Ağız Kanserinin Nedenleri

Ağız Kanserinin Nedenleri

Ağız Kanserinin Nedenleri

Bizi Takip Et


Radyoterapi ve kemoterapi tedavisinin ağız kanserine neden olabileceği gibi, ağız kanserinin diğer kanserlerden bağımsız olarak da ortaya çıkabileceğini belirten Ağız Diş Çene Hastalıkları Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Özyuvacı, 6 ayda bir diş hekimine gidilmesi gerektiğini vurguladı. 

Minimum diş fırçalama süresinin 2 dakika olması gerektiğine değinen Prof. Dr. Hakan Özyuvacı, kişilerin çürük ve kırık olan dişlerini tedavi ettirmeleri gerektiğini aksi taktirde bu oluşumların ağız içinde tahrişe neden olarak kansere yol açacağını söyledi. 

Prof. Dr. Hakan Özyuvacı, ağız kanseriyle ilgili soruları yanıtladı.

. Ağız kanserinden korunmak için ne yapmalı?
“Kanser konusunu temelde ikiye ayırmamız lazım. Birincisi, ağızda başlayan kanserler bir de vücudun diğer bölümlerinde meydana gelen kanserlerdir.  

Ağız, kansere çok yatkın bir bölgedir. Ağız ortamında dişimiz, dilimiz, tükürük bezlerimiz var ve bunların hepsi kanser potansiyeli taşıyan organlarımızdır. Bu yüzden hassas ve dikkatli olmamız gerekiyor. En başta sigara içmemek, alkol kullanmamak lazım çünkü bunlar hücre yenilenmesini hızlandıran faktörlerdir, hücre yenilenmesi hızlanınca kanserin ortaya çıkma ihtimali maalesef daha fazla oluyor.”

“RADYOTERAPİ VE KEMOTERAPİ TÜKÜRÜK BEZLERİNDE HASARA NEDEN OLUYOR”

. Radyoterapi ve kemoterapi, ağız ve diş sağlığını olumsuz anlamda etkiler mi?
“Özellikle ağızda yanma hissi, mukozalarda hassasiyet olur. Mantar enfeksiyonları çok yaygın hale gelebilir. Ağız kuruluğu da en önemli unsurlardan bir tanesidir. Ağız kuruluğunun meydana gelmesi özellikle baş boyun kanserlerinde radyoterapiye, kemoterapiye bağlı olarak tükürük bezlerinde birçok hasara neden olur. Bezlerin yapısı bozulur ve ağız kuruluğu başlar. Ağız kuruluğuyla hijyen azalır, çiğneme esnasında tükürük olmayınca besinlerin yutulması zorlaşır. Hem hastanın beslenmesi hem de ağız hijyenin optimumda tutulması zorlaşır.”

“YANAK İÇLERİNİ ISIRMAK KANSERE DAVETİYE ÇIKARIYOR”

. Ağız kanserleri dediğimizde hangi organların kanserini kastediyoruz? Bu kanserler ne tür belirtilerle ortaya çıkıyor?
“Dil kanseri, tükürük bezi kanseri, diş etinden kaynaklı kanserler olabilir. Diş üzerindeki dokular kanserleşme potansiyeli yüksek olan dokulardır. Bu yüzden ağız hijyenini iyi tutmak, sigara ve alkol kullanmamak, çürük ve kırık dişlerle dolaşmamak gerekir, kronik travma da ağız kanserlerinin oluşumunu etkiler. 

Genellikle skuamoz karsinom dediğimiz karsinom türleri ile ağız dokularında, dilde, ağız tabanında, diş etlerinde, yanak mukozasında karşılaşabiliriz. Diş hekimine gidip bunların muayenelerini yaptırmak gerekir. Bir anda kanser çıkmaz, birtakım lezyonlar oluşur. Mesela bazen strese bağlı olarak yanak içlerini çiğneriz, dudaklarımızı ısırırız, bunları yapmamak lazım. Hücre yenilenmesine sebep olarak, kansere davetiye çıkarıyor.”

. Diş çürüğü ve kanser arasında bir paralellik var mı?
“Diş çürüğünde dişin anatomik yapısı bozulur, mesela bir bölgesi kırılıyor ve yanağı tahriş etmeye başlıyor. Sivri parça olarak kalıyor dişlerin o bölgeleri, bu parçalar sürekli olarak yanağı ve dili tahriş ederse kansere meyil artabilir, oradaki tahriş olan doku kanserleşebilir.”

“AĞIZ İÇİNDE ‘BEN’ ÇIKIYORSA HEKİME GİDİN”

. Ne tür belirtiler veriyor? Ağız içindeki yaralar hangi bölgelerde olur? Bu yaraların özelliği var mıdır? Başka ne gibi belirtiler vardır?
“Ağız kuruluğunun artması, ağızda devamlı yanma hissi, kötü bir ağız kokusu, şişlik hissi olur. Kanserde çok fazla ağrı olmaz. Ağrı ilerleyen dönemlerde olur ama ilk lezyonun başlangıcında ağrı hissedilmez. Kanser dokuları sert ve tıkız dokulardır. Bu şekilde anormal durumlar hissettiğimiz zaman, özellikle aynanın karşısına geçip yanaklarımızın içine, dilimizin yüzeyine bakmamızda fayda var. Beyazlaşmalar, kırmızılaşmalar meydana gelebilir. Ağız içinde melanom dediğimiz çok riskli ömrü kısaltan bir kanser çeşidi daha var. Ağız içerisinde ben çıkması gibi belirtiler verebilir. Böyle bir şey ile karşılaşıldığında diş hekimine başvurulmalıdır.”

. Ağız için kontrolleri yapmanın bir sıklığı var mıdır?
“6 ayda bir periyodik olarak diş hekimine gitmekte fayda var. 

Bütün dünyada yapılan bir araştırmaya göre kimse 40 saniyeden fazla dişini fırçalamıyor. Halbuki minimum 2 dakika dişlerimizi fırçalamamız lazım. Dilimizin yüzeyini ve hatta yanaklarımızın iç yüzeyini özel diş fırçaları, yanak fırçalarıyla fırçalamalıyız. Bakteriler ve virüsler de kansere sebebiyet verir özellikle virüsler kansere sebebiyet veren bir etkendir onun için bunların ağız ortamından uzaklaştırılması, ağız hijyeninin maksimum düzeyde tutulması kanser riskini ortadan kaldıran faktörlerden biridir.

Aynanın karşısına geçip dilin dışarı çıkarılıp bakılması, yanakların iç tarafına bakılması, diş etlerinin rengine, kanama olup olmamasına bakılmalıdır. Sürekli bir yanma hissi var mı, kötü tat alma, kötü koku alma gibi şeyler de çok önemlidir. Kontrol ederek bazı şeyleri önceden yakalamak mümkündür.”

. Ağız kanserinin sıklığı nedir? Kadınlarda mı erkeklerde mi daha fazla görülür? Kaç yaşlarında ortaya çıkan bir kanser türüdür?
“Ağız kanserleri ileri yaşlarda özellikle 30’lu 40’lı yaşlardan sonra görülür. İleri yaşlarda her kanserde olduğu gibi hücreler yaşlanmaya başladığı için kanserin görülme riski artıyor. Literatürlerde cinsiyet ayrımı değişiyor, bazılarında erkeklerde bazılarında kadınlarda daha sık görüldüğü belirtiliyor. Sigara, hem ısı etkisiyle hem nikotinin olumsuz etkileriyle ağız içinde yaralar oluşturabiliyor. Bu yaralar kronik hale gelirse, yaranın şekli değişmeye başlıyor; çukurlu, ülserli, kenarları kalınlaşmaya başlıyor.”

. Alkol ve ağız kanseri arasında nasıl bir bağlantı var?
“Alkol sigaraya oranla daha az etkili ama alkol hücrelerin yüzeyde ölmesine sebep oluyor. Dişetine rakı sürerler, rakı o bölgeyi beyazlaştırıyor. O beyazlaşma damarlanmanın azalması ve hücrelerin ölmesi anlamına gelir. Bunun sık olması durumunda ağız içinin kanserleşmeye meyili artabilir.”

. Ağız kanserinin önemi nedir? Tehlikeli midir? 
“Ağız kanserleri genellikle kemik ve akciğerlere metastaz yapar ama tipine göre değişir mesela tükürük bezleri çok daha fazla metastaza meyillidir. 
Skuamoz karsinom çok fazla metastaz yapmadan yakalanabiliyor. Bölgesel tedavi ile cerrahi ve radyoterapi ile vücudun diğer bölgelerine pek fazla yayılım göstermez erken teşhis edilirse…”

. Ağız içindeki aftlar kansere dönüşür mü? Kişinin aft zannettiği yaranın altından kanser çıkabilir mi?
“Evet çıkabilir. Ağızda iyileşmeyen yaralardan bahsediyoruz, ağzımızdaki yara maksimum bir hafta içerisinde iyileşir. Aynı bölgede yara bir hafta içinde, maksimum 10 günde iyileşmiyorsa bir diş hekimine ya da kulak burun boğaz uzmanına gidip bu yarayı göstermekte yarar vardır.”

. Bir kişide ağız kuruluğu olması kişide ne gibi problemlere yol açar? Kanserli bir hastada ağız kuruluğu gelişmişse ne tür tedavi seçenekleri uygulanır?
“Tükürük bezleri radyoterapiden dolayı çok etkilenir ve ağız kuruluğu tablosu ortaya çıkar. Ağız kuruluğu olursa öncelikle yediklerimizi yutmamız zorlaşacaktır. Dişlerin yüzeyini sürekli nemli tutması ile yıkayıcı özelliği vardır böylece olan bakteriler ortadan kalkıyor. 

Radyoterapi bunu daha çok etkiliyor, böylece ikincil çürükler başlayacaktır. Ağız hijyenine daha fazla ihtimam göstermeye başlanacak. Mukozada kurumalar başlayacak böylece çatlayacak ve ülsere neden olacaktır. Mantar enfeksiyonları ortaya çıkacaktır. Bebeklerin ağzındaki pamukçuklar kişilerin ağzında görülmeye başlayacaktır. Hem tat kaybı olacak hem kişinin beslenmesi zorlaşacak hem de yanma meydana geleceğinden konforsuz bir durum oluşacaktır. Bunun için bol bol su içilmesini öneririm. Yemek yerken çok zorlanıyorlarsa eczanelerde satılan yapay tükürük kullanılabilir. Ağızdaki yanmayı ortadan kaldıracak birçok gargara var, doktorların tavsiyesiyle kullanılarak hastalar rahatlatılabilir.”


İçeriği Paylaşın