Menu
Anasayfa » Sağlık Haberleri » Bel ve Göbek Bölgesinde Biriken Kilolara Dikkat!

Bel ve Göbek Bölgesinde Biriken Kilolara Dikkat!

Obezite, aşırı kiloya eşlik eden sağlık problemleriyle birlikte ölüme yol açan hastalıklar arasında beşinci sırada yer alıyor. Obez çocukların sayısı da her geçen gün artıyor. 1996 yılında 32 milyon  olan dünyadaki 0-4 yaşlarındaki şişman çocuk sayısının 2016 yılında 41 milyona yükselmesi de bunun en somut göstergesi. Obezitenin sadece erişkinlerde değil, gençlerde ve hatta çocuklarda sıklığı gittikçe artan önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğunu belirten Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Reyhan Ersoy, obezite ve nedenleri konusunda şu bilgileri veriyor:

“Obezite, günümüzde adeta tüm dünyayı etkileyen bir salgın haline ulaştı. Son yapılan araştırmalar nüfusun yaklaşık üçte birinin obez olduğunu gösteriyor. Obezite vücut yağ kütlesinin kabul edilen normal düzeylerin üstüne çıkması olarak tanımlanabilir. Sağlıklı bireylerde normal vücut yağ oranı erkeklerde yüzde 15-20, kadınlarda ise yüzde 25-30 arasındadır.

Ancak vücut yağ miktarını doğrudan ölçmek pratikte pek mümkün olmadığından obezite tanımlaması sıklıkla Beden Kitle İndeksi (BKİ) ölçümüyle yapılmaktadır. BKİ, kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle kolayca hesaplanabilir ve birimi kg/m2 dir. BKİ’nin 25-29,9 arası olması ‘fazla kilolu’, 30 ve üzerinde olması ‘obez’, 40 ve üzerinde olması ‘morbid obez’ olarak tanımlanmaktadır. BKİ’nin 50’nin üzerinde olduğu vakalar ise ‘süper obez’ olarak sınıflandırılmaktadır.

ERKEKLERDE BEL ÇEVRESİ 94, KADINLARDA 80 SANTİMİN ÜZERİNDEYSE DİKKAT!

Beden kitle indeksi ile yapılan sınıflandırma sağlık risklerini belirlemek açısından tamamen yeterli olmayabilir. Çünkü beden kitle indeksi vücut yağ dağılımı hakkında bize çok iyi bilgi vermemektedir. Obeziteye bağlı artan riski belirleyen önemli faktörlerden biri de yağın vücutta nerede biriktiğidir. ‘Armut tipi obezite’, ‘kadın tipi şişmanlık’ olarak da bilinen deri altında ve özellikle kalça bölgesinde biriken yağ dokusunun obeziteyle ilişkili diyabet, yüksek tansiyon, lipid bozuklukları gibi hastalıklara neden olma riski düşük olarak kabul edilmektedir. Öte yandan ‘elma tipi obezite’ ya da ‘erkek tipi şişmanlık’ olarak adlandırılan göbek bölgesinde biriken yağ dokusunun obeziteyle ilişkili hastalıklar açısından daha fazla risk oluşturduğu gösterilmiştir. Yağ dağılımının riskli karın bölgesinde olup olmadığını değerlendiren pratik yöntemlerden biri, bel çevresi ölçümüdür. Bel çevresi için değişik kılavuzlarda farklı değerler verilmişse de, her ırkın kendine özgü değerlerinin belirlenip kullanılması daha uygundur. Türk toplumu için erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 santimin üzerindeki bel çevresi ölçümlerinin kardiyovasküler hastalık riskini arttırdığı bildirilmiştir.

TRANS YAĞ VE NİŞASTA BAZLI ŞEKER ŞİŞMANLATIYOR!

Obezite, son 20-30 yıl içinde giderek daha  büyük bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çok sayıda genetik, çevresel, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo- kültürel ve psikolojik faktör birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna neden olmaktadır. Bu faktörler içinde aşırı ve yanlış beslenme ile fiziksel aktivite yetersizliği en önemli nedenler olarak kabul edilmektedir. Obezite gelişiminin yaşamın ilk yıllarındaki beslenme şekliyle ilişkili olduğu da bilinmektedir.  Yapılan çalışmalarda, anne sütü ile beslenen çocuklarda obezite görülme sıklığının anne sütü ile beslenmeyen çocuklara göre daha düşük olduğu görülmektedir. Anne sütü verme süresinin, tamamlayıcı besinlerin türü, miktarı ve başlama zamanlarının obezite oluşumunu etkilediği de bildirilmektedir.

ALDIĞINIZ ENERJİ HARCADIĞINIZ ENERJİDEN FAZLA İSE KİLO ALIRSINIZ!

Kilo kontrolü aslında bir açıdan tıpkı bir havuz problemini çözmek gibidir. Aldığınız enerji, harcadığınız enerjiden fazla ise kilo alırsınız. Kilo kontrolünde yeme davranışını tetikleyen her türlü görsel uyaranı ortadan kaldırmak önem taşımaktadır. Alışveriş alışkanlığının değiştirilmesi de önemlidir. Mesela daha fazla çiğ meyve ve sebze tüketecek biçimde alışveriş yapmak, yoğun kalori içeren gıdaları satın almamak bu stratejilerin başında gelmektedir. Yemek tabaklarını küçültmek, yemek yenilen ortamda televizyon bulunmamasını sağlamak gibi bazı küçük değişiklikler de önemli sonuçlara yol açabilir.

KİLO ALMAYA SEBEP OLAN HASTALIKLAR VAR MI?

Yaygın görülen obezite nedeni aşırı kalori tüketimi, sağlıksız beslenme ve düşük fizik aktivitedir. Ancak bazı hormonal ve genetik hastalıklar ile kullanılan bazı ilaçlar da obezite gelişimine neden olabilir ve/veya katkı sağlayabilir. Bu nedenle obez hastaların mutlaka ‘endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları veya iç hastalıkları uzmanlarınca ’değerlendirilmeleri uygun olacaktır.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Roche İlaç Türkiye’den, İran’a Üst Düzey Atama Levent Yanık, Roche İran Ülke Müdürü Oldu

Roche İlaç Türkiye’de Ruhsatlandırma, Pazar Erişim ve Sağlık Politikaları Bölüm Lideri olarak görev yapan Levent ...