Aşılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Aşılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Aşılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bizi Takip Et


Aşıyla hangi hastalıklardan korunmak mümkündür? Ulusal aşı takvimi açısından dünyada neredeyiz? Enjeksiyon dışında hangi yöntemlerle aşı uygulanır? Aşı alanında yapılan son çalışmalar nelerdir? Aşılarla ilgili önyargıların sebepleri nelerdir? Aşı konusunda kimlere güvenmeliyiz? Grip aşısı olduktan sonra tekrar grip olunur mu? Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?

Gelişmekte Olan Ülkeler Aşı Bilimsel Danışmanı Prof. Dr. Selim Badur aşılar hakkında merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

HAYAT KURTARAN YÖNTEM: AŞI

. Aşıyla hangi hastalıklardan korunmak mümkündür?
“Aşılar, sağlık konusunda bize yardımcı olan araçlara bakıldığında temiz içme suyuna erişimden sonra en fazla hayatı kurtaran tıbbi ürünlerdir. Aşılar sayesinde çok fazla çocuğun gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde yaşamının kurtarıldığı bilinmektedir. Bugün yaklaşık 28-29 kadar bulaşıcı hastalığa karşı dünyadaki çeşitli ülkelerde aşı kullanılmaktadır. Özellikle çocukluk çağı aşıların düzenli olarak kullanıldığı gelişmiş ülkelerdeki (ABD ve Avrupa ülkeleri) duruma bakıldığında, örneğin klasik bulaşıcı hastalıklar olarak bilinen Hepatit sarılıklar, Hepatit A ve B, zatürre, kızamık, çocuk felci gibi hastalıklar yüzde 100’e varan azalmalarla seyretmektedir. O nedenle aşıları karalamak, gereksizliğini gündeme getirmek çok yersizdir.’’

TÜRKİYE’NİN AŞI KARNESİ

. Ulusal aşı takvimindeki hangi aşılar Türkiye aşı takviminde yer alır? Ulusal aşı takvimi açısından dünyada neredeyiz?
“Çocukluk çağı aşılar ulusal aşı takviminde yer alan aşılardır. Bugün 13 hastalığa karşı bizde aşılama yapılmaktadır. Hem aşı takvimin gelişmiş olmasına hem de oldukça yaygın birtakım görünen enfeksiyon hastalıklarının nerdeyse tamamının ile korunduğuna bakıldığında, Türkiye’de aşılanma oranı yüzde 95’tir. Dünya Sağlık Örgütü, çeşitli çocukluk çağı aşıları için yüzde 95’i hedeflemiştir. Türkiye’nin birçok bölgesinde bu yüzde 95’lik sınır aşılmıştır. Dolayısıyla aşılama oranları bu takvimin uygulanmasının da çok iyi yapıldığını göstermektedir.”

AŞI ALANINDAKİ SON GELİŞMELER

. Enjeksiyon dışında hangi yöntemlerle aşı uygulanır? Aşı alanında yapılan son çalışmalar nelerdir?
“Aşı denilince genellikle enjeksiyon şeklinde yapılan aşılar akla gelir. Ancak çocuk felci aşısı gibi ya da herhangi bir takvime girmemiş olsa da özel sektörde yaygın olarak kullanılan Rota virüsü aşısı gibi ishale karşı olan aşılar ağızdan damla şeklinde alınır. Teknoloji bu konuda da arayış içindedir ve çok fazla çalışma vardır. Örneğin yara bandı şeklinde aşılar üzerinde yapılan çalışmalar vardır. Yanı sıra, enjeksiyon gerektirmeyecek oral kullanılacak aşı çeşitlerini arttırmak söz konusudur. Daha ileri aşılamalarda ise besinlerin içine genetik birtakım yöntemlerle aşıların sokulması düşünülmektedir. Böylece, çocuk bir elma ya da muz yediğinde aynı zamanda aşı da yapılmış olunacaktır.”

Prof. Dr. Selim Badur

 

AŞILARLA İLGİLİ ÖN YARGILAR

. Aşılarla ilgili önyargıların sebepleri nelerdir?
“Aşı karşıtı söylemler tüm dünyada bir sorundur. Ama aşıdan yararlanamamanın ekonomik  gerekçeleri de bulunmaktadır. Gelişmekte olan Afrika ya da bazı Asya ülkelerinde ekonomik olanaksızlar nedeniyle aşıya erişimde güçlükler vardır. UNICEF ve GAVI gibi birtakım uluslararası vakıflar aşıların bu ülkelere sağlanmasına çalışıyorlar. Bir de aşı karşıtı söylemler nedeniyle aşılamanın sekteye uğradığı gelişmiş ülkeler var. Bu ülkelerdeki ebeveynlerin çocuklarını aşılamaya karşı biraz temkinli davranmalarının en büyük nedeni hastalıkların unutulmuş olmasıdır. Artık ABD, Fransa, Danimarka ve İngiltere’de çocuk felci geçirmiş bir çocuğa sokakta rastlanılmamaktadır. Ya da farklı enfeksiyon hastalıklarının getireceği olumsuzluklara artık Batı ülkelerinde rastlanmamaktadır.

Bunların yanı sıra 90’lı yılların sonunda İngiltere’de bir İngiliz cerrah kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısının otizme yol açtığını gösteren bir çalışmayı saygın bir tıp dergisi olan Lancet’te yayınladı. Bundan sonra birçok aile çocuklarını kızamık aşısı ya da kızmak içeren aşılarla bağışıklatmadı. O dönem bu makalenin üzerine İngiltere ve Fransa’da çok fazla sayıda kızamık salgını olmaya başladı. Türkiye’de yüzlerle ifade edilen 2010’lu yıllardaki kızamık olgusu Fransa’da 30-40 binlere vardı. 21. yüzyılda kızamıktan ölümler oldu. Bir süre sonra bu yayının gerçekleri yansıtmadığı ve halk sağlığına yaptığı olumsuzluğun boyutu ele alınıp yayınlandı. Bunun üzerine Dr. Wakefield adındaki İngiliz’in hekimlik yapma hakkı elinden alındı. Kendisi şu anda Tribeca Film Festivali adıyla bir film festivali düzenliyor ve anti aşı söylemlerini o filmler üzerinden sürdürüyor.”

AŞI KONUSUNDA KİMLERE GÜVENMELİYİZ?

. Aşı konusunda kimlere güvenmeliyiz?
“Aşılar ilaçlarla kıyaslandığında, yaklaşık 500 kat daha fazla kontrol aşamalarından geçtikten sonra kullanıma giren ürünlerdir. Aşıların ilaçlardan en önemli farkı, ilaç hastanın o andaki sağlık sorununu gidermek için verilirken; aşı sağlıklı bir çocuğa ileride karşılaşma olasılığı bulunan etkene karşı korumak için uygulanır. O nedenle aşıları suçlamak ve ailelerin aşıdan geri durması daha kolaydır. İddiaların hemen hemen hiçbiri bilimsel bir temele dayanmamaktadır. Aşıların sadece ölümleri engellemediği, özürlü çocukların ortaya çıkması gibi ciddi birtakım sorunların üstesinden geldiği de bilinmektedir. Ayrıca ülke ekonomisine ciddi yarar sağlar. Aşıların bütün bu önemlerine rağmen; aşı karşıtı anneler ABD ya da Türkiye’de anneler örgütlenip sosyal medyayı kullanarak seslerini duyurabiliyorlar. Bunlara karşılık aşının gereğini kabul eden aileler de seslerini yükseltmeliler.

Ülkemizde çocukluk çağı aşılarını Sağlık Bakanlığı sağlamakta ve ücretsiz bir şekilde çocuklara uygulanmaktadır. Sorun, Sağlık Bakanlığı’nın dağıtmadığı ve sadece tavsiye ettiği birtakım aşılarda olmaktadır. Bu aşıların büyük bir çoğunluğu da erişkin aşılarıdır. Örneğin grip aşısı, serviks kanserini engelleyen papilloma aşısı ve rota virüsü aşısını Sağlık Bakanlığı henüz aşı takvimine almamıştır. Bu aşıları önerip önemini vurgulamaktadır. Bunların başında grip aşısı gelmektedir. Sağlık Bakanlığı grip aşısını, gribe yakalandığı zaman ciddi sorunlar yaşayabilecek yaşlılar, süregelen kronik hastalığı olan bireyler gibi risk grupları için geri ödeme kapsamına alarak ücretsiz aşıdan yararlanma olanağı tanımıştır. Burada sağlık çalışanlarına da görevler düşmektedir. Aile hekimi grip aşısına inanmalı, bu imkandan yararlanmak isteyen kişiye grip aşısı reçetesini yazmalıdır. Ayrıca medyaya çıkanlar da uzmanı olmadıkları konuda konuşmamalıdırlar. 500’den fazla kontrolden geçen bir tıbbi ürünü ‘bu bir işe yaramaz, ne gerek var’ diyerek kestirip atmak bilimsellikten uzak bir yaklaşımdır. Halk, bu işin bilimsel olarak gerçek verilerine dayanarak konuşan hekimlere, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına inanmalı ve güvenmelidir.”

“HERKES GRİP AŞISI OLMAMALI”

. Grip aşısı olduktan sonra tekrar grip olunur mu? Grip aşısı ne zaman yapılmalıdır?
“Bir kere grip aşısı herkese yapılamaz. 20-30 milyon doz grip aşısı almak isteseniz zaten o miktarda grip aşısı bulamazsınız. Önemli olan gribe yakalandığı zaman çok ciddi sağlık sorunu yaşayabilecek olan şeker hastaları, astım hastaları, kalp hastaları, yaşlılar gibi belirli  risk gruplarıdır. Bunlara Sağlık Bakanlığı ücretsiz grip aşısı yaptırma olanağı sağlamıştır. Bunların aşılanmasında yarar değil zorunluluk vardır. Çünkü örneğin şeker ya da astım hastasının kış mevsiminde gribe yakalandığı zaman ölüm oranı çok artmaktadır. Gribin süregelen kronik hastalığı tetikleyip daha ağırlaştırma özelliği vardır. Bu nedenle bu kişilerin aşılanması gerekir. Ülkemizde grip aşılarının tamamı ölü aşılardır. Bu nedenle ölü bir aşıyla hastalığa yakalanma imkanı yoktur. Grip aşısı yaptırıldıktan sonra gribe yakalanılması da gerçekleri yansıtmaz. Grip aşısı olduktan sonra grip dışındaki etkenlerle soğuk algınlığı, nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanan bir kişi gribe yakalandığını zannedebilir. Bu nedenle grip aşısına biraz daha akılcı yaklaşmak gerekir.”

. Grip ve zatürre aşısı birlikte uygulanabilir mi?
“Grip aşısı ve zatürre aşısı birlikte uygulanabilir. Özellikle belli risk gruplarında ve zatürre pnömokok aşılarının çocukluk çağında da kullanımının önemli birtakım hastalıkları engellemesi açısından önemi büyüktür.”


İçeriği Paylaşın