Tüp Bebekte Mikro Enjeksiyon Yöntemi

Tüp Bebekte Mikro Enjeksiyon Yöntemi

Tüp Bebekte Mikro Enjeksiyon Yöntemi

Bizi Takip Et


Medicana International Ankara Hastanesi'nden Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, Atv Avrupa ekranlarında yayımlanan "Esra Kazancıbaşı ile Sağlığım İçin Herşey" programına katıldı.

Kısırlık nasıl tanımlanır? Çiftler ne zaman "bir problem var" diye, bir hekime başvurmalılar? Burada kadının yaşı önemli bir faktör müdür? Tüp bebek tedavisinde kadında yaş sınırı nedir? Kadındaki yumurtalık rezervini etkileyen faktörler nelerdir? Sigara ve alkol kadınlarda yumurtalık rezervini, erkeklerde spermin sayısını ve kalitesini etkiler mi? Kısırlık kadınlarda mı yoksa erkeklerde mi daha yüksek oranda görülüyor? Geçmişten günümüze tüp bebek tedavisinde ne tür gelişmeler oldu? Çoğul gebelikler önlendi mi? Tüp bebek kaç kez denenebiliyor, iki tüp bebek denemesi arasında geçmesi gereken belli bir süre var mı? Hiç spermi olmayan erkeklere ne tür tedaviler uygulanabiliyor? Bazı genetik hastalıkları ekarte etmek için uygulanan tüp bebek tedavisinde yöntem nedir? Miyomları veya polikistik over sendromu olan kadınlarda tüp bebeğe yaklaşımınız nasıl oluyor?

Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, Esra Kazancıbaşı'nın sorularını yanıtladı.

. Kısırlık nasıl tanımlanır? Çiftler ne zaman "bir problem var" diye, bir hekime başvurmalılar?

“ Bir çift istediği halde bir sene boyunca korunmamasına rağmen gebe kalamıyorsa kısırlık vardır ama bunun altını doldurmak gerekiyor. Bir çift ilk sene çocuk istemiyor, ikinci sene de istemiyor, daha sonra istiyor ve bir sene de öyle geçiyor. Toplamda aradan 4 sene geçmiş; tetkikleri yaptığınızda görüyorsunuz ki erkekte veya kadında ya da ikisinde de çok ciddi problemler var. Bu nedenle anne - baba adaylarına evlendikten sonra çocuk istemeseler bile mutlaka bir uzmana gidip görüş almalarını öneririm. Korunma sürecinde kaybedilen zamanla birlikte kadının yaşı ilerlemiş mesela 35 yaşına gelmiş olabilir. O zaman da tedavi gecikmiş olur.”

“KADINDA 38 YAŞ ÜZERİ KRİTİK SÜREÇTİR”

. Tüp bebek tedavisinde kadında yaş sınırı nedir?

“ Özellikle 38 yaşın üzeri bizim için kritik yaşlardır. Genel olarak baktığınızda kısırlık oranları eskiden kadın ve erkekte hemen hemen eşitti. Günümüzde erkeklerde kısırlık oranı arttı. Kısırlıkların üçte ikisi erkeklerden kaynaklanan sorunlar. Kadınlarda tedavide en çok zorlandığımız kısırlık sebepleri yaşla ilgili yumurtalık rezervleridir; 38 yaş civarında azalma başlıyor. Bu süreç doğal olarak menopozla tamamlanıyor.

Tüp bebek mikro enjeksiyona gerek duyulursa, kadından yumurta alınması gerekiyor. Bu durumda kadında yumurtalık rezervi iyi ise hiç problem yok ama rezerv kötüyse tıbbın yapabileceği çok şey yok.”

. Kadındaki yumurtalık rezervini etkileyen diğer faktörler nelerdir?

“Yaşın haricinde genetik faktör etkilidir. 20 yaşında hastalarımız oluyor rezervi hemen hemen hiç yok. Cerrahi operasyonlar rezervleri etkilen diğer faktördür. Örneğin yumurtalık kistini cerrahide çıkartmaya çalıştıklarında yumurtaya zarar verebiliyorlar. Yumurtanın milimetre karesi bile bizim için çok önemlidir.”

. Hiç doğum yapmamış bir kadının daha önce kürtaj yaptırmış olması kısırlık nedeni midir?

“ Eski tekniklerle yapılan kürtaj uygulamalarında rahmin içerisindeki dokunun yapışma olasılığı fazlaydı. Şimdiki modern tekniklerde bu olasılık daha az. Böyle bir sorun yaşayan kadınlarda kısırlık ihtimali var.”

. Sigara ve alkol kadınlarda yumurtalık rezervini, erkeklerde spermin sayısını ve kalitesini etkiler mi?

“ Sigara ve alkol, kadında da erkekte de özellikle üreme hücrelerini; spermi ve yumurtayı bozuyor. Spermde sayı azalıyor, spermin hareket ve şekli bozuluyor. Kadında da yumurtanın kalitesini bozan etkilerde bulunduğunu biliyoruz. Eğer günde bir paketin üzerinde sigara içimi varsa ve alkol de buna eşlik ediyorsa üreme sağlığını mutlaka etkiliyor. Bundan kaçış yok. Bunun için o etkenlerden uzak durmakta fayda var.”

“KISIRLIĞIN 3/2'Sİ ERKEKLERDEN KAYNAKLANMAKTADIR”

. Kısırlık kadınlarda mı yoksa erkeklerde mi daha yüksek oranda görülüyor?

“Üç kısırlık vakasının ikisi erkeklerden kaynaklanıyor. 20 senedir Türkiye’de kısırlık ve ileri metot uygulamaların içerisindeyim. Kendi yaptığımız çalışmalarda bu oranların adttığını görüyoruz. Dünyada da buna benzer yayınlar var.

Erkekler daha hassas ve çevresel etkilerden daha çabuk etkileniyor. Sanayi toplumunda yaşıyoruz, modern bir hayat içinde yaşıyoruz ama bunun bir sürü bedeli var. Yediğimizde, içtiğimizde, soluduğumuzda, kullandığımız materyallerde toksitler var. Dünyada 30 bin tane toksik madde var ve erkekler bunun bedelini ödüyor. 1950’den beri yapılan bir çalışmaya göre, her sene erkek sperm oranı yüzde bir ve 1,5 oranında düşüyor.”

“MİKRO ENJEKSİYON YÖNTEMİYLE GEBE KALMA ORANLARI YÜZDE 70 KADAR ARTTI”

. Geçmişten günümüze tüp bebek tedavisinde ne tür gelişmeler oldu?

"Günümüzde uygulanan tüp bebek dediğimiz yöntem aslında mikro enjeksiyon yöntemidir.. Aslı tüp bebek 1978’de uygulanan yöntemdi; sperm ve yumurta aynı ortama yan yana koyuluyordu. Bozuk olan spermleri yumurtayla yan yana koysanız da sperm, yumurtayı dölleyemiyor;1993 yılına kadar durum böyleydi.

1993'te tıpta bu anlamda bir devrim oldu. Sperm çok küçük bir hücre, kadın yumurtası da bizim gözle görebildiğimiz bir hücre değil; bir toplu iğnenin başının 5’te 1’i kadar küçük bir hücre. Bu kadar küçük bir yumurtanın içerisini delip sperm atıyorsunuz buna mikro enjeksiyon deniliyor. Bu teknolojiyi yaratabilmek tam 15 seneyi aldı. Bu durum çiftlere çözümler üretti büyük yenilikler getirdi.

Gebelik oranları o zaman yüzde 20-25'lerde idi. Günümüzde bu oran yüzde 65- 70’lere kadar çıktı. Mikro enjeksiyonda yumurtanın içerisine spermleri bir ya da yaşa bağlı olarak iki tane koyuyorduk. Son 4- 5 senedir hangi yumurtanın gebe kalıp hangisinin kalmayacağını biliyoruz. Ona da kıymetli embriyo diyoruz..”

HEDEFE ODAKLI TEDAVİLERLE ÇOĞUL GEBELİKLER ÖNLENDİ

. Çoğul gebelikler önlendi mi?

“ Tabii çoğul gebeliklerde engellendi. Daha hedef odaklı oldu. Eski teknikte 3 veya 4 tane yumurta veriyorduk. Bundan kaynaklı üçüzler, dördüzler, beşizler oluyordu. Şimdi öyle değil daha hedef odaklı tedaviler yöneldik. Çok büyük ilerleme kaydettik. Çiftler psikolojik olarak da çok kırılgan oluyorlar. Bir denemde gebe kalmayınca, zannediyorlar ki her şey bitiyor. Aslında birkaç ay aradan sonra tekrar denendiğinde başarıyı yakalayabiliyorlar.”

. Tüp bebek kaç kez denenebiliyor, iki tüp bebek denemesi arasında geçmesi gereken belli bir süre var mı?

“ 6-7 denemenin üzerine çıkmak istemiyoruz. 3’er ay arayla tüp bebek tedavisi uyguluyoruz. Bizim yaptığımız bir araştırmada 100 çifti 3’er ay arayla 2 sene boyunca tedaviye devam etiğimizde bu çiftlerin 90 tanesi işlemi başarıyla bitiriyor."

. Hiç spermi olmayan erkeklere ne tür tedaviler uygulanabiliyor?

“ Sıfır sperm olduğunda bile şu anda uyguladığımız teknikle yüzde 60-70 arası sperm bulma şansımız var. Sperm bulunduktan sonra mikro enjeksiyon dediğimiz işlemleri yapıyoruz ve orada da yaklaşık ortalama yüzde 50-60 gebelik oranımız var. Hastaların tedavi için merkezlere gitmelerinde fayda var. İkinci bir görüş almalarında fayda var.”

. Bazı genetik hastalıkları ekarte etmek için uygulanan tüp bebek tedavisinde yöntem nedir?

“Tüp bebek yapıldıktan sonra rahme konulmadan önce genetik olarak incelenir hastalık genleri olan embriyolar varsa bunlar ayıklanır, sağlam embriyolar rahmin içerisine konulur.”

. Miyomları veya polikistik over sendromu olan kadınlarda tüp bebeğe yaklaşımınız nasıl oluyor?

“ Miyomlar yerleştiği yere ve büyüklüklerine göre değişir. 7-8 cm’li miyomlu bir hastaya müdahale etmeden tüp bebek uyguladık; gebeliği devam ediyor. Eğer rahmin içinde gebeliğe engel olacak bir durum varsa tabi öncesinde myomektomi dediğimiz işlemi yapmak gerekiyor. Eğer miyom başka bir yerdeyse ona bulaşmadan tüp bebeğimizi yapabiliriz.

Polikistik overi ilaçlarla düzeltme şansımız var. Hatta rezerv fazlalığı, eksikliğinden daha iyidir. Bizim rezerv fazlalığıyla baş etmemiz çok daha kolay, onun için o sorun değil.”


İçeriği Paylaşın