Menu
Anasayfa » Kalp - Damar Hastalıkları » Aort Anevrizmalarında Tedavi

Aort Anevrizmalarında Tedavi

Aort anevrizmalarında uygulanan tedavileri Siyami Ersek Kalp Damar Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Hekimi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Uğur Koçoğulları anlattı.

Aort anevrizması nedir? Ne sıklıkla ve daha çok kimlerde rastlanan bir problemdir?

Aortun normal çapının belirli bir oranda genişlemesine anevrizma denilir. Sigara, hipertansiyon, ailesel yatkınlık, doğumsal bozukluk gibi nedenler damar duvarının esnekliğini kaybedip basınçla birlikte genişlemesine sebep olabilir. Kolajen doku bozukluğu olmayan kişilerde yaşla birlikte damar direnci azalır. Yüksek tansiyonla damarlara vuran basınç çok fazla olduğu zaman anevrizmaya gidebilir. Aortun yırtılması hayatı tehdit eden ve acil müdahale gerektiren bir durumdur. Daha önce aort anevrizmaları yüzde 90 oranında ölümle sonuçlanırdı. Gelişen teknolojiyle ve kalp damar cerrahisindeki ilerlemelerle bu oranlar oldukça düştü.

AORT ANEVRİZMA BELİRTİLERİ

Aort anevrizmasının belirtileri nelerdir?

Anevrizma çapının genişlemesine bağlı bulgular ön plandadır. Aortun göğüs boşluğunda olan torakal, asendan aort ve karın boşluğunda abdominal aort denilen kısımları vardır. Bunların anevrizmaları kendi içlerinde farklılık gösterir ve ortaya çıkan şikayetler de değişiklik gösterir. Torakal aort anevrizmalarında çoğunlukla göğüste baskı, şişkinlik, ses kısıklığı gibi bir takım semptomlar olur. Karın içerisinden olan anevrizmalarda ise karın ağrısı ve sırt ağrısı olur. Çap büyüdükçe bası yapar. Bu belli bir yere kadar büyüyebilir. 5 cm’nin üzerinde olan aort anevrizmalarına müdahale etmek gerekir. Bazı doku hastalıkları olan kişilerde bu oran biraz daha aşağıdadır; çünkü çok daha çabuk yırtık oluşabilir. 5 cm’nin üzerindeki ya da 5 cm’ye kadar yırtık olma riskiyle 6 cm’nin üzerinde yırtık olma riski arasında ciddi farklar vardır. 5.5’cm’ye ulaşan bir aort anevrizmasında kesinlikle ameliyat gerekir.

DAMAR İÇİNE YAPILAN TEDAVİ

Aort anevrizmasında endovasküler tedavi nedir? Nasıl uygulanır?

Endovasküler; yani damar içine yapılan tedaviler, hastaya daha az zarar veren, daha az kesiyle yapılan bir işlemdir ve hastanın hayatını daha az kısıtlar. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte endovasküler cerrahi oranları da arttı. Hem karın boşluğu hem de göğüs boşluğundaki anevrizmalarda endovasküler tedaviler uygulanabilir. Hastanın her iki kasığından işlem yapılır ve tıpkı anjiyo gibi anevrizmanın içerisine girilir. Baloncuk şeklinde olan anevrizmanın başlangıç yeriyle bitiş yeri arasına bir stent konulur. Bu stent koroner damarlarda, kalp damarlarında kullanılan stentlerden daha büyük çaplıdır. Anevrizmanın başlangıcıyla bitişi arasında bir köprü kurulur ve anevrizma daha fazla genişleyemez. Genel ya da bölgesel anestezi ile hastanın durumuna göre yapılır.

Prof. Dr. Cevdet Uğur Koçoğulları

Hastanın kısa zamanda normal hayatına dönmesi, daha konforlu olması gibi avantajları var. Açık ameliyata göre farklarına bakıldığında örneğin karın anevrizması durumunda karın açılmaz, bağırsaklarla ilgili problemler olmaz. Açık cerrahide yara iyileşmesi uzun sürebiliyor. Ama bu yöntemle hasta 2 gün sonra taburcu olabiliyor ve normal hayatını sürdürebiliyor.

Ailesinde aort anevrizması olan kişilere neler önerirsiniz?

Karın ultrasonu, göğüs filmi, göğüste eko kardiyografi ile aort çapları ölçülebilir. Bu konuda tomografi çektirme işlemini çok sık yapmak doğru değildir. Sonuçta tomografide bir radyasyon oranı var. Bunun için hastanın 2 ayda bir gibi sık bir şekilde tomografi çektirmesi doğru olmaz. Aort anevrizmasını takip ederken kanser riski artırılabilir. Ultrason ve eko ile de kontroller sağlanabilir. Eğer ailede öykü varsa ve bu kişilerde doğumsal bir defekt varsa kişi bu kontrolleri düzenli bir şekilde mutlaka yaptırmalıdır.

MİNİMAL İNVAZİV KALP CERRAHİSİ

Minimal invaziv kalp cerrahisi yani kapalı kalp ameliyatları daha çok hangi vakalara uygulanır?

Minimal invaziv kapak cerrahisi aort ve mitral kapak hastalıklarında uygulanır. Koroner bypass cerrahisinde ise daha çok, az damarlı kolay ulaşılabilecek bölgelere yönelik yapılır.  Hem tamir hem değişim yapılabilir. Bir insanın göğsü kesilmeden, meme altından veya kaburga aralarından küçük kesilerle yapılan bir ameliyattır. Özel aletler vardır. Bu teknoloji hem hekimin görüşü kolaylaştırır hem de hastanın hayata çok daha çabuk ve aktif dönmesini sağlar. Şu an pratiğimizde 1-2 damar pozisyonundaki hastalara minimal invaziv kalp cerrahisi uygulanabilir. Koroner bypassta minimal invaziv kalp cerrahisi bütün damarlara yapılabilir. Ama sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için ön yüzde ve az sayıda damarların olması gerekir.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Hareketsiz Kalmak Toplardamar Hastalıklarını Tetikleyebiliyor

Doç. Dr. Cem Arıtürk, koronavirüs salgınında evde kalma sürecinde toplardamar sağlığı için hareketsiz kalmamak gerektiğini ...