Menu
Anasayfa » Diyabet » 5 Kilo Ver Diyabet Riskini Yüzde 55 Azalt!

5 Kilo Ver Diyabet Riskini Yüzde 55 Azalt!

Tip 2 diyabet görülme riskinin normal kilolu kişilere göre obezitesi olan erkeklerde 7, kadınlarda ise 12 kat daha yüksek olduğunu biliyor musunuz? Peki ya; çok değil, sadece 5 kilo veren birinde diyabet riskinin yüzde 55 azaldığından haberdar mısınız? Diyabetin önlenmesinde obeziteye dur denilmesi, diyabetin kontrolünde ve tedavisinde ise fazla kiloların verilmesi büyük önem taşıyor.

Prof. Dr. Volkan Demirhan Yumuk

Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Volkan Demirhan Yumuk, başta diyabet olmak üzere obeziteyle gelen sağlık problemleri ve Dünya Sağlık Örgütü’nün en riskli on hastalıktan biri olarak kabul ettiği obezitenin tedavisi konusunda bilgi veriyor:

Gün geçtikçe önemli bir sağlık sorunu haline gelen obezite, vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanan bir hastalıktır. Obezite tek başına kozmetik bir problem değil, bunun yanında birçok hastalığa yol açan bir rahatsızlıktır. Vücuttaki yağ dokusu miktarı Beden Kütle İndeksi (BKİ) ile ölçülür. BKİ, kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde edilir. BKİ; 25-29 arasında ise o kişi fazla kilolu, 30 ve üstündeyse obezitesi var olarak değerlendirilir.

Toplumumuzda obezite denilince yerinden kalkamayan, zorlukla yürüyen insanlar akıllara gelmektedir. Ancak balık etli, hafif kilolu sandığımız kişiler; yani günlük hayatta gördüğümüz birçok kişi de aslında fazla kilolu veya obezite problemi olan bireylerdir. Türkiye’de obezite görülme sıklığı erkeklerde yüzde 21.6, kadınlarda ise yüzde 35.9’dur.

Obezite, başta Tip 2 diyabet olmak üzere, hipertansiyon, kalp hastalığı, yağlı karaciğer gibi birçok kronik kardiyometabolik hastalığa zemin oluşturur. Obeziteli bireylerde kanser, safra taşları, kısırlık, astım ve solunum yolu hastalıkları ve uyku apnesi gibi sağlık problemlerine daha sık rastlanır. Ayrıca kas iskelet sistemine ait pek çok mekanik yakınma, depresyon, duygu durum bozuklukları gibi ruhsal hastalıklar da görülür.

Beden Kütle İndeksi 30’un üzerindeki kişilerde normal kilolu bireylere göre kalp yetersizliği riski iki kat daha yüksektir. Her 5 kanser ölümünden biri obezite kaynaklıdır. Çocukluk çağı obezitesi de önemli bir sağlık problemidir. Okul öncesi çağlarda obezitesi olan çocukların ileri yaşlarda da obezitesinin olma ihtimali normal kilodaki çocuklardan 5 kat daha fazladır. Çocukluk çağı obezitesi Tip 2 diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıklara neden olmaktadır.

OBEZİTE SÜRESİ UZADIKÇA TİP 2 DİYABET RİSKİ ARTAR

Obezite ve diyabet, tüm dünyada giderek artan önemli iki sağlık problemidir. Ülkemizdeki her 10 diyabetliden 9’u fazla kilolu veya obezdir. Tip 2 diyabet, obezitenin önemli bir komplikasyonudur. Araştırmalar Tip 2 diyabet hastalarının yüzde 80’inden fazlasında şeker hastalığı gelişiminde obezitenin etkili olduğunu göstermektedir. Obezite süresi uzadıkça Tip 2 diyabet gelişme riski de artmaktadır.

Obezitede prediyabet ve diyabet gelişmeden önce insülin direnci ve hiperinsülinemi gelişir. Obezitenin Tip 2 diyabete yol açmasında temel mekanizma budur. Yıllar içinde karbonhidrat metabolizması bozulur ve patolojik süreç başlar. Bu nedenle obezitesi olan kişiler diyabet gelişim riski açısından tetkik edilmelidir. Ağırlık kaybının hem insülin direncine hem de kan şekeri kontrolüne olumlu etkisi vardır. Genellikle yüzde 5-10 oranında kilo kaybının hedeflenmesi önerilmektedir.

OBEZİTE NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Obezite tedavisi bireyin kararlılığını ve etkin olarak katılımını gerektiren, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitede pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesini ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisine obezite hekimi (aile hekimi, iç hastalıkları uzmanı, endokrinolog), bariyatrik cerrah, diyetisyen, egzersiz uzmanı ve klinik psikologtan oluşan bir ekip karar vermelidir. Obezite tedavisine, hastanın beden kütle indeksine, bel çevresi ölçümüne, sahip olduğu ek hastalıklara ve genel durumuna göre değerlendirilerek bu ekip tarafından başlanmalıdır.

Obezite, ilk aşamada diyet ve egzersizle, gerekiyorsa ilaç eklenerek ve/veya uygun bireylerde bariyatrik cerrahiyle tedavi edilmektedir. Diyet ve egzersiz, obezite tedavisinin olmazsa olmazıdır. Diyet ve egzersizle beraber uygun kişilerde onaylı antiobezite ilaçları ile etkili ve sürdürülebilir kilo verilmesi mümkündür.

OBEZİTEDE BESLENME VE DİYET TEDAVİSİ

Herkesin günlük kalori ihtiyacı birbirinden farklıdır. Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve fiziksel aktivite, enerji ihtiyacını etkileyen faktörlerdir. Sağlıklı kiloya erişebilmenin ve zinde bir bedene sahip olmanın en iyi yolu bireysel alışkanlıklara uygun bir yeme düzeni benimsenmesidir. Beslenme tedavisi, fiziksel aktivite ve davranış değişikliğinin birlikte sürdürüldüğü yaşam tarzı değişikliği, hem ağırlık kaybını sağlamada hem de kaybedilen ağırlığın korunmasında en etkili yöntemdir.

OBEZİTESİ OLAN BİREYLERDE EGZERSİZ PROGRAMI OLUŞTURMA

Uygun egzersiz programı, bir egzersiz uzmanı ve konuyla ilgili diğer uzmanların konsültasyonuyla tasarlanmalıdır. İçerdiği bir dizi ortopedik ve fizyolojik risk nedeniyle obezite derecesi ne olursa olsun fazla kilo problemi olan her birey spora başlamadan önce doktor kontrolünden geçmelidir. Egzersiz öncesi değerlendirmede, obezitesi olan bireyin yapmasında sakınca olan egzersiz türleri de belirlenmelidir. Örneğin direnç egzersizi yapmak hipertansiyonu olanlar için sakıncalı olabilir.”

KİLO VERMENİN SAĞLIĞI FAYDALARI

Obezite problemi olan kişilerde yüzde 5-10’luk kilo kaybıyla obezitenin komplikasyonlarındaki iyileşmeler de dahil, sağlık açısından anlamlı yararlar elde edilebilir.

  • 1 kilo vermek kan basıncını yaklaşık 1 mm/Hg düşürür.
  • 5 kilo vermek diyabet riskini yüzde 55 azaltır.
  • 5 kilo vermek osteoartrit riskini yüzde 50 azaltır.
  • 11 kilo vermek obstrüktif uyku apnesi riskini yüzde 76 azaltır.

OBEZİTEYE KARŞI “HADİ BİRLİKTE”

“Türkiye obeziteyi hastalık olarak tanıyan ilk beş ülkeden biridir. Obezite ile mücadele Cumhurbaşkanlığı seviyesinde ülkenin stratejik eylem planlarına girmiş durumdadır ve bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın pek çok farkındalık çalışması da mevcuttur. Biz de, Türkiye Obezite Araştırma Derneği olarak ‘Hareket Et, Alışkanlıklarını Değiştir, Dengeli Beslen, İyi Yaşa sloganıyla Novo Nordisk’in koşulsuz desteğiyle ‘Hadi Birlikte’ sosyal sorumluk kampanyasını başlattık. Amacımız, obezite konusunda farkındalığın arttırılması, eğitimler verilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi, obezitenin önlenmesi ve tedavisi yolunda çalışmalar yapılması, ilgili kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanarak bilimsel ve sosyal alanlarda ulusal ve uluslararası projelerin hayata geçirilmesidir.

“HADİ” projeler bütünü ile her yaştan kişiye ulaşılması ve öncelikle obezitenin bir sağlık sorunu olduğunun altının çizilmesi hedeflenmektedir. Bir diğer amacımız ise, toplum içinde kendini rahat hissetmeyen, dışlanan veya hor görülen obeziteli bireylerin tekrar yaşamla barıştırılması ve tedavi sürecine girmeleri konusunda projeler ile motive edilmeleridir. Bugüne kadar www.hadibirlikte.com web sitesi aracılığıyla 151 bin kişi platforma destek verdi.”

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Depresyon Sandığınız Belirtiler Hipoglisemi İşareti Olabilir

Toplumda yaygın olarak görülmesine rağmen önemsenmediği için kronikleşen; ellerde titreme, açlık hissi, sinirlilik, unutkanlık, konsantrasyon ...