Menu
Anasayfa » Sağlık Turizmi » “Sağlık Turizminde Oyunu Yeniden Kuracağız”

“Sağlık Turizminde Oyunu Yeniden Kuracağız”

12. TÜSAP Sağlık Teknolojileri Vizyon Toplantısı, 25 Ekim 2019’da “Sağlık Endüstrisinde İhracat Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Globalleşme” teması ile Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşti. Sağlık sektörünün liderlerini buluşturan toplantıya Kamu, özel sektör ve STK yöneticilerinden 50 kişi katıldı.
Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliği ile gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Osman Coşkun, Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Semih Korkut, TİTCK Başkan Yardımcısı Recep Uslu, Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cevat Şengül, OHSAD Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat, TÜSEB Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, TOBB Sağlık Sektör Meclis Başkanı Dr. Seyit Karaca, MÜSİAD Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri İhracatı Komitesi Başkanı Levent Can, DEİK Sağlık İş Konseyi Başkan Yardımcısı Mücahit Yinanç, SEİS Başkanı Metin Demir, İSEK İstanbul Sağlık Endüstrisi Küme Başkanı Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, SASDER Başkanı Sermet Gün Erdem, İVEK Vakfı İcra Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mahmut Tokaç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan ve TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın gibi sağlık sektörünün geleceğine katkı sunan önemli isimler bir araya geldi.

“ÜLKELER SAHİP OLDUKLARI GLOBAL MARKALAR KADAR ZENGİNDİR”

Toplantıda ana konuşmacı olarak yer alan Dr. Cevat Şengül, sağlık endüstrisinin sağlık hizmeti sunumunu sağlayan hastaneler, poliklinikler, laboratuvarlar ile ilaçlar ve tıbbi cihazların oluşturduğu bir bütün olduğunu, sağlık turizmi ve sağlık ihracatına da bütünsel olarak bakmak gerektiğini söyledi.
Sağlık sektöründe marka oluşturma potansiyelinin Türkiye’nin elindeki en önemli imkanlarından biri olduğunu kaydeden Şengül, “Ülkeler sahip oldukları global markalar kadar zengindir. Şu an bir marka üzerinde çalışıyoruz. Tescil çalışmaları devam ediyor. Bir lansman ile tüm kamuoyu ile paylaşacağız ve bir müddet sonra USHAŞ’ın ismini daha az duyacaksınız. Tüm operasyonlar bu global sağlık markası altında yapılıyor olacak” dedi.
USHAŞ olarak 13’ü Faz 1 ülke olmak üzere Almanya, Sırbistan, İngiltere, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Cibuti, Irak, Cezayir gibi ülkelerin de yer aldığı 22 ülkenin belirlendiğini ifade eden Şengül, “Bu 13 ülkeden 5-6’sında Outpatientklinikler açacağız. Bir kısmında ise geniş tanıtım ofisleri kuracağız. Bu Outpatientklinikler ağırlıklı olarak diagnoz hedefi bulunan klinikler olacak. Teşhis amaçlı klinikler ama küçük cerrahi işlemleri de yapıyor olacak. Bu kliniklere koyulacak diagnostik tıbbi cihazlar en yüksek kalite ve teknolojide olacak” dedi. Bu kliniklerin sadece kamu hastanelerine hasta getirmek gibi bir amaçla kullanılmasının düşünülmediğini belirten Şengül, yurtdışında açılacak klinik ve ofislerden Türkiye’nin global markası altında kamu, üniversite ve özel hastanelerin birlikte yararlanacağını söyledi.
Türkiye tanıtımını öncelikli olarak ele alıp sağlık turizminde küresel anlamda oyunu yeniden kuracak hamleler yapacaklarını ifade eden Şengül, “Her ülkenin ayrı dinamiği var. Her ülke için ayrı stratejiler geliştirerek ayrı uygulamalar yapağız. Sonuçta oradaki hastaya dokunacağız. Prosesi ilgili ülkenin hastasından başlatacağız. Sağlıkta güvenilirlik için hastaya dokunarak birebir ilişki kurmak son derece önemli. Birçok ülkede özellikle büyük operasyonlardan sonra hasta ülkesine döndüğünde takip, komplikasyon ve malpraktis durumlarında ne yaparım diye tedirginlik taşıyor. Bu bağlamda da orada kurumsal olarak bulunuyor olmamız bir güven sağlayacak” diye konuştu.
2018 yılına ilişkin istatistiki verileri de paylaşan Şengül, 2018 yılında dünya ilaç pazarının 1,2 trilyon Dolar olduğunu, Türkiye ilaç pazarının ise Haziran 2019 itibarıyla son 12 ayda üretici fiyatları ile 35,5 milyar TL’ye ulaştığını ve Türkiye ilaç endüstrisi ihracatının ise Haziran 2019 itibarıyla son 12 ayda 1,2 milyar Dolar olduğunu kaydetti. Tıbbi cihaz pazarından da bahseden Şengül, dünyada tıbbi cihaz pazarı cirosunun 425,5 milyar Dolar, Türkiye’de 2,5 milyar Dolar olduğunu belirtti. Türkiye’nin ithalat ve ihracat oranını değerlendiren Şengül, tıbbi cihaz ihracatının 570 milyon Doları, ithalatının ise 1,9 milyar Dolar olduğunu söyledi. Sağlık hizmet sunumunda ise 2018 yılında dünyada medikal turizm cirosunun yaklaşık 100 milyar Dolar iken Türkiye’de ise bu rakamın 552 bin turist, kişi başı ortalama 2 bin ABD Doları ile toplamda yaklaşık 1.1 milyar ABD Doları olduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE OLARAK SAĞLIKTA MARKAYIZ”

Toplantıda söz alan Dr. Reşat Bahat da sağlık alanında ihracat potansiyeli ve fırsatları bakımından en fazla ve hızlı gelişecek konunun sağlık turizmi olduğunu ifade etti. Bu konuda herkesin desteğine ihtiyaç olduğunu kaydeden Bahat, “Türkiye dışında bilinen çok fazla sağlık markamız yok ama Türkiye olarak sağlıkta markayız. Marka şehirlerimiz var ve ulaşımı çok kolay bir coğrafyadayız. Burada herkesin tahmin ettiğinin ötesinde bir Pazar var. Hastanecilikte marka olmamız tıbbi cihaz sektörünü de tetikleyecektir” diye konuştu.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR VE UZUN VADELİ BAŞARILAR İÇİN SAĞLIĞIN TÜM ALANLARI BİRLİKTE ELE ALINMALI”

Sağlık alanında 2000’li yıllarda Türkiye’nin kendine güveninin artmaya başladığını özel hastanelerle birlikte sağlık turizmi gelişirken tıbbi cihaz, ilaç endüstrisi, sağlık bilişimi, sağlık hizmet sunumu gibi her biri ayrı alanlarda gelişmelerin devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sabahattin Aydın, “Sağlık alanında tüm bu konularda gelişmeleri sürdürürken aslında her birini birbirinden kopuk olarak ele alıyoruz. Bu da başarıların sürdürülebilir ve uzun vadeli olmasına engel olabiliyor” dedi. Tüm paydaşları içine alan bir politika ile ortak noktanın bulunması gerektiğini ifade eden Aydın, artık sadece hizmet sunumu değil sağlık ile ilgili değerlerin dünya ile paylaşılması konusunda nasıl bir yol alınacağı konusunda kamu sahipliğinde ama özel sektör dinamizmi ile USHAŞ gibi bir yapılanmaya gidildiğini söyledi.

“TERSİNE BEYİN GÖÇÜNDE İLK ADRES: BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ”

TÜSAP Sağlık Teknolojileri Vizyon Toplantısına ev sahipliği yaptıklarından dolayı memnuniyetlerini dile getiren Prof. Dr. Mehmed Özkan, Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye’ye yurtdışından gelen bilim insanları için bir çekim merkezi olduğundan bahsetti. Az sayıda öğretim üyesi ile bu iddialı başarının en büyük etkenlerinin başarılı araştırmacı kadrosu ve doğru kurulmuş ekosistem olduğunu vurgulayan Özkan, TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında 15 akademisyeni üniversiteye çekmeye başardıklarını söyledi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Sağlık Turizminde Özel Sağlık Sektörü

Sağlık turizminde özel sağlık sektörünü Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği kısa adıyla OHSAD Genel ...