Anevrizma (Beyinde Baloncuk) Tedavisi

Anevrizma (Beyinde Baloncuk) Tedavisi

Anevrizma (Beyinde Baloncuk) Tedavisi

Bizi Takip Et


Memorial Şişli Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Geyik,  Atv Avrupa ekranlarında yayınlanmakta olan “Esra Kazancıbaşı İle Sağlığım İçin Herşey”  programına katıldı.
Beyinde baloncuk ya da tıbbi adıyla anevrizma nasıl bir hastalıktır? Her anevrizmada mutlaka beyin kanaması olur mu? Anevrizması olan bir kişide bir takım yakınmalar ortaya çıkar mı, anevrizma belirtileri nelerdir? Anevrizma patladığında nasıl bir tablo oluşuyor? Her anevrizma tedavi gerektirir mi? Kişide anevrizma var ama tedaviye yanaşmıyor. Böyle kişilerin sakınması gereken şeyler var mı? Uçak yolculukları, aşırı basınç anevrizmalar için zararlı mıdır? Kanayan ya da kanamamış bir anevrizma için kişiye ne tür tedavi seçenekleri sunulabiliyor? Anjiyografik yöntemin riskleri nelerdir?Anevrizma hastalığı için beyine taktığınız stentlerin farklı tipleri var mı? Takılan stentlerin bir ömrü var mıdır? Bir kişinin beyninde birden fazla anevrizma görülebilir mi?
Prof. Dr. Serdar Geyik, Esra Kazancıbaşı’nın sorularını yanıtladı.
.  Beyinde baloncuk ya da tıbbi adıyla anevrizma nasıl bir hastalıktır?
“ Daha kolay anlaşılması için baloncuk denilmesi uygun olmuştur. Bu bir çağrışım meselesi, balon nasıl patlamaya müsaitse anevrizma denilen hastalık da patlayarak beyin kanamasına yol açabiliyor.
Anevrizma, damar duvarından üzüm tanesi şeklinde bir çıkıntı oluşmasına verilen genel isimdir. Bir örnekle açıklamak gerekirse nasıl araba lastiklerinin üzerinde, olmaması gereken baloncuklar oluşur ve zaman içerisinde bir delici hasarla ortaya çıkarsa burada da benzer durum var. En önemli hipotez şu; doğuştan gelen bir oluşum kusurundan dolayı kişide baloncuk oluşmasına yatkınlık olabiliyor.
Zaman içerisinde ki bu zamandan kastımız uzun yıllardır. Kan basıncıyla beraber ya da damar içerisindeki kanın basıncıyla beraber o hassas olan, yatkın olan noktadan üzüm tanesi şeklinde bir balonun gelişmesidir. Damar duvarı kalındır ve içerisindeki basıncı taşımaya dayanıklıdır ancak bu baloncukların duvarları zayıftır zaman içerisinde büyüyorlar ve patlamaya yol açıyorlar. Patladıklarında asıl kritik olan nokta, patladığında ortaya çıkan beyin kanamasıdır. Beyin kanaması bir insanı öldürebilir, komaya sokabilir, felç edebilir.”
. Her anevrizmada mutlaka beyin kanaması olur mu?
“ Her anevrizmada beyin kanaması olmaz ancak hangi anevrizma patlar, hangisi patlamaz bizim bunu önceden bilme şansımız yok. Eğer böyle bir şansımız olsaydı zaten tedavi edeceğimiz hasta grubunu da belirlemiş olacaktık. Buna ait bazı kriterler var; baloncuğun boyunun 7 mm’den daha büyük olması, üzerinde bebek baloncuk olanlar patlamaya meyilli olanlardır. Sınırı düzensiz olan anevrizmaların daha fazla patlamaya eğilimi olduğu bilinmektedir. Anevrizması olan bir hasta; bu patlar mı, patlamaz mı, eğer patlayacaksa ne zaman patlar diye sorarsa, bunu bilmemize imkan yok.”
.  Anevrizması olan bir kişide bir takım yakınmalar ortaya çıkar mı, anevrizma belirtileri nelerdir?
“Genel itibariyle vücuttaki bütün damar hastalıkları; ister beyin damar hastalıkları olsun, ister kalp damar hastalıkları olsun ya da başka organları tutan damar hastalıkları olsun genelde bunlar sinsi seyrederler.  Büyük çoğunlu bulgu vermezler. Bulgu veren beyin damar hastalıkları baloncuklarında sıkça görülen şikâyetler; baş ağrısı ama baş ağrısı da aynı zamanda çok yaygın bir şikayettir. Her baş ağrısını anevrizmaya bağlanmaz. Bunun dışında yutma bozukluğu, geçici görme bozukluğu özellikle göz kapağında birden bire gelişen düşüklük, yüzün bir kısmında uyuşma olabilir. Bunlar gibi geçici nörolojik bulgular anevrizmayı düşündürebilir.”
“TOMOGRAFİ VEYA MR  SIRASINDA TESADÜFEN ORTAYA ÇIKABİLİR”
. Anevrizma patladığında nasıl bir tablo oluşuyor?
“Anevrizma hastaları iki tabloda hekime başvurular.  Bunlardan bir tanesi, patladığında ortaya çıkan beyin kanaması; beyin kanaması atlanacak bir durum değildir.  Genelde acil olarak hastaneye başvurular ve tanısı konulur.
Tanısı bu şekilde konulmayan ya da henüz patlamayan anevrizmalar; baş ağrısı, sinüzit ya da  bir nörolojik tablodan dolayı hekime başvurulduğunda tomografi veya MR  sırasında tesadüfen ortaya çıkabilir.”
. Her anevrizma tedavi gerektirir mi?
“ Hastayla konuşmak bir numaralı kural; hastada bir baloncuk varsa bu patlar mı, patlamaz mı, patlayacaksa ne zaman patlar bilinmez. Sadece eğer 7 mm’den büyükse, üzerinde bebek anevrizması varsa yüksel ihtimalden söz edilir ve tedavi önerilir. Onun dışındaki hasta gruplarında ek risk faktörlerine göre karar veririz.
Örneğin bir hasta gençse, yıllık patlama ihtimali her yıl üst üste konulduğunda yaşam boyu beklenen ihtimalin yüksek olduğundan söz edilir. Hasta ne kadar gençse o kadar tedaviye yakın olunur.
Hastaya, anevrizmaların yıllık şu kadar kanama riski var, tedavi olmak ister misiniz şeklinde bir tedavi planı sunulur. Bu kanamayan anevrizmalar için hasta bazında yani kişinin özelinde karar verilir ve hastanın da karar alama sürecine mutlaka katılması gerekir. Hastalığın bir doğal seyri var, tedavinin de kendi riski var.”
 
“ANEVRİZMASI OLAN HASTANIN KENDİNİ KORUMAK İÇİN SİGARA, ALKOL VE YÜKSEK TANSİYONUNA DİKKAT ETMELİ”
. Kişide anevrizma var ama tedaviye yanaşmıyor. Böyle kişilerin sakınması gereken şeyler var mı?
“ Anevrizmanın büyümesini ve patlamasını tetikleyecek 3 faktör var. Bunlar; sigara, yüksek tansiyon, kronik alkol kullanımıdır.  Bu hastalara bunlardan uzak durmasını öğütleyebiliriz. Onun dışında anevrizmasının patlaması gerçekten öngörülebilir bir durum değildir.  Her an gerçekleşebilir.  Bundan kaçınmak için mutlak bir yöntem henüz yok çünkü anevrizmanın büyümesi ve içindeki akımın bilgisayar ortamında modellemeleri yapılıyor ama bunlar biyolojik ortamı temsil etmiyor. O nedenle ön görmek mümkün değildir. Kişinin anlık stresi olur, anlık stresle beraber tansiyonu yükselir ve tansiyonu yükseldiğinde patlama gerçekleşe bilir.”
. Uçak yolculukları, aşırı basınç anevrizmalar için zararlı mıdır?
“ Potansiyel olarak öyledir. Zaralı olabilirler hiç kimse bu zararlı değildir diyemez. Bu hastalık zaten toplumda belli bir sıklıkta görünüyor. Dolayısıyla bunların arasında uçuşun etkisini ispat edebilecek düzeyde bir teorik bilgiye de sahip değiliz ama basınç değişiklikleri ve buna benzer tansiyon değişiklikleri elbette patlamayı tetikleyebilirler.”
“HER KANAMA ÖLÜM, KOMA, FELÇ RİSKİNİ KAT VE KAT ARTIRABİLİR”
.  Kanayan ya da kanamamış bir anevrizma için kişiye ne tür tedavi seçenekleri sunulabiliyor?
“ Kanayan bir anevrizma mutlaka tedavi edilmeli. Tedavi edilmezse ek riskler var. Bu anevrizma bir kere daha kanayabilir her kanama ölüm, koma, felç riskini kat ve kat artırabilir.
Kanamamış bir anevrizma hasta zemininde değerlendirilerek bir tedavi planı yapılabilir. Elbette kişilerin ben tedavi olmayacağım doğal seyrindeki riski göze alacağım gibi bir hakkı var ama genelde insan doğasındaki eğilim tedavi olmak ve bu hayatı bir riskten kurtulmak yönünde olur.
İki türlü tedavi seçeneği var. Bir tanesi açık cerrahi yani klasik olanı. Diğeri de son yıllarda popüler olan girişimsel nöroradyoloji tedavileridir.  Her iki yöntemi kıyasladığınızda her ikisinin de kendine has dezavantaj ve avantajları vardır.
Girişimsel radyolojik yöntem yani anjiyografi kullanılarak yapılan yöntemin en büyük avantajı açık cerrahi olmaması yani kafanın açılmasını gerektirmemesidir. Daha kolay uygulanır ve hasta bu yöntemle daha kolay hayatına geri dönüyor. Daha kolay ve daha hızlı iyileşiyor. Girişimsel radyoloji yönteminde kasıktaki damardan girilir bir küçük tüp yerleştirildikten sonra onun içerisinde ilerletilen katater ismi verilen daha küçük tüplerle beyin damarlarına ulaşılır. Sonrasında daha da ince tüplerle balonculuğun içerisine girilmesi, doldurulması ya da boynuna tel kafes stand yerleştirilmesi gibi çeşitli kombinasyonlar uygulanabilmektedir.”
 
“DAMAR DELİNEBİLİR, KANAMA OLABİLİR, PIHTI GELİŞEBİLİR”
.  Anjiyografik yöntemin riskleri nelerdir?
“ Yöntemin en büyük avantajı doku dostu olması yani dokuyu bozmuyor. Damarın içerisinden girerek çalışıyoruz. İster açık cerrahi uygulayın, isterseniz de anjiyografik yöntem uygulayın aynı hastalıkla uğraşıyorsunuz. Dolayısıyla riskler her iki yöntem için de aynı. Damar delinebilir, kanama olabilir, pıhtı gelişebilir. Bunlara bağlı olarak insan felç olabilir, komaya girebilir veya hayatını kaybedebilir.  Hastalığın doğal seyrine göre tedavi riski daha azdır. Komplikasyon riski deneyimli ellerde yüzde 1 ila 3 arası değişir.  Bu tedavilerden sonra uzun hastane kalışları gerektirmiyor. Hastalar genellikle ertesi gün taburcu ediliyor.”
. Anevrizma hastalığı için beyine taktığınız stentlerin farklı tipleri var mı? Takılan stentlerin bir ömrü var mıdır?
“ Beyne takılan stentler, kalbe takılan stentlerden çok daha farklıdır; beyin damarlarına özel yapıda yapılıyor. Daha uygun daha ilerletilebilir ve daha yumuşak yapıdadır. Kardiyolojide kullanılan stentlerle bizim kullandığımız stenler arasında teknik farklılar var. Birisi kendiliğinden açılır diğeri balonla açılır. Beyinde kullanılanların çok farklı tipleri yoktur. Stentler ömür boyu vücutta durur; stentin  üstü hücreyle kaplanarak insanın vücuduyla bütünleşecektir.”
. Bir kişinin beyninde birden fazla anevrizma görülebilir mi?
“Bir kişinin beyninde birden fazla anevrizma görülebilir. Toplum popülâsyonun bir grubunda birden fazla anevrizma var. Ailesel yatkınlığı, bağ dokusu hastalığı olanlarda (Kalıtımsal Sendromlar) birden fazla anevrizma görmek mümkündür.”
“GİRİŞİMSEL YÖNTEMDE KASIKTAN GİRİLEREK BÜTÜN ANEVRİZMALARLA İŞİMİZİ BİTİREBİLİYORUZ”
. Birden fazla anevrizma görmeniz halinde girişimsel radyolojiyle mi tedavi uyguluyorsunuz? 
“ Birden fazla anevrizmanın tedavisini yapmak mümkün; girişimsel yöntemin bize sağladığı en büyük avantajlardan bir tanesi budur.  Açık cerrahide bir kaç anevrizma varsa her biri için ayrı kesi gerekiyor.
Girişimsel yöntemde kasıktan girilerek bütün anevrizmalarla işimizi bitirebiliyoruz. Farklı bir kesi yapmadan hepsini halledebiliyoruz.”
. Anevrizma tedavisinde girişimsel radyoloji yöntemini uygulamak için hastanın hangi yaşta olduğu ya da kronik hastalığı olup olmaması önemli midir?
“Kapalı cerrahinin yani endovaskülerin doğuş sebebi budur. İleri yaşta ek hastalığı olan hastalarda daha kolay uygulanabilir bir tedavi yöntemidir. Hastanın ileri yaşta olması veya kronik hastalığının olması bizim için bir kısıtlama değil aksine bu yöntemin avantajını ortaya koyan durumlardır.”

İçeriği Paylaşın