Anasayfa » Etiket Arşivi: Psikolog Nilgün Sarı

Etiket Arşivi: Psikolog Nilgün Sarı

Anne Babanızın Sizi Sevdiğini Hissetmek Neden Önemli?

Çocukken anne babamızdan gerçek bir cana yakınlık ve sevecenlik görerek büyüdüysek eğer yetişkin yaşamımızda zor zamanları daha kolay atlatabiliriz. Çünkü içten içe sevildiğini ve istendiğini hisseden çocuk yaralayıcı olan bir çok şeye dayanabilir. Bir çocuk sevginin gerçek olmadığını açıkça hisseder. Anne babasının içtenliğini fark eder. Anne babanız sizi seviyor muydu? Bu soruya hemen evet diyenler oldukça şanslılar. Duraksayanlar, sevgiden emin ...

Devamını Oku »

Duygularınızla Mı Yoksa Mantığınızla Mı Hareket Ediyorsunuz?

Duygusal olmak, çok duyarlı olmak, hassas olmak çoğu zaman “kişilikteki zayıflık” olarak yorumlanır. Duygusal olma hali, üzüntülü ve endişeli olma hali ile aynı anlamda kullanılır. Kızgınlık da bir duygudur. Ancak kızgın insanları duygusal insanlar olarak değerlendirmeyiz. Duygusallığımızın arttığı durumlarda hemen kendimizi kontrol altına almak zorunda hissederiz. Duygularımızı gösterirsek “dağılmaktan” korkarız. Duygularımızı göstermemeye, çaktırmamaya çalışırız. Gözyaşlarımız akar ama “ağlamıyorum” deriz. Yüzümüzden ...

Devamını Oku »

Öğrenciler Depresyonda…

Gördüğüm kadarıyla öğrencilerin çoğu depresyonda. Bu çocukları dinlediğiniz zaman içinizi ciddi bir çaresizlik hissi kaplıyor. Kendilerini şimdiden hayatta “kaybeden”olarak değerlendiriyorlar. Büyümekten ve gelecekten korkuyorlar. Kendilerini değersiz, işe yaramaz hissediyorlar. Korku, kaygı, güvensizlik ve yalnızlıkla başetmeye çalışıyorlar. Okulu sevmiyorlar, dersleri sevmiyorlar. Okul kar nedeniyle tatil olduğunda sevinçleri ekranlarda haber oluyor. Okul kapandı diye sevinçten havalara uçan çocuklar sanırım sadece bizim ülkemizde ...

Devamını Oku »

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. Kızgınlığımızı kabul edebilmeliyiz. Kızgınlığımızı yakınlarımızın anlamaması, duymaması durumunda kendimizi çaresiz hissederiz. Kızgınlığın temeli kendini ortaya koyamamak, ifade edememek, isteklerini dile getirememektir. Öfke öteki ile farklılaşmaya izin vermeyen bir duygudur. Bağımlı ilişkiler öfkeyi doğurur. Bireyselleşememek, ayrışamamak öfkelendirir. Kızabilmek bir yönüyle ötekinin gözünde kötü olabilmek demektir. Kızamamak ...

Devamını Oku »

Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler!

Hiperaktivite psikodinamik yaklaşıma göre hastalık değil bir belirtidir. Psikolojik ve duygulanımsal yönü dikkate alınmadan ilerlemek mümkün değildir. Yani psikodinamik terapiye ihtiyaç vardır. Tedavide amaç dikkat dağınıklığı ve hareketliliğin ortadan kaldırılmasından ziyade bu belirtilerin anlamıdır. Amaç çocuğun ruhsal dünyasına odaklanmaktır. Aile bir bütün olarak psikolojik yardım sürecine katılmalıdır. Çocuğun anne ve babasıyla ilişkisine derinlemesine bakılmalıdır. Dikkat dağınıklı ve hiperaktivite  bir çeşit ...

Devamını Oku »

Çocuk Yetiştirme Önerileri Veren Yazıları Nasıl Okumalı?

Çocuk yetiştirme yöntemlerini konu alan yazılar ebeveynleri çileden çıkarıyor bazen. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatan, şöyle yap böyle yapma diyen, öğütler veren, anne babaları suçlu hissettiren, hep yanlış yapılıyormuş hissi veren yazılar… Ebeveynlerin kafası iyice karışıyor. Bu yazıları okurken temel olduğunu düşündüğüm bir kaç noktayı paylaşmak istiyorum. Ebeveyn olmak.     Anne babalar doğru olanı yapma içgüdüsü ile hareket ederler. İyi ...

Devamını Oku »

Büyükler ve Çocuklar Depresyonu Nasıl Yaşar?

Yetişkinler depresyondayken çoğunlukla kendi içlerine çekilip daha az hareket edip yavaşlarlar, durgun, çökkün, mutsuz görünürler. Günümüzde depresyon günlük dilimize girmiş olan, bir yönüyle de sıradanlaşmış ve mutsuzluğun yerine kullanılan bir kavramdır. Hatta depresyona her an girilir ve çıkılır. Kimileri de ruhsal dünyalarında yaşadıkları çaresizliğin ve çatışmanın bir tezahürü olarak sürekli depresyondadırlar. Artık depresyon onların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Hatta ...

Devamını Oku »

Rekabet: Günlük Yaşamın “En”leri

“Benim babam senin babanı döver” diyen çocuk bu soruyu babasına sorsa sizce ne cevap alacaktır? Doğru cevap nedir? En zeki olmak. En iyi işte çalışmak. En yüksek maaşı almak. En sevilen kişi olmak. En başarılı işleri yapmak. En doğru olanı yapmak. En iyi anne olmak. En iyi baba olmak. En iyi notu almak. En iyi doktara gitmek. En iyi okula ...

Devamını Oku »

Rekabet, Öğrenmeyi Engelliyor

Okulların açılmasıyla birlikte çocukları ve velileri farklı ve yoğun bir tempo bekliyor. Bazı çocuklar bu yoğun temponun üstesinden gelebilirken; bazıları, sınıfta parmak kaldırmaya cesaret edemeyen, derslere karşı ilgisiz, içe kapalı, arkadaşlarıyla sorunlar yaşayan öğrenci profili çiziyor. Uzman Psikolojik Danışman Nilgün Sarı, bu tür problemler yaşayan çocukların, en önemli nedenlerinden birinin rekabet edememek olduğunu söyledi. ‘‘Rekabetle ilgili deneyimler aile ortamında öğrenilir. ...

Devamını Oku »

Empati ve Duygusal Zekâ

İyi, sağlıklı, dengeli, sevgi dolu bir benlik ve ilişkiler için ihtiyacımız olan en temel 2 şey empati yapabilme becerisi ve duygusal zeka kapasitesidir. Duygusal zekâ, bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Empati veya eşduyum, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. ...

Devamını Oku »