Diyabette Kimler Risk Grubunda?

Diyabette Kimler Risk Grubunda?

Diyabette Kimler Risk Grubunda?

Bizi Takip Et


Vücut, ihtiyacı olan enerjiyi glukoz kullanarak sağlar. İhtiyaçtan fazla şeker, gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğer, kas  ve yağ hücrelerinde depolanır. Şekerin vücutta enerji olarak kullanılması ve depolanması için insülin hormonu gerekir.  Yemekten sonra kan şekeri yükselince pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin, şekerin hücrelere girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normal değerlerde kalır.

İnsülin eksikliğinde veya etkisizliğinde şeker hastalığı yani "diyabet"in ortaya çıktığını belirten Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü uzmanlarından Prof. Dr. Birsel Kavaklı, ender rastlanan bazı tipler göz ardı edilirse diyabetin iki tipinden bahsedilebileceğini söylüyor. Prof. Dr. Birsel Kavaklı diyabet tipleriyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Tip I diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak bilinir. Diyabetli olguların yüzde 10 kadarı bu gruptandır. Bu hastalarda pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış veya yoktur. Tedavisinde insülin kullanılması zorunludur.

Tip II diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabettir. Diyabetli olguların yüzde 85-90’ı bu gruptadır. Bu hastalarda pankreasta insülin yapımı vardır. Bazen normalden fazla bile insülin yapımı  ve insülin direnci söz konusudur.”

Prof. Dr. Kavaklı anlatmaya şöyle devam ediyor:

“Diyabetli kişilerde; aşırı susama ve su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, çok yemek yeme, bulanık görme, kaşıntı ve cilt infeksiyonları, yara iyileşmesinin gecikmesi, halsizlik, terleme, yorgunluk, kuru ve kaşıntılı cilt, sık geçirilen enfeksiyonlar, cinsel sorunlar, ellerde ve ayaklarda uyuşma  ve karıncalanma, ağız kuruluğu gibi belirtiler görülebilir. Tip I diyabetin belirtileri daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir, ancak ileri yaşlarda başlayan Tip 1 şeker hastalığı da vardır. Tip II diyabet artık çocukluk yaşlarında da görülebilmektedir.”

Prof. Dr. Kavaklı diyabetle ilgili soruları yanıtladı.

. Kimlerde diyabet gelişir?

•    Yakın akrabalarında diyabet olanlar risk altındadırlar.
•    Yaş artışıyla beraber diyabet gelişme riski artar.
•    40 yaşın üzerinde ve fazla kilolu kişiler diyabete yatkındırlar. Vücut Kitle İndeksi (BMI) 30 ve üzerinde olanların diyabete yakalanma riski normal kişilere göre 5 kat fazladır.
•    Gebelikte diyabet gelişen veya iri bebek doğuran  kadınlarda ileriki yıllarda Tip II diyabete yakalanma sıklığı çok fazladır.
•    Eğer bir kişide Tip II diyabet varsa ailenin diğer üyeleri de risk altındadır.
•    Hareketsiz yaşam tarzı olanlar,
•    Stres hiperglisemisi geçirenler,
•    Kan yağlarında bozukluk olanlar,
•    Hipertansiyonu olanlar risk grubundadırlar.


. Diyabet tanısı nasıl konur?
8 saatlik açlık kan şekerine bakılması uygundur.
• Açlık kan şekeri 126 mg/dl`den yüksek ise,
• Diyabet belirtileri bulunuyor ve rastgele ölçülen kan şekeri düzeyi 200mg/dl`den yüksek ise,
• Şeker yükleme testi sırasında her hangi bir kan şekeri düzeyi 200mg/dl veya üzerinde ise,

Yukarıdaki kriterlerden birisi söz konusu ise o kişi diyabetli olabilir ve doktora başvurmalıdır.
“Şeker Yükleme Testi” olarak bilinen “Oral Glukoz Tolerans Testi” (OGTT), diyabet tanısında büyük önem taşır. Doktor önerisi ile yapılmalıdır.

. Diyabet hastaları için eğitim var mıdır?

Diyabet tedavisinde ilaç dışı yaklaşımlar ve ilaçla tedavi birlikte kullanılır. Diyabet eğitimi, egzersiz ve sağlıklı beslenme programı mutlaka uygulanmalıdır.

Genel olarak tip 1 diyabetliler hastalığın başından itibaren insülin kullanmak zorundadırlar, Tip 2 diyabetliler genelde oral ilaçlarla tedavi edilirler, bazı özel durumlarda geçici süre insülin verilir, oral ilaçlara yanıt vermez ise insüline geçilir.

. Kimler insülin kullanmalıdır?  

Tip I diyabetliler ve vücutta insülin yapımının olduğu ama insülinin etkili olamadığı Tip II diyabetliler insülin kullanmalıdır. Ayrıca ameliyat olacak diyabetliler, enfeksiyon, ciddi bir hastalık (miyokard infarktüsü gibi), geçirmekte olan veya gebe olan Tip 2 diyabetliler de insülin kullanmalıdırlar.

. Diyabet yaşam boyu kontrol gerektirir mi?
Komplikasyonlardan korunmak için yukarıdaki hedefleri sağlamak gerekir. Bunun için de 3-4 ayda bir hekim kontrolu, gerekli tetkik ve konsultasyonların yapılması gerekir.


İçeriği Paylaşın