“Çocuklarımıza ‘Hayır’ Demeyi Öğretmeliyiz”

“Çocuklarımıza ‘Hayır’ Demeyi Öğretmeliyiz”

“Çocuklarımıza ‘Hayır’ Demeyi Öğretmeliyiz”

Bizi Takip Et


Medicana Sivas Hastanesi Aile Danışmanı ve Psikolog K. Begüm Çayır, çocukların kendi vücut sınırlarını koruması konusunda anne babaları uyardı: “Herhangi birisi onlara istemedikleri şekilde dokunduğunda veya onların kendilerine/başkalarına dokunması istenildiğinde “hayır” demeyi çocuklarımıza öğretmeliyiz.”

Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklarda mahremiyet duygusunun gelişmesinin son derece önemli olduğunu ifade eden Çayır, anne-babalara düşen ilk ve en önemli görevin okul öncesi dönemde çocuklarını cinsellikle ilgili bilgilendirmeye başlamak olduğunun altını çizdi. Uzman doktor, ebeveynlerin, çocuğun cinsel anlamda kendisini korumasını sağlamak için yapacakları uyarıyı “Bedenimiz özeldir, oyun oynamak için kullanmayız ve başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin vermemeliyiz” şeklinde ifade edebileceklerini söyledi.

“ÖZEL BÖLGELER” İÇİN TAKMA VE OYUN İSİMLER KULLANMAMALI

Psikolog K. Begüm Çayır, “Konuşmaya başladıkları yaşlarda çocuklara tüm vücut parçalarının adı öğretilirken, göz, kulak, burun gibi “özel bölgelerinin” de adları öğretilmelidir. Bu bölgelerin anatomik olarak düzgün isimlerinin öğretilmesi ve “takma” veya “oyun” isimler kullanılmaması çocuğun bir sorun yaşadığında yardım istediği yetişkinlerle doğru anlaşabilmesi için çok önemlidir. Takma isimlerle konuşan bir çocuğun neden bahsettiği öğretmen veya polis gibi onu yeterince tanımayan yetişkinlerce anlaşılmayabilir.” dedi.

ÇOCUKLAR, VÜCUT SINIRLARINI KORUMAK İÇİN YÜREKLENDİRİLMELİ

Ebeveynlerin de çocuklarının vücut sınırlarına her zaman saygılı davranması gerektiğine vurgu yapan Çayır, “Herkesin olduğu gibi onların da bazı “özel” vücut bölgeleri olduğu, bu bölgelerin adlarının ne olduğu, buralara kimlerin ne şartlarla nasıl dokunabileceği anlatılmalı ve bu sınırları korumaları için yüreklendirilmeliler. Çocuğa sormadan veya onun itirazına aldırmadan istediğimiz gibi çocuklara dokunmamalıyız. Çocuk istemese de öpmek, sarılmak, mıncıklamak, gıdıklamak, okşamak gibi bu dokunuşlar hiçbir istismar içermese de çocuğa kendi vücudu üzerinde etkisi ve hükmü olmadığını öğretir ve çocuk istismara kırılgan olur. Bugün kafasını okşayan yarın özel bölgelerini okşadığında çocuk ona hayır deme, karşı koyma, kendini savunma gücünü kaybeder.” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARINIZIN SÖYLEDİKLERİNİ ANLAMAYA ÇALIŞIN”

Çocukları doğru şekilde anlamak, yönlendirmek söz konusu olduğunda sorumluluğun büyük kısmının anne babalarda olduğunu belirten K. Begüm Çayır, “Ayrıca çocuklar, böyle bir olay olduğunda gidip konuşabilecekleri, onları susturmayacak ve onları istismarcıdan koruyacağına güvendikleri bir yetişkin olduğunu bilmeliler. Böyle bir olayı anlatırlarsa cezalandırılmayacaklarını, onların sözüne güvenileceğini onlara anlatmak önemlidir. Bir çocuk için böylesi bir olaya maruz kalmaktan sonraki en kötü şey yaşadığı kötülüğü anlattığında kimsenin onu dinlememesi, ciddiye almaması ve savunmamasıdır.

Genellikle anne babalar, cinsellikle ile ilgili konuları konuşmanın ayıp olduğunu düşünebilirler veya açıkça konuşmakta zorlanabilirler. Lütfen çocuklarınıza kulak verin, onlara sahip çıkın, dinleyin, ne söylediklerini anlamaya çalışın. Gerekirse bu konuda bir uzman desteği alabileceğinizi unutmayın.” şeklinde tavsiyelerde bulundu.


İçeriği Paylaşın