Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü ve Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü ve Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü ve Dikkat Eksikliği

Bizi Takip Et


Çocuklarda dikkat eksikliğinin arkasında yatan problemler nelerdir? Dikkat eksikliğine hiperaktivite de eşlik eder mi? Derslerine konsantre olamayan, ödevlerini unutan bir çocuğa tanı nasıl konur? Tanıda beyin dalgaları nasıl bir yöntemdir? Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde tedavi alternatifleri nelerdir? Nörobiyofeedback nasıl bir yöntemdir? Yan etkisi var mıdır? Her çocuğa uygulanabilir mi?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Tanju Sürmeli bu soruların yanıtını Sağlığım İçin Herşey’de verdi.

DİKKAT EKSİKLİĞİNİN ARKASINDA YATAN PROBLEMLER

. Çocuklarda dikkat eksikliğinin arkasında yatan problemler nelerdir?
‘‘Dikkat, akademik başarıda önemli bir faktördür. 5 buçuk yaşındaki bir çocuk 10 dakika, 6 yaşından itibaren de 20-22 dakika kesintisiz derse dikkatini verebilmelidir. Eğer bu süreyi tamamlayamıyor ve 3-5 dakika sonra sıkılmaya başlıyorsa ya da kalkıp başka şeylerle uğraşıyorsa, sınıfta gezinip konuşuyorsa, eve geldiğinde de verilen ödevlerin hemen sorumluluğunu alıp ders çalışmıyorsa ya da ödevini yaparken 3-5 dakika sonra sıkılıp başka şeylerle uğraşıyorsa, dalgınlık varsa bir sorun olabileceği düşünülmelidir. Ailelerin en çok yaptığı hatalardan biri, bu sorunları görmelerine rağmen, çocuklarının saatlerce bilgisayardaki oyunları dikkatlerini vererek oynamalarını ‘ders çalışmak işine gelmiyor’ ya da ‘öğretmen ilgilenmedi, öğretmeni sevmedi’ diye yorumlamalarıdır.

Aslında beyinde akademik başarıyla ilgili olarak, dikkat merkezi ile sevilen bir işe yoğunlaşıldığında kullanılan dikkat merkezi arasında farklılık vardır. Limbik sistem, duyguları yönlendirir; beyin daha derin mekanizmayla bağlantılı çalışır ve genelde sorunsuzdur. Fakat akademik başarı için beynin ön, arka ve yine beynin derin merkeziyle bağlantılı olan yeri vardır. Oralardaki sorundan dolayı çocuk akademik olarak başarısızdır.’’

. Dikkat eksikliğine hiperaktivite de eşlik eder mi?
‘‘Daha çok erkek çocuklarda görülen aşırı hareketlilik, yerinde duramama, oturamama, kendini frenleyememe durumları beyindeki hareketleri kontrol eden kontrol mekanizması ile ilgilidir. Bu kontrol mekanizması çalışmadığında çocuk durup düşünmeden harekete geçmeye başlar. Dikkat eksikliğinin hiperaktivite bozukluğu ile birlikte tanımlanabilmesi için bu kıpır kıpırlığın hem sınıfta hem de evde olması gerekir.’’

Dr. Tanju Sürmeli

Dr. Tanju Sürmeli

TANI NASIL KONUYOR?

. Derslerine konsantre olamayan, ödevlerini unutan bir çocuğa tanı nasıl konur?
‘‘Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı konulabilmesi için şu sorulara yanıt aranır:

. Dikkat eksikliği gerçekten var mı?

. Motivasyonu düşük olduğu için mi normal olan dikkatini kullanamıyor?

. Sabırsız olduğu için mi normal olan dikkatini kullanamıyor?

. Hem motivasyonu düşük, hem sabırsız, hem de dikkati mi bozuk?

Bazen tanıya, ebeveynlik hataları da katkıda bulunur. Aile doğru kuralları öğretebiliyor mu, hayır diyebiliyor mu, yoksa çocuk mu aileyi yönlendirip istediğini elde ediyor, bunlar önemlidir.

Tanı koymada bir başka faktör öğrenme güçlüğüdür. Bilgilerin beyinde kayıtlandıktan sonra işleme girebilmesi, kullanılabilmesi için dikkat önemlidir. Buralarda bir aksama olması durumunda, bilgiyi kullanmak istediğinde beyin istediği gibi kullanamaz. Bunların yanı sıra  küçük düşmelerde bile beyindeki elektriksel devreler değişebilir. Artık ölçümlenebilen bu gibi durumlar da dikkat eksikliğine ya da öğrenme güçlüğüne sebep olabilir. Bunların hepsini ayırt edebilmek için birtakım sübjektif sorular verilir. Ama aile neyin dikkat neyin motivasyon neyin sabırla ilgili olduğunu bilmediği için hekimin o sorulara bakarak doğru teşhis koyma olasılığı yüzde 38-79’dur. 70’li yıllardan beri yapılan çalışmalarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ya da kafaya alınan hafif darbelerle beyinde elektriksel işaretlerde değişiklikler olduğu tespit edildi. Beyin dalgaları kayıtlandığı zaman bir veri tabanıyla karşılaştırıldığında dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünün kafa darbesine mi bağlı olduğu yüzde 90’nın üzerinde doğruluk olasılığıyla ayırt edilebilmektedir.

Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğüne yol açan nedenlerden biri de beslenme kaynaklıdır. Şekerli abur cubur yiyecekler beyni yavaşlatır. Ayrıca B12 ve D vitamini eksikliği çok yaygın olarak görülmektedir. Bunlar beynin normal olgunlaşmasını bozabilir. Beyindeki normal olgunlaşma bozulduğunda çocuk, normal zekası olduğu halde, kendi yaş grubundan bir iki yaş gecikmeli büyür.’’

BEYİN DALGALARI İLE TEDAVİ

. Tanıda beyin dalgaları nasıl bir yöntemdir?
‘‘İçinde küçük sensörler olan bir bone yerleştirilir ve beyindeki elektrik akımını bilgisayar kaydeder. Buradan bazı bölgeler seçilerek kendi yaş grubundaki normallerle ve dikkat eksikliği olan grupla karşılaştırılır. Bu cihazlar, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır. Örneğin dikkat eksikliğinde, çok yüksek oranda yavaş beyin dalgaları denilen teta dalgaları artar; sağlıklı denilen iyi hızlı beta dalgaları azalır. Öğrenme güçlüğünde öğrenmeyle ilgili merkezlerin üzerinde bu dalgalarda yavaşlama olur. Örneğin okumayla ilgili öğrenme güçlüğünde (disleksi) o bölgelerde elektriksel akım değişkenlikleri olur. Mesela B’yi D yazar, 3’ü ve 5’i ters yazar veya S ile Ş harflerini, K, L, P harflerini karıştırabilir. Okumayı sökmekte veya matematik öğrenmekte zorlanabilir. Bu sorunların hepsinde elektriksel akım düzensizlikleri olduğu tespit edilmiştir. Kayıtlama 10 dakika sürer; analizle birlikte yarım saat sonra elimizde yüzde 90’nın üzerindeki bir doğrulukla bir veri bulunur.

Ayrıca sol beyinle sağ beyin performansını ölçen zeka testleri yapılır. Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda sol ile sağ beyin arasında 15 ve üzerinde zeka puan farklılıkları olur. Bir de bilgisayarda dikkat testi yapılır. Bu test dikkatinde mi problem var, sabırsızlığında mı yoksa beyinde uyarılar yavaş mı iletiliyor onda mı sorun var onları da ortaya çıkarır.’’

TEDAVİDE NÖROBİYOFEEDBACK YÖNTEMİ

.  Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde tedavi alternatifleri nelerdir?
‘‘Dikkat eksikliği ve hiperaktivitede genelde ilaçlar çok kullanılır. Kafa darbesiyle ortaya çıkan dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde ilaçların etkisi yoktur. Biz ilaçsız tedavi yöntemi olan nörobiyofeedback yöntemle beynin kendi elektrik akımını düzenletmeyi öğretebiliyoruz. Hem dikkat eksikliği grubunda hem hiperaktivite grubunda hem öğrenme güçlüğünde hem kafa darbesine bağlı gelişen dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü varsa bunlarda nörobiyofeedback yöntemiyle yüzde 80 civarında bir başarıyla beyini kendisine tekrar doğal olarak normal hale kendi yaş grubu becerilerine getirilmesini öğretebiliyoruz.’’

. Nörobiyofeedback nasıl bir yöntemdir? Yan etkisi var mıdır? Her çocuğa uygulanabilir mi?
‘‘Elektriksel akımı bozuk olan yerler beyin dalgalarıyla tespit edildikten sonra o bölgelere küçük sensörler yerleştirilir ya da aynı bone tekrar kullanılarak o tespit edilen bölgelerdeki elektrik akımı bilgisayar ekranına yansıtılır ve çocuğun dikkati verilerek bir oyun haline dönüştürülür. İstenilen dalgayı değiştirmesi beyne öğretilir. Bu bir öğrenme koşullanma yöntemidir. Nobel ödülü almış bir yöntemdir. Bir seans 20-30 dakika sürer. Beynin öğrenebilmesi için tekrar tekrar yapılması gerekir. Beyin bir an önce öğrensin, akademik başarıya katkıda bulunsun diye bazen çocuğun her gün gelmesi istenir. Beynin kendi dikkat, motivasyon, sabır merkezlerini düzgün kullanabilmesi, hareketliliği azaltması ya da sıfırlaması 20-60 seans arasında öğretilir. En önemlisi de bisiklet ve yüzmeyi öğrendiğimiz gibi kalıcı olmasıdır.’’

Nörobiyofeedback yöntemi her çocuğa uygulanabilir. Çok iyi eğitimli ve sertifikalı kişiler yaparsa en fazla görülecek yan etkisi biraz yorgunluk hissidir. Aksi takdirde baş ağrısı ya da bazen nöbet gibi yan etkileri ortaya çıkabilir.’’

. Anneler-babalar bu konuda neye dikkat etmelidir?
‘‘Çocuk bir şeyi yapamıyorsa zaman kaybedilmemelidir. Çünkü öğrenmeden sınıfını geçmeye devam ederse o zaman zeka puanlarında düşme olur. Zeka puanları düştüğü zaman onu yerine koymak oldukça zordur. Yani yaş büyüyünce yerine koyulmaz. Bir an önce gerekli yere başvurup problem bozukluk düzeyinde mi görülmesinde yarar vardır.’’


İçeriği Paylaşın