Menu
Anasayfa » Göz Sağlığı » Diyabete Bağlı Retina Hastalıkları ve Tedavisi

Diyabete Bağlı Retina Hastalıkları ve Tedavisi

Diyabete bağlı retina hastalıklarının tanısı ve tedavisi hakkında Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Durlu bilgi verdi.

DİYABET (ŞEKER) HASTALIĞI GÖZÜ NASIL ETKİLER?

Şeker hastalığında göz sağlığı nasıl etkileniyor? Şeker hastalarında gözle ilgili hangi sağlık problemleri gelişebiliyor?

Aslında şeker hastaları gözlerine çok fazla dikkat etmiyorlar. Özellikle gözün arkasındaki retina tabakasındaki damarsal yapı şeker hastalığından birinci derecede etkilenir. Sadece retinayı etkilemekle kalmaz, göz kaslarını etkileyerek çift görme yapabilir. Gözün hareketini sağlayan kaslara giren sinirleri etkileyerek göz kasında felçler yapabilir. Gözün dış katmanında damarsal dokularda beslenme zorluğu yapabilir. Katarakt yapabilir. Göz içinde jelde kanamalara neden olabilir. Ama en önemlisi gözün merkezini ve sarı noktayı etkilemesidir. Görme kaybına yol açabilmesi son derece önemli bir konudur. Diyabetik retina ve sarı nokta hastalığı maalesef körlüğe neden olan hastalıkların başında gelir.

Şeker hastaları, tip 2 diyabet tanısı almış kişiler ne sıklıkla gözlerini kontrol ettirmeliler?

Kişi, şeker hastalığı tanısı aldığı zaman tip 1 veya tip 2 olsun mutlaka göz hekimine de gitmesi gerekir. Çünkü diyabetik retina veya sarı nokta rahatsızlıkları ilk başta görme belirtisi vermeyebilir. Kanamalar ve yeni damar olumları, retina tabakasının arka kısmında görmeyi etkilemeyen bir bölgede başlayabilir. Daha sonra merkeze gelip sarı noktayı tuttuğunda da görme azlığı olabilir. Bu görme azlığı döneminde tanı koymak ve tedaviyi yapmak maalesef erken dönemdeki tedavi kadar başarılı olmayabilir. Diyabette de retina hastalığının erken tanısı konulduğunda yüzde 90 başarı şansı var.

Diyabeti olan bir hasta geldiğinde ne tür tetkikler yapıyorsunuz?

Öncelikle göz bebeğini genişleten özel ilaçlar verilir ve gözün arkası incelenir. Dijital retina fotoğraflarının alınması gerekir. Eğer sarı noktada kalınlaşma varsa sarı nokta tomografisi uygulanır. Yine diyabetik bir hastada küçük damar teşekkülleri, damarlarda küçük kesecikler varsa ilaçsız göz anjiyosuyla kesin tanı koyabilmek ve tedaviyi yönlendirebilmek mümkündür.

Doç. Dr. Yusuf Durlu

İlaçsız göz anjiyosu, sarı nokta tomografisi, göz dibi muayenesi ne kadar zaman alır?

Aynı gün içinde hepsini yapmak mümkün. İlk muayene, görme keskinliğine bakılması, göz tansiyonunu ölçülmesi, biyomikroskopik muayene ve damla verilmesi 45 dakika kadar sürer. Daha sonra ileri tetkiklere geçilebilir. Dolayısıyla en az 1 saat ayırması gerekir. Damlalı göz dibi muayenesinin kişiye hiçbir zararı yoktur. Diyabetik hastada göz bebeğini genişletmeden yapılan muayenede ancak retinanın yüzde 30’u görülebilir. Ama damla ile diyafram açılınca retinayı görebilmek mümkün olur.

NE TÜR BELİRTİLER OLUR?

İlerleyen zamanlarda kişilerin görmesi nasıl etkilenir?

Diyabetin gün içindeki değişimine göre görme azlığı olabilir. Gün içindeki şeker değişkenlikleri, şekerin düşmesi ya da yükselmesi gözün mercek kısmının kırıcı değerini değiştirdiği için görme bulanabilir. Retinada ya da sarı noktada kalınlaşma, ödem, kanamalar varsa da görme kaybı yaşayabilir. Bunun öncesinde hastalar sinek uçuşmaları, birtakım siyah noktalar, kelebek şeklinde görüntüler görebilirler. Bunlar ilk başta hastalar tarafından genellikle önemsenmez. Biraz daha ileride örneğin ışık çakması görmeyle beraber retinada kanamalar, birtakım çekintiler söz konusu olabilir.

DİYABETİK RETİNA HASTALIĞINDA TEDAVİ

Muayene ve tetkiklere göre nasıl bir tedavi haritası çıkartılır? Ne tür tedavi seçenekleri var?

Diyabetik retina hastalığının dönemine göre tedavi seçenekleri belirlenir. Diyabetik retina hastalığı erken dönemdeyse sadece küçük damar genişlemeleri, mikroanalizma adını verdiğimiz damarlarda küçük kesecikler varsa takip edilir. Diyabet takibini yapan hekimiyle daha yakın temasta olması ve onların söylediklerine dikkat etmesi önerilir. Ödemin kalınlaşma seviyesine göre tedavi kararı verilir. İlk başlarda retinaya lazer tedavisi yapılıyordu. Fakat son 15 yıldır iğne tedavisiyle bu kalınlaşmayı durdurabilmek, azaltabilmek mümkün. Burada ödemi yapan VEGF adında bir proteindir. Tedavide anti-VEGF panzehri gözün arkasına enjeksiyon yoluyla verilir. Duruma göre bazen ayda 1 bazen de 3-4 ayda bir yapılır. Yeni damar teşekkülü olduğu zaman da yine göz arkasına iğne tedavisi yapmak gerekebilir.

DİYABETİK RETİNA HASTALIĞINDA İĞNE TEDAVİSİ

İğne tedavilerinin herhangi bir yan etkisi var mı? Anestezi gerekiyor mu? Hastalar ağrı, sızı hissediyorlar mı?

Göz damla anestezi ile uyuşturulur ve gözün beyaz, damarsız olan kısmından çok ince bir iğneyle girilir. Hastalar ağrı, sızı duymaz. Geçici olarak bir yanma, kaşıntı hissi olabilir. Enfeksiyon açısından ortamın steril olması çok önemlidir.

Diyabete bağlı retinada bir problem olması katarakt ameliyatına engel teşkil edebilir mi? Ya da diyabete bağlı retinada ya da sarı noktada birtakım problemler olması, kişinin lazerle gözlüklerden kurtulmak için ameliyat olmasının önünde bir engel midir?

Diyabetik kataraktlarda tanı konulduğunda gözün damlayla genişletilmesi ve retinanın durumunun kontrol etmesi gerekir. Retinada önemli derecede diyabete bağlı bir hastalık varsa öncelikle tedavi edilmesi gerekir. Daha sonra katarakt ameliyatını planlamak gerekir. Diyabetik hastalara gözlük için lazer tedavisi yapılabilir. Ama uygun refraksiyon (kırma) değerini saptamak için de diyabetin kontrol altında olması gerekir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Dijital Göz Yorgunluğu Sendromuyla Baş Etmenin Yolları!

Kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için evde kalmaya gayret gösterdiğimiz bu günlerde, oyalanmak için elimizden dijital ...