Menu
Anasayfa » Göz Sağlığı » Yaşa Bağlı Yakını Görememe Problemi

Yaşa Bağlı Yakını Görememe Problemi

Yaşa bağlı yakını görememe sorunu; yani Presbiyopi hakkında merak edilenleri Batı Göz Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Söyler Sağlığım İçin Her Şey’e anlattı.

PRESBİYOPİ NEDİR?

Yaşa bağlı yakını görmeme sorunu ya da diğer adıyla presbiyopi nedir? Kaç yaşından sonra ortaya çıkan bir problemdir?
Presbiyopi aslında bir hastalık değil, yaşla beraber oluşan bir süreçtir. Nasıl saçımız beyazlıyor, cildimiz kırışıyorsa presbiyopi de yaşın ilerlemesiyle özellikle 40 yaşından sonra karşılaştığımız bir durumdur. Gözün içerisinde lensin kırıcılığı, kasılıp gevşemesi azaldığı için artık göz yakını daha zor görmeye başlıyor. Biz göz hekimlerinin matematiksel bir formülü vardır. 40 yaşında 1 diyoptri (kırma gücü), 45 yaşında 1.5, 50 yaşında 2, 55 yaşında 2.5 diyoptri kırıcılık probleminin olduğunu düşünülür.

GÖRMEDE NE TÜR PROBLEMLER GÖRÜLÜR?

40’lı yaşlardan itibaren kişilerin ne tür şikâyetleri oluyor? Yakını çok rahat görebilen insanlar ne tür sıkıntılar yaşıyorlar? Siz hekimlere bunu nasıl anlatıyorlar?
Genellikle kişi yakını görmede zorlanınca önce uzaklaştırma refleksi ile görmeye çalışır; ancak kol mesafesinde uzaklaştırmanın da yetmediğini fark edince artık doktora başvurmanın gerektiğini anlarlar. Bu durumda kişi doktora gider ve doktor yakını görebilmesi için gözlük verilir. Ancak bu durum herkes için geçerli değildir. Örneğin miyoplarda böyle değildir. Yani çok hafif bir miyobu olan bir kişi başlayabilir. Presbiyopi, miyoplarda çok geç ortaya çıkabiliyor. Bir de bu süreçte bazen insanlar çok hafif bir yakın görme problemi varken birden düzeldiğini söylüyo45-50 yaşlarında da yakın problemi rlar ve daha iyi görebildiklerini fark ediyorlar. Bu durum biraz sakıncalı bir durumdur ve bu nispeten kataraktın varlığına; yani gözde başka bir probleme işaret eder. Çünkü insanın doğası gereği 40’ından sonra yakın gözlüğü normal bir olaydır. Eğer olmuyorsa başka bir şey var demektir.

Op. Dr. Mehmet Söyler

LAZERLE TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?

Günümüzde lazerle göz tedavileri çok gündemde, peki yaşa bağlı görememe sorununun presbiyopinin lazerle tedavisi var mı?
2004 yılından sonra akıllı diye tabir edilen çok odaklı merceklerle beraber presbiyopi durumuna aslında bir çözüm geldi. Fakat 2010-2011’den sonra da bu işin artık lazerle çözümü sağlandı. Eskiden de lazerle presbiyopi çözümü için tedaviler vardı. İyi gören göz uzağa, iyi görmeyen göz yakına ayarlanırdı. Yani lazerle numara ayarlanırdı. Fakat özellikle Türk toplumunda iki gözün farklı görmesi gibi bir alışkanlık çok zordur. Hastaya tarif edilse bile hasta, bir süre sonra bunu algılayamayabiliyor. Daha sonra ise prespiyont denilen başka bir tedavi şekli oldu. Yani sferik aberasyonu arttırıp bununla beraber numarasal değişiklik yapıp hastanın toleransı arttırıldı; yani iki gözün arasındaki fark azaltıldı. Kısacası İyi gören göz uzağa, diğer göz yakına ayarlanıyor; fakat her iki göz de orta mesafeye ayarlanıyor. Orta mesafenin bizim için hayatımızda o kadar yeri yoktu. Ancak şimdi bilgisayar, cep telefonu kullanımı var. Dolayısıyla insan hayatında orta mesafe 60-70 santim çok önemli hale geldi. Dolayısıyla bunu da lazerle çözmek çok daha rahat ve hastalarında toleransı adaptasyonu çok daha fazla oluyor.

Bu yöntem lazerle günümüzde nasıl gerçekleştiriliyor?
Günümüzde bu yöntemin klasik lazerlerin uygulanış şeklinden hiçbir farkı yoktur. Yine kornea bir lazer yardımıyla açılır ve excimer lazer uygulanır. Fakat excimer lazer uygulanırken korneanın yüzeyinde başka bir şekil daha yapılır. Yani hem numarayı düzeltilir hem de yakına olan adaptasyon arttırılır. Kısacası gözün sıfır olması ya da yakın numaralar olması gerekmez. Sadece yakın problemi de değil hem uzak hem yakın birlikte düzeltilebilir.

TEDAVİ ŞEKLİ NEYE GÖRE SEÇİLİYOR?

Vaka seçimini neye göre yapıyorsunuz?
Presbiyopi göz dışı cerrahidir, kornea cerrahisidir; ama gözün iç yapısına dokunulmaz, gözün içerisine girilmez. Akıllı lens veya multifokal lens, trifokal lens diye tabir edilen çok odaklı merceklerde ise gözün içerisine girilir. Yapılan şey bir katarakt ameliyatıdır; yani bu tip mercekler kataraktı olan kişilere de uygulanabilir. Hiç katarakt olmadığı halde presbiyobik lens exchange denilen; yani lens değişme dediğimiz şeffaf lens değişme olarak da yapılabiliyor. Yani gözün içerisine hiçbir problemi olmayan sadece gözlük problemi olan 50 yaşında bir hasta eğer gözlüklerinden kurtulmak istiyorsa da uygulanabilir. Fakat bunda temel kriterlerden bir tanesi arka vitreus dekolmanı denilen gözün arkasında bu tip bir cerrahinin yapılması için bir şeyin gerçekleşmiş olması lazım. Aksi takdirde retina dekolmanı riski arttırılır. Yırtık riskini arttırılır. Aslında 45-50 hatta 55 yaş grubunda birinci seçenek lazer olmalıdır.  Bir de hastanın mesleği de önemlidir. Uzak ve yakın gereksinimlere ne kadar ihtiyaç duyduğu önemlidir. Orta gereksinim kendisi için ne kadar önemli? Bunları değerlendirildikten sonra lens mi, lazer mi uygulanmalı karar verilir.

Yurt dışından gelecek hastalar bunlar için ne kadar zamanlarını ayırmaları gerekli? Bu iki yöntemde de anestezi nasıldır?Havuza, denize ne zaman girebilirler? 
İkisi içinde damla anestezi kullanılır. Akıllı mercek uygulanacaksa genelde birinci gün bir göze yapılır, ikinci gün diğer göze yapılır. Üçüncü gün ise kontrol sağlanır. Lazerde ise aynı gün aynı anda yapılır. İkinci gün ise kontrol edilir. Lazer tedavilerinden sonra deniz, havuz gibi aktiviteler yaklaşık olarak bir hafta kadar yasaktır. Akıllı mercek işlemlerinde de durum bu şekildedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Obezite, Sarı Nokta Hastalığını Tetikliyor

İleri yaş, sigara, obezite, sistemik hastalıklar, gerekli besinlerin alınamaması sarı nokta hastalığını tetikliyor. Haftada 2 ...