Menu
Anasayfa » Tüp Bebek - Kısırlık » Kadınlarda Rahim Kaynaklı Üreme Problemleri

Kadınlarda Rahim Kaynaklı Üreme Problemleri

Kadın rahminden kaynaklı üreme sağlığı ile ilgili problemleri ve çözümleri hakkında İstanbul Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aret Kamar bilgi verdi.

Kadınlardan ve erkeklerden kaynaklanan kısırlık olgularının oranları nedir? Kadınlarda rahimle ilgili ne tür problemler kısırlığa yol açabilir? Kadınlardan kaynaklanan kısırlık olgularında rahimle ilgili problemlerin yaygınlığı nasıldır?

Eskiden kısırlık konusunda oranlara bakıldığında problemlerin yüzde 40 kadın, yüzde 40 erkek, yüzde 20’de her ikisinden kaynaklı olduğunu söyleyebiliyorduk. Ama şimdi çevresel faktörler, fast food beslenme, fazla kilolu olma, sigara içme, stres gibi birçok neden erkeklerdeki kısırlık oranını artırmaya başladı. Sperm tahlillerine bakıldığında genelde erkeklerin spermleri olması gerekenden biraz daha düşük. Orta seviyede ya da çok düşük çıkabiliyor. Dolayısıyla erkek kısırlığında ibre biraz yükselmeye başladı. Kadınların da üreme sağlığını etkileyen birçok sebep var. En önemlileri yumurtlama bozuklukları, tüpler ve rahimle ilgili problemlerdir. Zaten kadının hamile kalabilmesi için bu 3 unsur çok önemlidir. Rahim durumu iyi değilse tüp bebek yapılsa da kadın hamile kalamayacaktır. Rahimde doğuştan gelen şekil bozuklukları olabilir. Bu hemen hemen tedaviye başvuranların yüzde 5’inde bulunuyor. Rahmi etkileyen büyük miyomlar, rahmin içerisine doğru büyümüş miyomlar olabilir. Bunlar küçük oldukları halde gebeliği etkileyebilirler. Rahmin içerisine doğru büyümüş polipler, rahmin iç tabakasında oluşan polipler olabilir. Yine doğuştan gelen perdeler olabilir. Kısacası rahmin yapısını, anatomik pozisyonunu bozan her şey olabilir. Birde rahmin iç tabakasını döşeyen endometrium tabakası var. Bu endometrium tabakasının bebeği barındırabilmesi için belli bir kalınlığa gelmesi gerekir. Çünkü bebeğin tutunmasında ve büyümesinde sıkıntılar olabilir. Bu durumda kadın zor hamile kalabilir ya da gebe kalınca düşük yapabilir. Dolayısıyla rahim çok önemlidir. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce her zaman bir rahim filmi istenmelidir. Rahim filmiyle tüplerin açık olup olmadığı değerlendirilir. Erkeğin spermine de bakılır. Kadın zaten düzgün adet görüyorum diyorsa yumurtlaması da düzgündür. Düzgün adet görmüyorum diyen kadının yumurtlaması düzgün değildir.

RAHİM PROBLEMLERİNDE HİSTERESKOPİ

Eğer rahimde bir problem varsa çözümü nasıl oluyor?

Genelde problemlerin çoğu histereskopi işlemiyle belirlenir. Histereskopi bir kamera yardımıyla rahmin içerisine bakma yöntemidir. Normalde rahim bir boşluk şeklinde değildir. Rahim duvar duvara birbirine yapışık şekildedir ve elastik bir organdır. İçine bebek girdikten sonra genişler ve bebeği barındırır. Rahmin içerisinde görüntü sağlayabilmek için optik bir sisteme ihtiyaç vardır. Yine genleştirmek için bazı sıvılar da kullanılır. Bu şekilde rahmin içerisindeki problemler görülür ve probleme yönelik tedavi belirlenir. Örneğin; perde varsa perde kaldırılır, miyom varsa miyom çıkartılır, polip varsa polip alınır, yapışıklık varsa yapışıklık giderilir, rahim ağzında spermin içeriye girişini etkileyen bir sorun varsa çözülür.

Histereskopide anestezi nasıl oluyor?

Histereskopi de çok uzun sürmeyecek bir cerrahi ise basit bir anestezi verilir. Eğer birkaç tane miyom çıkarılacaksa yani daha uzun sürecekse entübasyon dediğimiz solunum yollarına sıvı kaçmaması için sokulan ve nefes alıp vermeyi kolaylaştıran bir teknik kullanılır. Bu daha uzun anestezilerde tercih edilir. Genellikle histereskopi öncesinde koldan bir ilaç verilir ve hastanın 5-10 dakika uyumasın sağlanır. Ofis histereskopisi, fazla kalın olmadığı için rahim ağzını açmadan rahim içerisine girip işlem yapmaya müsaade eder. Ama onların çapı çok ince olduğu için de normal operatif dediğimiz geniş sistemler kadar görüntü geniş alanlı olmaz. Dolayısıyla gerekli durumlarda anestezisiz bile sadece mini histereskoplarla girilerek işlem yapılabilir.

Op. Dr. Aret Kamar

Vajinal ultrason ile yakın yöntem değil mi?

Aynı rahim ağzından giriyorsunuz yine sıvıda veriyorsunuz; ama rahim ağzını genişletmediğiniz için kadın hiçbir ağrı hissetmiyor. Doğal yollardan giriyorsunuz problemi çözüp çıkıyorsunuz.

MİYOM VE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Hangi miyomların ameliyatla çıkartılması gerekiyor? Her miyom histereskopi ile mi çıkartılır? Bazen karından yapılan laparaskopik yöntemlerle de çıkartılması gereken durumlar da oluyor mu?

Miyomların temel olarak 3 tane yerleştiği yer vardır. Bunlar ya rahim içindedir; yani bebeğin yerleştiği yerdedir, ya rahimin duvarının içerisindedir ya da rahmin dışına doğru yani karın boşluğuna doğrudur. Yerleşimlerine göre de isimler alır. Rahim içerisinde büyüyenler submüköz miyom denir. Rahim duvarında olanlara intramural denir. Diğerine ise subseröz denir. Rahim içinde olan miyomlar aynı spiral gibi görev görürler. Orada bir şey vardır ve o şey bebeğin yerleşmesini engeller. O zaman boyutu hiç önemli değil 1 cm’de olsa rahim içine doğru büyümüş bir miyom mutlaka alınmalıdır. Ve rahim içerisine doğru büyüyen miyom aşağıdan rahim içerisine girdiğinizde histereskop ile görünebildiği için histereskop ile alınabilir. Çünkü rahmin içerisine girdiğinizde miyomun ne kadar rahmin içerisine girdiğini göreceksiniz.

Duvar içinde olan miyomlar rahmin içini etkilemez. Duvarın içinde bir miyom eğer rahimin şeklini çok büyütecek, bozacak şekilde değilse 6 cm’ye kadar ameliyat edilmeyebilir. Rahim dışına doğru büyüyen miyomlar ise rahmin hareketini hiç etkilemedikleri için genellikle alınmaz. Bunun dışında rahim duvarında rahim dışına doğru büyümüş 6’cm’nin üstünde miyomlar varsa onların genel sağlık anlamında alınması gerekir. Rahim içine doğru büyümediyse histereskop ile girildiğinde görülmez. Kısacası o zaman duvarın üstünde gibi olur ve bunları laparaskopi ile almak gerekir. Bu yöntemde yine karnın içerisine birkaç delikten girilir. Bu sırada karın şişirilir ve miyomlar görülür. Açık cerrahideki gibi miyom çıkartılır ama büyük kesiler olmaz.

Bu operasyonlar ve tüp bebek için Türkiye’ye gelecek kişiler ne kadar zamanlarını ayırmaları gerekir?

Tüp bebek tedavisi bir süreçtir. Yumurtanın büyütülmesi ile süreç başlar ve aşağı yukarı 10-12 gün kadar bir iğne tedavisi vardır. İğne tedavisinden sonra yumurtalar istenilen boya gelmişse yumurta toplama işlemi yapılır. Yumurta toplandıktan sonra yumurta kaliteleri iyiyse, iyi olan yumurtalara spermler enjekte edilir. Oluşan embriyoların takibi yapılır. Bu laboratuvarda 3-5 günlük bir süreçtir. Daha sonra da rahim içerisine nakledilir. Kısacası adetten itibaren iğne tedavisi, yumurta toplanma, transfer ile 17-18 gün kadar bir süre gereklidir. Genelde şehir ya da yurt dışından gelen kişiler de transferden hemen sonra uçağa binip gitmek istemezler ki; bunu biz de tavsiye etmiyoruz. Birkaç gün dinlenmenin ardından gitmeleri daha doğru olur. Kısacası toplamda 20 günlük bir süreç bizim için yeterlidir. Kişinin miyom, polip, rahim şekil bozukluğunu gibi bir problemi varsa bunları düzeltmek 1 gün içerisinde mümkündür. Sabah gelip ertesi gün dönebilecek şekilde kapalı ameliyatlarla çok rahatlıkla yapılabilir. Ancak 4-5 taneden fazla miyomu varsa kapalı ameliyat çok tercih edilmez. Çünkü her bir miyomun alınması ve alanın dikilmesi zaman alır. Dolayısıyla çok miyom olduğu zaman açık ameliyatı tercih edilir ve daha uzun sürer. Açık ameliyat gerekirse 1 hafta ya da 10 gün kadar bir süreç yeterli olur.

Tüp bebek tedavisinde dünyada ne gibi gelişmeler var? Ve tüp bebekte başarı oranları geçmişe kıyasla ne ölçüde arttı?

Tüp bebek tedavisinde özellikle genç, yumurta rezervi iyi olan hastalarda 5. gün embriyo transferi yapıldığında tek embriyo transferinde yüzde 60-65’lerde, 2 embriyo transferinde yüzde 75’lerde başarı oranı var. Yaşı daha büyük örneğin 40 yaş ve üstündeki hastalarda yüzde 30-35 civarında gebelik elde edebiliyoruz. 43 yaşından sonra yüzde 10’un altına düşer. Tüp bebek tedavisine geç kalmamak da önemlidir. Kadınlar çok ileri yaşlara kalmadan çocuk yapmalılar ya da düşünmüyorlarsa yumurtalarını dondurmalılar. Çünkü genellikle problem yaşayanlar yaşı ileri ve yumurta kalitesi bozulmuş olan hastalardır. Türkiye tüp bebek alanında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesidir. Başarı oranları gayet yüksek. Tüp bebek teknolojisi her gün daha ileri gidiyor. Bu da başarıyı etkiliyor.

Siz üreme sağlığının korunmasına yönelik bir dernekte kurdunuz. Bu dernekten bahseder misiniz? Birde yumurta dondurmadan bahsettiniz yumurta dondurma nedir? Özellikle kimlere önerilir?

Tüp bebek genellikle kısırlık tedavisi için kullanılan bir yöntem olarak bilinmekle beraber aslında doğurganlığın korunması içinde kullanılır. Çünkü bugün artık kadınlar daha geç evleniyorlar, daha geç çocuk yapmak istiyorlar, kariyer yapmak istiyorlar. Dolayısıyla yumurta dondurmak bekar kadınlarda kurtarıcı oluyor. 30 ya da 35 yaşında yumurtasını dondurduğunda 50 yaşına da gelse 35 yaşındaki şansıyla, menopoza girmiş olsa bile çocuk sahibi olabiliyor. Bu farkındalığı yaratmak için de bir dernek kurduk. Bir sürü kanserli hasta var. Bu hastalar kemoterapi görmek zorunda kalıyorlar. Biliyorsunuz meme kanseri çok genç yaşlara indi. Artık 30-35 yaşında bile meme kanserinden ameliyat olan var. Kemoterapi, radyoterapi almadan önce yumurtalarını dondurmaları onların ileride çocuk sahibi olabilmeleri için önemli bir şans tanıyor. Bu dernek de bu farkındalığı yaratmak için kuruldu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Tüp Bebek ve Tedavi Süreci

Medicana International Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç tüp bebek tedavisi ...