Şizofrenide Bakım Verenin Rolü

Şizofreni tedavisinde bakım verenlerin rolü, multidisipliner bir yaklaşımın ayrılmaz bir parçasıdır. Hastaneden taburcu olduktan sonra şizofreni hastalarının e-75'i evlerine döner ve akrabaları tarafından bakılır. Tedavi sürecinde, hastaların bakımını üstlenen kişilerin rolü, hastalığın yönetilmesinde ve uzun vadeli başarıda kritik rol oynamaktadır.

Şizofrenide Bakım Verenin Rolü

Bizi Takip Et


Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü, şizofreni tedavisinde, hastaya bakım verenlerin rolüne ve önemine dair bilgiler derledi.

Şizofreni, iyileşme ve nüksetme arasında gidip gelen, öz bakım, iş ve kişilerarası ilişkiler gibi alanlarda işlevselliği bozan uzun süreli bir akıl hastalığıdır. Hastaneden taburcu olduktan sonra şizofreni hastalarının %65-75'i evlerine döner ve akrabaları tarafından bakılır. Tedavi sürecinde, hastaların bakımını üstlenen kişilerin rolü, hastalığın yönetilmesinde ve uzun vadeli başarıda kritik bir faktördür. Hastalar günlük yaşam aktivitelerinde bakım verenlere oldukça bağımlıdır. Bu da ev programlarının ve aile rutinlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirirken, bakım veren yükünün artmasına neden olur.

ÖZNEL VE NESNEL YÜK

Şizofreni hastalarında bakım verme yükü nesnel ve öznel yük olarak kategorize edilmiştir. Nesnel yük, hastalığın bakıcı üzerindeki ekonomik kayıplar, aile çatışmaları ve eğlence veya sosyal aktiviteler için azalan zaman gibi etkilerini içerir. Öznel yük ise bakım verenin bu süreçte suçluluk algısı, utanç ya da başkaları tarafından küçümsenme duyguları gibi olası psikolojik sıkıntılarını ve maruz kaldığı duygusal baskıyı ifade eder.

Şizofreni hastalarının yaklaşık %60'ı tedavi rejimlerini takip etmemektedir; bu da ilaca direnç, hastalığın nüksetmesi, iyileşme ve hastaneye yatışların artması gibi hastalık seyrini etkileyen sorunlara yol açmaktadır. Tedavi uyumunun bu hastalarda işlevselliği arttırdığı ve bakım verenlerin yükünü azalttığı gösterilmiştir.

UZUN ETKİLİ ENJEKTE EDİLEBİLİR ANTİPSİKOTİK TEDAVİLER

Yetersiz tedavi uyumu, şizofreni hastalarının nüks veya hastaneye yatış riskinin artması ve dolayısıyla bakıcının üstlendiği yükün artması dahil olmak üzere olumsuz sonuçlara zemin hazırlayabilir.

Uzun etkili enjekte edilebilir antipsikotik tedaviler, şizofreni hastalarının günlük oral antipsikotik ilaç alma ihtiyacının üstesinden gelmek için geliştirilmiştir. Bu tür tedaviler, tedavinin devamlılığını artıran, hasta sonuçlarını iyileştirme ve ardından bakıcı yükünü azaltma potansiyeline sahip değerli bir tedavi seçeneğidir.

Uzun etkili enjekte edilebilir antipsikotik tedaviler hastaların, bakıcıların ve doktorların ilaç alma konusundaki günlük hatırlatmalardan psikososyal tedavi, madde bağımlılığı tedavisi, sigarayı bırakma, sağlığın sürdürülmesi ve mesleki rehabilitasyon gibi hasta sağlığının diğer önemli yönlerine odaklanmalarını sağlar.

REHABİLİTASYON HİZMETLERİ İLE ARTAN YAŞAM KALİTESİ

Empatik iletişim ve destek, hastaların duygusal ve sosyal zorluklarla baş etmelerine yardımcı olabilir. Bakım verenler aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini artırmak için rehabilitasyon hizmetlerine yönlendirebilirler. Mesleki rehabilitasyon ve sosyal beceri eğitimi, hastaların toplumlarına entegrasyonunu destekleyebilir.

Sonuç olarak, şizofreni tedavisinde bakım verenlerin rolü, multidisipliner bir yaklaşımın ayrılmaz bir parçasıdır. Bilimsel literatür, bireyin sağlık ekosistemindeki bu destek ağının, şizofreni yönetimi ve hastanın yaşam kalitesi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu doğrulamaktadır.

 


İçeriği Paylaşın