazla diş eti gözüküyorsa gingivektomi dediğimiz bir işlemi yapabiliriz. Bunlar diş etlerini bir buçuk iki milimetreden daha fazla yukarı alabildiğimiz vakalardır. Bu ufak bir operasyondur. Bu işlemi yaptıktan bir buçuk- iki ay sonra hastamızın yeni dişlerini yapma imkânına sahip oluyoruz. Hasta bu süre içinde diş etlerinin oturmasını bekliyor. Eğer hastanın diş etleri fazla gözüküyorsa ama gingivektomi yapmak istemiyorsak o zaman hastalarımıza üst dudakla ilgili olarak botoks önerebiliyoruz. Çünkü bazı hastalarımızın diş eti gözükme sebebi, güldüğü zaman üst dudağın yukarı çıkması olabiliyor.

DİŞ ÇARPIKLIKLARINDA ŞEFFAF PLAKLAR

Diş çarpıklıklarında şeffaf plak uygulaması nedir?
Eğer dişlerdeki çarpıklık ve ayrıklıklar için bir tedavi yöntemi de ortodonti tedavidir. Bir çarpıklık varsa öncelikle analiz için hastalardan ölçü alınır. Bu analiz sonucunda hastaların dişlerinin başlangıç pozisyonundan; yani çarpık pozisyondan bitmiş düzgün haline nasıl geleceğini aşama aşama bilgisayar ortamında görme şansına sahibiz. Hasta tedaviyi onaylarsa 15 günde bir yenileyeceği şeffaf plaklar hazırlanır. Bu şeffaf plaklar dişe takıldığı zaman hiçbir şekilde karşıdan anlaşılmayan plaklardır. Bu sayede hastalar sosyal yaşantılarında da etkilenmez. Tedavi kişinin durumuna bağlı olarak ortalama 6 ay- 1 ya da 1 buçuk yıl kadar sürer. Ama kesinlikle hastalar yemek dışında kalan tüm zamanlarda bu plakları takmak zorundadırlar. Bu plaklar hiçbir şekilde yaşantılarını, konuşma şekillerini etkilemez.

Ağzında hiç dişi olmayan hastalara nasıl bir yöntem öneriyorsunuz?
Ağzında hiç dişi olamayan hastaların genellikle yüzleri çöker. Çünkü kemik desteklerini artık kaybetmişlerdir. All on four implant sisteminde yaptığımız hibrit porselenlerle hastaların bir günde sabit dişlerini yapabiliyoruz. Hibrit porselenlerle kaybettikleri dokuları da bir miktar telafi edebiliyoruz. Dolayısıyla yüzlerindeki çökmeyi de bir miktar ortadan kaldırabiliyoruz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Dijital Diş Hekimliğinde Son Yenilikler

Dijital diş hekimliğini konusunda merak edilenleri İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diş Hekimi Nihan ...