Menu
Anasayfa » Anne Çocuk Sağlığı » Çocuklarda Güçlü Bağışıklığın Formulü Renkli Sofralar

Çocuklarda Güçlü Bağışıklığın Formulü Renkli Sofralar

Havaların değiştiği bu günlerde soğuk algınlığı, nezle, grip, mide-bağırsak hastalıkları açısından aktif dönem devam ediyor. Özellikle tüm gününü okulda ve kapalı alanlarda geçiren çocuklarda hastalıklar çok hızlı yayılabiliyor. Biruni Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hatice Bulut, kış aylarında çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmenin formülü renkli sofralardan geçtiğini iletti ve hastalıklardan korunma yöntemleri ile ilgili önerilerde bulundu.

RENKLİ SOFRALAR İLE BAĞIŞIKLIĞINIZI KORUYUN

Vitamin ihtiyacının karşılanması için ara öğünlerde mevsim meyveleri tercih edilmelidir.

Brokoli: A,C vitamini deposu olan brokoli, aynı zamanda potasyum, selenyum ve folik asit kaynağı.

Karnabahar: A ve C vitamini kaynağı olan karnabahar kış sofralarında mutlaka yerini almalıdır.

Pırasa: Toprak bitkisi olan pırasa zengin besin değeri ile vücut direncini arttırır ve hastalıklardan korunmada etkilidir.

Havuç: Tam bir vitamin deposu olan havuç antiseptik ve anti bakteriyel özelliği ile hastalıklarla savaşır ve beyaz kan hücrelerini uyararak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Elma: C vitamini deposu olan elmanın faydası saymakla bitmez. Yoğun lif içermesi ve sindirim sistemi dostu olması nedeniyle çocukların mutlaka her gün tüketilmesi gerekmektedir.

Kivi: Antioksidan özelliği en yüksek meyvelerden biridir. Özellikle akciğer fonksiyonlarına ve astıma olumlu etkisi vardır. Bu özellikleriyle kış aylarında mutlaka tüketilmesi gereken meyvelerdendir.

Nar: Nar bol miktarda C vitamini, polyphenol, demir, potasyum içerir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. C, B1 ve B2 vitaminleri yanında zengin potasyum içeren ve yaklaşık bir su bardağı nar suyu günlük ihtiyacımız olan C vitamininin yüzde 25’ini karşılar.

PROTEİN VE OMEGA 3 ÖNEMLİ

Kış aylarında besleyici menülerle bağışıklık sistemini desteklemek şarttır. Günlük protein ve demir ihtiyacı mutlaka karşılanmalı. En iyi protein kaynakları kırmızı et, yumurta, süt ürünleri ve baklagillerdir.  Omega-3 yağ asitleri, virüs ve bakterilerle savaşmada etkilidir esansiyel yağlardır.  Vücut tarafından üretilemeyen esansiyel yağ asitlerinin, besinlerle alınması gerekmektedir.  Somon, istavrit, hamsi gibi balıklar türlerinde, ceviz ve fındık Omega-3  açısından zengin gıdalardır.

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK MUTLAKA OLMALI

Probiyotikler barsak florasını dengelyerek insan sağlığını iyi yönde destekleyen canlı mikroorganizmalardır. Barsaklarda hastalık yapabilecek zararlı bakterilerin çoğalmasını engellerler. Barsak hareketlerini ve barsak duvarının beslenme sonrası geçirgenliğini düzenlerler. Ayrıca bağışıklık sisteminin şekillendirilmesinde önemli rolleri vardır.  Bu nedenle günlük beslenmede probiyotik içeriği bakımından zengin,  yoğurt, kefir, tarhana, peynir ve ayranı eksik etmemek gerekmektedir. Aynı zamanda vücuttaki probiyotik bakterilerin sayısının artması ve aktivitesinin desteklenmesi ile görevli prebiyotik gıdalara da beslenme programında yer ayırmak gerekmektedir.  Prebiyotik gıdalar olarak başlıca besinler; “ ceviz,  fındık, badem, zeytin,  üzüm, elma, enginar, domates, soğan, pırasa, kereviz, bamya ve kuşkonmaz,  mercimek, nohut, fasulyedir.

HASTALIK SAVAŞÇISI: PROPOLİS

Propolis, çeşitli bitkilerin yaprak, tomurcuk, kabuk ve benzeri kısımlarından işçi arılar tarafından toplanan reçineli ve mum kıvamında olan bir maddedir. Arılar propolisi kovan iç yüzeyinin kaplanması, peteklerin kenarlarının sertleştirilip onarılması, kovan giriş deliğinin kolaylıkla savunacakları duruma getirilmesi, petek gözlerinin ana arı yumurtlamadan önce temizlenip cilalanmasını sağlamak amacıyla kullanırlar.

Günümüzde yoğun antibiyotik kullanımı direncin hızla artan antibiyotik direnci ile hastalık ve ölümlerin sayısının giderek artmaktadır. Bu nedenle,   alternatif antibiyotik etki mekanizmalarına benzer maddelerin bulunması ve doğal ürünlerle tedaviye yönelik çalışmalar da artmıştır. Propolisin çeşitli bakteri, mantar, virüs ve diğer mikroorganizmalara etkisi ile ilgili birçok bilimsel çalışma mevcuttur.   Bu nedenle özellikle sonbahar dönemlerinde çocuk ve erişkinlerin hekim önerisi ile uygun doz ve sürede propolis desteği almaları önerilmektedir.

HİJYEN KURALLARINA DİKKAT EDİLMELİ

Çocuklar kalabalık ortamlarda el yıkama, kâğıt mendil kullanma, öksürüp hapşırırken ağzını kapatma gibi alışkanlıklara dikkat etmelidir.

GİYİM UYGUN OLMALI

Değişken havalarda çocukları doğru giydirmek çok önemlidir. Hava serinlediği için kalın giydirilen çocuklar çabuk terleyerek daha çabuk hastalığa açık hale gelir. Çocukları ince katlar halinde giydirmek ve terletmeyecek kumaşları seçmek önemlidir.

KAPALI ORTAMLAR İYİ HAVALANDIRILMALI

Havaların serinlemesiyle çocuklar yaz aylarında olduğu gibi park ve bahçelere çıkamayabilir. Daha çok kapalı ve kalabalık ortamlarda vakit geçirmeye başlanmaktadır. Bu durum da çocukların birbirine enfeksiyon bulaştırmalarına neden olur. Kapalı ortamların sık sık havalandırılması hastalıklardan korunmada önemlidir. Aynı zamanda çocukların kış aylarında da doğru giysilerle, açık alanlarda, temiz havada bulunması sağlanmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Yeni Kardeş Geç Konuşmaya Sebep Oluyor!

1 yaşındaki sağlıklı bir çocuğun en azından bir kelimeyi anlamlı bir şekilde söyleyebilmesi gerektiğini belirten ...