Menu
Anasayfa » Estetik Güzellik » Burun Estetiği Algısı Değişti Mi?

Burun Estetiği Algısı Değişti Mi?

Sosyal medya burun estetiği algısını nasıl değiştirdi? Burun estetiğinde cerrahi yöntemler kadar ameliyatsız çözümler de var mı? Bu konuda merak edilenleri Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bayramiçli anlattı.

Sosyal medyanın bu kadar çok kullanımı özellikle selfie çekimleri burun estetiğinde kişilerin algılarını, isteklerini ne ölçüde değiştirdi?

2000’li yıllarda cep telefonu artık bir fotoğraf makinası haline geldi. Bunları sosyal medyada paylaşmayı sevdiler ve paylaştıkça kendilerinin nasıl görünmesi gerektiğine de karar verdiler. 2000’li yıllardan önce burnu küçültmeye yönelik cerrahiler ön plandaydı. Burnun yapısını bozmadan düzeltmeler sağlanıyordu. Kimi zaman ellerinde bir fotoğrafla gelip bu burnu istiyorum diyenler de oluyordu. Bu isteklerin kimi yapılabilir, gerçekçi kimi de gerçekçi olmayan istekler olabiliyor. Hekim olarak istenilenin kişinin yüz tipine uygun olup olmadığı konusunda yönlendirmeye çalışıyoruz. Selfie, burun dışında farklı estetik isteklerini de ortaya çıkardı. Yakından bir çekim olduğu için burun yüzde 30 daha büyük görünüyor. Burnundan bir rahatsızlık olmayan kişiler ise yüzünün başka kısımları için rahatsızlık hissedebiliyor. Artık fotoğraf üzerinde küçük düzeltmeler yapan programlar var. “Burnumu şöyle düzeltsem acaba nasıl görünürüm” diye insanlar bunun üstünde çalışmaya başladılar. Kısacası nokta atışı olarak sorunu direkt hekime yansıtarak gelmeye başladılar. Bu değişimle artık burnu tamamen kırıp dökmeden sadece belirli bölgelerini değiştirecek, o algıyı güçlendirecek ameliyatlara yönelmeye başlandı. Mesela burnun sırtını eskiden hep alırdık, burnu küçültürdük, yeni sırt yapardık. Burnumda kamburum var dedikleri kısımdır. Kambur sanki bir fazlalıkmış gibi atılır yeniden burun sırtı piramidi oluşturulurdu. Burun ucu da kaldırılır, kısaltılırdı. Artık cerrahların gözünde o değişti. Burnun etnik özelliklerini koruyarak daha uygun daha oranlarda yapılmaya başlandı. Örneğin; artık burun sırtını kesip, atmak yerine aynı şeklini koruyarak biraz daha aşağıya indirmek, biraz daha daraltmak; ama orijinalini korumak hedefleniyor. Bu koruyucu cerrahi yani rinoplasti son zamanların yükselen trendi oldu.

BURUN ESTETİĞİNDE DOĞALLIK

Bir program aracılığı ile yapılan estetiğin aynısını cerrahide aynı doğallıkla yapabilmek mümkün müdür?

İşin en büyük komplikasyonu bu tarafıdır. Burada doktor ve hasta iletişimi çok önemlidir. Günümüzde hasta kendi yaptığı düzeltmenin aynen yapılabileceğini düşünerek gelir. Ancak önceden böyle bir şey olmadığı için hekim gözüne göre iyi olduğunu düşünülen oranda “bu olabilir” diye hastaya anlatılırdı. Artık hastayla görüşme süremiz de uzadı. Önceden 45 dakika iken şimdi 1 saati geçmeye başladı. Çünkü hastanın fotoğrafını çekme, bilgisayara yükleme, inceleme, hastanın isteklerine göre olabilecek değişiklikler şekillendirme sağlanıyor. Bu konuda bir anlaşmaya varmak gerekiyor. Hasta memnuniyetinin gerçekçi olması lazımdır. Kimi zaman gerçekçi olmayan istekler olabiliyor. Bura da hekimin sanatı devreye giriyor. Hastasına ara yolu gösterebilmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Mehmet Bayramiçli

AMELİYATSIZ YÖNTEMLER DOLGU VE BOTOKS

Ameliyatsız yöntemler de var. Bunlar neler? Yapılan işlemin ömrü ne kadardır?

2000’li yıllardan sonra ortaya çıkan büyük değişikliklerden bir tanesi de estetik cerrahinin halkın geneline yayılmasıdır. Botoks ve dolgu materyalleri yaygınlaşmaya başladı. Herkes artık çok kolay bir şekilde yaptırabiliyor. Dolgu kullanılan ameliyatsız yöntemlerdendir. Dolgu yaparak burnun şeklini değiştirebilmek mümkündür. Ancak dolgu da çok masum değil, onun da komplikasyonları olabilir. Kimi zaman burun kamburun var diye gelen bir hasta incelendiğinde aslında kamburunun çok fazla olmadığını görüyoruz. İki kaşının arasındaki burun kökü çok çökük duruyor. Bu alana biraz dolgu yapılarak kambur görüntü yok edilebiliyor. Kısacası ameliyatsız olarak burun sanki daha güzel veya daha doğru bir orana kavuşmuş oluyor. Veya burun ucunda biraz düzleşme varsa bu alana küçük bir dolgu ile kaldırma sağlanabiliyor. Yine burun ameliyatsız olarak daha güzel bir orana kavuşuyor. Bunu anlayabilmek için gerçekten hastanın iyi analiz edilmesi gerekir. Bu hastanın isteğinden çok doktorun algısı ile ilgili olur.

Kişinin nefes problemi varsa dolgu yöntemiyle; yani ameliyatsız çözümlerle nefes problemini yok etmek mümkün olmaz değil mi?

Evet. Dolgu gibi küçük cerrahi dışı yöntemleri çoğunlukla güzel rötuşlar oluşturur. Uzun süreli bir makyaj gibi düşünün.

Ne kadar kalıyor? Mesela dolguyla bir kişi burnuna minik bir dokunuşla daha estetik bir görünüm elde etti ne kadar sürüyor etkisi?

Kullanılan dolgunun tipine bağlıdır. Hyaluronik asit bazlı yani daha kısa sürede eriyebilen özelliktekilerde genellikle 1 buçuk-2 yıl kadar kalır. Yapılan çalışmalara baktığımızda dolgunun burunda daha uzun süre kaldığını gözlüyoruz.

AÇIK VE KAPALI BURUN AMELİYATI

Kapalı ve açık ameliyatlar var. Birbirine göre avantajları var mı? Şişlik, morluk kalıyor mu?

Açık ve burun deliğinden yapılan kapalı ameliyatlar var. Aralarında aslında teknik olarak çok büyük fark yoktur. İstenilen sonuca en doğru şekilde ulaştırabilecek tekniğin seçilmesi önemlidir. Kapalı teknikle yapılan ameliyatlarda ödemin daha çabuk geçtiğini düşünülür. Ancak bu tamamen hekimin deneyimi ve el becerisine göre değişen bir durumdur. Deneyim artıkça görürüz ki ikisinin arasında şişliklerin, morlukların oluşma riski birbirinden pek farklı değildir. Yani işi yapan hekim tecrübeliyse arada büyük bir fark olmaz. 80’li yıllarda yapının bozulmaması, işlevin korunması gibi ameliyat tekniklerindeki değişim, kıkırdaklarla daha ince işler yapmayı sağladı. O dönemde açık teknik daha fazla kullanılıyordu. 2000’lerden sonra ise burun sırtını koruma ile daha sınırlı işler yapalım dönemine geçildi ve kapalı tekniğe dönüş biraz daha arttı.

Yurt dışından hangi ülkelerden hastalar geliyor. Burun estetiği için kaç gün ayırmak gerekir? Kaç gün sonra kişiler işlerine dönebilirler?

Eskiden daha çok Orta Doğu’dan hasta ağırlığı vardı. Şu anda Avrupa’dan, Rusya’dan daha fazla hasta geliyor diyebiliriz. Burun estetiği sonrası kişi sadece bir gün hastanede kalır. Cerrahi sonrasında bir atel burun içine, bir atel de dışına konulur. Bu ateller hekim tarafından alınana kadar hastanın Türkiye’de kalmasında fayda vardır. Bu da bir haftalık süre gerektir.

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

6 Soruda Ameliyatsız Yüz Germe Yöntemi “İp Askılama”

Yüz bölgesinde, zaman içerisinde ve yerçekiminin etkisine bağlı olarak ortaya çıkabilecek sarkmaları önlemek için uygulanan ...