Menu
Anasayfa » Ağrı Tedavisi » Tüm Yönleriyle Ağrı Tedavisi

Tüm Yönleriyle Ağrı Tedavisi

Tüm yönleriyle ağrı tedavisini Türk Algoloji (Ağrı) Derneği Başkanı ve Nöromodülasyon Eğitim ve Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Özyalçın anlattı.

Tıbben ağrı nedir? Ağrı başlı başına bir hastalık mıdır yoksa hastalıkların başlı başına bir habercisi olan hastalık sinyali mi?
Aslında hepsi diyebiliriz. İnsanoğlunun en eski sorunlarından biridir. Çok eskii çağlara ait, ağrı çeken insanlarla ve bunlara ilişkin düzenlenen tedavilerle ilgili bilgilerimiz var. Vücudumuzdaki herhangi bir problemin belirteci olan ağrı, akut ağrıdır. Ani başlayan, o problemle birlikte artan, problem bittiğinde de yok olan ağrıdır. Bu bir vücut içi iltihabın, örneğin apandistin bir ağrısı olabilir. Veya ayağımızı burktuğumuz zaman orda oluşan enflamasyonun; yani bir ödemin, şişliğin ağrısı olabilir. Bir yere çarptığımız zaman oluşan morluğun ağrısı da olabilir. Bu akut ağrıdır. Problem geçtiği zaman geçmesi beklenir. Ama bir de kronik ağrı vardır. Artık burada problemin nereden kaynaklandığından daha çok, ağrının kendisi bir hastalık haline dönmüştür. Bu bir çeşit sinir hastalığıdır. Sürekli tekrarlayan bel ağrıları, boyun ağrıları, sürekli devam eden baş ağrıları, bir sinir hasarından sonra kalıcı olarak devam eden ağrılar. Artık hastalığın kendisidir ve tedavi edilmesi gereken şikayetlerdir diyebiliriz.

AĞRI TEDAVİSİ

Ağrı tedavisi hangi ağrılarla ilgilenir?
Ağrı kaderimiz değildir. Bir çok hekimlik dalı, ağrıyla doğrudan ilgilenir. Sadece algologlar değil. Örneğin; fizik tedaviciler, nörologlar, beyin cerrahları, ortopedistler, tamamı ağrıyla ilgilenen hekimlik dallarıdır. Bunun dışındakiler de ilgilenebilir. Fakat bunların tedavi süreçlerinde hastaya yeterli olmadığı durumlar vardır. Örneğin ilaç tedavisi, fizik tedavi yöntemleri yeterli değildir. Ameliyatlar ağrı çekmesini önlemiyordur. Hatta bazen arttırabilir. Bu durumlarda algoloji devreye girer. Algoloji aslında yeniliklerle dolu yeni bir bilgi alanıdır. Giderek gelişmektedir. Her yapılan iş bir yenilik sayılması bakımından modern tıbbın içinde yer almış uygulamalardır. Bunlar bel, baş, boyun, kanser ağrılarına ve sinir hasarıyla oluşan nöropatik ağrı dediğimiz diyabet ve zona dediğimiz virüse bağlı ağrılara çözüm arayan yöntemlerdir.

Güncel ağrı tedavisinde algologların uyguladığı ne tür yöntemler var?
Örneğin; iskelet kas sistemi ağrıları, bel ağrıları, beldeki omurların ve disk dediğimiz omurlar arasındaki yastıkçıkların ortaya çıkardığı ağrılardır. Diskin taşmasıyla ve sinire baskısıyla oluşur. Eklemlerin kireçlenmesi dediğimiz artrozuyla da oluşabilir. Bu diskin baskı yapan alanlarına ilaç vererek veya disk içine girip diskin küçülmesini sağlayacak yöntemlerle örneğin ısı lezyonlarıyla, lazerle, radyofrekansla, ozonla sinirin üstündeki baskı azaltılır. Eklemlerin yaratığı sorunlarda eklem içi ilaçlar, ozon vererek dejenerasyonunu azaltmaya veya çok ileri bir durumdaysa ekleme giden sinirleri ısı lezyonlarıyla yakarak çözmeye çalışırız. Son zamanlarda gördüğümüz bir ağrı tipi de ağırlıklı olarak bel ağrısıyla seyreden bir problem olan dejenere disk ya da kara disk ağrısı vardır. Bu bel ağrıları daha yüksek ağrılardır. Diskin yüksekliği azalmış, iyice kararmış, suyunu çekmiştir.  Kök hücre içeriği yüksek olan hücrelerin enjeksiyonları veya gerçek kök hücre uygulamaları ile tedavi sağlanabilmektedir. Ancak sonuçları bakımından henüz daha bilgiye ihtiyacımız var. Seçilmiş hasta grubunda; yani bel ağrısı bacak ağrısından ön planda olan hasta grubunda faydalı olabilir. Bu da bir yenilik diyebiliriz.

Prof. Dr. Süleyman Özyalçın

AĞRI TEDAVİSİNDE NÖROMODÜLASYON YÖNTEMİ

Nöromodülasyon yine ağrı tedavilerinde uygulanan bir yöntem. Nedir nöromodülasyon? Hangi tedavileri içeriyor?
Nöromodülasyon aslında sinirin harabiyetine değil de sinir alanlarının ağrı giderimi konusundaki aktivitesini artırmaya yönelik uygulamalardır. Bunun için ya omuriliğe yerleştirilen pompalarla ilaçlar veririz ya da vücuda yerleştirilen elektrotlarla pil akımı, elektrik akımı vererek tedavi etme yoluna gideriz.

Omurilik pilini kimlere, ne tür amaçla kullanıyorsunuz?
Şimdi ağrı dışı kullanımları da vardır. Onları kesinlikle ayıralım. Çünkü parkinsonizmde; yani sallanan tiremorlu hastalıklarda, epilepsi sara hastalığında hatta zayıflamada bile kullanımına dair yöntemler giderek geliştiriliyor. Bu ağrı tedavisinde ise son durak tedaviler olarak gösterilebilir. Örneğin kalça ağrısı, pelvik ağrı gibi tedaviye yanıt vermeyen ya da bel ağrısı, ameliyattan sonra tekrar eden boyun ağrısı gibi durumlarda yapılan pil uygulamalarıdır. Bu pillerin elektrik akımlarıyla oynanmaya başlandı. Eskiden biz sadece düz biteviye elektrik veriyorduk. Şimdi yanma tipi denilen yüksek akım, düşük akım gibi aralıklarla veriyoruz veya çok yüksek 10 bin Hertz frekansla dediğimiz frekanslarla veriyoruz. Bunun ne faydası oluyor? Bu farklı ağrılarda farklı tedavi olanakları sağlayabiliyor. Böylelikle bu tedavinin endikasyon; yani kullanım alanları da genişliyor. Bel ağrıları, damardan kaynaklanan bacak ağrılarında kullanılabiliyor. Cerrahi veya ilaç tedavilerine yanıt vermeyen göğüs ağrılarında, kalp ağrılarında kullanılıyor. Giderek de genişleyen bir endikasyonu var. Baş ağrılarında, migrende, boyun sinirlenin sıkışmasına bağlı ağrılarda, yüzden kaynaklanan ağrılarda bir elektrotla ağrı kontrolü sağlanabiliyor.

AĞRI TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?

Ağrı tedavisinde kullanılan girişimsel yöntemler ameliyathane ortamında mı yapılıyor? Hastalar anesteziyle uyutuluyorlar mı? Kişinin hastanede yatması gerekiyor mu?
Steril ameliyathane koşullarında özel görüntüleme teknikleriyle uygulanıyor. Tomografi veya bilgisayarlı tomografiyle de yapılıyor. Hasta tam uyutulmuyor, sedasyonda tutuluyor. Çünkü işlem sırasında örneğin; bir omurilik pili yerleştirirken pilin doğru seviyede olup olmadığını hastaya sorabiliyoruz veya yüz sinirinde trigeminal siniri yakarken hastaya doğruluğunu soruyoruz. Hastanın sedasyonunu kontrol ederken hastaya ağrı duymayacağı veya duysa bile hatırlamayacağı bir ilaç tedavisi uyguluyoruz. Hastanede yatması gerekmiyor. Hemen o gün taburcu edilmesi mümkün oluyor. Ama örneğin bir pil yerleştiriliyorsa belki bir gün yatması istenebiliyor.

Türkiye’ye yurt dışından kronik ağrılarının girişimsel tedavisine yönelik olarak daha çok hangi ülkelerden hastalar geliyor?
Örneğin Azerbaycan, Güney komşularımız Irak, İran ve Arabistan’dan ve bazı Batı komşularımız Arnavutluk, Hırvatistan hatta Yunanistan‘dan hastalar geliyor. Hatta bazen bu ülkelere eğitim vermeye de gidiyorum. Örneğin; Azerbaycan, İran, Irak ve Bulgaristan’a bir takım işlemleri uygulamalı olarak göstermeye gidiyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Kanser Ağrılarına Mahkum Değilsiniz!

Kanser tanısı alan kişilerin neredeyse yüzde 90’ı ağrı şikayeti yaşıyor. Yaşamı tehdit eden bir hastalık ...