Menu
Anasayfa » Sağlık Sohbetleri » Dansın Beden ve Ruh Sağlığına Etkileri

Dansın Beden ve Ruh Sağlığına Etkileri

Dansın beden ve ruh sağlığına etkilerini sanatçı ve eğitimci Tanju Yıldırım anlattı.

Dans nedir? Sadece profesyonel sanatçıların yaptığı ya da yapabileceği bir şey midir?
İnsanlığın en başlarında ilk insanların kutsal törenlerine dayanan bir geçmişi var. İnsanlar “bir yakınımızın düğünü olsa da gitsek, bir kurtlarımızı döksek” derler. Dans aslında bir ihtiyaç, içimizi boşalttığımız, bedenimizle değişik hareketler yapabildiğimiz bir ihtiyaç. Bu gerçekten insanı çok rahatlatan bir şey. Aynı zamanda harika bir mekanizma olan bedenin de güzel bir şekilde kullanılabildiği bir şey. Spor artık daha fazla insanın hayatına giriyor. Bir yanıyla sporun da bir muadili diyebiliriz.

DANS HERKES İÇİN SAĞLIKLI BİR YAŞAM BİÇİMİ

Dans beden sağlığımıza ne gibi faydalarda bulunuyor?
Öncelikli olarak bizi hareketsiz kalmaktan men ediyor. Dans ettiğimiz zaman sevdiğimiz bir müziğe bedenimizle bedensel hareketlerimizle eşlik ediyor olmak, elbette bizi harekete geçiriyor. Harekete geçtiğimiz zaman daha aktif oluyoruz, hayata daha pozitif bakıyoruz. İnsanlar çalıştıkça, hareketli oldukça hareket edesi gelir. O devinim artar. Daha fazla oturduklarında, şimdi yapmayayım yarın yapayım, öbür gün yapayım diye rehavet çöker. Dans aslında ona engel oluyor. Bunu profesyonel olarak bizler gibi yapan sanatçılar olduğu gibi yarı profesyonel olarak yapanlar ve sosyalleşmek için yapanlar da var. Hayatına yeni bir şey katmak için yapanlar var. Dolayısıyla dans herkes için doğru hareket, sağlıklı bir yaşam biçimi demektir.

 

Eklem ve kas sağlığı açısından dansın çok büyük katkısı var. Dans yapanlarda, dans edenlerde ağrılar daha mı az oluyor acaba?
Dans geçmişim, 30 yıla yaklaştı. Gözlemlerimi söyleyecek olursam elbette ki eklem ağrıları azalmaya başlıyor. Tabi doğru dans edildiğinde, yaşınıza ve kendi yaşam stilinize uygun dansı seçtiğinizde ve iyi eğitmenlerle iyi koşullarda dans ettiğinizde… Çünkü ekleminizi çok yanlış kullanabileceğiniz bir teknikte de çalışabilirsiniz. Bu durumda hiçbir ağrınız olmayan yerlerde sorunlar çıkabilir. Dolayısıyla hiç kimseye inanmayın, kendi bedeninize inanın, bedeninizin doğasına, tabiatına inanın ve onu takip edin. Kendinizi iyi dinleyin.

Tanju Yıldırım

Ruh sağlığı açısından dansın çok büyük faydaları var değil mi?
Gelişen teknolojiyle insanlar artık sosyal medyaya bağlanıp biraz daha izole oldu, kendi sanal dünyalarında arkadaşlıklar kurdu. Kendini gerçekleştirebilme ihtiyacı var. Çünkü insan sosyal bir varlık. Sosyalleşme ihtiyacını bu kanalla gideriyor. Aslında bunu dans ederek, halay çekerek, tango ya da Latin dansları yaparak veya bireysel modern dans, bale ile de yapabilir.  Hem enerjisini boşaltabilir hem de birileriyle bir araya gelebilir. Dolayısıyla ruh sağlığını yukarıda tutabilmek mümkün. İnsan kendini iyi hissettiği zaman özellikle dansta sevdiğiniz şeyleri yaparken beynimiz endorfin sağlıyor. Dolayısıyla mutluluk hormonuyla aslında kendinizi daha iyi hissetme haline geçiyorsunuz. Bu elbette ruh sağlığını da birebir etkiliyor. Birçok öğrencim “kendimi iyi hissetmek için ilaç kullanacağıma dansa gidiyorum ve bana ilaç gibi geliyor” diyor. Bu çok değerli bir söz.

 

ALZHEIMER VE DANS

Dans edenlerde Alzheimer riskinin azaldığına dair bir takım çalışmalar var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Yurt dışında bu konuyla ilgili araştırmalar var. Bu araştırmalarda dansın Alzheimer, demans gibi hastalıkların oluşmasını engellemede yardımcı olduğu söylenmiş. Ben buna yürekten inanıyorum. Çünkü vücudunuzu multifonksiyonel bir şekilde çalıştırmaya başladığınızda ve aklınızı ona yorduğunuz anda örneğin ‘sağ bacağımı kaldırırken sol elimi öne aldım, bunu yana çektim’ gibi bir sistem kendi içerisinde ciddi matematiği olan bir şey. Dolayısıyla dans ve müzik bir matematiktir. Çok sağlıklı bir beyin jimnastiği yapmaya başlıyorsunuz. O sırada ne evdeki faturayı ne de işteki sorununuzu düşünüyorsunuz. Bu da ruh sağlığına iyi geliyor. Çoğu kez ‘hocam bugün çok yoğundu, iki ders\ iki toplantıdan çıktım, ben sadece bir çay içeceğim ve sizi görüp gideceğim’ diye gelen ama benim derse aldığım ve daha sonra bana teşekkür ederek yorgunluğu kalmadığını söyleyen öğrencilerim oldu. Çünkü birçok kişi yatıp uzandığında dinlendiğini zannediyor; ama bu işlemeye devam ediyor. Halbuki adımların dizilimini takip ederken hem bu sistem sağlıklı bir şekilde çalışıyor hem de sorunlardan uzaklaşmış oluyorsunuz.

Yaşlılıkta dansın yeri ne olmalıdır?  Hangi danslar daha çok yaşlılar için idealdir?
Yaşlara çok fazla takılmamayı, aklımı yormamayı tercih ediyorum. Elbette ki her yaşın fiziksel olarak getirdiği bazı avantajlar ve dezavantajlar var. İnsanın bireysel bazda kendini tartarak kendine göre bir dansı seçmesi çok önemli. Örneğin 65-70 yaşında birinden break dansa başlaması beklenmez. Ancak oraya kadar kendinizi fiziksel anlamda, yapmış olduğunuz sporla, çalışmalarla getirirseniz bunu sağlayabilirsiniz. Daha yürüyüş bazlı. Mesela tango bunun bir örneğidir. Belli yaşta hekimler uzun uzun yürüyüşler tavsiye ederler. Yağmurda, çamurda çıkar bir caddede yürürsünüz. Bir gün yürürsünüz, iki gün yürürsünüz. Bu monotonluktan dansla kurtulabilirsiniz. Çünkü tangoda değişik yönlere uzun uzun yürüyüşler vardır. Bu iyi bir egzersizdir. Biraz daha temposu yüksek, nabız atımını çok yükseltmeyecek tipte danslarla her yaşta ileriki yaşlarda insanların da uğraşması mümkün.

Dans aslında bir egzersiz. Özellikle bazı dans tipleri kişilerin kilo vermesine de faydalı olabiliyor. En çok kalori yakılabilen danslar hangileridir?
Nabız atımını yükseltecek olan danslardır. Son zamanlarda çok popüler olan hiphop ve buna benzer bazı popüler danslar, temposu yüksek danslardır. Latin danslarının belli bölümleri temposu yüksek danslardır. Egzersizde yağ yakımı yapabilmek için yaşınıza göre bir nabız atım sayısına gelmeniz ve nabız atım sayısında belli bir süre devam edebilmeniz lazım. Bunu beslenmenizle de desteklediğinizde doğru orantılı götürebilirsiniz.

Modern danslar da yapılabilir. Modern dans dediğimizde popüler danslarla karıştırmamamız lazım. Klasik bale temellerinden daha modern, daha avangart yaklaşımlara gelen modern danslar da hem vücut esnekliğini hem de nabız atımınızı zaman zaman çok yükselttiğiniz, doğru oranlarda kalori yakımı sağlayabildiğiniz danslar. Kimi zamanda sadece haftada bir gün yapılan dansla kilo verme bekleniyor.  Hiçbir egzersizde hiçbir disiplinde haftanın bir günü yoğun çalışma, 6 gün yatma diye bir şey yoktur. Muhakkak ki düzenli aralıklarla gün aşırı o egzersizlere devam edilmesi gerekir.

ÇOCUK VE DANS

Çocukların gelişiminde ve büyümesinde hem ruhsal hem bedensel dansın yeri nedir? Çocuklar kaç yaşından itibaren ne tür danslara başlatılabilirler? Şimdi sizi dinleyelim.
Yıllarca yetişkinler eğitim verdim. Çok değişik meslek gruplarından insanların vücutlarını nasıl koordine edemediklerini gördüm. Elbette ki birçok kişi için dansı bir yetenek diye düşünülebilir. Dans için yetenek gereklidir; ama eğer profesyonel düzeyde dans edecekseniz. Amatör düzeyde dans için yeteneğe gerek yoktur. Yardımcıdır yetenek. Ama insan aklına koyarsa, sistemli, düzenli ve devamlı bir şekilde çalışırsa üstesinden gelebilir. Kimi zaman bazı kişilerde gerçekten motor becerilerindeki gelişmemişliği gördüm. Bu beni çok şaşırtıyordu. Çünkü küçük yaşlardan itibaren çocuklara “okuma-yazma, sınav, İngilizce, matematik” derken aslında en asal şeyleri onlara öğretmiyoruz. Sanat ve spor. Dans da bu ikisinin birleştiği çok önemli bir nokta. Kaba motor becerilerini, ince motor becerilerini geliştirebilmek için çok küçük yaşlardan dansın doğru, akılcı ve sistematik bir şekilde yapılandırılarak verilmesi lazım. Ama bu “çocuğum 3 yaşında, hadi ben baleye yazdırayım” anlamına da gelmesin. Çünkü bale farklı bir disiplindir. Belli bir yaş ve olgunluk gerekir. Aşağı yukarı 8-10 yaşlarında aslında çocuklar doğru bilişsel olgunluğa, bedensel olgunluğa erişir. Doğru dans grupları eşliğinde, kendi iç dünyalarını özgür bırakabilecekleri, yaratıcılıklarını körükleyecek şekilde özgürce dans edebilmeleri için bir hikaye anlatımına yönlendirmek gerekir. Dolayısıyla aslında jimnastik ve dans gibi şeylerin çok küçük yaşlardan itibaren doğru bir şekilde planlanması gerekir. EDC Anaokulu’muzda buna çok çok önem veriyoruz. Çocuklar dansla, dramayla, müzikle iç içe yaşıyorlar. Bu şekilde çocuklardaki öğrenme becerilerinin, motor becerilerinin yükseldiğini görüyoruz. En başta daha severek, daha mutlulukla okula geldiklerini, yüzlerinin daha çok güldüğünü görüyoruz. Çünkü enerjilerini boşaltabiliyorlar ve enerjilerini tekrar yükseltebiliyorlar.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Sağlık Alanında Kadın Yönetici Olma

Sağlık alanında kadın yönetici olma konusunda Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği başkanı ve ...