Uçak Yolculuğunda Alınan Radyasyonun Etkisi Nasıl Hafifletilir?

Uçak Yolculuğunda Alınan Radyasyonun Etkisi Nasıl Hafifletilir?

Uçak Yolculuğunda Alınan Radyasyonun Etkisi Nasıl Hafifletilir?

Bizi Takip Et


Hamilelik döneminde alınan radyasyon, bebekleri olumsuz etkileyebiliyor. Peki bu zararlı etkinin önüne geçmek için neler yapılabilir?

Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Metin Güden, özellikle uçak yolculuğu sırasında alınan radyasyonun gebe kadınlar üzerindeki zararlarını hafiletmek için antioksidanlardan yararlanabileceğini söylüyor. Bu antioksidanların yeşil sebze ve meyvelerde çok yüksek bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Güden, bu besinleri tüketerek radyasyonun zararlı ışınlarının vücuda vereceği zararı ciddi oranda düşürmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Uçakların ortalama uçuş yüksekliği 30.000 feet yani 10.000 metre’dir. Uçak kabininin yolcuları kozmik ışından koruma özelliği yoktur. Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Metin Güden, yolcuların uçarken hem kozmik radyasyondan hem de güneşten yayılan radyasyondan etkilendiklerini ve bu etkilenmeyi uçuş süreleri, yükseklik, uçuş rotaları ve güneşin aktivitesi gibi birkaç faktöre bağlı olduğunu vurguluyor.

Uçuş süreleri: Ne kadar uzun uçarlarsa o kadar fazla radyasyon etkisinde kalırlar.

Yükseklik: Ne kadar yüksekten uçarlarsa o kadar fazla radyasyon etkisinde kalırlar.

Uçuş rotaları: Ekvator bölgesinde aynı yükseklikte ve aynı sürede uçanlar kutuplara yakın yerde uçanlardan daha az radyasyondan etkilenirler.

Güneşin aktivitesi: Güneşin aktivitesi sürekli değişiklik göstermektedir. Aynı rota aynı yükseklik ve aynı sürede yapılan iki uçuş arasında yolcuları etkileyen radyasyon oranı güneşin aktivitesine bağlı olarak farklıdır.

Doç. Dr. Metin Güden, gebeyken alınan radyasyon, çocuk üzerinde olumsuz etkilere sebep olduğunu üç başlık altında açıklıyor.
Birincisi; ölü doğumlar ve düşüklerdir. Bunlar genelde gebeliğin ilk üç ayında radyasyondan etkilendiklerinde oluşur.

İkincisi; bebekte organ anamolisi olmasıdır. Bu da genelde gebeliğin ikinci üç ay döneminde radyasyondan etkilendiklerinde oluşur.

Üçüncüsü; zekâ geriliği ve gelişim bozukluğudur. Son üç aylık dönemde alınan radyasyon ise ölü doğum veya organ anomalisine sebep olmadığını ancak zekâ geriliği ve gelişim bozukluğu oluşabilir.

Doç. Dr. Metin Güden, normal insan doğal yaşam koşullarında yılda 1.4 - 2.7 mSv radyasyon aldığını ve bir standart olmamasına karşın gebe bir kadının bir yılda fazladan alması kabul edilebilir dozun 1mSv olduğunu açıklıyor. Örneğin; bir kişi New York ile Atina arasında 10.000 metrede yedi defa gidip gelmişse toplam 1 mSv daha ek doz radyasyon almaktadır. Buna göre; bir kadın bir yıl içerisinde gebeyken en az yedi defa gidiş gelişli kıtalar arası yolculuk yaparsa kabul edilebilir sınırlarda kalabilmektedir.

Bilindiği gibi yüksek enerjili ışınlar vücutta serbest radikal oluştururlar. Bu serbest radikallerin zararlı etkisinin önüne geçmenin yolu antioksidanlardır. Bu antioksidanlar yeşil sebze ve meyvelerde çok yüksektir. Aynı zamanda tablet şeklinde hazırlanmış preperat’lar da mevcuttur. Bunları kullanarak radyasyonun zararlı ışınlarının vücuda vereceği zararı ciddi oranda düşürmek mümkündür. Bu çözüm sadece gebeler için değil tüm insanlar için geçerlidir.

Ayrıca gece uçuşlarını tercih ederek güneşten gelen radyasyondan korunmak ve maruz kalınan radyasyon dozunu azaltmak mümkündür.


İçeriği Paylaşın