Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Bizi Takip Et


RÖPORTAJ: Demet DEMİRKIR

Kalıtsal bir durum olan çölyak, genellikle çocuklarda altı aydan sonra ek gıdalara başlandığında ortaya çıkıyor. Çölyak, pek çok tahılın içinde bulunan “gluten” isimli maddenin bağırsak üzerinde bulunan villüsleri harap etmesi sonucunda bağırsaktaki emilimi bozuyor.

Şiş karınlı çocuklar çölyak’ın tipik belirtilerine sahiptirler; iştahsızlık, ishal, kusma, demir eksikliği, büyüme ve gelişmede gerilik, reflü belirtileri ve kansızlık.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Gastroentoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fügen Çullu, çölyak’ın bir hastalık değil yaşam tarzı olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Çullu, çölyak diyetinin ömür boyunca yapılması gerektiğini aksi taktirde kişilerin birtakım kanserler, otoimmün hastalıklar ve kısırlıkla karşı karşıya kalabileceklerini belirtti.

Çölyak olduğu için kişilerin üzülmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Çullu, çölyak diyetine sadık kalanların gayet sağlıklı bireyler olacaklarını kaydetti.

Prof. Dr. Fügen Çullu, çölyak ile ilgili ayrıntılı sorularımızı yanıtladı.

. Çölyak nedir?
Çölyak hastalığı, genetik bir zeminde immünolojik birtakım durumlar ile çevresel etmenlerin tetik çektiği bir hastalıktır. Hastalık, çocuklarda altıncı aydan sonra, ek gıdalara başlandıktan sonra ve buğdayın içerisinde bulunan gluten dediğimiz bir maddenin tüketimiyle tetiklenmektedir.

Buğdayın içerisinde bulunan glutenin gliadin fraksiyonları bulunmaktadır. Bu gluten bağırsaklarımızın yüzeyinde bulunan ve emilimi sağlayan küçük, üzerlerinde birtakım enzimlerin bulundukları villüsleri harap etmektedir dolayısıyla artık yavaş yavaş emilim bozulmaktadır.

Hastada birtakım maddelerin eksikliği ortaya çıkmaktadır, bu emilimin bozulması yani villüslerin hırpalanması bütün bağırsakta olmamaktadır, yama tarzında görülmektedir. Yavaş yavaş ilerlemektedir dolayısıyla hastalığın belirtileri altıncı aydan sonra gluten başlamasını takiben hemen ortaya çıkmayabilir. Hastalık belirtileri son derece geniş bir yelpazede seyretmektedir.

ÇÖLYAK HASTALARININ GLUTEN İÇEREN MADDELERDEN UZAK DURMASI GEREKİYOR

. İnce bağırsaklarda ortaya çıkan bu hastalık; arpa, çavdar, buğday, yulaf gibi tahıllar dışında hangi besin öğelerinden etkilenir?
Bu hastalık gluten içeren her şeyden etkilenir. Gluten birçok hazır gıdanın içerisinde bulunmaktadır dolayısıyla glutenin içerdiği tüm hazır gıdalar hastalığı tetikleyebilmektedir. Hastaların da diyet yaparken gluten içeren tüm hazır gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir.

Örnek vermek gerekirse birtakım cipsler, çikolatalar, dondurmalar… Aslında hiç buğdayla, çavdarla, arpayla ilişkisi olmayan gıda maddelerinin içerisinde de hazırlanma esnasında az bir miktarda da olsa gluten olmasından dolayı hastaların bu yiyecekleri tüketmemesi gerekmektedir.

. Glutensiz gıdalar nelerdir?
Hastalar tahıl olarak mısır tüketebilir. Süt ve süt ürünlerinin hepsi, evde yapılmak ya da glutensiz olması koşuluyla satın alınabilir. Pirinç tüketebilirler, pirinç yemelerinde hiçbir sıkıntı bulunmamaktadır. Makarna ise kendilerine özel makarnalar var piyasada da vardır erişte gibi… Et tüketebilirler, sebzelerin hepsini tüketebilirler. Bu kişilere hasta gözüyle değil, çölyak’ın bir yaşam biçimi olarak bakılması gerekiyor. İnsanlar nasıl vejetaryen yaşıyorlarsa bu kişiler de gluten içermeyen gıdalarla beslendiklerinde herhangi bir sorun ortaya çıkmayacaktır.

. Çölyak’ın belirtileri nelerdir?
Çölyak hastalığının belirtileri çok geniş bir yelpazede bulunmaktadır. Birincisi tipik belirtilerdir, genellikle emilim bozukluğuna bağlı olarak çocukların karınları şiş olur. İshal olurlar bu ishal genellikle yağlı, pis kokulu bir ishal olarak kendini gösterir ama hiç bu bulgular olmadan da hastalar iştahsızlık, demir eksikliği, zaman zaman kusma, büyüme- gelişmede gerilik, birtakım reflü belirtileri gibi ve kansızlık bulguları gibi geniş bir yelpazede belirtiler göstererek bize başvururlar.

Örneğin, hastanın hiç ishali, kusması yoktur ama boyu kısadır kilo alamamaktadır bu şekilde büyük bir grup hasta vardır veya daha nadir olmakla birlikte hasta ishalle değil kabızlıkla bize başvurmaktadır. Büyüme gelişmesi bozuk olan hastalarda mutlaka çölyaktan şüphelenilmesi gerekmektedir. Aslında sık bir hastalıktır ama ne yazık ki hala iyi tanınmamaktadır. Dolayısıyla ben hekim arkadaşlarıma, “eğer hayatınızda birkaç tane çölyak tanısı koymamış iseniz mutlaka bu hastaları atlamışsınızdır” derim hep.

Bunun haricinde birtakım hastalıklar vardır bu hastalıklarda beraberinde çölyak’ın olup olmadığının mutlaka irdelenmesi gerekir. Örneğin down sendromlu hastalarda, kistik fibrozlu hastalarda, diyabet hastalarında, epileptik olan hastalarda, otoimmün hastalıklar dediğimiz birtakım bağışıklık sisteminin bozukluğuyla ilgili hastalıklarda çölyak daha sık görülmektedir. Karaciğer enzimleri yüksek olan ama nedeni bilinmeyen bir grup hastalıkta ise hastalığın nedeni çölyak olarak tespit edilmektedir.

. Çölyak neden kusma belirtisi verir?
Çölyak’ta gastroözofajel reflü artar ve bu nedenle kusma belirtileri verebilir.

İNCE BAĞIRSAK BİYOPSİSİ DÖRT BEŞ YERDEN ALINMALI

. Çölyak hastalığını nasıl teşhis ediyorsunuz?
Hastalıktan şüphelendiğiniz zaman mutlaka bu hastalarda birtakım antikorların bakılması gerekir. Anti endomisyum antikorları, transglutaminaz antikorları dediğimiz çok değerli iki antikor vardır bu antikorların IgA ve IgG olmak üzere iki tipi bulunur. Bunlardan IgA olanları bizim açımızdan daha değerlidir eğer bu antikorlar pozitif ise biz bu hastalarda ince bağırsak biyopsisi yaparak emilimi yapan villüslerin bozulup bozulmadığına bakarız.

İkinci, anti endomisyum antikorlarından bizim için değerli olan IgA değil, IgA negatif ama IgG’ler pozitif ise mutlaka çocuğun ya da şahsın genel IgA’sına bakarız çünkü insanların bir bölümünde genel IgA düşüktür, o zaman IgG de bizim için değerlidir. Ona göre yine biyopsi yaparız.

Bir başka tanı yöntemi doku gruplarıdır antikorlar pozitif olduğu zaman genetik doku gruplarının pozitifliği de çölyak hastalığını desteklemektedir.  Bugünkü bilgimize göre antikorların pozitifliği biyopsinin villüslerin bozukluğunu gösteren bulgularıyla çölyak hastalığına tanı konulmaktadır. Bir kez tanı konulduktan sonra hastalık yaşam boyu devam eder. Tekrar biyopsi yapılması gerekmez bu hem Amerikan hem Avrupa pediatrik gastroenteroloji’nin çölyak grubunun verdiği bir karardır.

Bunda tek bir istisna vardır o da altı ay ila bir yaş arasındaki çocuklarda bazen birtakım besin alerjileri de çölyakmış gibi emici hücrelerde bozukluk yaratırlar öyle bir şeyden şüphelenmemiz varsa gluten diyetini aldıktan belli bir süre sonra tekrar gluten başlanarak tekrar biyopsi yapılabilir.

İnce bağırsak biyopsisini mutlaka dört beş yerden almak gerekir. Hastalık yama tarzında gittiği için tek biyopsi yanlış sonuç verebilir.

. Çölyak hastalarına yedikleri hangi gıdalar zarar verebilir?
Gluten içeren tüm gıdalar çölyak hastalarına zarar verir. Mısır haricindeki tahıllar (buğday, arpa vb) zarar verir. Ayrıca hezğr gıdalar örneğin cips vb. içindeki bazı maddeler de gluten içerir ve çölyak hastaları için yasak gıdalar arasındadır.

Emici yüzeyler gluteni diyetten çıkardıktan sonra kendilerini toparlıyorlar ve artık sizin yedikleriniz emilebiliyor ama siz gluteni almaya devam ederseniz o emici yüzeyler bozulmaktadır. Çölyak diyetinde yasak olmayan örneğin pirinç yenilebilir ama siz o sırada gluteni de alıyorsanız sizin villüsleriniz bozuk olduğu için pirinçten de vitamin alamayacaksınız.

Uzun vadeye bakılınca diyeti iyi yapmayan şahıslarda erişkin yaş grubunda birtakım habis hastalıklar ortaya çıkmaktadır; bağırsak kanserleri gibi… Normal şahıslara nispeten 20-25 kat daha fazla görülebilmektedir; diyeti düzgün yapmayan şahıslarda.

. Çölyak’ın tedavisinden bahseder misiniz?

Çölyak’ın tek tedavisi diyettir.

HASTALAR ÖMÜR BOYU DİYET YAPMALILAR

. Hastalar ömürlerinin sonuna kadar diyet yapmak zorunda mı?
Bugünkü bilgilerimize göre hastalar ömürlerinin sonuna kadar diyet yapmak zorundalar. Çölyak çok sık rastlanan bir hastalıktır Türkiye’de yapılan çalışmada 176-180 kişiden birinde çölyak hastalığı mevcut. Dünyada 80’de bir ile 300’de bir arasında değişiyor.

Diyet yaşam boyudur ve asla bozmamak gerekir çünkü kişi büyüme gelişmesinin tamamlandığını düşünüp yasak gıdaları yemek isteyebilir. Eğer yenilirse bağırsakla ilgili birtakım kanserler olabilir, kısırlıklar olabilir, birtakım otoimmün hastalıklar tetiklenebilir.  Dolayısıyla yaşam boyu diyet yapmak gerekir ama ilaç ve aşı çalışmaları var.

Piyasada çölyak hastalığını farklı metodlarla geçirebildiklerini söyleyen ve bu insanları kandıran pek çok yer var. Keşke böyle bir yöntemle düzeltebilseydik ama ne yazık ki böyle bir tedavi yok. Ne Amerika’da ne Türkiye’de ne de Avrupa’da hiçbir yerde yok. Hastalığın tanısı konulup hastalıktan emin isek diyet yaşam boyudur.

. Arada sırada yapılan kaçamak yiyecekler de zarar verir mi?
Arada sırada yapılan kaçamakların dozuna bağlı. Biz bu hastaları takip ediyoruz, antikorlarının düşüp düşmediğini görüyoruz, kaçamaklarını anlıyoruz. Kaçamaklar yapıyorsanız bu bütün riskleri beraberinde getiriyor. Mesela kalsiyum emiliminizi bozuyor mesela menopozda kadınların osteoporoz için büyük mücadelesi var, bunlar o durumu çok daha dehşetli yaşıyorlar.

. Hastalar yasak olan gıdalardan vitamin alamadığına göre telafisini nasıl yapıyorlar? Örneğin ekmekten alınamayan B vitamini?
Eğer siz çölyaksanız zaten yediğiniz ekmekteki B vitamininiz emilmiyor. Dolayısıyla bir anlamı yok, biz zaman zaman buna bakıyoruz ve takviyelerde bulunuyoruz ama iyi diyet yapan bir çölyak hastasında demir, kalsiyum, B vitamini gibi takviyeler gerekmiyor.

. Çölyak kalıtımsal bir hastalık mı? Sonradan çölyak olabilir mi kişi?
Genetik bir hastalıktır. Bu hastalığın tetiklenme durumu ek gıdaya başlandığında çıkabileceği gibi 60-70 yaşında da çölyak tanısı alan kişiler mevcut. Biz çölyak tanısını koyduğumuz bütün hastalarımızın birinci dereceden akrabalarını tarıyoruz çünkü bulguları, belirtileri olan bir hasta grubu var ki bunlar, semptomatik çölyaklardır.  Bier de bulgusuz çölyaklar var yani o kişilerin belirgin bir şikayetleri yok; bunları bulmak için genetik tarama yapıyoruz.

GIDA SEKTÖRÜNÜN ÇÖLYAK HASTALIĞINDAN HABERDAR OLMASI GEREK

. Çölyak hastalarına ne öneriyorsunuz?
Öncelikle hekimlere öneriyorum, eğer bizim ülkemizde 176-180’de bir çölyak varsa en ufak bir şüphelenmede antikorların bakılması gerekiyor. Hastalara ise, eğer kendileri bu hastalıktan şüpheleniyorsa doktora gitmelerini ve baktırmalarını öneriyorum. Tanı konmuş hastalarımızın hepsine diyete uygun davranmalarını öneriyorum. Hiç üzülmesinler bu bir hastalık değil; bu bir yaşam biçimi. Türkiye’de yavaş yavaş glutensiz gıdalar oluşmaya başlamaktadır. Dernekler vardır sivil toplum kuruluşları olarak bütün gıda maddelerini denetlemektedirler.

Bundan 10 yıl önceki çölyaklı gruba nispeten şimdiki çölyaklı grup çok daha şanslı. İnsanlar 27 sene önce sadece mısır unuyla kendileri bir şey yapmaya çalışıyordu şimdi ise makarna, bisküvi, unları var daha da fazla olacak. Halkın da bu hastalıktan haberdar olması gerekir özellikle yiyecek sektörünün haberinin olması gerek. Gıda sektörüne giren şahısların mutlaka çölyak açısından eğitilmesi gerekiyor. Bu durum çocuklarımızın hayatını çok kolaylaştırır diye düşünüyorum.


İçeriği Paylaşın